Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Bir emek örgütünün öyküsü: Patronların Ensesindeyiz

Patronların Ensesindeyiz Ağı, yaşanan haksızlıklara karşı işçilerin dayanışmasını ve birlikte mücadelesini büyüteceği bir emek örgütü olarak öne çıkıyor.

Selahattin Kural

Yayın Tarihi: 11.06.2022 , 08:40 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

İşçi sınıfı mücadelesinde adında çeşitli isimler, sıfatlar bulunan örgütlenmeler var. Adında geçen kavramlar sendikaların programını, hedeflerini, kimlere hitap ettiğini anlatır. İşte "Patronların Ensesindeyiz" adı tüm bu örneklerden farklı olarak bir kavgayı, sloganı, sömürücülerin hemen enselerinde olmayı temsil ediyor. 

Patronların Ensesindeyiz, bugün her tür patron sömürüsüne karşı işçi sınıfının birlikte mücadelesi için hareket ediyor. Yaşanan haksızlıklar karşısında patronların fırsatçılıklarını teşhir ediyor, hukukçularla, sendika uzmanlarıyla, İSG uzmanlarıyla, TKP üye ve gönüllüleriyle birlikte dayanışmayı geliştiriyor, haklarını savunuyor. 

PE, 2018 yılının sonunda ekonomik krizin ve kur dalgalanmalarının yükselişe geçtiği bir dönemde Türkiye Komünist Partisi'nin öncülüğünde kuruldu. Bu dönemde patronlar kriz fırsatçılığıyla işçilerin haklarına göz dikiyor, kıdem tazminatı, ücretler, fazla mesailer gibi hakları patronların ilk saldırdığı başlıklar oluyordu. İşçiler küçülme bahanesiyle işten çıkarılıyor, geri kalanlar ise aynı ücretlerle daha fazla çalıştırılmak zorunda bırakılıyordu. İş baskısı ve her türlü mobbing bu dönem en çok karşılaşılan başlıklardan oluyordu. 

Tüm bu yaşanan haksızlıklarda Patronların Ensesindeyiz Dayanışma, Haberleşme ve Mücadele Ağı emekçilerin yaşadıklarını ihbar ettiği bir emek örgütü oldu. Bugün hayat pahalılığının arttığı günlerde işçilerin düşük ücretlere karşı verdiği tepkilerin örgütlenmesinde işçilerin yanında yer alıyor. Komitelerde, dayanışma ağlarında bir araya gelerek işçilerle hakları için mücadele ediyor. 4. yılına yaklaşan PE, bu süre zarfında pek çok direniş ve hak alma mücadelesi örneği çıkardı.

Patronların ensesinde biriken mücadeleler

Anı Tur, Doğa Koleji, Bahçeşehir Okulları, Simo Tekstil, Çelik Nakış, Haydarpaşa Arkeolojik kazı çalışmaları, Burger King, Şenol Hukuk Bürosu, Carrefour, Rönesans ve Yamata Rusya Amur gaz tesisi inşaatı, Garanti BBWA, Peak Otel, Elysium Otel, Pamukkale Turizm, Muğla Belediyesi, Beşiktaş Belediyesi ulaşım hizmetleri, Yılmazlar Ayakkabı, Akkuyu Nükleer Enerji Santrali, Ege Şehir Hastanesi, Alpin Çorap ve adını sayamadığımız pek çok işyerinde işçilerle birlikte önemli direnişler, iş durdurmalar, hak alma mücadeleleri gerçekleştirmiş ve kazanımlar elde etmiştir. 

Bu mücadeleler sonucunda ortaya çıkan birikim PE bünyesinde kurulan sektörel dayanışma ağlarında somutlanmıştır. Örneğin kargo, kurye, özel okul, tekstil, inşaat, sağlık, kule vinç operatörleri, banka, otel ve turizm, hukuk, yazılım, belediye ve daha nice sektörde çalışan emekçileri dayanışma ağlarında bir araya getiriyor.

