Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Oy hakkına, eşitliğe ve Cumhuriyete sahip çıkmak için çağrı: 'Atatürk ve Kadın Anıtı'nı istiyoruz'

Kadın Dayanışma Komiteleri ve Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi, İstanbul Söğütlüçeşme’de kadınların ulusal ölçekte oy hakkının 50. yılı anısına yapılmış olan “Atatürk ve Kadın Anıtı”na sahip çıkmak için ortak çağrı yaptı.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 27.11.2025 , 18:47 Güncelleme Tarihi: 28.11.2025 , 19:19

Cumhuriyet sayesinde 5 Aralık 1934 tarihinde kadınlara ulusal ölçekte seçme ve seçilme hakkı verildi.

Kadınların seçme ve seçilme hakkını kazanmasının 50. yıldönümünde ise Cumhuriyetin kadınlara mirasını sembolize eden "Atatürk ve Kadın Anıtı", İstanbul'un Kadıköy ilçesindeki Söğütlüçeşme semtindeki bir parka yerleştirildi.

Hüseyin Gezer'in imzasını taşıyan anıt; oy hakkının 50. yılına işaret eden bir kaide, bir Atatürk rölyefi ve başörtüsünü çıkaran bir kadın heykelinden oluşuyordu. 2016 önce Atatürk rölyefi kayboldu, sonra kadın heykeli yere yıkılmış şekilde bulundu. Anıtın geriye kalan son parçası kaide ise 2022 yılında AKFEN tarafından yapılan yasadışı rant projesi esnasında kepçelerin saldırısına uğradı.

Kadınlara oy hakkının tanındığı 5 Aralık tarihinin 91. yıldönümü yaklaşırken, Kadın Dayanışma Komiteleri (KDK) ve Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi (THTM) ortak bir açıklama yaptı. Açıklamada, “Atatürk ve Kadın Anıtı”na sahip çıkmak için çağrıda bulunuldu.

Açıklamada, anıtın sembolize ettiği değerlerin bugün taşıdığı anlam ve bu değerlere sahip çıkmanın önemi vurgulandı. Anıtın, hem kadın haklarını ve eşitliğini hem de Cumhuriyetin kazanımlarını hedef alan gerici ve rantçı saldırılarla birlikte anlam kazandığı vurgulandı. Buna karşı çıkmanın bir ilk adımı olarak da anıta sahip çıkma gerekliliği vurgulandı.

'Cumhuriyetin değerlerine sahip çıkma çağrısı'

soL'a konuşan Kadıköy Halk Temsilcileri Meclisi Sözcüsü Fulya Girginer, anıtı gündeme getirmekteki amaçlarını şöyle anlattı:

Bugün, çok kapsamlı bir saldırı altındayız. Kadına, sanata, kamusal alanlara ve asıl olarak Cumhuriyet’e karşı saldırıyı göğüslemeye çalışıyoruz. Atatürk ve Kadın Anıtı'na sahip çıkmak tüm bunların cisimleştiği bir durum. 50. yıl meselesi sembolik ama bugün heykelin temsil ettiği değer üzerinden bu konuyu gündeme getirmemiz aslında o değerlere yönelik bir sahip çıkma çağrısı. 

Bugün tam da aynı sözlerle, aynı anıtla bunu yapmak çok anlamlı görülmeyebilir; ancak anıtın bize hatırlatmak istediği fikrin, Cumhuriyet’in kadın eşitliği ve özgürlüğünde açtığı yolun bir adım gerisine düşmeyeceğimizi göstermek çok kritik.

Bir başka önemli nokta; Atatürk ve Kadın Anıtı, bulunduğu kamusal alandaki rant projesi uğruna yerinden oldu. Bu gerçekliği unutturmayacağız. Son olarak, Atatürk ve Kadın Anıtı'na yapılan saldırı ve sonrasında ortadan kaldırılması, bir sanatçının eserine yapılmış saygısızlıktır. Gericileşen düzende sanatçıya, sanata saldırı normalleşiyor. Bu saldırganlığa boyun eğmeyeceğiz.

'Artık bir Kent Suçu Anıtı ortaya çıkacak diye düşünüyoruz'

Heykelin büyük ölçüde tahrip edildiği, Atatürk rölyefinin kayıp olduğu ve kaidenin de artık Söğütlüçeşme’deki “Yeme İçme Merkezi”nin bir bileşeni olan Paribuart binasının zemininde gömülü kaldığını hatırlatan Girginer, sözlerine şöyle devam etti:

Biz belediyeden onarım için kaldırdığı heykeli istiyoruz. Bundan sonrası için bu heykel yeni bir eserin belki bir ‘arşiv’ malzemesi olacaktır. Heykelin hikâyesinin yeniden canlandırılacağı ve yeni bir anlam ifade edeceği bir çalışma olmalı. Sanatçılarla görüşüyoruz ve bu konuda en sağlıklı fikirlerin onlardan geleceğine inanıyoruz. Kadın eşitliği ve özgürlüğünün sembolü nasıl bir saldırıya uğradı; artık yeni eser bu eksende şekillenecek bana kalırsa. Kadın ve Atatürk Anıtı’nın kalan parçasıyla artık bir Kent Suçu Anıtı ortaya çıkacak diye düşünüyoruz.”

‘Kadıköy ve özellikle kadınları anıta sahip çıkmalı’

Kadın Dayanışma Komitesi üyesi Eylül Evren ise Kadıköy’de çok yakında bir KDK oluşumu için hazırlık yaptıklarını belirterek kampanyanın nasıl yürütüleceğinden bahsetti:

Bizler bugün kadın hakları açısından 1935’in gerisine düşmüş durumdayız. Laiklik yok. Laiklik yoksa kadın ve erkek arasında eşitlik yok. Eşitlik yoksa yurttaşlık yok. Bugün laiklik ve Cumhuriyete sahip çıkıp, ayağa kalkmamız gerekiyor. Ülkemizi tarikatlar ve holdingler yağmalıyor. Tüm yurttaşlarımızın seçme ve seçilme hakkı gasp ediliyor. Gerici çeteler en çok biz kadınların haklarına saldırıyor. Kadınlar okulda, sokakta, evde, iş yerlerinde öldürülüyor. Şiddet giderek artıyor. Gericilik ve baskı dört bir yanımızı sarmış durumda. 

Bu heykel bir sembol olarak algılanabilir ama öyle değil. Temsil ettikleri var. Cumhuriyeti, Cumhuriyetin kuruluşundaki kadınları temsil ediyor. Dolayısıyla biz sadece bir heykele sahip çıkmıyoruz aynı zamanda kadınların Cumhuriyetle kazandıklarına, yurttaşlık haklarına, eşit yurttaş olma haklarına, laikliğe de sahip çıkıyoruz.

Ama bizler biliyoruz. Kuruluş döneminde Türkiye Cumhuriyeti kadınların sırtında yükselmişti, yeni Cumhuriyetimiz de kadınların yaktığı ateş ile kurulacak. Sokakta imza toplayacağız, örgütleneceğiz, eylemler yapacağız.

Evren, tüm Kadıköylüleri Cumhuriyet değerlerine ve özellikle kadınların kendi haklarına sahip çıkmalarının bir ilk adımı olarak Atatürk ve Kadın Anıtı’na sahip çıkmaya çağırdı.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.