Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Nükleer enerjide siyasi şov felakete kapı aralıyor

Akkuyu Nükleer Santralinde bugün düzenlenecek Yakıt Teslimi Töreni ile seçim öncesinde AKP propagandasına doğalgazdan sonra nükleer de ekleniyor.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 27.04.2023 , 07:00 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Seçim öncesinde tüm Bakanlıklara bol miktarda tören sipariş eden AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan geçtiğimiz hafta yapılan doğalgaz töreninden sonra bugün de Akkuyu Nükleer Santralinde bir tören düzenliyor. Normal koşullarda bir gövde gösterisi ve seçim propagandası olarak kurgulanan bu törene Erdoğan rahatsızlığı nedeniyle canlı bağlantı ile katılacak.

Ancak iki törenin ortak noktası ise iki projenin de daha önce pek çok törene konu olmuş olmaları ve aslında teknik olarak gerçekten faaliyete başlamamış olmaları.

Akkuyu Nükleer Santrali, AKP iktidarının tüm “mega” projeleri gibi kuralsız ve denetimden azade bir şekilde ilerlese de bugüne kadar kamuoyunda inşaat safhasındaki problemler dışında başka bir gündem olmamıştı. Ancak bugün yapılacak tören ile nükleer yakıt sahaya gelecek ve Akkuyu sahası artık radyolojik tehlikelere açık olacak. 

Akkuyu Nükleer Santrali kimin?

AKP iktidarının enerji alanında piyasacı bir çerçeve ile birlikte nükleer enerjiden yana tavır koyması, nükleer santral projelerinin gerçekleştirilmesi için diğer enerji tesislerinden ayrı bir düzenleme ihtiyacını beraberinde getirdi. Nükleer santrallerin güvenliği ve projelerin hassasiyeti bahane edilerek yargı ve Sayıştay denetimleri ile Kamu İhale Kanunu’nun getirdiği kısıtlardan kurtulmanın yolu olarak nükleer santral projelerinin teknoloji sahibi ülkelerle yapılan ikili anlaşmalar çerçevesinde yürütülmesi tercih edildi. Bu tercihin sonucu olarak Rusya Federasyonu ile 2010 yılında Akkuyu Nükleer Santrali için anlaşma yapıldı. Anlaşmaya göre işletme ömrü boyunca santralin sahibi Rus Tarafı olacak. Yap-işlet-sahip ol modeli ile yapılacak santral hiçbir zaman Türk tarafına tamamen devredilmeyecekhttps://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2010/10/20101006-6.htm.

Para kimin cebine gidiyor?

Anlaşmaya göre Rus sermayesi ile kurulan özel bir şirket olan Akkuyu Nükleer A.Ş. üretilen elektrik de dahil olmak üzere santralin sahibi olacak. Yani diğer bir değişle Akkuyu Nükleer Santrali Türk topraklarında bir Rus santrali olacak. Santralde üretilen elektriğe 15 yıl boyunca alım garantisi verilecek. Bu alım garantisi ile yatırımını kurtaran Rus şirket geri kalan 45 yıl boyunca piyasaya satacağı elektrikten kâr edecekhttp://bilimveaydinlanma.org/turkiyenin-nukleer-enerji-macerasi/. 

Akkuyu Nükleer Santralinin inşaatında ise IC İçtaş ve Cengiz İnşaat’ın müteahhit olarak yer aldığı biliniyor. Ancak proje özel bir şirket tarafından yürütüldüğünden bu sözleşmelerin kapsamları kamuoyunca bilinmiyor. Ancak geçtiğimiz yıllarda sıkça inşaatta yaşanan problemler ile gündeme gelen santralde işlerin yolunda gitmediği kamuoyuna yansıyan bilgi ve haberlerle takip edilebiliyor. 

Santral çalışacak mı?

Güncel durumuna ilişkin ancak basına yansıyan bilgilerle haber alınabilen, şeffaf olmayan denetim süreçleri nedeniyle gerçek durumu öğrenilemeyen projede Şubat ayında yapılan açıklamadan anlaşıldığı kadarıyla elektrik üretimine en az bir senelik bir süre daha var.http://www.akkuyu.com/rosatom-genel-muduru-likhachev-akkuyu-ngs-sahasin…

Rosatom Başkanı Alexey Likhachev’in Şubat ayı sonundaki ziyaretinde yaptığı açıklamaya göre bu aşamada sadece sahaya nükleer madde geliyor. Yıl sonunda inşaat ve montaj işlerinin bitmesini takiben birkaç ay sonra yakıt test edilecek. Elektrik üretimi ise bu süreçten sonra gerçekleşebilecek.

Elektrik üretilmeyecekse yakıt neden geliyor?

Santralin elektrik üretmeyeceği bir koşulda nükleer yakıtın neden geldiği sorusuna akla gelen ilk yanıt: AKP propagandası için! 

Akkuyu Nükleer A.Ş.’den yapılan diğer bir açıklamada santralin en geç 2025 yılında devreye alınacağı ifade ediliyorhttp://www.akkuyu.com/akkuyu-ngsnin-1inci-unitesindeki-acik-reaktore-su…. Bu durumda sahaya getirilen nükleer yakıt 2 sene boyunca bekleyecek. Bunun üzerine sormak gerekiyor; sadece siyasi propaganda uğruna bu riski almaya değer mi?

Nükleer Santral siyasete malzeme ediliyor

Akkuyu Nükleer Santrali geçmişte de AKP propagandasına konu olmuştu. Örneğin Aralık 2014’te santralin ÇED raporu hakkında tam da Rusya Federasyonu Vladimir Putin’in geleceği gün olumlu kararı alınmıştı. Benzer şekilde santralin temeli büyük bir siyasi törenle Nisan 2018’de yine Putin’in ziyaretine denk gelecek şekilde atılmış, Haziran seçimleri öncesinde bir propaganda aracı olarak kullanılmıştı.

Siyasi baskıya bu kadar açık bir projede; nükleer lisanslama ve denetim ne kadar bağımsız ve bilimsel gereklere uygun olabilir? Her aşaması siyasi bir dönemece denk getirilen projede kim bilimsellikten söz edebilir?

AKP’nin giriştiği her proje felakete dönüşüyor

AKP propagandası ve siyasi baskı sonucu “hızlandırılan” projelerin sonrasında felaketlere yol açtığı biliniyor. Örneğin Pamukova’da yaşanan tren kazası benzer bir baskının sonucu olmuştu. Ankara-İstanbul arasındaki tren hattında yetersiz altyapıya rağmen alelacele başlatılan hızlı tren uygulaması sonucunda onlarca vatandaş yaşamını yitirmişti. 

Ayrıca özel sektöre ve piyasaya terk edilen her tesiste felaketler yaşanıyor; iş cinayetleri, kazalar ve çevre felaketlerinin ardı arkası kesilmiyor. Aynı nedenle uzmanlar, tamamen şirketlere terk edilmiş ve piyasalaşmış enerji alanında AKP eliyle yaratılan kuralsızlık, plansızlık ve denetimsizlik hüküm sürerken büyük risk alındığını belirtiyor. Bu alanda mevzuat ve kurumlardan oluşan mekanizmalar sermayenin önünü açmak üzere çalışıyorken nükleer risk alınması büyük tehlikeleri beraberinde getiriyor.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.