Zam talebiyle ayağa kalkan işçilerle birlikte mücadele etti

Yeni yılın başında Türkiye'de uzun zamandır görülmeyen kendiliğinden bir işçi sınıfı hareketliliğinde de Patronların Ensesindeyiz Ağı işçilerin seçeneği oldu. Çorap sektöründe zam tartışmalarını da hareketlendiren Alpin Çorap'ta işçilerle birlikte kısa sürede kazanım elde edilmesi, başka çorap fabrikalarına ilham oldu. Şubat ayındaki hareketlilik, işçi sınıfının zam talebiyle iş durdurması, grevler ve eylemler olarak gerçekleşti. İşçiler açısından artan hayat pahalılığı karşısında ücretlerin sürekli erimesi bardağı taşıran son damlaydı. İşçi sınıfının örgütsüzlüğü ancak birbiri arasında kurulacak birlik ve dayanışmayla aşılabildi. Dayanışma fikriyle harekete geçen işçiler, geleneksel işçi ayaklanmalarından farklı olarak bir deneyim ortaya çıkardı. 

Kuryeler, tekstil işçileri, çorapçılar, gemi söküm işçileri ve daha farklı sektörlerden emekçiler peşi sıra iş bıraktı. Birlikte hareket etme yeteneği zayıf olan işçilerin koluna girildiğindeyse mücadele başarıyla sonuçlandı veya dirençle devam etti. Patronların Ensesindeyiz Ağı bu hareketlilikte işçilerin her zaman yanında olan bir ağ olarak karşılık buldu.

Pandemi yasaklarında işçilerin sesi oldu

2019 yılında dünyayı etkisi altına alan pandemi döneminde patronlar korunaklı alanlarında yaşamaya devam ederken, işçiler üretim devam etsin diye çalışmak zorundaydı. Fabrikalar, inşaatlar, atölyeler, servisler, ulaşım araçları hastalığın yayılma merkezleriydi. Bu dönemde işyerlerinde koronavirüse karşı alınmayan önlemler, KÇÖ, zorunlu ücretsiz izin, uzaktan çalışma, İş Kanunu Madde 25/2'yle "ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller" gerekçesiyle (eski adı kod 29) işten çıkarmalara maruz kaldı.

Pandeminin ortaya çıktığı bu birkaç aylık dönemde PE'ye binin üzerinde ihbar geldi. Patronların kârları için yapılan fırsatçılıkların boyutu gözler önüne serildi. "Pandemi mağduru patron" rolüne bürünerek haksız yere işten atmalar, küçülme bahane edilerek haksızlıklar yapıldığı teşhir edildi. İşyerlerinden sesler yükseldi.

Bu dönem siyasi iktidar patronların mağduriyetini gidermek için var olan teşviklere ek olarak yeni teşvik paketleri getirdi. İşçilerin ücretlerinden kesilerek oluşturulan işsizlik fonu patronların emrine sunuldu. Kısa Çalışma Ödeneği ile işsizlik fonunda biriken paralar boşaltıldı. Zorunlu ücretsiz izin fiili olarak işten çıkarmanın adı oldu. İşçilerin E-Devlet şifreleri patronlar tarafından istendi. Kargo kurye sektöründe çalışan emekçiler en güvencesiz sektörde çok uzun süreler çalıştı. Kafe-bar ve kültür-sanat alanında çalışan emekçiler işsiz kaldı, geçinemedi. Güvencesiz, iş güvenlik önlemleri hiçe sayılarak çalışmak zorunda kaldılar. Yine bu dönem çalışma yaşamına uzaktan/evden çalışma, esnek çalışma modeli olarak girdi. 

Tüm bu gelişmelere karşı Patronların Ensesindeyiz işçileri uyardı. Uzaktan Çalışma Broşürü, Patronlara Verilen Teşvikler Raporu yayınladı; kafe-bar emekçileriyle SGK önünde, kültür-sanat emekçileriyle Kültür Müdürlükleri önünde, yazılım-banka-ofis (uzaktan çalışanlarla) emekçileriyle "Uzaktan Çalışma Yönetmeliğine" karşı Beşiktaş Barbaros Meydanı'nda eylemler yaptı.

Direnişler, mücadeleler, kazanımlar... 

