Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Orwell, takip cihazları ve kapitalist distopyanın dibini sıyırmak

Orwell’ın anlattığı 'sosyalist distopya' hiçbir zaman gerçek olmadı ama onun kalemşorluğunu yaptığı sınıfın egemenliği, hayatı bir distopyaya dönüştürme gayretinde.

YEKTA ARMANC HATİPOĞLU

Yayın Tarihi: 01.07.2023 , 09:56 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Geçtiğimiz günlerde Akkuyu Nükleer Santrali inşaatında, TSM bünyesinde çalışan işçilere takip cihazı takıldığı haberi düşmüştü. İşçiler bu cihazları takmak zorunda olduklarını, takmayanların ücretinden kesinti yapıldığını, cihazın bozulması durumunda ise kendilerinin tamir ettirdiklerini söylüyordu. Malum, Türkiye’de 1990’lardan önceki nesil bolca “sosyalizm distopyası” hikâyeleri dinleyerek büyüdü; kimisi siyasal konumlanışlarını bu hikâyelere göre aldı. Sosyalizmin caydırıcı bir güç olmadığı dünyayı geride bırakalı otuz yıldan fazla oldu. Görünen o ki “herkesin her şeyinin izlendiği sosyalizm” masalı, kapitalist Türkiye’de gerçek olmuş durumda.

Sosyalist geleceği distopya olarak tasvir eden yazarların başında George Orwell geliyor. Liberallerin peygamberi gibidir. Herhangi bir gerçekliği olmamasına rağmen Sovyetler Birliği’nden, sosyalist Doğu Avrupa ülkelerinden birer polis devleti çıkartır. 

Liberallerin başlarının üstünde taşıdığı Hayvan Çiftliği, Kızıl Ordu’nun Avrupa’yı özgürleştirdiği 1945 yılında Birleşik Krallık’ta piyasaya sürülür. “1984” ise dört yıl sonra. Hayvan Çiftliği’nin en önemli reklamcısı CIA olur. 1954 yılında Türkiye’de, Halide Edip Adıvar’ın çevirisiyle MEB tarafından basılır. İngilizcesi, 1970’lerde Türkiye’de İngilizce eğitim veren okullarda okutulur. 1984 ve Hayvan Çiftliği, her iki kitap da birer kara propaganda örneğinden fazlası değildir. Her şeye muktedir görünen lider; kendi geleceği hakkında tek kelime edemeyen ve zevklerinden arındırılmış, askerî disiplinle hareket eden bir toplum; devrimin kişisel diktatörlük kurmak için bir araç, birilerinin diğerlerinden “daha eşit” olması ve sosyalizmin teoride iyi ancak pratikte kötü olduğu… İşte Hayvan Çiftliği ve 1984’ün reel sosyalizm için söyledikleri. 

Hayvan Çiftliği, fabl tarzındadır. Sosyalizmin “teoride iyi durduğu” tezi üzerinden hareket eder. Çiftlik hayvanları, domuzlar öncülüğünde bir devrim yapıp çiftliği ele geçirir. İnsanları gönderirler. Ancak domuzlar, yönetimi tamamen ele geçirdikten sonra insanlardan daha baskıcı davranırlar. Burada kastedilen şey kuşkusuz ki Ekim Devrimi’nden sonra Rusya halkının Çarlık döneminden daha kötü koşullarda yaşadığı iddiasıdır. 

1984’te ise Hayvan Çiftliği’ne nazaran sosyalizme saldırı daha açıktır. Kitap, sosyalizmin üç varyantının yaşandığı bir gelecekte geçer. Kitaptaki “Büyük Birader” karakteri, doğrudan Stalin’dir. Büyük Birader baskıcıdır, kendini beğenmiştir ama bütün bu şeylere rağmen korkaktır. Orwell, İkinci Dünya Savaşı’ndaki zafer nedeniyle bütün dünyada sevilen Stalin’i böyle küçültmeye çalışır. Devrim ise sadece kişisel diktatörlük kurmak içindir. “Kimse devrimi korumak için diktatörlük kurmaz, diktatörlük kurmak için devrim yapar.” der Orwell, anti-komünizmin mutlaka karşı-devrimci olduğu tezini doğrularcasına.

***

Dönüp sosyalist ülkelere baktığımızda bunlardan herhangi birinin gerçekle uzaktan yakından alakasının olmadığını, Orwell’ın geçmişine baktığımızda ise kendisinin sosyalist ülkelere gitme zahmeti göstermeden bütün bu şeyleri anlattığını görüyoruz. 

George Orwell’ın “sosyalist distopya” başlığıyla anlattığı bütün bu şeyler bugün kapitalizmi iliklerine kadar yaşayan Türkiye’de, ABD’de, Rusya’da, İrlanda’da hayat buluyor. 

İşçilere takılan takip cihazları, patron kârına yaraması için ilan edilen OHAL’ler, sermayeye verilen teşvikler, çocuk işçiliğinin devlet eliyle meşrulaştırılması… Bugün yaşadığımız bütün bu saldırıların bir nedeni de Orwell’ın distopya diye öcüleştirdiği blokun artık olmamasından kaynaklanıyor. 

Orwell’ın anlattığı “sosyalist distopya” hiçbir zaman gerçek olmadı ama onun kalemşorluğunu yaptığı sınıfın egemenliği, hayatı bir distopyaya dönüştürme gayretinde. Buna karşı; işçi sınıfı, bileğine takip cihazı takan sınıfa karşı Orwell gibilerin “öcü” dediği iddianın sesini yine Orwell’ın hakaretler savurduğu Parti’nin önderliğinde güçlendirmeli. 

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.