Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Özgür Özel'le Bülent Arınç'ın mektuplaşması aslında CHP içi bir gündem mi?

Arınç'ın "Meclis açılışına katılın" ricası yalnızca eski TBMM Başkanı olmasından kaynaklı bir çıkış olarak yansıtılsa da, mektuplaşma bir yandan da CHP içi tartışmaların da yansıması olarak görülebilir.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 01.10.2025 , 14:41 Güncelleme Tarihi: 01.10.2025 , 18:29

AKP'nin kurucularından, eski Başbakan Yardımcısı ve eski TBMM Başkanı Bülent Arınç dün sosyal medya hesabından bir açıklama yaparak CHP'nin bugünkü Meclis açılış oturumuna katılmama kararını eleştirdi.

Kararı yanlış bulduğunu söyleyen Arınç, "Anayasa ve içtüzüğe göre TBMM, yasama yılına 1 Ekim’de başlar ve özel gündemle toplanır. Geleneksel olarak da isterse Cumhurbaşkanımız konuşma yapabilir. Meclis için en önemli günlerden biri bugündür. Bugüne kadar tüm partiler, farklı görüşlerde olsalar bile, sayısal olarak az ya da çok bu oturumlara katılım göstermişlerdir. Sayın Cumhurbaşkanını sevmek veya eleştirmek herkesin hakkıdır; fakat saygı göstermekte de hiçbir kusur gösterilmemelidir. TBMM, millet iradesinin tecelligâhı ve demokrasinin kalbidir. Siyasî partiler ve milletvekillerinin varlık sebebidir; milletin gözbebeğidir" ifadelerini kullandı.

CHP'nin bu hareketiyle aslında Meclis’e karşı tavır alarak, Meclis’in saygınlığına zarar verdiğini savunan Arınç, "CHP köklü bir partidir ve ana muhalefet partisinin açılış oturumlarında Meclis’i boykot etmesi bugüne kadar görülmemiştir" dedi. "Cumhurbaşkanına veya Meclis Başkanına saygı duymakla da yükümlüyüz" diyen Bülent Arınç, Meclis'in protesto yeri olmadığını da öne sürdü.

Mesajını CHP Genel Başkanı Özgür Özel'e ricada bulunarak bitiren Arınç, "bu yanlış karardan dönülmesi ve 1 Ekim günü parlamento çatısı altında birlikte olunması" çağrısı yaptı.

Arınç'a mektup gönderdi: 'Parti içi eleştirilere rağmen geçen yıl ayağa kalktık'

Dün akşam Ekol TV'de Nagehan Alçı'ya konuşan Arınç, Özel'in kendisine bir mektup gönderdiğini belirtti ve söz konusu mektubu okudu.

Mektupta Özel özetle, "Sayın Başkanım" diye seslendiği Arınç'ın öneri ve eleştirilerine kıymet verdiğini söyledi ve ekledi: "Geçen sene parti içinden ve muhalif kanattan dünya kadar eleştiri almama, hatta parti içerisinde bazı arkadaşların farklı davranıp Genel Başkanlığımızı tartışmaya açmış olmalarına rağmen büyük bir kararlılıkla Sayın Cumhurbaşkanı girerken Cumhuriyet Halk Partisi grubunu ayağa kaldırdım. Kendim de ayakta karşıladım." 

Özel: 31 fezlekem geldi, dokunulmazlığımı kaldırmak istiyorlar

Normalleşme sürecini de anlatan Özel, ardından partisine yapılan operasyonları, mahkemelik olduğu kurultayları, uğradığı yumruklu saldırıyı hatırlattı. İstanbul'da yaşayan kızının hedef gösterilip tehdit edildiğini kaydeden Özel şöyle devam etti:

"Verdiğimiz mücadeleden dolayı 1,5 yılda 31 fezlekem geldi. Dokunulmazlığımı kaldırmak istiyorlar.

Bu şartlarda Cumhurbaşkanı gelince geçen seneki tutumumuzu sürdürüp ayağa mı kalksak, yoksa bu yaklaşımı terk edip yerimizde mi otursak? Bu sorunun yanıtını vicdanıma veremiyorum. Geçen sene 1 Ekim günü hep birlikte Meclis'teydik. 2 Ekim günü Akın Gürlek siyasi bir pozisyondan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına atandı. O gün bu gündür partime darbe dönemlerini aratmayacak, hatta onların ilerisinde bir saldırı altında. Darbe hiç değilse bütün siyaset kurumunu hep birlikte hedef alıyor. Burada sadece bir partiye bunlar yapılıyor. Sayın Başkanım takdirlerinize saygılarımla arz ederim."

Arınç ise Özel'e katılmama kararının yanlış olduğunu yineledi, "Anayasal bir gereklilik olan Meclis'in açılışında böyle bir protestoyu yanlış buluyorum" dedi.

Arınç'la Özel neden mektuplaştı?

Bülent Arınç'ın bu tavrı yalnızca eski TBMM Başkanı olmasından kaynaklı bir çıkış olarak yansıtılsa da, mektuplaşma bir yandan da CHP içi tartışmaların da yansıması olarak görülebilir.

Özel'in geçen yıl Meclis açılışı sırasında Erdoğan geldiği sırada partisinin grubunu ayağa kaldırması, kendisinin de mektupta işaret ettiği üzere, CHP içerisinde gerginlik konusu olmuştu.

CHP grubunun yarıya yakını karara tepkisini genel kurula girmeyerek göstermiş, az bir bölümü de salona girip ayağa kalkmamıştı. Özel’in kararı, özellikle kararsız muhafazakar seçmende "olumlu" bir adım ve "iktidarla normalleşme" stratejisinin parçası olarak değerlendirilmiş ancak partinin bir bölümünde açıkça eleştiriyle karşılanmıştı.

Özel'in bu kararını daha önce sadece bir grup milletvekiliyle paylaştığı iddiaları da sonradan krizi büyütmüştü.

CHP Meclis Grubu üçe bölünmüştü.

Bugün de partide tersinden eğilimler olduğu, iktidarın baskılarına karşı bir adım atılması gerektiği tartışmaları yapılıyor.

Arınç'ın AKP'li kimliğine rağmen, son zamanlardaki iktidara uyarı yapan görüntüdeki çıkışları, CHP'nin iç dinamiklerine zaman zaman müdahale etme etkisi olan bir isim olması da bu karşılıklı görüşme halini açıklayabilecek unsurlar olarak düşünülebilir.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.