İşçi sınıfının örgütlülük düzeyi bugün istenilen durumda değil. Bu örgütsüzlükte yeni çalışma rejiminin payı var. İşsizliğin artması, işte süreksizlik, düşük ücretler, emeklilik hakkının ortadan kalkması gibi başlıklarla beraber ücretlerin ödenmemesi, kıdem tazminatına el konulması, mobbing gibi sorunlar bugün yer yer işçi sınıfı mücadelesinde uzun süreli örgütlenmeleri değil daha kısa erimde sonuç alıcı bir mücadele biçimini çağırıyor. Patronların Ensesindeyiz Ağı'nın en önemli özelliği tam da bu soruna yanıt verebilen yapısı. Güncel olarak yaşanan sorunlara radikal ve esnek bir tarzda yanıt vermesi. Kurulduğu günden bugüne geçen birkaç yılda elde ettiği mücadele birikiminin de gösterdiği çok özgün örnekler ortaya çıkarmayı başardı. 

İlk özel okul öğretmen boykotu ve 59 yıl sonra ilk öğretmen boykotu 

AKP iktidarı özelleştirmeler şampiyonu olarak tarihe geçti. Toplam özelleştirmelerin yüzde 90'ı AKP döneminde gerçekleşti. Sağlık, eğitim gibi sosyal haklar parayla alınır satılır hale geldi. Özel hastaneler, özel okulların sayısı sürekli arttı. Özel okulların sayısının artmasıyla birlikte öğretmenler özel okullarda belirli süreli iş sözleşmeleriyle, dönemlik çalışma gibi modellerle çalıştırıldı. Bu özel okullarda çalışan öğretmenlerin, temizlik işçilerinin, özel okul emekçilerinin yaşadığı haksızlıklar üst üste ortaya dökülmeye başladı. 

Özel okullarda çalışan emekçiler alamadıkları ücretlerle, uğradıkları mobbinglerle gündeme gelmeye başladı. Patronların Ensesindeyiz Ağı'nda bir araya gelen özel okul öğretmenleri çalıştıkları okullarda haksızlıklara karşı komiteler kurarak mücadele ettiler. Bu örnekler arasında yer alan okullardan biri de en büyük zincirlerden biri olan Doğa Koleji'ydi. Patronların Ensesindeyiz Doğa Koleji Öğretmenleri adıyla farklı şubelerden öğretmenler birlikte hareket ederek ödenmeyen ücretleri için mücadeleye başladı. Yaşadıkları durum karşısında bir komite kuran Doğa Koleji Öğretmenleri haklarımız toplantıları, haberler yaptı ve son olarak eyleme geçtiler. Türkiye tarihinde ilk özel okul öğretmen boykotu ve TÖS grevinden 59 yıl sonra ilk öğretmen boykotu olarak önemli bir eylem gerçekleştirdiler. Doğa Koleji Öğretmenlerinin boykotu kamuoyunda çok ses getirdi. Okul İTÜ ETA vakfına satıldıktan sonra öğretmenlerin ücretleri ödendi.

Özel okul öğretmenlerinin mücadelesi pek çok farklı okulda devam etti. Özel okullarda yaşanan haksızlıklarda PE Özel Okul Öğretmenleri Dayanışma Ağı bir adres oldu. Özel okullarda verilen mücadelelerden elde edilen birikim sonucunda, özel okul öğretmenlerinin de kuruluşunda yer aldığı Birlik Sendikası kuruldu. PE Özel Okul Öğretmenleri Dayanışma Ağı'nda bir araya gelen öğretmenler mücadelelerini ileriye taşıyarak, bugün Birlik Sendikası'nda örgütlenmelerini sürdürüyor.

Tekstil işçileri mücadele etti kazandı

Çalışma yaşamında süreksizliğin en yüksek, ücretlerin en düşük, kayıt dışı çalışmanın en yoğun olduğu sektörlerden biri olan tekstil, bugün imalat sanayinde işgücünün en yüksek olduğu sektörlerden biri. Kâr marjının yüksek olduğu sektörde emekçilerin haklarına çok kolay göz dikiliyor. Tekstil sektöründe çalışan işçiler düşük ücretlerden, sigortasız çalışmadan, maaşların, fazla mesailerin ödenmemesinden oldukça şikayetçi. 

