Sayfa yolu
Okuyan: ABD’nin hegemonya krizi Trump’ın beceriksizliğinden değil, ülkedeki sorunların derinliğinden kaynaklanıyor
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Fotoğraf: Anadolu Ajansı
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 05.11.2026 , 11:08 Güncelleme Tarihi: 05.11.2026 , 11:19
ABD ara seçimlerinde Kongre’nin iki kanadında çoğunluğu kaybeden ABD Başkanı Donald Trump’ın yeni dönemde Demokratların denetimiyle karşılaşacağını belirten TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, ABD’nin yaşadığı sorunların Trump’ın kişisel başarısızlığından kaynaklanmadığını vurguladı.
Sputnik Türkiye'den Başak Koçak'a konuşan Okuyan, seçim sonuçlarının Trump'ın iç ve dış politikadaki hareket alanını nasıl etkileyeceğini değerlendirdi.
Okuyan, Demokratların hem Temsilciler Meclisi'nde hem de Senato'da çoğunluğu elde etmesinin Trump açısından yeni bir siyasi dönemin başlangıcı olacağını belirterek, ABD Başkanı'nın Kongre baskısını artık daha fazla hissedeceğini ifade etti.
'ABD’nin hegemonyasını korumak için yaptığı hamlelerin boşa çıkması hem ekonomik hem de siyasal anlamda yaşadığı güçlüklerin derinliğinden kaynaklanıyor'
ABD'nin ekonomik ve siyasal açıdan ciddi güçlüklerle karşı karşıya olduğunu belirten Okuyan, Trump'ın iktidara gelişinin de bu yapısal krizden bağımsız değerlendirilemeyeceğini söyledi:
ABD’de Başkan’ın hem Temsilciler Meclisi’nde hem de Senato’da çoğunluğu kaybetmesinin elbette ciddi sonuçları olacak. Trump zaman zaman zorlansa, hatta azliyle ilgili süreçlerle karşılaşsa bile, şu ana kadar Kongre’nin baskısını üzerinde pek hissetmiyordu. Demokratların her iki kanatta da çoğunluğu elde etmesiyle birlikte, başına buyruk hareket etmeyi pek seven Başkan için yeni bir dönem açılacağı muhakkak. Ancak bu tablo düşünülen ölçüde radikal sonuçlar doğurmayabilir. ABD gibi başat emperyalist ülkelerde politika değişikliklerinin sürece yayıldığını, tek başına Başkan değişiklikleriyle açıklanamayacağını düşünüyorum.
Trump’ın gelgitleri bir yana, ABD’nin sarsılan hegemonyasının Trump’ı davet ettiğini hesaba katmak gerekiyor. ABD’nin hegemonyasını korumak için yaptığı hamlelerin bir bölümünün boşa çıkması, Trump’ın beceriksizliğinden değil, ABD’nin hem ekonomik hem de siyasal anlamda yaşadığı güçlüklerin derinliğinden kaynaklanıyor. Bu açıdan bakıldığında, Trump’ın son iki yılında üzerinde Demokratların denetim gücünü daha fazla hissedecek olması, birçok vaadi duvara toslayan Trump’ı bazı açılardan rahatlatabilir. Zaten ABD, eğer bir dağılma sürecine girmeyecekse, Trump sonrası döneme artık hazırlanmak zorunda.
‘Trump’ın agresif göçmen politikasının tedirginlik yaratmaması mümkün değil’
Ara seçimlerde bazı seçmenlerin Cumhuriyetçilerden Demokratlara yönelmesinde Trump yönetiminin politikalarının etkili olduğunu ifade eden Okuyan, özellikle göçmen politikalarına ve savaş söylemine dikkat çekti:
“Cumhuriyetçi seçmenden Demokratlara geçişin birden fazla nedeni olduğunu düşünebiliriz. Trump’ın agresif göçmen politikasının ülkedeki Müslümanlarda ve Latin Amerika kökenlilerde tedirginlik yaratmaması mümkün değil. Buna ek olarak, istikrar ve güvenlik konusunda saplantılı hâle getirilmiş beyaz muhafazakar seçmenin, başlangıçta büyük ümitler beslediği Trump’ın iniş çıkışlarından rahatsız olduğunu da söyleyebiliriz. 'Savaşları sona erdireceğim' söyleminin peşinden gidenlerin yaşadığı hayal kırıklığını da unutmayalım. Ama yine de Cumhuriyetçiler ciddi bir oy almaya devam ediyor. Trump’lı yılların ardından daha ciddi bir düşüş beklenebilirdi. Bu olmuyorsa, bütün kutuplaşma iddialarına rağmen, seçmenlerin bir bölümü iki parti arasında pek bir fark görmüyordur.”
