Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Özel: Bahçeli’nin istediği gibi, AK Parti’ye vagon olan muhalefet olacağıma kabre gireyim daha iyi

Özel, "Geçmişte büyükelçiliklerimizi 'illallah' dediği bir adam vardı. Bunlardan birine Akın Gürlek randevuyu verdi. Bu kişinin işi gücü yargı üzerinde etkim var diyerek dolandırıcılık yapmaktı. Bu kişiyi tuttu Akın Gürlek. Bu kişinin adı Celal Çakmak. Akın Gürlek, bu kişiyi İmamoğlu dosyasında itirafçı yaptı" ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 03.09.2025 , 22:37 Güncelleme Tarihi: 04.09.2025 , 00:10

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP'li belediyeler hakkında süren soruşturmalar ve son olarak CHP İstanbul İl Başkanlığı yönetimine atanan kayyım üzerinden İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek ile Adalet Bakanı Yılmaz Tunç'a yüklendi.

"Adalet Bakanı guguk kuşudur, günde iki defa 'yargı bağımsızdır' deyip içeri kaçmaktadır" diyerek Tunç’a tepki gösterdi. Aynı zamanda da Akın Gürlek’le Bakan arasında bir sorun olduğunu ima ederek, "Adalet Bakanı, savcıyı sevmediğini, hakkında dosya yaptığını, onun da senden nefret ettiğini biliyoruz, tarihe korkak olarak geçeceksin, guguk kuşu olarak geçeceksin" dedi.

İBB soruşturmalarında, "İBB dava borsası" iddiasıyla bazı isimlerin 'itirafçılığa' yönlendirildiği iddiasını yineleyen Özel, avukat Mehmet Yıldırım ve eski AKP'li Avukat Mücahit Birinci'den sonra bu iddiasına ilişkin bir kişinin daha adını verdi. Akın Gürlek'in Celal Çakmak'ı İmamoğlu dosyasında 'itirafçı' yaptığını öne süren Özel, "Geçmişte büyükelçiliklerimizi 'illallah' dediği bir adam vardı. Bunlardan birine Akın Gürlek randevuyu verdi. Bu kişinin işi gücü yargı üzerinde etkim var diyerek dolandırıcılık yapmaktı. Bu kişiyi tuttu Akın Gürlek. Bu kişinin adı Celal Çakmak. Akın Gürlek, bu kişiyi İmamoğlu dosyasında itirafçı yaptı" ifadelerini kullandı.

Özel, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik'in yerine kayyım atanmasına ilişkin olarak da, "Bu yargı çetesi Türkiye'yi kirli bir yola soktu. Artık kimsenin mazbatasının bir garantisi yok. Kazanılan seçimin önemi yok. Eldeki belgenin önemi yok. Türkiye'de seçim hukukunu, serbest seçimleri askıya aldılar. Karşımızda kaybedince gitmeyen, yetkiyi gasp eden, hukuku gasp eden, demokrasiyi gasp eden bir rejim vardır. Bu vicdansızlığa teslim olmayacağız" dedi.

CHP, "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitingi kapsamında Zeytinburnu'nda halkla buluştu. Bu miting, CHP İstanbul Başkanlığı yönetiminin görevden alınmasının ardından ilk miting oldu.

Başta İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) olmak üzere CHP'li belediyelere yönelik soruşturma ve operasyonlar devam ederken, dün (2 Eylül) mahkeme kararıyla CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve il yönetimi görevden alındı. Çelik'in yerine İstanbul İl Başkanı olarak atanan Gürsel Tekin, CHP'den ihraç edildi.

‘Darbenin maliyeci ayağı Mehmet Şimşek ‘Rezervleri toparladık, yeni şoklara hazırız’ diyordu’

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, mitingde halka hitap etti. Özel'in konuşmasından satır başları şöyle:

“Buradan soruyoruz: Türkiye tüm bunları niye yaşıyor? Bir kişi ve onun besledikleri iktidarda kalsın diye mi? Bir savcı, bir seyyar giyotin 48 milyar lira o günün parasıyla, 56 milyon lira bugünün parasıyla sırf tadilat yaptığı bir yalıda otursun diye mi? Kırk Haramiler milletin parasını yesinler diye mi? Daha geçen hafta darbenin maliyeci ayağı Mehmet Şimşek ‘Rezervleri toparladık, yeni şoklara hazırız’ diyordu. Bu büyük kötülüğe giriştiler. Dün borsa yüzde 6,5 düştü. Ne zaman açıkladık ki teslim olmayacağız, demokrasiyi bırakmayacağız, bir miktar toparlanmaya başladı.