İzmir Çiğli'de bulunan ve Zara, Bershka, M&S, Esprit, Tesco, Next gibi markalara ürün diken Sun Tekstil’in fasonu olarak çalışan SIMO Tekstil işçileri işten atılmışlardı. Sun tekstil ile iş ilişkilerinin bozulduğu bahanesiyle işten çıkarılan işçilerin 2 aylık maaşları, primleri, tazminatları, senelik izinleri ödenmemişti.

Tekstil sektöründe bu yaşananlar ilk olmadığı için patronlar, işçilerin bu durumu kanıksayacağını ve hak ettiklerini talep etmeyeceğini, etse de hiçbir şey elde edemeyeceğini düşünüyordu. Şüphesiz işçilerin arasında da bunları düşünenler vardı, ta ki Patronların Ensesindeyiz Dayanışma Haberleşme ve Mücadele Ağı'na ulaşana kadar... 

Patronların Ensesindeyiz ile bir araya gelen ve kıdem tazminatı, maaş, fazla mesai ve izin gibi hakları ödenmeden işten çıkarılan işçiler Çiğli’deki fabrikalarının önünde direnişe başlamışlardı. SIMO Tekstil işçilerinin fabrika önünde direnişleri sonuç verdi. İşten çıkartılan işçilerin maaş ve fazla mesai ücretleri dahil tüm alacakları hesaplarına geçti. İşçiler bunu halay çekerek kutladı. Bu direnişin ardından İzmir'de ve farklı illerde tekstil sektöründen peşi sıra işçi direnişleri çıkmaya başladı. Farklı fabrikalardan işçiler mücadeleye geçti. İzmir'de Çelik Nakış, TR İnter gibi fabrikalarda işçiler direniş yapmaya devam etti.

Haydarpaşa garında 'güneş, yorgunluk ve telaş...': Kazı işçilerinin mücadelesi

Pandeminin henüz başları... Mart 2020. KKC Marmaray'ın yapımını üstlendiği Marmaray hattının inşaatının bir uzantısı olarak Haydarpaşa'da arkeolojik kalıntılar çıkmasından sonra saha bir şantiye değil, arkeolojik kazı alanına çevriliyor. Eskiden peronların olduğu yerlerde şimdi eski Kadıköy'e ait kalıntılar çıkarılıyor.

Haydarpaşa Arkeolojik kazı çalışmalarında kazı işçileri olarak Ege Yapı Ray firmasına bağlı işçiler çalışıyor. Çoğu 65 yaşından fazla emeklilerin çalıştığı kazı çalışmalarında işçiler çok kötü koşullarda çalışmak durumunda bırakılıyor. Emekliler ama geçinemedikleri için İstanbul'un uzak ilçelerinden buraya çalışmaya geliyorlar. 500 civarı işçinin çalıştığı kazı çalışmalarında işçiler 3 aydır ücretlerini alamıyordu. Patronların Ensesindeyiz Ağı'na bir işçinin ulaşmasıyla birlikte işçilerle toplantılar başladı. Mesai bitiminde şantiye önünde avukat toplantıları, eylem planları çıkarmaya başlandı. Aradan bir hafta geçtikten sonra şantiye önünde öğle vakti büyük bir eylem gerçekleştirildi. Bu eylemin ardından işçilerin tamamının paraları eksiksiz hesaplarına yattı. Haydarpaşa Garı'nda işçiler büyük bir kazanım elde ettiler. 

Pamukkale Turizm işçilerinin şehirlerarası mücadelesi

2018 yılında gerçekleşen kriz döneminde konkordato uygulaması şirketleri iflastan kurtaran bir süreç olarak işledi. Bu dönem şirketler iflas etmeden önce konkordato sürecine başlıyor, bütün borçları öteleniyordu. Bu ötelenen borçlar arasında işçilik alacakları da süreç sonuna kadar ertelenmiş oluyordu. AKP iktidarı patronların çıkarları için her türlü yasayı çıkarıyordu. 

