Sayfa yolu
Okulsuz Türkiye: 'Sığıntı' liseliler 21:45'te okuldan çıkıyor
SERKAN DÜZ
Yayın Tarihi: 12.09.2023 , 15:58 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
2023-2024 eğitim öğretim yılı, Millî Eğitim Bakanlığı'nın son dakika yönetmelik değişiklikleriyle, birçok devlet okullarındaki yetersiz fizikî ve hijyen koşullarıyla, kayıt paraları, fahiş servis ücretleri, beslenme sorunu, saatleri artırılmış zorunlu din dersleri ve okulları tarikatların, imamların avucuna bırakan ÇEDES projesiyle öğrenci, veli ve öğretmen milyonlarca yurttaş için bir kabus gibi başladı.
Yeni dönemde özellikle öğrenci ve öğretmenleri en çok mağdur eden sorunlardan biri de binaları sağlam olmayan okullardaki eğitim öğretim faaliyetlerine apar topar çevre okullara taşınarak devam edilmesi oldu.
Derslik yetersizliği nedeniyle idarelerin çareyi ikili eğitime geçmekte bulması, bu okullarda hem öğrencilerin hem de öğretmenlerin mağdur edilmesiyle sonuçlandı. Düzenlenen yeni ders programlarıyla öğrenci ve öğretmenler okuldan gece karanlığında çıkmaya mahkûm edildi.
Ankara’da liseliler eğitim hakkı için eylemdeydi
Yaşanan mağduriyet önce Ankara Mamak'ta Yunus Emre Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerinin okul binalarının kaymakamlığa tahsis edilmesine karşı 11 Eylül’de ders zilinin çaldığı ilk gün eyleme geçmesiyle kamuoyunun gündemine geldi.
Okul binalarının depreme karşı güçlendirmek için tadilata alınması bahanesiyle geçen yıl Mamak MTAL'ne taşınan öğrenciler, geçtiğimiz yıl boyunca burada eğitim almak zorunda kaldı. Derslik yetersizliği nedeniyle bir okul sabah bir okul öğlen derslere başladı ve derslerin bitişi 21.45'i buldu.
Bir sene boyunca evlerine gece saatlerinde dönen öğrenciler, yeni eğitim dönemlerinin ilk gününde okul binalarının kaymakamlığa tahsis edildiğini ve bu uygulamanın devam edeceğini öğrenince eyleme geçtiler. Liselilerin eylemi eğitimde ülke geneline yayılmış bir sorunu gün yüzüne çıkardı.
İstanbul’da okullar apar topar boşaltıldı
6 Şubat depremlerinin ardından İstanbul'da karot testleri yapılarak binaları riskli bulunan çok sayıda okul valilik kararıyla boşaltıldı. Birkaç gün içerisinde alınan kararla bu okullarda kayıtlı olan öğrenciler ikinci dönemi İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri'nin gösterdiği başka okullara ikinci okul olarak yerleştirilerek tamamladılar.
1999 yılında inşa edilen Pendik Yunus Emre Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi de bu mağduriyetin yaşandığı okullardan biri. 2022 yılı ağustos ayında sağlam olup olmadığının belirlenmesi amacıyla karot örneği alınan binada test sonuçları okul idaresine teslim edilmezken depreme kadar eğitim öğretim devam etti. Depremden sonraysa öğrenciler, Valilik kararıyla apar topar Pendik Orhan Sinan Hamzaoğlu Ortaokulu binasına taşındı.
İkinci dönemi ders saatleri 13.30 - 20.40 arası olacak şekilde bu okulda tamamlayan öğrenci ve öğretmenler yeni dönemde bu kez de Pendik İTO Mesleki Ve Teknik Anadolu Lisesi'ne taşındı. Üstelik ders saatleri de 14.30-21.35 arasına çekildi.
