Sayfa yolu
Örgütlü balıkçıların belgeseli: Heyamola
Yayın Tarihi: 21.05.2023 , 11:10 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:10
Balıkçıların birlikte ağ çekerken söyledikleri türkü manasına geliyor Heyamola. Hazırladığı belgesele bu adı veriyor Ulaş Karakaya. Belgesel henüz paylaşım platformlarında yayınlanmadı. Özel gösterimler ve etkinliklerle izleyicilere ulaşıyor. İlk gösterimi de Giresun'daki emekçilerin bir araya geldikleri Giresun Kamu Emekçileri Sendikası'nda (KESK) gerçekleştirilen buluşmada yapılmış yaklaşık bir yıl önce.
'Balıkçıların tarihteki ilk örgütlenme pratiği bu'
Belgeselin hikayesi 1970'li yıllara kadar uzanıyor. Balıkçıların büyük trol avcılarına karşı örgütlendikleri süreci anlatan belgesel aynı zamanda tarihte bilinen balıkçı örgütlenmesini konu ediniyor.
Ulaş Karakaya bu süreci şu cümlelerle ifade ediyor: "Balıkçıların bir araya geldikleri ve birlikte mücadele ettikleri bir çok pratik var elbette. Kooperatifler, dernekler, bir aya gelişler ve bazı tepkilerin ortaya çıktığı bir çok örnek var. Ancak 1970'li yıllardaki örnek ve Heyamola'daki anlatı özel bir konuya değiniyor. Bu aynı zamanda balıkçıların tarihteki ilk devrimci örgütlenme pratiği. Sosyalist, örgütlü, devrimci bir birliktelikten söz ediyorum. Balıkçı barınaklarında yapılan toplantılardan, gizli gizli buluşmalardan, kayıklarda ya da teknelerdeki buluşmalardan süzülüp gelen bir anlatı var belgeselde".
'Her insan dönüşebilir'
Her insan dönüşebilir diyor Ulaş Karakaya. Ama bir şerh düşüyor buna aynı zamanda. Bireyin dönüşümünü, ileriye doğru sıçramasını ya da eşitlik ve özgürlük mücadelesi için tavır olmasını şansa ve zamana bırakmadan bunlar için verilecek emeğe dikkat çekiyor ve ekliyor: "Sadece bu belgesel her insan dönüşebilir demiyor. Bu eksik kalır. Bu belgesel her insanın dönüşebileceğinin pratik olarak hayata geçtiği bir örneği bir dönemi anlatıyor. Büyük gemilerin doğayı mahvederek trol avcılığı yaptığı bu sermaye düzeninde kayıkçılara omuz verenlerin hikayesi bu. 1970'li yıllarda Dev-Yol geleneğinin başardığı bu örgütlenme hem tarihteki ilk balıkçı örgütlenmesini hem de o balıkçıların, ailelerinin, dostlarının, komşularının da dönüştüğünü ve mücadeleye katıldığını gösteriyor"
'Daha önce hiç bir yerde yayınlanmamış belgeler ve görseller ile birlikte...'
Belgeselin hazırlanması sürecinde birden fazla yöntemi tercih etmiş Ulaş Karakaya. "Sadece fotoğraflardan oluşan bir anlatımın yetersiz olacağını, o süreci ve duyguyu tam yansıtamayacağını düşündüm" diyor. Buradan yola çıkarak hazırladığı belgeselde hem geçmiş fotoğraflar ve belgeler hem bu sürecin tanığı olanların anlatımları hem de anlatılan bazı örneklere dair kurgusal aktarımlar yer alıyor. Bu sayede izleyicinin dikkatinin hiç eksilmediği daha verimli bir içerik ortaya çıkmış.
Belgeselde daha önce hiçbir yerde yayınlanmamış bazı eylem ve görüntülere dikkat çekiyor Karakaya: "Bu fotoğraflar ya da video belgeler daha önce hiç bir yerde yayınlanmamış. Bunları Giresun'da ve bu çevrede yaşayan insanların kişisel arşivlerinden bulup derledim. Bu belgeleri kullandım ya da bu belgelerden yola çıkarak canlandırmalar yaptım. Belgesele kaynak oluşturanlar arasında dönemin eğitimcilerinden TÖB-DER geleneğinden bildiğimiz Ziya Gül de var yine dönemin sahada balıkçıların örgütlenmesinde aktif rol alan "Gerilla Zeki" olarak bilinen Zeki ağabey de" diyor.
'Ağları sıkı ören bir örgütlenme'
Giresun ve Fatsa arasındaki bu örgütlenmeler ve mücadeleler sadece balıkçılarla sınırlı kalmamış. Bu dönemde orman işçileri, balıkçılar, fındık grevler gibi bir dizi örnek var. Trol balıkçılığına karşı yapılan bu örgütlenme ise büyük gemilere karşı kayıkların bir araya gelmesini anlatıyor.
Ulaş Karakaya bu örgütlenme dönemini şu sözlerle anlatıyor: "Her yolu denemişler. İşçi, köylü, gençlik dernekleri adıyla bir çok örgütlenme çalışması yapılmış. Üzerine bastığınız her kaldırım taşında her kaldırım taşının altında bir anısı ve izi var bu örgütlenmelerin.
Kendilerini gösterdikleri ve ortaya çıktıkları ilk miting ise Ecevit'in Giresun mitingi oluyor. Burada açtıkları "sömürüye son" pankartı ile aslında mitinge de yön veriyorlar. Ecevit'in mitingde hazırladığı konuşmayı bir kenara bırakıp pankartı okuyarak konuşmaya devam ettiğinden bahsedilir. Bu miting tarihte aynı zamanda Ecevit'in kontrgerilla kelimesini ilk kullandığı mitin olarak da bilinir.
Giresun'dan Fatsa'ya kadar gördüğünüz her koyda her kıyıda her meydanda emek verilmiş bir deneyim yaşanmış. 1970'lerde yıllarca emek verilen bu mücadele neticesinde balıkçılar örgütlenmiş ve trol balıkçılarına karşı mücadele etmişler."
'Belgesel Türkiye'yi gezmeye devam edecek'
Belgeseli izleyiciyle buluşturan yönetmen ve yazar Ulaş Karakaya belgeselin bir süre daha özel gösterimlerle dolaşımda olacağını belirtiyor. Belgeselin, özel gösterimler ve buluşmaların ardından ilerleyen zamanlarda çeşitli paylaşım platformlarında da yer alabileceğini belirten Karakaya "Öncelikle bu çalışmanın izleyicilerle özel buluşmalarına devam etmesini istiyorum. Bir araya geldiğimiz üzerine konuştuğumuz, tartıştığımız gösterimlerin ardından herkesin izlemesine olanak bulacağı çeşitli platformlarda da yer alacaktır. Belgesel yayınlandıktan sonra ülkenin yaşadığı sıkıntılar, deprem ve benzeri örnekler biraz bu çalışmayı gündemimizden çıkardı haliyle. Önceliklerimiz değişti. İmkan buldukça da bu çalışmayı izleyicilerle ulaştıracak buluşmalar gerçekleştiriyorum" diyor.
Heyamola belgeseli, balıkçıların birlikte söylediği türküleri ve birlikte ördükleri mücadeleyi geçmişten geleceğe aktarıyor.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.



