Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

PAZAR SÖYLEŞİSİ | Açlık sınırının altındaki asgari ücret: 'Kaybeden işçiler, kazananı ise patronlardır'

Asgari ücreti değerlendiren Patronların Ensesindeyiz Ağı Genel Koordinatörü Kural, 'Açlık sınırının altında bir ücret belirleniyor ve masadan herkes memnun ayrılıyor. Bu masa devrilmelidir' dedi.

Yalçın Cuğ

Yayın Tarihi: 03.07.2022 , 09:36 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:10

AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz cuma günü Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde düzenlenen toplantıda yeni asgari ücreti açıkladı. Açıklanan yeni asgari ücret yüzde 30 oranında bir artışla 5 bin 500 lira oldu.

Açlık sınırının altında açıklanan asgari ücret tepkiyle karşılanırken, Patronların Ensesindeyiz Ağı Genel Koordinatörü Selahattin Kural asgari ücreti soL'a değerlendirdi.

AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın geçtiğimiz cuma günü açıkladığı yeni asgari ücret 6 bin 300 liraya yükselmiş olan açlık sınırının altında kaldı. Açıklanan asgari ücreti nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bu ücretlerle kim, nasıl geçinsin? Aslında çıkacak rakam bir açıdan sürpriz değildi. Asgari ücret tartışmaları sırasında konuşulan rakamlar ve açıklanan rakam ücretin nasıl belirlendiğini gösteriyor. Meseleye emekçilerin ihtiyaçları üzerinden değil, patronların çıkarları üzerinden bakan bu anlayışın reddedilmesi gerekiyor. Bu da ancak işçi sınıfının örgütlü bir şekilde hakkını aramasıyla olabilir. Açlık sınırında ücretler üzerinden yapılan tartışmanın tek kaybeden tarafı işçiler, kazananı ise patronlardır. Öyle ki zaten asgari ücret desteği almalarına rağmen yeni destekler açıkladılar. Masada işçiler olmayınca her şey patronların lehine belirlendi. Açlık sınırının altında bir ücret belirleniyor ve masadan herkes memnun ayrılıyor. Bu masa devrilmelidir. Asıl bakılması gereken yaşam mücadelesi veren milyonlarca emekçidir.

Öte taraftan bugün hayat pahalılığı, yoksulluk ve eşitsizlik en büyük sorunların başında geliyor. Bu başlıklar da siyasi iktidar ve düzen muhalefeti emekçilere bir çıkış yolu sunamaz. Onların çıkış yolu bu krizi doğuran düzeni, patronlar zenginleşmeye devam ederken geçici çözümlerle ayakta tutmaya çalışmaktır. Bu çözümlerin maliyeti de işçilerin omuzlarına yüklenir.

Asgari ücret masasında ve masa dışında kalanların önerdiği zamlara bakın. Hepsi açlık sınırı seviyesinde. Sadece karnımız doysun diye mi yaşayacağız? Böyle saçma şey olmaz. Bugün en gerçekçi talep işçi sınıfının haklarını sağlayacak, patronların sömürü düzenini sorgulayan bir mücadelenin yükselmesidir.

Söz konusu yeni asgari ücret emekçiler tarafından nasıl karşılandı?

Emekçiler bu süreçte büyük bir zam beklentisi içinde değildi. Genel olarak "zaten birkaç ay içinde yapılan zamlar eriyecek" düşüncesi işçilerde hakimdi. Bununla beraber açlık sınırının altında belirlenen bir ücret emekçilerde öfkeden başka bir duyguyu nasıl barındırabilir? Çünkü bu ücret bir hakarettir. Üstelik patronlar bu hakarete artırarak devam ediyor. Asgari ücreti bahane ederek işten çıkarma yapıldığına dair ihbarlar gelmeye başladı. Patronlar, "Ben bu kadar ücreti ödeyemem" diyerek bütün işi birkaç kişinin üzerine yıkmaya çalışıyor. Yoksullukla boğuşan işçiler bir de haksızlıklarla karşı karşıya kalıyor. Patronlar krizi fırsata çevirip düşük ücretleri, işten çıkarmaları, kayıt dışı çalışmayı, haksızlıkları emekçilere dayatıyor. Bu cendereden çıkış yolu ise emekçilerin sesinin yükselmesinden geçmektedir.

Diğer yandan asgari ücreti veya genel olarak ücretlere yapılacak zam, konut, sağlık, eğitim, gıda, su, elektrik, doğal gaz gibi ihtiyaçları baz alarak, kavga ederek patronlardan alınacaktır. Aynı yıl başında işçilerin bazı sektörlerde ve işyerlerinde eylemleriyle kazanım elde ettiği gibi. Patronlar bundan çok korkuyor. Bugün emekçilerin bütün ihtiyaçlarının bedelsiz bir şekilde sağlanması gerekiyor. Bizi kurtaracak olan en gerçekçi talep ve yöntem budur.

Erdoğan'ın, asgari ücreti açıklamasının ardından "Devletimiz işverenlere de 100 lira destek verecektir" açıklaması nasıl yorumlanmalı?

Açlık sınırının altında bir ücret açıklandı yine patronlar karlı çıktı. AKP, iktidara geldiği günden bu yana patronların istediği her şeyi yaptı. Özellikle son yirmi yıldır AKP İktidarı ile hız kazanan özelleştirme furyası ve bunu takip eden çalışma saatlerinin artması ve ücretlerin baskılanması politikası bir tesadüften öte iktidarın patronlar için emekçi sınıfa karşı başlattığı yaygın ve sistematik bir saldırıyı işaret ediyordu. Bu yirmi yıllık dönemde özelleştirmelerle kamu kaynakları verildi. Yetmedi patronlara sayısız teşvik paketleri verildi. 100 lira destek de böyledir. Buna karşılık bugün ise ülkemizde emeğiyle geçinen herkes büyük bir sıkışmanın içerisinde ancak söylemekte yarar var; bu çelişkili halin sürmesini sağlayan şey patronlara ve siyasi iktidara meşruluk katan "patron ne yapsın" algısıdır. Yaratılan bu algıyla patronlar, maaş ödemediğinde, zam yapmadığında, yemek ücretlerini vermediğinde anlayış bekliyorlar. Ama diğer taraftan da rekor karlarını açıklamayı ihmal etmiyorlar. Bu yüzsüzlükle bizim hesaplaşmamız gerekiyor. Bu algıyı kendini işçi tarafında sayan kesimlerde yapıyor. Patronlar zenginleşmeye devam ediyor. Bu durumu da fırsat olarak değerlendiriyorlar.

Bu fırsatçılıkla birlikte düzenin istikrara kavuşması isteniyor, buna izin veremeyiz. Asgari ücret belirlendi ancak kavga bitmedi. Açıklanan ücretlerle emekçilerin yaşamasını kimse beklemesin. Yaşanabilecek bir ücret için tek kurtuluşumuz işçilerin örgütlü mücadelesi ve ayağa kalkmasıdır.

Patronların Ensesindeyiz Ağı’na aşağıdaki e-posta ve sosyal medya hesapları üzerinden ya da 0541 940 0514 numaralı telefondan ulaşılabilir:

Facebook: https://www.facebook.com/patronlarinensesindeyiz

Twitter: https://twitter.com/pensendeyiz

E-posta: iletisim@patronlarinensesindeyiz.org

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.