Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Okul saldırıları ve ABD başkanlarının ikiyüzlülüğü: Biden gerçekten yoruldu mu?

'Eisenhower’ın yaptıklarıyla söylemi arasındaki derin uçurum Biden için de geçerli. Benzer bir ikiyüzlülükle konuşan Biden’ın samimi olduğunu düşünmek için en hafif tabirle saf olmak gerekiyor.'

Okan Ataer

Yayın Tarihi: 25.05.2022 , 12:25 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

24 Mayıs 2022 günü 18 yaşındaki Salvador Ramos adlı saldırgan ABD'nin Teksas eyaletindeki Uvalde kasabasındaki Robb İlkokulu’na gelerek ateş açtı, 19 çocuk ve 2 yetişkini öldürdükten sonra polis tarafından vurularak öldürüldü.

Saldırganın 18. doğum gününün hemen ardından yasal olarak 2 adet ArmaLite AR-15 tipi piyade otomatik tüfeği aldığı edinilen bilgiler arasında. Konuyla ilgili olarak kamuoyuna yaptığı açıklamada ABD Başkanı Joe Biden artık bu tür haberler duymaktan yorulduğunu belirtmiş, ülkedeki silah lobisine karşı durma çağrısı yapmıştı.

Arka planda ne var?

ABD’de silahlı saldırı ve okullarda yaşanan silahlı ölümler o kadar yaygın ki çoğu kez bu tür haberler artık "haber değeri" taşımıyor. Sadece Mayıs ayı içinde ülkede 49 ayrı silahlı saldırı olayı yaşandı ve saldırılarda 46 kişi öldü, 191 kişi de yaralandı. Okullarda da durum parlak değil, 2022 yılı içinde okullarda yaşanan 19 ayrı silahlı saldırıda 28 kişi öldü, 16 kişi de yaralandı. Okul saldırılarında ölenlerin çoğunun çocuk ve gençler olduğu görülüyor.

Tüm dünyada kapitalist rüyanın anavatanı olarak gösterilen “özgürlükler diyarı” ABD’de yaşanan bu durum analiz edildiğinde ortaya çarpıcı bir tablo çıkıyor. Farklı eyaletlerde kimi sıra dışı örnekler görülse de genel olarak ABD içinde yaşanmakta olan bir kriz durumundan söz etmek olası.

Irkçılık-eşitsizlik ve gelir adaletsizliği

1919 yılında işlemediği bir suç yüzünden mahkeme binasının önünde linç edilen Will Brown

Pamuk üretimine dayalı Güney eyaletlerinin ekonomik altyapısını oluşturan kölelik, yıllar boyunca yürürlükte olduğu ABD’de yasal olarak 1861-1865 Amerikan İç Savaşı sonrasında 1867 yılında yasaklandı. Savaştan galip çıkan Kuzey birliklerinin Güney eyaletlerindeki varlığı tarafından güvence altına alınan siyah Amerikalıların hakları Yeniden Yapılanma Dönemi olarak adlandırılan süreçte korunsa da 1877 yılında birlikler geri çekildi. Bu tarihten sonra Güney eyaletlerindeki sermaye gruplarıyla Kuzeyli patronlar arasında varılan uzlaşının ardından eski düzene fiili olarak geri dönüldü. Ayrımcılık ve ırkçılık ABD Hükümetleri tarafından görmezden gelinerek korundu ve kollandı. Siyahi Amerikalılar ikinci sınıf vatandaş sayıldı, hayatlarının her aşamasında ayrımcılığa uğradı, hor görüldü ve kanun önünde hakları çiğnendi. 20. yüzyılda Amerikan topraklarında linç olaylarının yaşanması şaşırtıcı değildi. 1936 Olimpiyat Oyunlarında ülkesine 4 altın madalya kazandıran, Aryan ırkının üstünlüğünü vaaz eden Nazi lideri Adolf Hitler’e stadyumu dar eden siyahi atlet Jesse Owens, ülkesine döndüğünde kendisi için New York Waldorf Astoria Otelinde düzenlenen etkinliğe ön kapıdan giremedi çünkü otele siyahilerin ancak arka kapıdan girmelerine izin veriliyordu. 2. Dünya Savaşı'nda savaşan siyahi askerler de ayrımcılığa uğradı, Tuskegee savaş pilotları örneğinde olduğu gibi geri hizmete alınmaya çalışıldı ve başarıları sümenaltı edildi.

