Sayfa yolu
Patronlardan öğretmenlere: Mecbur asgari ücret vereceğiz, fazlasını elden geri alacağız!
Yayın Tarihi: 25.12.2021 , 11:35 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Bir tarafta geçinebilme kaygıları sürekli artan, geleceği bir yıllık sözleşmelerle sınırlandırılmış özel okul öğretmenleri, diğer tarafta ise “okulculuk” yapan patronların insafına bırakılmış, özelleştirilmiş bir alan, eğitim...
Bu defaki gündem ise asgari ücret... Asgari ücretin belirlenmesi sonrasında, "artan maliyetler" bahanesiyle birçok sektörde bu rakamın nasıl uygulanacağıyla ilgili bir tartışma başlamış durumda.
Asgari ücretle çalışan öğretmenler şimdiden yeni asgari ücreti bankadan yatırıp bir bölümünü elden isteyeceğini belirten patronlarla karşı karşıya.
Patronların işçi çıkaracağını ya da maaşı elden geri isteme yoluna gideceğini ifade eden birçok öğretmen, sözü edilen maaşların ise zaten mevcut hayat pahalılığı koşullarında çoktan eridiğini belirtiyor.
soL, İstanbul, Ankara ve İzmir’deki özel okullarda çalışan öğretmenlerin asgari ücret düzenlemesi hakkındaki görüşlerini ve konuya ilişkin kaygılarını masaya yatırdı, yeni asgari ücretin getirdiklerine dair Birlik Sendikası Özel Okul Öğretmenleri Bürosu ve okullarında sendikal mücadele yürüten öğretmenlerle görüşme gerçekleştirdi.
‘Her şey zamlanırken özel okul öğretmenlerinin maaşı hızla eridi’
Birlik Sendikası Özel Okul Öğretmenleri Bürosu’ndan Zeynep Çor, konuya dair yaptığı açıklamada, asgari ücretin açıklandığı andan itibaren özel okul öğretmenlerinin maaşlarında erimenin başladığını vurguladı.
Çor, “Asgari ücretin 4253 TL olarak açıklanmasıyla özel okul öğretmenlerinin durumu bir kez daha gündem oldu. Açıklamanın olduğu gün, öğretmenler odasında merakla bekledik, neler olabileceğini konuştuk. Bu sene hiç olmadığı kadar maaşlarımızı ve belirli süreli sözleşmelerimizi gündem ettik. Her şey durmadan zamlanırken özel okul öğretmenlerinin maaşı durmadan eridi” diye konuştu.
‘Bazı okullarda zam beklenmesin dendi, bazısında ise ölü taklidi yaptılar’
“Açıklama geldikten hemen sonra birçok öğretmenin maaşı asgari ücretin altına düştü ve patronlar hemen çözüm üretmeye başladılar” diyen Çor, “Bazı okullarda mecbur asgari ücret vereceğiz ama sözleşmenizde ne yazarsa o dediler ve fazlasını elden geri alacaklarını belirttiler. Bazı okullarda ise asgariye çekeceğiz ancak diğer öğretmenler zam beklemesin notunu düştüler. Diğerlerinde ise ölü taklidi yapmayı tercih ettiler” dedi.
Zaten yıllardır geçinemeyen öğretmenlere bu kez açlık sınırı altında çalışın denildiğini söyleyen Çor, “Birlik Sendikası ve sendikalı öğretmenler ise buna karşı mücadele yürütüyor. Biz, “Maaşlarımızın yeni belirlenen asgari ücrete çekilmesi yetmez, derhal geçinebileceğimiz oranlarda zam almamız gerekir diyoruz” ifadesini kullandı.
‘Asgari ücret verince sorun yokmuş gibi davranıyorlar’
Yaptıkları çalışmalardan da örnekler paylaşan Zeynep Çor, karşılaştıkları başlıklrı şu şekilde özetledi:
“Size bir örnek vereyim. Geçen hafta asgari ücrete dair sendika bildirimizi öğretmenlere ulaştırmak için bir koleje gittik. Kapıda, yönetimden birileri bize ‘burada ücret sorunu yok’ dedi. Çünkü onlara göre durum şöyle, eğer asgari ücretin üzerinde ücret veren bir okulsan, ücret gibi bir sorunun yok demektir! Ama biz var olduğunu biliyoruz. Artan enflasyon oranı ve hayat pahalılığı, maaşlarda üç yukarısını alan özel okul öğretmenini de etkiliyor, beş aşağısını alan başka bir öğretmeni de...
Özel okul öğretmenleri birlik olmak zorunda, bu da sendikayla mümkün’
Çor, açıklamasında birlikte mücadele etmenin öneminin altını çizerken, sendikalı olmanın ve sendikal mücadele vermenin bu cendereden çıkış için son derece elzem olduğunun altını çiziyor:
“Biz maaşlarımızın asgari ücreti geçmesi için mücadele edemeyiz, insanca koşullarda geçinebileceğimiz maaşların mücadelesini verebiliriz. Bunun da tek yolu hep birlikte bu dayatmanın karşısında durmak. Birlikte ses çıkarırsak birlikte talep edersek çalışma koşullarımızı değiştirebiliriz. Özel okul öğretmenlerinin birlik olmaya ihtiyacı var, örgütlenmeye ihtiyacı var, bizim güçlü bir sendikamız olursa, biz örgütlü olursak bize asgari ücreti de kötü çalışma koşullarını da teklif dahi edemezler”.