Buradan açıkça hem Türkiye’ye, hem dünyaya ilan ediyoruz: Bir tarafta sırf iktidara tutunmak için bir siyasi partinin iki yıl önce yaptığı seçimlerine alakasız, yetkisiz bir mahkemeyle müdahale edip Türkiye’yi bu duruma düşürmeye çalışanlar, 38 ülke içinde OECD’de gıda ve bütün enflasyonda Türkiye’yi birinci yaptılar. Dünyadaki gıda enflasyonun dört katı Türkiye’de var. Avrupa Birliği üyesi 27 ülkede 13 milyon işsiz var, bizde tek başımıza 13,5 milyon işsiz var. Türkiye Avrupa’nın en yüksek enflasyonlu ülkesi. Avrupa ortalaması yüzde 2, Türkiye ortası yüzde 33. Dünyanın en yüksek ikinci faizi. 200’ün üzerinde ülke var. En yüksek ikinci faiz Türkiye’de. Türkiye’den yüksek faizi olan tek ülke Zimbabwe. Bu ülkede açlık sınırı 26 bin lirayken, asgari ücret 22 bin lira. 88 bin lira yoksulluk sınırıyken, dört asgari ücretli bir araya gelse yoksulluk sınırını aşamıyor. 

Devletin memuru da emeklisi de emekçisi de hem yoksulluğun, hem açlığı altında can çekişiyor. Bu durumda bu ülkede dünyanın en pahalı eti de bu ülkede, en pahalı interneti de bu ülkede. Kırmızı ette dünya ortalaması 275 lira, Türkiye’de 800 lira. Türkiye’de yavaş, sorunlu, salondan odaya çekmeyen internetin hızı 48 ve 11 dolar. Ancak Romanya’da bunun dört katı hızlı internet 8 dolar. Ukrayna’da üç katı hızlı internet 5 dolar. Rusya’da iki katı hızlı internet 7 dolar. Dünyanın en pahalı ve en yavaş internetini bu ülkenin gençlerine kullandırana da dünyanın en pahalı etini bu millete yedirtmeyene de yazıklar olsun.”

‘Bu Adalet Bakanı guguk kuşuduri günde iki sefer çıkıp ‘yargı bağımsızdır’ deyip içeri kaçmaktadır’

“Özgür Başkan ve Özgür Başkan, iki Özgür size diyoruz ki ‘Toplanın çocuklar, hiçbir tarafa gitmiyoruz. Kazanana kadar buradayız.’ 168 gündür bir yargısız infaz süreci var. Yargı yok, kanıt yok, iddianame yok, iftira var. Televizyonda yalan var, çökünce onu bırakıp başka iftira atmak var. Neler söylediler neler… Hepsi yalan çıktı, şimdi utanmadan savcı çıkıp açıklama yapıyor. Oysa açıklama yapmak için HSK’dan izin alması lazım, izin yok. Tut ki aldı, diyor ki ‘Kimseyi suçlayamazsın. Kimseyi peşinen suçlu ilan edemezsin. Yargılama başlamadan heyete istikamet veremez, hakimleri etkileyecek açıklama yapamazsın.’ 

Ama daha iddianame yazmayan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı hem de soruşturmada gizlilik varken çıkmış gazetecilere ‘Yüzyılın en büyük yolsuzluğu’ diyor. Bu yapılan yüzyılın en büyük arsızlığıdır. Yüzyılın en büyük yüzsüzlüğüdür. Yargılama bitene, yetmez hüküm, istinafı bırak Yargıtay’da kesinleşene kadar herkes masumdur. Bırakın yargılamayı, daha sorgulama aşamasından her sabah yalanları yayanlar, sorduğumuz sorulara cevap vermek yerine iftiraya sığınıyorlar. Bu ülkenin Adalet Bakanına yedi tane soru sorduk, sorulara cevap vereceğine Akın Gürlek’ten korkusuna tango yapmaya başladı. 

Ben, Adalet Bakanına sesleniyorum. Dün demiştim ki ‘Senin bu savcı bunları yaparken, izinsiz yere yaparken senin çıkıp da öyle durman adeta bir paşa resmi gibi Adalet Bakanlığının duvarına asılı, bunu izlemen yakışıyor mu?’ Ama arkadaşlar uyardı, ‘Bu, resim gibi durmuyor’ dediler. ‘Bu, günde iki kere çıkıp ‘Türkiye’de yargı bağımsızdır’ diyor, kutusuna geri giriyor’ dediler. Bu Adalet Bakanı guguk kuşudur, guguk kuşudur. Günde iki sefer çıkıp ‘yargı bağımsızdır’ deyip içeri kaçmaktadır.”

‘Akın Gürlek, nasıl olur da bu kriminal tipi, her türlü suça karışan bu kişiyi bu dosyada iftiracı yaparsın?’

“Adalet Bakanı, savcıyı sevmediğini biliyoruz. Hakkında dosya yaptığını biliyoruz. Onun da senden nefret ettiğini biliyoruz. Ama korkuya teslim olduğunu görüyoruz. Tarihe bir korkak olarak geçeceksin. Bir guguk kuşu olarak geçeceksin. Şimdi o hukuk tanımaz savcının, ona söylemiştim, ‘Sert kayaya çarptı’ diye. ‘Susacağız, teslim olacağız sanma’ diye. Şimdi Adalet Bakanı, guguk kuşu değilsen not al şimdi. HSK’ya eğer Hakimler, Savcılar Kuruluysanız, sorun hesabını. 

