Breadcrumb
Panama Kanalı'nda 'egemenlik' gerilimi: ABD ve müttefiklerinden Çin'e 'gemilere el koyma' suçlaması
Dış Haberler
Yayın Tarihi: 29.04.2026 , 11:19
Panama Kanalı çevresindeki limanların işletmesine ilişkin karar, Çin ile ABD arasındaki rekabetin yeni başlıklarından biri haline geldi.
Bolivya, Kosta Rika, Guyana, Paraguay, Trinidad ve Tobago ile ABD, Panama’ya destek açıklaması yayımlayarak Çin’i ekonomik misillemeyle suçladı. Açıklamada, Panama Yüksek Mahkemesi’nin kanal üzerindeki Balboa ve Cristobal liman terminallerine ilişkin kararının ardından Çin’in Panama bandıralı gemilere “hedefli ekonomik baskı” uyguladığı ileri sürüldü.
Panama Yüksek Mahkemesi, Ocak ayı sonunda Hong Kong merkezli CK Hutchison’a bağlı Panama Ports şirketine Balboa ve Cristobal liman terminallerini işletme hakkı tanıyan sözleşmeleri iptal etmişti. Mahkeme, onlarca yıllık anlaşmaların anayasaya aykırı olduğuna hükmetmişti.
ABD Federal Denizcilik Komisyonu’nun iddiasına göre Çin, mart ayında yaklaşık 70 Panama bandıralı gemiyi alıkoydu ya da yoğun denetime tabi tuttu. Komisyon, bu sayının “tarihsel normların çok üzerinde” olduğunu savundu.
Ortak açıklamada söz konusu adımların, “deniz ticaretini siyasallaştırma” ve “yarıküredeki ülkelerin egemenliğine müdahale” anlamına geldiği belirtildi.
Washington Panama üzerinden devrede
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da X hesabından yaptığı açıklamada, Çin’in Panama üzerindeki ekonomik baskısından “derin endişe” duyduklarını söyledi. Rubio, “Panama ile dayanışma içindeyiz. Panama’nın egemenliğini zayıflatmaya yönelik her girişim hepimize tehdittir” ifadelerini kullandı.
Çin ise daha önce ABD’yi Latin Amerika’da “zorbalık yapmakla” ve Pekin’in itibarını hedef almakla suçlamıştı. Pekin yönetimi, Panama Yüksek Mahkemesi’nin kararını da “absürt” ve “utanç verici” olarak nitelendirmişti.
ABD Federal Denizcilik Komisyonu Başkanı Laura DiBella geçen ay yaptığı açıklamada, Çin’in Panama bandıralı gemilere yönelik denetimlerinin hem Panama hem de ABD açısından sonuçları olabileceğini söyledi. DiBella, denetimlerin “resmi olmayan talimatlarla” yoğunlaştırıldığını ve Hutchison’ın liman varlıklarının devrinin ardından Panama’yı cezalandırmayı amaçladığını öne sürdü.
DiBella, Panama bandıralı gemilerin ABD konteyner ticaretinde kayda değer bir pay taşıdığını belirterek, bu durumun ABD taşımacılığı açısından “ticari ve stratejik sonuçlar” doğurabileceğini söyledi.
Trump kanal için ‘geri alacağız’ demişti
Panama’nın CK Hutchison’a bağlı Panama Ports şirketi ile yapılan sözleşmeleri geçersiz sayma kararı, Panama Kanalı’nın yeniden uluslararası gerilimin merkezine yerleştiği bir dönemde alındı.
ABD Başkanı Donald Trump, ikinci başkanlık döneminin başında Panama Kanalı’nı hedef alan açıklamalar yapmıştı. Trump, Ocak 2025’teki yemin töreni konuşmasında Çin’in kanalı “işlettiğini” iddia etmiş ve yaklaşık 80 kilometrelik stratejik su yolunun kontrolünü ABD’nin “geri alacağını” söylemişti.
Bu açıklamalar, Panama Kanalı’nın yalnızca ticari değil, aynı zamanda jeopolitik bir mücadele alanı olarak yeniden gündeme taşındığını göstermişti.
ABD’li yetkililer, Çin’in Panama’nın yanı sıra Maersk ve MSC şirketlerini de hedef aldığını öne sürdü. Söz konusu şirketlerin bağlı kuruluşlarına, CK Hutchison’ın devre dışı bırakılmasının ardından Balboa ve Cristobal terminallerini 18 ay işletme hakkı verilmişti.
Federal Denizcilik Komisyonu’na göre Maersk ve MSC temsilcileri Çin Ulaştırma Bakanlığı tarafından “üst düzey görüşmelere” çağrıldı. Çinli denizcilik şirketi COSCO’nun ise Balboa terminalindeki faaliyetlerini askıya aldığı bildirildi.
Öte yandan CK Hutchison, Panama Ports üzerinden Panama hükümetine karşı uluslararası tahkim süreci başlattı. Şirketin 2 milyar dolardan fazla tazminat talep ettiği aktarıldı.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.