Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Nargilenin ticari sunumu yasaklansın!

İstanbul Valiliği’nin herhangi bir halk sağlığı perspektifinden yoksun 'nargile' açıklaması neyi yasaklıyor, neye izin veriyor?

Efza Evrengil

Yayın Tarihi: 06.07.2023 , 09:09 Güncelleme Tarihi: 11.05.2026 , 02:07

İstanbul Valiliği’nin “yangınların önüne geçmek, olumsuz görüntülerin oluşmasını engellemek ve çevreyi rahatsız etmemek” şeklinde ifade edilen gerekçelerle nargile yasağı getiren basın açıklaması bir muamma yarattı, kamuoyundan hem takdir hem de tepki topladı. Herhangi bir halk sağlığı perspektifinden yoksun bu açıklama neyi yasaklıyor, neye izin veriyor? Valilik, kamuya açık bazı alanlarda nargile yasağı getirirken, Covid önlemleri çerçevesinde başlatılan nargilenin ticari sunum yasağını geçersiz kıldı. İdari yapıda, bu ve benzeri politika değişikliklerinin nasıl bir karar sürecinde benimsendiğini öğrenmek artık hiç olanaklı olmadığı gibi, politika değişikliğinin karanlıkta kalan sorumluluğunun ve toplumsal maliyetlerinin de hesabı sorulamıyor. 

Covid yasağına ne oldu?

İçişleri Bakanlığı’nın 26 Haziran 2021 tarihli Covid önlemlerine ilişkin genelgesinde “Salgının yayılımı açısından çok ciddi risk oluşturması nedeniyle … hiçbir iş yerinde nargile servisi yapılmayacaktır” kararı doğrultusunda nargilenin ticari sunumuna getirilen yasak yurt genelinde sürdürülmüştü. 

Genelge kapsamındaki çeşitli yasaklar takip eden düzenlemelerle süreç içerisinde tek tek kaldırılırken, nargilenin ticari sunumuna ilişkin yasağı kaldıran herhangi bir karar kamuoyunun bilgisine sunulmamıştı. Ta ki İstanbul Valiliği’nin 5 Temmuz 2023 tarihli basın açıklamasına kadar.

Dilinin karışıklığı nedeniyle, bu açıklama sadece bir nargile yasağı olarak algılandı ancak buradaki daha önemli bir husus, Covid döneminde getirilen önemli yasağın kadük kılınması. Açıklamada, İstanbul’da plajlar, sahiller, ormanlar, mesire alanları ve parklarda nargile içilmesi, sunumu ve satışı yasaklanırken, ruhsatlı nargile salonlarıyla ilgili bir kısıtlama olmadığı belirtiliyor. Ek bir açıklama gereği duyulmuş olacak ki, Vali Davut Gül ayrıca yaptığı sosyal medya paylaşımında, ruhsatlı nargile salonlarıyla ilgili bir kısıtlamaya gidilmediğinin altını tekrar çizdi. Bu ifadelerden, artık İstanbul’da ruhsatlı işletmelerde nargile sunumunun “kısıtlamasız” devam edeceği anlaşılıyor. 

Oysa, Covid önlemleri çerçevesinde getirilen nargile yasağı, ticari sunumu yapılabilen tek tütün ürünü olan nargilelik tütün ürününün ticari sunumunun kalıcı olarak yasaklanması için mükemmel bir fırsat sunuyordu. Ne var ki, uygulama ve denetim eksikliği nedeniyle, 2022 yazından itibaren yasak yaygın olarak fiilen delinirken, şimdi de Valilik izniyle ticari sunumun önü resmen açıldı. 

Nargilenin ticari sunumunun 3 açmazı

Valiliğin “ruhsatlı nargile salonları” ile kastettiği, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından nargilenin ticari sunumunu yapmak üzere belgelendirilen işletmeler. Halihazırda Türkiye genelinde bu şekilde belgelendirilmiş 1457 adet, İstanbul genelinde de 403 adet faal işletme bulunuyor. Bu sayıları kat be kat aşan belgesiz nargile sunumu yapan işletmeler de var. 

