Sayfa yolu
Okul saldırıları fırsat, ABD model oldu: Çocuklara zırhlı çanta giydirmek çözüm değil!
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 04.10.2026 , 02:16
Son dönemde okullar silah sesleriyle sarsılırken bir şirket yeni bir ürün duyurdu. Balistik okul çantası.
İHA'nın haberine göre Ankara'da silah sanayi alanında çalışan bir şirket, öğrenciler için kurşun geçirmez bir çanta geliştirdi. Şirketin iş geliştirme uzmanı Mehmet Evci, çantanın kurşuna, bıçağa ve şarapnel parçalarına karşı koruma sağladığını söylüyor. Çantanın içinde balistik koruma varmış. Sıradan bir okul çantasından yalnızca 300 gram ağırmış. Yani bir kitap kadar. Askeri çantalara benzemiyormuş. Çocuklar dikkat çekmeden taşıyabilecekmiş.
Peki bu çanta nasıl kullanılacak? Haberdeki anlatıma göre saldırı anında öğrenci çantasını önüne tutacak. Böylece kendisiyle saldırgan arasında bir bariyer oluşacak.
Bir kez daha okuyalım. Silahlı saldırı sırasında çocuk, çantasını kalkan yapacak.
Mesele tam bu cümlede düğümleniyor. Çocukların canını korumak devletin görevi. Bu görev, çocuğun kendi başının çaresine bakmasına bırakılıyor. Üstelik satın alınacak bir ürünle.
Acıdan ürün çıkarmak
Şirket yetkilisi amaçlarının ticaret olmadığını söylüyor. Çocukların güvenliğine katkı sunmak istediklerini anlatıyor. Evci'ye göre çantayı Kahramanmaraş'taki saldırıdan sonra yaptılar. Manisa'daki saldırıdan sonra da çantanın okul çantası modelini tasarladılar.
Yani fırsatçılık yaptılar. Özel sektör, hayati bir konuyu bile pazar olarak görüyor. Ailelerin haklı korkusunu bir müşteri talebi gibi okuyor. Korku varsa çözüm de satılabilir, diye düşünüyor.

Sorun güvenlik önlemlerinin eksikliği değil
Bu saldırılarda sorun, güvenlik önlemlerinin eksik olması değil.
İktidar yine de yıllardır tek bir yola sarılıyor. Kolluk artsın, görevli artsın, kural artsın. Nisan ayında Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde bir lisede 16 kişi yaralandı. Ertesi gün Kahramanmaraş'ta bir ortaokulda sekiz öğrenci ve bir öğretmen hayatını kaybetti. Ardından İçişleri ve Milli Eğitim bakanları 81 valiyle toplandı. Yedi bakanlık okul güvenliği için çalışma yürüttü. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, okullara 31 bin bahçe görevlisi verildiğini ve riskli okullarda kolluk desteğinin artırıldığını açıkladı.
21 Eylül'de İçişleri ve Milli Eğitim bakanları "Okul Güvenliği Protokolü" imzaladı. Çiftçi gerekli tedbirleri aldıklarını söyledi. Bakan Yusuf Tekin de tüm tedbirlerin alındığını anlattı.
Ertesi sabah, 22 Eylül'de, saat 08.00 sıralarında Manisa'nın Turgutlu ilçesinde bir lisenin önünde silah sesleri duyuldu. 11 öğrenci yaralandı. Üçünün hayati tehlikesi vardı.
Bakan Çiftçi, saldırganın eylemi okulun içinde yapmayı planladığını, ama orada görevli olduğu için dışarıda yaptığını söyledi. Yani önlem işe yaradı demek istedi. Benzer şekilde Milli Eğitim Bakanı Tekin Turgutlu'da bir okul saldırısı yaşanmadığını söyledi. Ona göre bu bir okul önü saldırısıydı.
Aslında bu iki açıklama da güvenlikçi yaklaşımın gerçek bir çözüm olmadığının itirafı niteliğinde. Kurşun için okulun içiyle önü arasında fark yok.
Nitekim altı gün sonra Osmaniye'de bir lisenin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili hayatını kaybetti. Milli Eğitim Bakanlığı'nın açıklamasına göre olay sırasında okulda biri silahlı iki güvenlik görevlisi vardı.
Bu tablo tesadüf değil. Güvenlik önlemleri saldırıların nedenine dokunmuyor, saldırıları önleyemiyor.
