Sayfa yolu
Norveç medyası vatandaşının ölümüne sessiz, savaşın rantına hayran: 'İran saldırıları Norveç’in gaz kârını artırıyor'
Çise Midoğlu
Yayın Tarihi: 06.03.2026 , 14:52
ABD ve İsrail’in Cumartesi günü İran’a yönelik olarak başlattığı saldırılar, Ortadoğu ve Avrupa ülkelerini de içine alan bir savaşa evrilirken, Avrupa ana akım medyasından çirkin yorumlar gelmeye devam ediyor.
Geçtiğimiz haftasonu Avrupa kentlerinde eşzamanlı olarak İran’a yönelik saldırılara destek eylemleri düzenlenirken, Avrupa medyası bu eylemleri “İran halkının iradesi” olarak manşetlerine taşımıştı. Salı günü Norveç kamu yayıncısı NRK, İran’ın ABD ve İsrail haydutluğuna karşı tarihte bir ilke imza atarak Hürmüz Boğazı’nı kapatmasının ardından yükselen doğalgaz fiyatlarını, “Doğalgaz fiyatları fırladı. Norveç her gün milyarlarca kronluk kâr elde ediyor” başlığıyla haberleştirdi.
Norveç'in İran'a yapılan saldırıdan önceki döneme kıyasla günlük 1,1 milyar kron ek doğalgaz geliri elde ettiği fade edilen haberde, Norveç’in en büyük bankası DNB ve Kuzey Avrupa’da faaliyet gösteren Nordea’dan analist ve yatırım uzmanlarının yorumlarına yer veriliyor.
Avrupa enerji güvenliğinin stratejik önemi, ya da 'istemem yan cebime koy'
Halihazırda kullanılabilecek petrol rezervleri bulunmasına rağmen, doğalgazın depolanması petrole kıyasla çok daha zor. Dünyadaki sıvılaştırılmış doğal gazın (LNG) yaklaşık yüzde 20'si Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor. Pazartesi günü Katar Enerji'nin LNG üretimini durdurmak zorunda kalmasıyla durum daha zorlu bir hal almıştı.
Ukrayna savaşıyla birlikte Rus doğalgazının büyük ölçüde ortadan kalkmasının ardından Avrupa, LNG ithalatına bağımlı hale geldi. Şu anda LNG Avrupa'nın doğalgaz ithalatının yaklaşık yüzde 40'ını oluşturuyor. NRK haberine göre, kış aylarında genel olarak düşük olan doğalgaz stokları şu anda, yılın bu zamanı için normalden de düşük şekilde, yüzde 30 kapasite seviyesinde. Avrupa ülkelerini etkileyen bu durum sebebiyle, örneğin Almanya’da sadece son birkaç günde elektrik fiyatları yaklaşık yüzde 20 arttı.
NRK haberinde yer verilen analistler, bu gelişmenin “Avrupa’nın enerji güvenliğinin stratejik önemini” bir kez daha hatırlattığını ifade ediyor. Nitekim bölgede Norveç bağlantılı yaklaşık 30 tanker bulunduğu biliniyor. Norveç Gemi Sahipleri Birliği Pazartesi günü bir açıklama yaparak durumu yakından takip ettiklerini belirtmiş ve sivil denizciliğe yönelik bu tür tehditleri ciddiye aldıklarını ifade etmişti.
Analistler bir yandan da, gerçek birer kapitalist olarak meseleye mezheplerince en önemli yerden, yani akçeli işlerden bakarak, “İran'ın ne dostları ne de düşmanları Hürmüz Boğazı'nın uzun süreli olarak kapanmasını istemez” diyor.
Sermayesi ölen vatandaşını umursamıyor, medyası İsrail askerine alan açıyor
Norveç medyası “Dubai’de mahsur kalan” binlerce Norveçli’nin evlerine dönemediğini (hatta ailesi Dubai’de mahsur kalan Ovidia'nın aile çiftliklerini ne de güzel işlettiğini), sanki bu durum ABD-İsrail haydutluğunun bir sonucu ya da Dışişleri Bakanlığı'nın yurttaşlarına güvenli çıkış sağlayamama beceriksizliği1 değil de, saldırı altındaki İran'ın suçuymuş gibi yazadursun, Cumartesi sabahı İran asıllı Norveçli Hamid Amini, İran'ın güneyindeki Lamerd şehrine düzenlenen ABD-İsrail saldırısında öldürüldü. VG’nin haberine göre 2011 yılından beri DNV'de (Det Norske Veritas) çalışan Amini, eşi ve çocuğuyla birlikte ebeveynlik iznindeydi.
İran savaşı sayesinde “her gün milyarlarca kronluk kâr eden” Norveç sermayesi İran’da ölen vatandaşlarını umursamazken, Çarşamba günü Norveç medyası üzerine tuz biber mahiyetinde, adeta üç sütun üzerine kapkara haykıran puntolarla, İsrailli bir eski askerin röportajını yayınladı.2
Habere göre avukat ve İsrail ordusu (IDF) yedek askeri olan Stav Cohen, 12 yıl boyunca özel kuvvetler askeri olarak görev yapmış ve hem Gazze’de hem de Batı Şeria’da yakın mesafeden “hizmet vermiş”. Cohen, "İran halkını özgürleştirmek için gerekirse İran'a gitmeye hazırım, ama aynı zamanda kendimiz için de. İsrail'e her an füze fırlatılabildiği bir gerçeklikte yaşamak imkansız" diyor. Kendi büyükannesinin de yıllar önce Yahudi olması nedeniyle Tahran'dan kaçmak zorunda kaldığını, bu yüzden de davasının aynı zamanda kişisel bir anlamı olduğunu ifade eden Cohen, “Tahran’da savaşıp ölmeye hazır”mış.
İsrail yetkilileri şimdiye kadar İran'a asker gönderme niyetinde olmadıklarını ifade ettiler, bununla birlikte istihbarat servisi Mossad ve özel kuvvetlerden kişilerin halihazırda Tahran'da olduğu yönünde söylentiler yaygın. Öyleyse Cohen buyursun, biz tutmayalım.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.