‘Patronlar maaşları asgariye tamamlayıp, üstünü elden almaya çalışıyor’
soL’un görüşlerini aldığı bir diğer sendikalı öğretmen Hatice Kaya ise özel okullardaki asgari ücret uygulamalarına ilişkin kimi örnekler paylaşarak, “Yaşam şartlarının bu kadar kötüleştiği bir dönemde anlaşmış olduğumuz ücretlerle geçinmemiz mümkün değil” dedi.
Kaya şöyle konuştu:
“Çoğumuzun sözleşmede imzaladığı maaş miktarı, açıklanan yeni asgari ücretin altında kalıyor. Özel okullarda çalışan öğretmenlerin bu dönem öncesinde de çalışma şartları ve aldıkları maddi karşılık iyi değildi.Asgari ücret altında kalan öğretmenlerin maaşlarının asgari ücrete çekilmesi yeterli değil, aynı oranda bir iyileştirme de bekliyoruz."
Çalıştığı kurumda da böyle bir talepte bulunduklarını ve kendilerine bunun değerlendirilip, dönüş yapılacağının söylendiğini vurgulayan Kaya, “Çevre okullarda da patronların maaşlarda bir iyileştirmeye gitmediği hatta maaşları asgari ücrete tamamlayıp, sözleşmede yazan miktarın üstünü elden istedikleri gibi örneklerle karşılaşıyoruz” ifadelerini kullandı.
‘Öğretmenler ayın yarısını eksi hesapla geçiriyor’
soL ile görüşlerini paylaşan sendikalı öğretmenlerden Sanem Uçar ile Özel Okul Öğretmenleri Bürosu’ndan Rojda Baran ise özel okul öğretmenlerinin ücret endişelerinin yeni bir şey olmadığını söyleyerek, özel okulların sayısının artışı ile birlikte öğretmen ücretlerinin giderek düştüğüne dikkat çekti.
Öğretmenler yaptıkları açıklamada, asgari ücret tartışmalarına değinerek, “Bu alandaki örgutsüzlük, her sene mezun olan ama atanamayan öğretmenlerin sayısındaki artış, öğretmen ücretlerini de aslında asgari ücret düzeyine indirmişti. Hatta asgari ücret verip sonrasında elden geri alan kurumların da sayısının az olmadığını biliyoruz” ifadesini kullandı.
Uzun süredir devam eden kur artışlarının fiyatlara yansıması ile birlikte asgari ücret zammının öğretmenlerde bir sevinç yaratmadığı gibi, büyük bir endişeye yol açtığı değerlendirmesini yapan öğretmenler, “Ayın yarısını eksi hesapla geçiren öğretmenler ekonomik olarak en temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanırken, ek olarak bu durumun psikolojik yüküyle de mesleklerini sürdürmek zorunda kalıyorlar” dedi.
‘Öğretmenler odasında eğitimi değil, katlanan fiyatları konuşuyoruz’
Asgari ücretin hiçbir öğretmeni mutlu etmesini beklemediklerinin altını çizen sendikalı öğretmenler, var olan durumu şöyle izah ediyor:
“Öğretmenler odasında konuşulan tek konu, tuvalet kağıdının, deterjanın, peynirin fiyatı oluyor. Eğitimin içeriğine dair bir şey konuşulamaz halde. Zaten uzun çalışma saatleri ve yoğun baskı ile çalışan öğretmenler ekonomik kaygıların da artmasıyla birlikte çok zor günler yaşıyorlar”.
İşsiz kalma korkusu öğretmenleri hareketsiz bırakıyor
Öğretmenlerin işsiz kalma korkusuyla sınandığını vurgulayan sendikalı öğretmenler, ciddi bir rahatsızlığın birikmekte olduğunu söyleyerek, sendikal mücadele yürüten öğretmenler olarak özel okul patronlarının asgari ücret aldatmacasını kabul etmeyeceklerini dile getirdiler:
“Evet, ciddi bir rahatsızlık söz konusu. Öğretmen arkadaşlarımız işsiz kalma korkusuyla birlikte hareket etmekten de korkar hâldeler. Ancak buna rağmen biz, kendi okulumuzdaki sendikalı öğretmen arkadaşlarla sıklıkla bir araya geliyor ve konuşuyoruz. Bazı okulların asgari ücreti elden geri alacağına dair kimi duyumlar alıyoruz. Sendikalı öğretmenler adına bunu kesinlikle kabul etmeyeceğimizi ilan edebiliriz. Okullarımızdaki yönetimler, bu gelişmelere dair bir toplantı veya açıklama yapmış değiller. Açıkçası henüz biz de bir görüşme talep etmiş değiliz. Ancak bu süreç biraz daha netleştiğinde görüşme talep etmeyi düşünüyoruz”.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.