Geçmişte büyükelçiliklerimizi ‘illallah’ dediği bir adam vardı. Yurtdışı numaralarını taklit ederek, ‘Berlin Büyükelçiliği’nden arıyorum’ diye, ‘Japonya’dan büyükelçilikten arıyorum’ diye, Avrupa ülkelerinin adını kullanarak Türkiye’deki yargı makamlarından randevular alıyorlardı. Bunlardan birine de Akın Gürlek randevuyu verdi, bu kişinin işi gücü ‘yargı üzerinde etkim varmış’ gibi yaparak milleti dolandırmaktı. Bu kişiye randevu verdiği daha sonra dolandırıcı olduğunu bildiğimiz bu kişiyi tuttu Akın Gürlek, kişinin adı Celal Çakmak. Ekrem İmamoğlu dosyasında aldı onu iftiracı yaptı. ‘Murat Ongun’a 20 milyon para verdim’ diye ifade kullandırdı. 

Şimdi Akın Gürlek’e soruyorum. Celal Çakmak‘a, onun ayarladığı randevuyla o çeteye randevu verdin. Dolandırıcı olduklarını biliyorsun. Nasıl olur da bu kriminal tipi, her türlü suça karışan bu kişiyi bu dosyada iftiracı yapıp arkadaşlarımıza lekelemeye çalışıyorsun? Bunun hesabı senden sorulur. Bunun hesabı senden sorulur. Bir dolandırıcıdan iftiracı yapan bu zihniyete şunu söylüyoruz. Siz, bizi imha etmek, yok etmek, hapsetmek üzere talimat almış olabilirsiniz. Bunu yaparken suça bulaşıyorsunuz. Suça karışıyorsunuz. Ve eninde sonunda bunun hesabını vereceksiniz. 

Buradan mübarek kandil gecesinde söylüyorum. Bu çetenin bu dünyada da iki elimiz yakasındadır, öbür dünyada da hakkımızı helal etmiyoruz. Biz de bize saldırmak için dolandırıcılara, üçkağıtçılara, uyuşturucu ticaretine bulaşmışlara, torbacılara, baronlara, suç örgütü liderlerini kullananlar, bize iftira attırıp da onları serbest bırakanlar, bu AK Parti’nin kara düzenini kuranlar, bu mübarek gecede size yemin ederim ki biz de sizden bunun hesabını soracağız, Allah da bunun hesabını sizden soracak.”

‘Tayyip Erdoğan’ın hoşuna gidecek ana muhalefet lideri olacağıma yerin dibine geçeyim daha iyidir’

“Şimdi biliyorsunuz aylardır bana diyor ki ‘Gel Ankara merkezli siyaset yap.’ öz Türkçesi, ‘Ekrem’i bırak, masum arkadaşlarını bırak, Anadolu’yu bırak, Ankara’ya gel.’ Bir diğeri de demişti ki ‘Gel, partinin başına geç, ortalıkta dolanma, partinin başında otur.’ Şimdi de şu mesajı yolluyorlar. Diyorlar ki ‘Bak il kongresini feshettik. Oraya kayyım atadık. Sıra sana gelebilir. Direnmeyi bırak. Meydanları bırak. Gel, Ankara’da otur. İstediğimiz gibi muhalefet partisi ol, yıllarca ellemeyelim.’ Buradan tarihi cevabımız veriyorum. Elinizi korkak alıştırmayın, sizden korkan sizden beter olsun. 

Eyleme devam, mücadeleye devam. Sizi biz yeneceğiz. Cesaretiniz varsa gelin, Zeytinburnu merkezli siyaset yapın bu meydanda. Gelin Sivas’a, Bayburt’a gelin, Konya’ya, Van’a gelin, Antalya’ya gelin. Trabzon’a gelin. Biz Anadolu’dayız, biz Trakya’dayız. Biz meydandayız. Tayyip Erdoğan’ın hoşuna gidecek ana muhalefet lideri olacağıma yerin dibine geçeyim daha iyidir. 

Devlet Bahçeli’nin istediği gibi onunla uyumlu, o sustuğu için susan, o ‘pıs’ deyince pısan, ete süte karışmayan, milletin sesini duymayan, AK Parti’ye onun gibi vagon olan, yedek lastik olan, koltuk değneği olan muhalefet partisi olacağıma yere gömüleyim, kabre gireyim daha iyi. Tarih, Özgür Özel’i de Özgür Çelik’i de bir mücadeleyi sürdürenler, arkadaşlarını satmayanlar, meydanları boşaltmayanlar, mücadeleyi kazananlar olarak yazacak. Ya tarihe böyle geçeriz ya da defolup gideriz. Teslim olmak yok. Bizimle yürüyecek misiniz? Bizimle yürüyecek misiniz? Söz mü? Söz mü? Haydi yürüyelim arkadaşlar.”

'İktidar seçim hukukunu çiğniyor, YSK sessiz': CHP İstanbul'a kayyım kararına hukukçular ne diyor?

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.