Breadcrumb
Patronlar asgari ücreti açlık sınırının altına sabitlemek istiyor
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 14.11.2025 , 13:33 Güncelleme Tarihi: 14.11.2025 , 13:47
Asgari ücret ile açlık sınırı arasındaki makas son 4 yılda giderek açıldı. Fark yalnızca birkaç aylığına kapandı. Onlar da yılın ilk günleriydi.
Artık o sayılı günlerin de yaşanması mümkün görünmüyor.
Göstergeler 2026'da asgari ücretin açlık sınırını aşamayacağına işaret ediyor.
Tahmin değil, aldatmaca
Birleşik Metal-İş Sendikası Sınıf Araştırmaları Merkezi (BİSAM) açlık ve yoksulluk sınırı araştırmasının Ekim ayı sonuçlarını açıkladı. Açlık sınırı yani dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için aylık yapması gereken harcama tutarı 26 bin 925 lira olarak ölçüldü.
Asgari ücret şu an 22 bin 104 lira. Yılın daha 10'uncu ayında açlık sınırının 4 bin 821 lira gerisinde. Bu farkın kapanması için asgari ücrete en az yüzde 21 oranında zam yapılması gerekiyor.
Yeni yılın asgari ücreti 1 ay içerisinde belli olacak. Şimşek Programı'nın bu konudaki kırmızı çizgisiyse "tahmini enflasyon".
Ücretleri düşük tutarak enflasyonu düşürülebileceğini savunan program, zamların gerçekleşen enflasyona göre değil, daha düşük olan tahmini enflasyona göre belirlenmesi için dayatıyor.
Şu an TÜİK'in ölçtüğü gerçekleşen enflasyon yüzde 32, Merkez Bankası'nın 2026 için öngördüğü tahmini enflasyonun üst bandıysa yüzde 19.
Patronlar, uluslararası finans tekelleri ve IMF asgari ücrete yapılacak zammın yüzde 19'u geçmemesini istiyor. Bu tabloda 26 bin 300 lira civarında olması arzu edilen asgari ücret, açlık sınırını aşamıyor.
Açlık sınırı yapılması gereken minimum gıda harcamasından ibaret. Bu tutara barınma, ısınma, sağlık, eğitim, ulaşım gibi giderlerde eklendiğinde bir ailenin yapması gereken harcama tutarı 93 bin 135 liraya ulaşıyor. Yoksulluk sınırı olan bilinen bu tutar da daha şimdiden, sermayenin talep ettiği asgari ücretin 3,5 katı.
Önceki yıllarda ne olmuştu?
Şimşek Programı uygulamaya konulalı 2 yıldan fazla oluyor. Emekçilerin alım gücü düşürülürse enflasyonun da düşeceğini varsayan programın temel hedefi ücretleri baskılamak, yani maaş zamlarını enflasyonun altında tutmak.
İlk adım asgari ücrette atıldı. Önce zam sayısı yılda 2'den 1'e düşürüldü, sonra zam oranını belirlerken gerçekleşen enflasyon yerine tahmini enflasyon esas alındı. Bu yıl gerçekleşen enflasyon baz alınsaydı asgari ücret yüzde 44 zamlanacaktı. Ama bunun yerine hükümetin 2025'in sonunda enflasyonun ulaşacağını umduğu yüzde 30 kadar zam yapıldı.
Özel sektör de yüzde 30'u kırmızı çizgi olarak belirledi, üstüne çıkmadı. Çıkmaya yeltenen uyarıldı. Tekstilden petrokimyaya hemen her sektörde imzalanan toplu sözleşmelerde işçilere yüzde 30 zam oranı dayatıldı.
Aynı plan 600 bin kamu işçisi için de uygulandı. Hükümet önce gerçekleşen enflasyon oranına tekabül eden yüzde 16 zam teklif etmişti. Ancak daha sonra bu teklif geri çekildi, önümüzdeki 6 ayda yaşanmasına ihtimal verilen yüzde 11'lik enflasyon oranı kadar zam dayatıldı ve imzalar atıldı.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.