Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

NATO'culuk günlerinde iktidar medyasından Çin-Rusya hattında denge çabası: Büyükelçinin adı sonradan eklendi, Karlov dosyası yeniden ısıtıldı

İktidar, NATO Zirvesi günlerinde Batı’yla hizalanmaya çalışırken, Sabah gazetesinden iki denge hamlesi geldi. Çin Büyükelçisi’nin ÇKP’yi öven yazısı önce imzasız yayımlandı, ardından adı eklendi. Aynı günlerde Karlov suikastı da “Batı’nın Türkiye’yi cezalandırması” anlatısıyla yeniden dolaşıma sokuldu.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 06.07.2026 , 15:49 Güncelleme Tarihi: 06.07.2026 , 17:05

NATO Zirvesi günlerinde Türkiye’nin Batı eksenli dış politika hamleleri hız kazanırken, iktidar medyasındaki denge arayışı dikkat çekti.

Sabah gazetesi, bir yandan Çin Komünist Partisi’ni öven bir büyükelçi yazısını yayımladı, diğer yandan Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov suikastına ilişkin eski dosyaları yeniden gündeme taşıdı.

İki yayında da zamanlama kadar sunuş biçimi de dikkat çekti.

Çin Büyükelçisi’nin yazısı önce imzasız yayımlandı

Sabah gazetesinde “Partiler arası ilişkiler, ikili ilişkilerin temellerini güçlendirmektedir” başlığıyla dün yayımlanan yazıda Çin Komünist Partisi’nin 105 yıllık tarihi övüldü.

Yazıda, “Günümüz Çin’ini anlamak için öncelikle Çin Komünist Partisi’ni anlamak gerekir” denilirken, ÇKP’nin Çin’in kalkınmasındaki rolü ve Türkiye ile Çin arasındaki partiler arası ilişkilerin önemi vurgulandı.

Ancak yazının Sabah’taki ilk halinde, metnin Çin’in Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin tarafından kaleme alındığı belirtilmedi. Yazıda “reklam”, “sponsorlu içerik”, “özel içerik” ya da benzeri bir ibare de yer almadı.

Sabah'ta yer alan yazının girişinin ilk hali. Sonrasında yazının başına büyükelçinin adı eklendi.

Sosyal medyada paylaşılan ekran görüntüsünde, Sabah’ın metni yazar adı olmadan yayımladığı görüldü. Daha sonra ise aynı sayfaya Çin’in Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin’in adı eklendi.

Büyükelçi Jiang Xuebin de sosyal medya hesabından yazıyı paylaşarak “makalemde” ifadesini kullandı. Çin’in Ankara Büyükelçiliği’nin resmi sitesinde de metnin Büyükelçi Jiang Xuebin tarafından kaleme alındığı ve Sabah’ta yayımlandığı belirtildi.

Böylece Sabah’ın önce imzasız yayımladığı metnin, Çin’in Ankara Büyükelçisi’ne ait olduğu bizzat büyükelçinin kendisinden öğrenildi.

AKP-ÇKP ilişkilerine övgü

Yazıda yalnızca Çin’in kalkınma modeli değil, AKP ile Çin Komünist Partisi arasındaki ilişkiler de olumlu ifadelerle anlatıldı.

Metinde, AKP ile ÇKP arasında Haziran 2024’te Pekin’de imzalanan partiler arası mutabakat zaptına atıf yapıldı. Bu temasların “karşılıklı siyasi güvenin derinleşmesine” katkı sunduğu belirtildi.

Diplomatik misyonların farklı ülkelerde yazı yayımlaması olağan bir uygulama olsa da, bu tür metinlerin kim tarafından kaleme alındığının açıkça belirtilmesi beklenir. Sabah’ın ilk yayında büyükelçinin imzasını koymaması, metnin gazetenin kendi içeriğiymiş gibi sunulduğu izlenimi yarattı.

Karlov dosyası da NATO günlerinde yeniden dolaşıma sokuldu

Sabah’ın bugün öne çıkardığı bir diğer başlık ise Andrey Karlov suikastı oldu.

Gazete, Karlov suikastına ilişkin ayrıntılı haberinde, Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesi’nin eski MİT mensubu Zeki Kıratlı hakkında verdiği kararı merkeze aldı. Haberde Kıratlı’nın “devletin gizli kalması gereken bilgilerini casusluk maksadıyla temin etmekten” 20 yıl hapis cezasına çarptırıldığı belirtildi.

Ancak burada yeni olan, Karlov suikastı ana davasında verilmiş bir karar değil. Karlov suikastı ana davası daha önce sonuçlanmış, Yargıtay da 2023 yılında çok sayıda sanığa verilen cezaları onamıştı.

Sabah’ın bugün dolaşıma soktuğu haber ise başka bir dosyada, Zeki Kıratlı hakkındaki gerekçeli kararda yer alan Karlov değerlendirmelerine dayanıyor.

Rus Büyükelçi Karlov'un suikasta uğramasının üzerinden 10 yıl geçti.

‘Batı Türkiye’yi cezalandırmak istedi’ anlatısı

Zamanlaması manidar olan haberin içeriğindeyse başka bir tuhaflık derhal göze çarpıyor. Haber, Türkiye'nin Rusya'yla yakınlaşmasını olumlu gösterip, suikastin "Batı'nın Türkiye'yi cezalandırması" olduğunu ima ediyor:

“Batı’nın belirlediği yüzyıllık jeopolitik dengeleri sarsarak Rusya ile yakınlaşan, yani deyim yerindeyse ‘Yasak Elma’yı yiyen Türkiye, küresel güçler tarafından bu kanlı operasyonla cezalandırılmak istendi.”

Bir diğer deyişle Sabah’a göre Türkiye, Batı’nın asırlık tahakkümüne meydan okumuş, Rusya’yla iyi ilişkiler kurmuş, Gülenciler de bu nedenle Batı tarafından devreye sokulmuştu.

Oysa haberin zamanlamasını manidar kılan, tam da Türkiye'nin Rusya'yla köprüleri atıp tam boy Batıcı çizgiye oturmaya hazırlandığı NATO Zirvesi günlerine denk gelmesi.

Sabah gazetesinin Gülencileri suçladığı, ülkeyi Batı'nın rotasına sokma çabasını şu an bizzat hükümet, üstelik kendi vatandaşına zulmederek yürütüyor.

Karlov suikastına dair haber, bugün Sabah'ın basılı halinde alt manşette yer aldı.

Fiiliyatta Batı’ya hizalanma, söylemde Çin-Rusya vitrini

Ortaya çıkan tablo, iktidar medyasındaki yeni denge arayışını da gösteriyor.

Türkiye’nin dış politikada Batı ve NATO eksenine daha güçlü biçimde yerleştiği bir dönemde, Sabah’ın Çin ve Rusya başlıklarını aynı günlerde öne çıkarması tesadüf görünmüyor.

Ancak bu yayın çizgisinde ciddi bir çelişki var.

Sabah gazetesinin Karlov haberinde Gülencileri suçladığı, Türkiye’yi Batı’nın rotasına sokma çabasını bugün bizzat hükümet yürütüyor. Üstelik bu çizgi, dış politikada Batı’yla hizalanmanın yanı sıra içeride de baskı politikalarıyla birlikte ilerliyor.

Bu nedenle Sabah’ın yayınları, iktidarın gerçek dış politika yöneliminin değil, bu yönelimin yarattığı görüntüyü dengelemeye dönük vitrin arayışından ibaret.


soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.