Pamukkale Turizm de konkordato ilan eden şirketlerden biriydi. Kuruluşu eskilere dayanan Pamukkale Turizm'de çalışan bir işçinin Patronların Ensesindeyiz Ağı'na başvurmasıyla başlayan süreç 10'un üzerinde şehirden işçilerin katıldığı bir dayanışma ağı kurulmasıyla devam etti. Pamukkale'de çalışan işçiler aylardır maaşlarını düzenli alamıyor ve en az 4 aylık maaşları da ödenmiyordu. PE'ye başvuran işçiyle yapılan toplantı sonrasında Pamukkale'de haklarını alamayan işçilerle daha geniş kapsamlı bir toplantı yapmaya karar verildi. Daha kalabalık yapılan bir sonraki toplantıda farklı şehirlerde bulunan şoförler ve kabin görevlilerinden oluşan bir dayanışma ağı kuruluşu ilan edildi. Bu dayanışma ağının iletişimi için kurulan grupta İstanbul, Ankara, İzmir, Eskişehir, Antalya, Denizli ve daha pek çok şehirden işçi katılmıştı. 

Yaşanan haksızlığa karşı işçilerle avukat toplantıları yapıldı, konuyla ilgili haberler ve röportajlar yayımlandı. Sosyal medyadan yapılan gündem çalışmasından ve işçilerin patronla görüşmesinden bir süre sonra sonuç alındı. Şirket işçilere ilk ödemeyi yaptı. İşçiler mücadelelerini devam ettirdiler ve bir süre sonra ikinci kazanım geldi. Yerleşik bir durumu olmayan uzun yol otobüs şoförü ve kabin görevlileri bu süreçte özgün bir örgütlenmeyle haklarını aldılar. Patronların Ensesindeyiz esnek çalışan, ağır çalışma koşullarında çalışan işçilerle birlikte mücadele etmenin en önemli aracıdır. Dayanışma ağında bir araya gelen işçiler gittikleri şehirlerde PE ekipleriyle bağlantılarını sürdürdü ve mücadele kimi yerde kalıcı bir hal aldı. 

Akkuyu Nükleer işçileri: Şantiyede isyan etti

Mersin'de yapımı devam eden Akkuyu Nükleer Güç Santrali inşaatında çalışan işçiler 2021'in son 2022'nin ilk günlerinde ilk defa büyük bir eylem yaptılar. Daha önce "askeriye" kuralları uygulandığını söyleyen işçiler, telefonların bile dinlendiğini söylüyorlardı. Patronların Ensesindeyiz İnşaat İşçileri Dayanışma Ağı üyelerinin de bulunduğu şantiyede yıl sonuna doğru pek çok ihbar gelmeye başlamıştı. İşçilerle kurulan iletişim grupları genişliyordu. Öte taraftan ise şantiyede sorunlar bitmiyordu; aşırı baskı, kötü yemekler, ağır çalışma koşulları, geç yatan maaşlar, haber verilmeden kartların iptal edilmesi... Ancak bardağı taşıran son damla kamp alanlarında yatakhanelerin 4 kişilikten 6 kişiliğe çıkarılmak istenmesiydi. Bu kararın duyurulduğu akşam işçiler kamp alanında büyük bir eylem yaptı. Bu eylemin sonucunda Akkuyu Nükleer A.Ş PE'ye ulaşarak kamp kapasitesinin artırılması için alınan kararın geri çekildiğini bildiren bir açıklamayı paylaştı. 

Santral inşaatında işçilerin mücadelesi PE Akkuyu İşçileri Dayanışma Ağı ile birlikte sürüyor. Bu süreç zarfında şantiyede maaşlarını alamayan işçilerin ücretlerini alması için toplantılar, görüşmeler yapıldı, ücretler hesaplarına yatırıldı. Şantiyede gerçekleşen iş kazaları, iş cinayetleri gizli kalmamaya başladı. Neredeyse her gün iş kazası, iş cinayeti, servis kazası oluyordu. Akkuyu'da işçilerin mücadelesi devam ediyor. 

Alpin Çorap

Şubat ayında işyerlerinde zam talebiyle patronlarla pazarlıkların yapıldığı dönemde Alpin Çorap'tan bir işçi Patronların Ensesindeyiz Ağı'na ihbarda bulunuyor. İşçi, patronun düşük zam teklifini kabul etmediklerini, fabrikada 08.00-16.00 vardiyasında homurdanmalar olduğunu 16.00-00.00 vardiyasında tepkilerin çok daha fazla olduğunu söylüyordu. İşçiler fabrikadayken akşam 22.00 gibi PE hukukçuları ile işçiler arasında online bir toplantı yapıldı. Yapılan toplantıda işçilerden dört kişilik bir temsilciler ekibi oluşturuldu. 