Bu aralıklardaki ders saatlerinin verimsiz geçmesi öğrenci ve öğretmenlerin en büyük ortak şikâyetlerinden biri. Akşam karanlığındaki okul çıkış saatleri nedeniyle mevcut program güvenlik için de tehdit oluştururken bu durumun öğrencilerin beslenmelerinden ulaşımlarına, sosyal yaşantılarına kadar uzanan ciddi sorunlar oluşturacağı ortada.
Boş imam hatipler kullandırılmıyor: Gerekçe karma eğitim
Kayıtlı öğrenci sayısının fazla olduğu meslekî ve teknik liselerin yine aynı kaderi paylaşan kalabalık okulların binalarına yerleştirilmesiyse Bakanlığın bilinçli politikası.
Halbuki AKP’li yıllarda hemen her mahalleye açılan birçok imam hatip lisesinde en fazla 15 kişilik şubelerle ders yapılıyor. Bu okulların yarısı boş olmasına rağmen İlçe Millî Eğitim Müdürlükleri diğer okullarda "karma eğitim" yapıldığı gerekçesiyle imam hatip binalarının kullanılmasına izin vermiyor.
Boşaltılan okulların akıbetiyse bir muamma. Pendik Yunus Emre Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin boşaltılmasının üzerinden yedi ay geçmesine rağmen bina yıkılmış veya yıkım-yapım ihalesi yapılmış değil. Okulların eşyalarının taşınması, dağıtılması sırasında da devlet tüm yükü okul müdürlerine bırakmış durumda. Okulların çoğu kendi gelirleriyle taşınma masraflarını karşılamaya çalışırken bu süreç sırasında öğretmenler ve öğrenciler çalıştırılıyor.
2020 İzmir depremi sonrası boşaltılan okulların sadece dörtte biri inşa edildi
6 Şubat sonrası taşınan okul sayısındaki artış, 2020 Bayraklı depreminden bu yana 128 okulun hasar nedeniyle yıkıldığı İzmir'de okulların ne kadarının yeniden inşa edildiğini de akıllara getirdi.
CHP İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç, kentteki okulların durumuyla ilgili olarak Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in yanıtlaması istemiyle, TBMM Başkanlığı'na bir soru önergesi verdi. 2023 yılının Şubat ayına kadar, yıkımı gerçekleştirilen okullardan sadece 36'sının inşaatının tamamlandığını açıklayan Kılıç, inşa sürecinin yavaş ilerlemesi nedeniyle binlerce öğrencinin mağdur edildiğini söyledi.
'Veliler bu yükü kaldıramaz'
"3 yıldır olumsuz koşullarda kaliteli eğitim hakkından mahrum bırakılan öğrencilerin çilesi maalesef 2023 senesinde de bitmemiştir. Üç senedir inşa edilemeyen okullar nedeniyle, bu yıl da İzmirli öğrenciler evlerinden uzak yerlerdeki okullarda kalabalık sınıflarda okumaya mecbur bırakılmışlardır” diye konuşan Kılıç, bu durumun servis ücretleri başta olmak üzere çok sayıda yükümlülüğü de beraberinde getirdiğini hatırlatırken, velilerin bu yükümlülükleri karşılamayacaklarını söylediklerini aktardı.
"İzmirli öğrencilerimiz maalesef 2023-2024 eğitim öğretim dönemine korku ve yoklukla başlamıştır. Okulları depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkılan öğrencilerimiz uzak okullara gitmek zorunda kalmış, birçoğu da kalabalık dersliklere mahkum edilmiştir. Okulları yıkılmayan öğrencilerimiz ise bu okulların dayanıksızlığı nedeniyle korku ve kaygıyla yaşamak zorunda bırakılmıştır" açıklamasını yapan Sevda Erdan Kılıç, Eğitim-Sen İzmir Şubesi'nin, özellikle İzmir'in merkez ilçelerinde bulunan çok sayıda okulun yaşlı ve yorgun binalar olduğuna ilişkin tespitlerini de gündeme getirdi. Chp milletvekili, "Sendika yetkilileri, bir an önce bu binaların da depreme dayanıklılığının yeniden araştırılmasını talep etmektedir" diyerek, yetkilileri göreve çağırdı.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
