Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Önce 'kâr etmiyor' sonra 'deprem' dediler: İşçi düşmanlığı Meslek Hastalıkları Hastaneleri'ne kilit vurdu

İstanbul Tabip Odası ve emek örgütleri meslek hastanelerinin kapatılmasına karşı düzenlenen basın toplantısında, durumu ‘işçi düşmanlığı’ olarak niteledi.

İrem Yıldırım

Yayın Tarihi: 26.04.2023 , 07:00 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:10

İstanbul Tabip Odası, (İTO) İstanbul Meslek Hastalıkları Hastanesi'nin bağlı olduğu Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları Hastanesi'nin kapatılmasını gündeme taşıdı. "Meslek Hastalıkları Hastaneleri kapatılmasın" adıyla yapılan basın toplantısında 1980 darbesinde dahi ayakta kalan meslek hastalıkları hastanelerinin kapatılmasına karşı çıkıldı. 'Kâr etmiyor' anlayışı hastanelere kilit vurma sebebiyken gerekçe deprem riski olarak gösterildi. Açıklamada bu durumun kabul edilemeyeceği vurgulandı.

Son 5 yılda Ankara’daki meslek hastalıkları hastanesinin tüm laboratuvarlarının ve önemli kadrolarının dağıtılarak kapatıldığı şimdi de aynı şeyin İstanbul’daki hastanenin başına geldiği açıklandı. Meslek Hastalıkları Hastanesi’ne göz dikilmesinin art niyet barındırdığı değerlendirmesi yapıldı. Açıklamada, “İstanbul’un tek meslek hastalıkları hastanesi, işçi sağlığı alanında koruyucu hekimliğe destek veren tek hastanesi ortadan kaldırılıyor. İş kazaları ve meslek hastalıkları her yıl binlerce insanın ölümüne, sakatlanmasına yol açarken çözüm bulmak adına çaba harcayan bir kurum ortadan kaldırılıyor. Ama ant olsun ki o hastaneleri bu ülkenin, insana duyarlı, hayata saygı duyan işvereni, işçisiyle, hekimi, sağlık çalışanlarıyla, memuru bürokratıyla, bilim insanlarıyla, siyasetçisiyle tekrar kuracağız. Daha güçlü kuracağız” denildi.

İstanbul Tabip Odası’nda gerçekleşen basın toplantısında; İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Dr. Ertuğrul Oruç, DİSK İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Daire Müdürü Tevfik Güneş, SES Şişli Şube Eş Başkanı Abuzer Aslan, İstanbul İşçi Sağlığı İş Güvenliği (İSİG) Genel Koordinatörü Murat Çakır, Kocaeli Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Kenan Cibaroğulları, İşyeri Hekimleri Derneği Başkanı Dr. Zuhal Akgün ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) İş Sağlığı ve Güvenliği Müdürü Kaan Karadağ konuştu.

'Asıl özne işçiler'

İTO Genel Sekreteri Dr. Ertuğrul Oruç, açıklama boyunca sağlık konusu ön plana çıksa da asıl öznenin işçi olduğunun unutulmaması gerektiğinin altını çizdi. Seçimlerin Türkiye gündeminin büyük kısmını kapladığını hatırlatan Oruç, "14 Mayıs’tan önce 1 Mayıs olduğunu hatırlayalım ki bugün konumuz olan meslek hastalıkları işçi sağlığı konusunda da ileriye doğru daha ümitle bakalım" çağrısı yaptı. 

'İşçi sağlığında güvence sermaye ilişkisi sürdükçe mümkün değil'

Kapitalist kalkınma modeli ve sermaye ilişkilerine dikkat çeken DİSK İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Daire Müdürü Tevfik Güneş, bu sistemin sürdüğü bir senaryoda işçi sağlığı ve işçi güvenliğinin tamamı açısından bir gelişmenin kaydedileceğini söylemenin zor olduğunu ifade etti.

Güneş şunları ekledi:

"6331 sayılı kanun (İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu) için bile 8 yıl devletle cebelleştik. Kamusal sağlık, kamusal iş güvenliği için mücadele veriyoruz ama geldiğimiz nokta çok üzücü. Hastanenin arazisinin değerli olduğunu biliyoruz, rant için işçi sağlığı hiçe sayılıyor."

'Hastanenin kapatılmasının en büyük nedeni arsasının değerli olması'

"Teşhir etmemiz gereken bellidir, meslek hastalıkları hastaneleri ‘kâr etmiyor’ denilerek kapatılıyor" diyen SES Şişli Şube Eş Başkanı Abuzer Aslan iktidar için işçinin sağlığı ve meslek hastalıklarının tespitinin önemsiz olduğunu, tek umursananın da para olduğunu söyledi.