1867 yılındaki yasadan yaklaşık yüz yıl sonra her renkten Amerikan işçi sınıfı tarafından verilen mücadelelerle düzene bazı geri adımlar attırılmış, 1964 yılında ayrımcılık karşıtı yasalar “Civil Rights Act of 1964” adıyla resmîleşmişti. Ancak çıkan yasalara rağmen ayrımcılık günümüzde de fiilen sürüyor. Son dönemde özellikle siyah Amerikalıların polis tarafından baskıya uğraması ve öldürülmesi yoğun protestolara yol açtı. Bunlardan kuşkusuz en bilineni 25 Mayıs 2020 tarihinde beyaz polis memuru Derek Chavin tarafından boğularak öldürülen George Floyd’du.

25 Mayıs 2020 günü polis  memuru Derek Chavin tarafından boğularak öldürülen George Floyd

Silah tekellerinin etkisi ve yasal güvence

Silah bulundurma hakkına dair kanunî arka plan Amerikan Devrimi dönemine dayanıyor. 15 Aralık 1791 tarihinde yasalaşan karara göre “…halkın silah bulundurma ve kullanma hakkı ihlal edilmeyecektir” deniliyor. 18. yüzyılda İngiliz emperyalizmine karşı Amerikan Devrimini başarıya ulaştırmış olan milis kuvvetlerinin korunmasına yönelik olan bu karar günümüzde ABD toplumunun şiddet üzerinden yönlendirilmesi, savunma sanayiinin desteklenmesi ve toplumsal eşitsizliklerin hasıraltı edilmesine yarıyor.

Amerika’da popüler olan Amerikan futbolu maçında askerî tören

2. Dünya Savaşı’nın ardından emperyalist hiyerarşinin tepesindeki güç olarak ortaya çıkan ABD, sınırları dışında bulundurduğu askerî varlığı, yabancı ülkelerin içişlerine karışarak gerçekleştirdiği örtülü/açık askerî müdahalelerinin bir uzantısı olarak ülke içinde de silah kullanımının bir “hak” olduğundan hareket ediyor, toplumu milliyetçi ideolojik unsurlarla “askerîleştirmeye” gayret ediyor. Arka planda ise ülkedeki dev sanayi kuruluşları her türden silah üretimine devam ediyor hem dış piyasaya hem de ABD Silahlı Kuvvetlerine milyarlarca dolar değerinde silah satıyor. Hem genel olarak savunma sanayii ihracatında hem de hafif silahlarda ABD menşeili şirketlerin küresel piyasada lider oldukları da bilinen bir gerçek.

ABD Başkanlarının ikiyüzlülüğü

Veda konuşması yapan Eisenhower

Askerî bir kariyerin ardından ABD Devlet Başkanı olmuş olan Dwight Eisenhower da görevi bırakmadan önce Biden’ınkine benzer bir konuşma yapmış ve ülke siyasetine olumsuz etki eden askerî-sanayi kompleksinden bahsederek ABD toplumunu uyarmıştı! 1953-1961 döneminde başkanlık yapmış olan Eisenhower, Soğuk Savaş döneminde İran ve Guatemala’ya yapılan müdahalelere imza atmış, süregiden Kore Savaşı’nda nükleer silah kullanma tehdidi savurmuş, sosyalist Küba’nın işgal edilme planlarını onaylamış ancak görev süresi Domuzlar Körfezi girişimini tamamlamak için yetmemiş, bu görev Kennedy’ye düşmüştü. Eisenhower’ın yaptıklarıyla söylemi arasındaki derin uçurum Biden için de geçerli. Benzer bir ikiyüzlülükle konuşan Biden’ın samimi olduğunu düşünmek için en hafif tabirle saf olmak gerekiyor.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.