Şiddetin kaynağı okul kapısında başlamıyor
İktidar şiddet sarmalını görmüyor. Bireysel silahlanmayı görmüyor. Toplumsal nedenlere bakmıyor.
Oysa Manisa'da silah, saldırganın ailesine ait bir tüfekti. Anne, baba ve dede gözaltına alındı. Adalet Bakanı, silahın çocuğun eline nasıl geçtiğinin, nasıl saklandığının ve akran zorbalığı iddialarının araştırıldığını söyledi.
Peki okullarda çocuğun yalnızlığını, öfkesini, zorbalığa uğradığını fark edecek biri var mı? Yok denecek kadar az. Eğitim Gücü-Sen'in aktardığı verilere göre, devlet okullarında 47-48 bin psikolojik danışman çalışıyor. 70 binin üzerinde okul var. Her 500 öğrenciye bir psikolojik danışman düşüyor.
Yüzlerce öğrenciye tek bir rehber öğretmen. Bu öğretmen yüzlerce çocuğu nasıl tanıyacak? Her birinin derdini nasıl dinleyecek? Bir çocuğun gidişatının bozulduğunu nasıl fark edecek?
soL Haber kimsenin işaret etmediği gerçekleri yazmaya devam ediyor. Yandaş medya ve holding medyasına karşı gerçeğin sesini büyütmek, bu sese sahip çıkmak isteyen tüm okurlarımızı soL'a abone olmaya davet ediyoruz.
ABD'de de aynısı yapıldı, sonuç ortada
Bu yöntem yeni değil. ABD'de yıllardır deneniyor. Silahlı güvenlik görevlileri, metal dedektörler, kameralar, hatta öğretmenlerin silahlandırılması bile gündeme geldi. Kurşun geçirmez çantalar da yıllardır satılıyor.
Guard Dog Security adlı bir şirket, bu çantaları 2012'deki Sandy Hook saldırısının ardından satmaya başladı. Florida'daki okul saldırısından sonra çantalar üç gün içinde tükendi. Her saldırıdan sonra satışlar daha da arttı. 2019'da satışlar yaklaşık yüzde 300 yükseldi.
Sonuç ne oldu? 2022'de Teksas'ın Uvalde kentinde bir ilkokulda 19 çocuk ve iki öğretmen öldürüldü. Ardından çanta satışları yine arttı. Okul saldırıları ABD'de durmadı. Çantalar da durdurmadı.
'Çocukları sadece silahlardan değil, şiddeti besleyen koşullardan da korumak gerek'
Türkiye Komünist Partisi, Manisa saldırısının ardından tam bu noktaya dikkat çekti. Okul saldırılarının dar anlamıyla bir "güvenlik sorunu" olmadığını vurguladı.
"Saldırının arkasında yatan neden henüz bilinmemekle birlikte artan okul saldırıları dar anlamıyla 'güvenlik sorunu' olarak ele alınamayacak çok boyutlu bir soruna işaret ediyor. Bu gerçek görmezden gelinirse çocuklarımıza yönelen şiddetin nedenleri doğru şekilde tespit edilemez ve çözüm yalnızca güvenlik önlemlerini sıkılaştırmakta aranır. Yaşananlar dolayısıyla milyonlarca veli ve öğrencinin güvenlik kaygıları artarken bu haklı endişenin güvenlikçi bir yaklaşımla istismar edilmesi karşı karşıya olduğumuz soruna çözüm olmayacaktır.
Yoksulluğun, eşitsizliğin, geleceksizliğin ve toplumsal çürümenin derinleştiği bir ülkede çocukları şiddetten korumak, onları yalnızca silahlardan değil, şiddeti besleyen bu toplumsal koşullardan da korumayı gerektirir."
İktidar için asıl sorun burada başlıyor. Rehber öğretmen kadrosu açmak kaynak ister. Sınıfları küçültmek kaynak ister. Yoksulluğu ortadan kaldırmak siyasi irade ister. Silahlanmanın önüne geçmek de öyle. Bunların hiçbiri yapılmayınca elde güvenlik kalıyor. Sorunu çözmese de çözülüyormuş gibi görünüyor.
Devlet bu boşluğu doldurmayınca piyasa doldurmaya hazır. Kurşun geçirmez çanta bunun son örneği.
soL'un dört kez sansürlenen X hesabını takip ederek yaygınlaştırabilirsiniz.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.