Aslan şöyle devam etti: 

"Hastanenin kapatılmasının en büyük nedeni arsasının değerli olması. Biz şunu çok iyi biliyoruz Cerrahpaşa’nın atıl bir durumda kalmasının tek bir sebebi var arsası çok değerli. Benzer bir durum Şişli Etfal için de geçerli. İktidarın hastanelerimize, geleceğimize, işçilerin sağlığına göz dikme sebebi bu arsaların değerli olmasıdır. Biz hastanelerimize de işçilerin sağlığına da geleceğine de sahip çıkmaya devam edeceğiz."

'Ölümü en fazla olan savaş sermayenin işçi sınıfına karşı savaşıdır'

Her yıl ortalama 2 bin işçinin Türkiye'de hayatını kaybettiğini anlatan İSİG Genel Koordinatörü Murat Çakır, bu ölüm sayılarının içinde tespit edilebilen 15-20 tane meslek hastalığı olduğunu açıkladı. 

Çakır, verilerle konuştu:

"Meslek hastalığı tanımlananların da tamamının SGK’ya kayıtlı olmadığını görüyoruz. Meslek hastalığı tanı sisteminde ciddi bir sorun var. Ölen işçilerin ölüm nedeni olarak 4. sırada kalp krizi-beyin kanaması var. Bunların iş kaynaklı olup olmadığını ne kadarının meslek hastalığı olduğunu tespit edemiyoruz. Mesleki kanserlere dair veri de hiç bilgimiz yok. İşçi ölümleri genel olarak gizleniyor. Belki de dünya genelindeki en büyük savaş sermayenin işçi sınıfına karşı savaşıdır, o yüzden de ölüm sayısı bu kadar fazladır. Kurtuluş işçi sınıfının ellerindedir."

'Bu ülkede meslek hastalığı teşhis edilsin istenmiyor'

Türkiye'de meslek hastalıklarının teşhis edilmek istenmediğini vurgulayan İşyeri Hekimleri Derneği Başkanı Dr. Zuhal Akgün, Avrupa'daki istatistiklerle yaptığı karşılaştırma sonucu Türkiye'deki sayıların güllük gülistanlık olduğunu söyledi.

"Peki gerçek böyle mi? Hayır. İş yeri hekimliği belgesi alındıktan sonra yenileme eğitimleri bakanlığın bir hesabına sadece para yatırılarak yenileniyor. Önce hekimin donanımlı olması gerekiyor bir diğer aşamada da göndereceği bir hastane olması gerekiyor. Bu hastane bizim tek dayanak noktamızdı, bizim için son derece kötü bir durum."

Döner sermaye toplumsal kârı görmezden geldi

23 yıl boyunca meslek hastanelerinde çalışan İstanbul Büyükşehir Belediyesi İş Sağlığı ve Güvenliği Müdürü Dr. Kaan Karadağ, meslek hastanelerinin önemini anlattı:

"Meslek hastalıkları hastaneleri afetlere, salgınlara, meslek hastalığı salgınlarına müdahale eder. Kâr etmezler evet ama basit ve akılsız hesapla kâr etmezler. Meslek hastaneleri daha kurulmadan yapılan çalışmalarla iş yerinde kullanılan ‘benzen’ maddesi ile lösemi arasındaki ilişki kanıtlandı. Bu sayede tüm dünyada 'benzen' maddesi iş yerlerinde belli bir düzeyin üzerinde yasaklandı. Milyonlarca insanın kanser olmasını engelleyen bir kârdan bahsediyoruz. Bunlar hesaplanamayan toplumsal kârlardır. Kapatılma kararıyla çalıştığı yerde nefes alamayan işçilerin başvurabileceği bir yer kalmadı. Artık bel-kol-bacak ağrıları nedeniyle çocuğunu kucağına alamayan bir işçinin başvurabileceği bir yer kalmadı."

Kağıt üzerinde yetki

Dr. Nazmı Algan kağıt üzerinde tüm eğitim araştırma hastanelerinin meslek hastalıkları konusunda yetkili kılındığını söyledi ama ekledi:

"İstanbul Tabip Odası Komisyon Başkanı olarak, benim de arkadaşım olan İstanbul’un büyük eğitim araştırma hastanelerinden birinin başhekim yardımcısını aradım ve verilen yetki için bir ekip oluşturulup oluşturulmadığını sordum. Bana verdiği cevap ‘Böyle bir şeyden haberimiz yoktu’ oldu. O yazı muhtemelen Ankara’da bakanlıktan geldi ama sümenaltı edildi ve bir yerlerde kaldı."

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.