Sayfa yolu
'Öğrencilerin cebine para girmeye başladı' diyen Bakan'a öğrencilerden yanıt var
Yayın Tarihi: 19.11.2022 , 12:40 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:11
Hükümetin "okul-sanayi işbirliği projeleri" çoğalırken, meslek liseli öğrenciler üzerinden patronların ihtiyacı doğrultusunda adımlar atılmıştı. Pandemide maske, dezenfektan üreten meslek liselilerin geçtiğimiz aylarda ekmek ve kağıt havlu üretiminde kullanılacağı duyurulmuştu.
Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer meslek liseleriyle ilgili yeni bir dizi açıklama yaptı. Meslek liselerinin üretim kapasitesinin artırıldığını söyleyen Özer, "Öğrenci eğitim alırken artık cebine para girmeye başladı. İlk defa açıklıyorum; 2022'deki çırak ve kalfa sayısı hedefimiz 1 milyondu, dün itibarıyla 1 milyon 15 bin ile hedefimizi aşmış olduk. Türkiye'nin her noktasında artık özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler için çırak, kalfa, usta ile ilgili hiçbir sorun kalmadı. Mesleki eğitimde de hedeflerimize ulaştık" ifadelerini kullandı.
Öğrenciler Bakan'ın "öğrencilerin cebine para girmeye başladı" sözlerine tepki gösterdi. Geçim sıkıntısı nedeniyle çalışmak zorunda kaldıklarını söyleyen öğrenciler asgari ücrete yakın maaşlar alabilmek için bir de liselerin dışında tam gün çalıştıklarını anlatıyor.
'Bu bahsettikleri sistemde 2 bin lira veriyorlar, orada çalışamazdım'
"17 yaşındayım. 14 yaşından beri çalışıyorum. Ortaokulu bırakıp işe başladım. Ailemin mali durumu nedeniyle çalışmak zorunda kaldım. Ay sonunu bile getiremez hale gelince çalışayım dedim. İlk olarak tekstilde ortacılık yaptım, sonra asansör bakım ve onarım şirketinde kalfa olarak çalıştım. Başka bir sürü sektörde günlük işler yaptım. Şu anda sabit olarak bir kadın giyim mağazasının merkezi deposunda çalışıyorum.
Şu anda 12. sınıftayım, meslek lisesindeyim ben de. 3 kardeşiz ve ailemle yaşıyorum. Onlar da çalışıyor. Resmen bizim emeğimizi sömürüyorlar. Bunun kaçak işçi çalıştırmaktan farkı yok bence. Üstelik biz onların ne kadar kazandıklarını, kâr ettiklerini bilmiyoruz. Bu bahsettikleri sistemde 2 bin lira verdikleri için ben orada çalışamazdım. Başka yerde staj yapıyor gösterip okul dışında çalışmak zorundayım. Haftada 5 gün günlük 9 saat ayakta çalışıyorum. Yaklaşık olarak asgari ücrete denk geliyor aldığım para."
'Araba yıkamaktan hurda metal taşımaya kadar bir sürü iş yaptım'
"İsmim Deniz. Bir meslek lisesi öğrencisiyim. Teknik programda okuyan bir öğrenci olduğum için zorunlu stajımı yaz aylarında gerçekleştirdim. Stajın bana iş hayatını deneyimlemek dışında pek bir yararı olmadığını düşünüyorum. Çalışma sırasında alanımın çok dışında işlerde zaman geçirdim. Araba yıkamaktan hurda metal taşımaya kadar alakasız işlerdi bunlar. Arada bir boş kalırsam eğer ustaların yaptığı işlere göz atardım. Bir yaz boyunca geçen staj süresince pek fazla bilgisel kazanım elde edemedim. Sadece günü doldurdum.
Parasal konuda ise asgari ücretin üçte birini aldım. Ayrıca işyeri yemek parası veriyordu. Fakat bu ikisini toplasan bile bir asgari ücret etmiyordu. Yine de diğer stajyer arkadaşlarıma göre daha şanslıydım maddi yönden. Bence stajyerler de ne iş yaparsa yapsın asgari ücretten aşağı para almamalı. Ayrıca ben işyerlerinin angarya işleri ucuza mâl edebilmek için stajyer almayı tercih ettiğini düşünüyorum."
'Öfkelenmekten ve birlik olmaktan başka çaremiz yok'
22 yaşındaki İstanbul Üniversitesi Gazetecilik bölümü 3. sınıf öğrencisi de okula başladığından bu yana çalıştığını anlattı. Lisede de çalışması gerekmesine rağmen yaşadığı bölgede iş olanakları olmadığı için çalışamadığını söyleyen üniversite öğrencisi şunları anlattı:
"3 yıllık sürede bazı giyim mağazalarının depo ve dağıtım işlerinde ayrıca kitap fuarlarında çalıştım. Devletin verdiği burs okul çevresindeki yurtların fiyatlarını dahi karşılamıyor. Bundan dolayı Kumburgaz'dan Beyazıt'a gidiyorum ve ablamla yaşıyorum. Ablam ve eşi de çalışıyor.
Barınma, eğitim, haberleşme ücretsiz olsa devlet bana burs diye borç vermese, ailem insani koşullarda yaşayıp çalışsa, işsiz kalma korkusuyla yüz yüze gelmesem, devlet bana okul bittiğinde iş garantisi verse ben de yüzde 76 engel oranıyla devamlı iş için fabrika fabrika gezmezdim. Zaten engeli olan ben değilim sistem.
Mesleki Eğitim Merkezi Programı'yla ucuz işgücünü 14-15 yaşına kadar indirdiler. Bu sermayeyi büyük bir dertten kurtarırken yeni bir de saha açıyor. Onlar da bakanı koltuğunda tutmaya devam ediyor. Bize de bu trajik açıklamaları yapıyorlar. Bu sisteme karşı öfkelenmekten ve birlik olmaktan başka çaremiz yok."
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