'Kongre ile Trump arasında ani bir kopuş yaşanması mümkün'
Trump ile Demokratların kontrolündeki Kongre arasındaki ilişkilerin önümüzdeki iki yılda nasıl şekilleneceğinin belirsiz olduğunu söyleyen Okuyan, ABD ve Avrupa merkezli siyasi krizlerin öngörülebilirliği azalttığını ifade etti
Emperyalist Batı o kadar derin bir krizin içinde ki ABD’de önümüzdeki iki yılın yönetilebilir olup olmadığını hiç kimse öngöremez. Normalde Trump’ın daha uyumlu bir görüntü vereceğini söyleyebilirdik ama o kadar çok parametre hesaba katılmak zorunda ki Kongre ile Başkan arasında ani bir kopuş yaşanması da mümkün. Bence güçlü olasılık bu değil ama yine de şu andaki dünya 'normalleşme'ye pek uygun bir görüntü vermiyor.
‘ABD sarsılan hegemonyasını sürdürebilmek için savaşlara ihtiyaç duyuyor’
Okuyan, Washington yönetiminin Ortadoğu’daki politikalarının yeni gerilimleri beraberinde getirebileceğini söyledi:
“ABD, sarsılan hegemonyasını sürdürebilmek için savaşlara ihtiyaç duyuyor. Ayrıca emperyalizm Ortadoğu’yu öyle bir hâle getirdi ki kitlesel göçler, etnik çatışmalar, işgal girişimleri, harita değişiklikleri, katliamlar ve savaşlar ne yazık ki sıradan bir hâl aldı. Sonuçta ABD, İsrail merkezli bir 'bölge barışı' peşinde ama bu ancak 'kanlı' bir barış olabilir. Bölgede İran’ın başını çektiği direnci kırabilse bile bu sefer ABD’nin müttefikleri arasındaki gerilimler ön plana çıkacak. Bu nedenle Ortadoğu’da emperyalizmin beli kırılmadıkça savaşlar sürer.
Özel olarak İran’a dönük yeni bir saldırının gerçekleşip gerçekleşmemesi de birçok parametreye bağlı. Yine de İran’a dönük saldırıların ABD’nin ve İsrail’in askerî gücünün sınırlarını açık bir biçimde gösterdiğini unutmayalım. Bu sınırları hiçe sayarak savaşa devam etmenin maliyetleri ABD içinde açık açık konuşuluyor. Hep birlikte göreceğiz. Sonuçta İran meselesi, Filistin’den Lübnan’a, Suriye’den Irak’a, Körfez ülkelerinden Suudi Arabistan’a, Türkiye’den Azerbaycan’a çok geniş bir bölgeyi doğrudan ilgilendiriyor. Bunların hepsini birlikte düşünmek gerek.”
'ABD’nin stratejik önceliği Çin’in yükselişini durdurmak'
ABD'nin dış politikasındaki temel stratejik önceliğin Çin'in yükselişini engellemek olduğunu belirten Okuyan, Kongre'deki çoğunluk değişiminin bu hedefi değiştirmeyeceğini ifade etti:
“ABD’nin stratejik önceliği Çin’in yükselişini durdurmak. Bu, günlük, aylık politikalarla değişmez. Başkan değişiklikleri de bu önceliği etkilemez. Sadece bu stratejik önceliğin alt başlıklarında bazı değişiklikler yaşanır. Trump’ın NATO’nun Avrupa kanadında yarattığı tedirginlik, Kongre’deki değişimden sonra biraz hafiflemiş olsa da ilişkilerde radikal bir değişiklik beklememek gerekir. Trump’ın 'kendi güvenliğinizi kendiniz sağlayın' retoriği çok konuşuldu ama Almanya, Fransa, İngiltere gibi ülkelerin silahlanma ve savaş konusunda ABD teşvikine ihtiyaç duymayacakları militarist bir yönelime girdikleri unutuldu. Bu yönelimin arka planında güçlü ekonomik ve siyasal gerekçeler var. ABD’de Demokratların, Avrupa’da da sosyal demokratların daha az savaşçı olduğunu herhâlde kimse söyleyemez. Hatta tersi daha geçerli. Bu bağlamda seçim sonuçlarından, kendi ülkesini yok olmanın sınırına getirmek konusunda kararlı olan Zelenski çok memnun kalmış olsa gerek.”
soL'un dört kez sansürlenen X hesabını takip ederek yaygınlaştırabilirsiniz.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.