Fabrikada yaşanan işçi hareketliliği PE sitesinden ve sosyal medya hesaplarından paylaşılıyor. Yapılan haberleri işçileri kamuoyuna daha fazla duyurulması için diğer çorap fabrikalarında çalışan işçilere, dostlarına yaygınlaştırıyorlar. Zaten gündemde olan konu o akşam daha fazla işçinin gündemine giriyor. PE ekibiyle, temsilcilerin gece fabrika önünde yaptığı toplantıda talepleri oluşturuldu. Talepler çok netti, %70 zam ve iş durduran işçilerin işten atılmaması gerektiğini istiyorlardı. Sabaha kadar devam eden pazarlıklar sonucunda işçilerin talepleri kabul edildi. Sabah vardiyası işe girerken fabrika önünde bir basın açıklamasıyla kazanımlarını işçiler duyurdu. 

Şubat ayındaki bu eylemden sonra işçiler PE Alpin Çorap İşçi Komitesini kurarak mücadelesine devam etti. Son olarak geçtiğimiz günlerde fabrikada ara zam tartışmalarının başlamasıyla birlikte Şubat ayında eylemlere öncülük eden temsilciler ve eylemlerde öne çıkanları patron işten çıkardı. PE Alpin Çorap İşçi Komitesi işten çıkarmalara dikkat çeken bir eylem yaptı. İşçiler verdikleri mücadeleyle kazanım elde ettiler ve çorap sektöründe çalışan işçilerle dayanışma ağlarında mücadelelerini sürdürüyorlar.

Bugün... Yoksulluğa karşı Patronların Ensesindeyiz!

Patronların Ensesindeyiz Ağı krizle birlikte derinleşen yeni çalışma rejimine karşı çok önemli bir emek örgütü oldu. Elde edilen deneyimler işçi sınıfı mücadelesinde örgütlenme sorunun nasıl aşıldığını gösterdi. Esnek yapısıyla, dayanışma ve mücadele fikrine yaslanan PE onlarca direniş örneğini ortaya çıkardı, onlarca sektörde kurulan dayanışma ağlarını ve işyeri komitelerini yarattı.

Şubat ayında işçilere yapılan yeni zamların çok düşük olması işçi sınıfının öfkesinin patlamasına neden oldu. Bu kendiliğinden hareketlenme, bir dalga gibi farklı işyerlerinde de zam talepli ayağa kalkışlarla devam etti. Örgütlü olmayan işçi toplulukları emeği için iş bırakmaya başlamış, bu durum ortak talepler etrafında işçileri birleştirmişti. Bu eylemlerde toplu sözleşme yetkisi olan sendikaların pasif tutumu, kulaklarının üzerine yatmaları eylemlerin sınırını çizmişti. Bu dönemin başarılı sonuç veren örneklerinde hızlı hareket ederek komiteler ve dayanışma ağları kuran işçilerin olduğunu biliyoruz. 

İşçiler arasında dayanışma fikri bu dönemin en büyük motivasyonlarından biri oldu. Haberleşme, dayanışma ve mücadele fikriyle örgütlenme işçi sınıfının bu dönemki yapısında önemli bir unsur olarak duruyor. Şubat ayında Trendyol işçilerinin iş bırakma eylemleri, Alpin Çorap işçilerinin iş bırakma eylemiyle başlayan çorap sektöründeki eylemler, tekstil atölyeleri, gemi söküm işçileri ve daha fazla işyerinde ve sektörde süren işçi eylemleri bugün işçilerin tepkilerine hızlı yanıt veren örgütlenmelerle kazanımın mümkün olduğunu gösterdi. 

İşçi sınıfında huzursuzlukların arttığı bugünlerde, fabrikalarda, otellerde, bankalarda, inşaatlarda, metal sektöründe, imalat sanayinde, hastanelerde ve bütün sektörlerde ve işyerlerinde patronların ensesinde olmak çok önemli bir hal aldı. Patronların Ensesindeyiz Ağı, yaşanan haksızlıklara karşı işçilerin dayanışmasını ve birlikte mücadelesini büyüteceği bir emek örgütü olarak duruyor.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.