İster belgeli ister belgesiz tüm bu işletmelerde nargilenin ticari sunumu, halk sağlığı ve mevzuat uygulanabilirliği açısından ciddi açmazlar içeriyor. 

İlk açmaz bu işletmelerdeki çoklu işlevle ilgili. İşletmelerin büyük kısmı, nargilenin yanı sıra, her yaş grubundan müşteriye çeşitli gıdalar sunan, büyük ekranda maç izleme gibi faaliyetleri de bulunan restoran, kafe tarzı ikram işletmeleri. İşletmelerdeki bu ortamda, nargilenin ticari sunumunun yapılması sonucu, çocuklar ve diğer tütün kullanmayan müşteriler tütün dumanına maruz kalıyor; nargilenin ticari sunumunun üzerine oturduğu toplumsal, siyasi bağlam gençleri nargile tüketmeye teşvik ediyor. Türkiye genelinde 2017 yılında 122 bin 13-15 yaş grubu öğrenci arasında gerçekleştirilen Küresel Gençlik Tütün Araştırması sonuçlarına göre, kız çocukların yüzde 5,3’ü sigara, yüzde 6,0’sı nargile içerken, erkek çocukların yüzde 9,9’u sigara, yüzde 16,2’si ise nargile içiyor. Bu tablo, aromalı nargile tütününün ortaya çıkışı, nargilelik tütün ürününün üretiminden sunumuna kadar kayıtdışı ve yasadışı süreçlerin önünün açık olması ve nargileye yerli ve milli nitelikler atfeden toplumsal, siyasi bağlamla doğrudan ilişkili. 

İkinci açmaz, kapalı alan yasağının yaygın ihlaliyle ilişkili. Türkiye’de kapalı kamusal alanda tütün ürünlerinin tüketimi kanunen yasak olduğu için, nargilenin bu işletmelerin sadece açık alanlarında tüketilmesi zorunlu. Ancak belgesi olsun veya olmasın, birçok işletmenin herhangi bir açık alanı bulunmuyor. Bulunsa bile, hava koşullarının elverişli olmadığı aylar ve günler boyunca yaklaşık bir saat süren bir nargile seansının açık havada gerçekleşmesi olanaklı değil. Bu durum, işletmelerin kapalı alan yasağını hiçe sayan uygulamalar yapmalarına neden oluyor. 

Üçüncü açmaz, ticari sunumda kayıtdışı/yasadışı nargilelik tütün ürününün yaygınlığıyla ilişkili. İşletmelerde, paketli ürün açılarak bireysel nargileler hazırlandığı için, ambalajsız, dökme kayıtsız/yasadışı nargilelik tütün kullanımının ve işletme bünyesinde, işletmeye özgü aromalı karışımlar imal etmenin son derece kolay, kârlı ve yaygın olması, ürün sunumunun düzenleme altına alınarak standardize edilmesini ve denetlenmesini olanaksız kılıyor. 

Çözüm: Nargilenin ticari sunumunun yasaklanması

Türkiye’de nargilelik tütün ürününün üretimi ve ticari sunumu hakkında yeterince mevzuat var. Yukarıda özetlenen açmazları, en uygun siyasi koşullarda bile, daha fazla düzenleme ile ve/veya teknik ve idari kapasite artırımı ile aşmak olanaklı değil. Bu nedenle, ticari sunumun yasal ve toplumsal meşruiyetinin ortadan kaldırılması tek doğru politika olarak belirginlik kazanıyor.  

İstanbul Valiliği’nin açıklamasında gördüğümüz üzere, bu tek doğru politikanın önü tıkalı. Tüketicinin bilgilendirilmesine ve tüketici tercihine dayalı piyasa düzenlemesi politikaları ile ekonomik canlılık için kayıtdışını kurtarıcı olarak gören veya kayıtdışı ile mücadeleden sadece yasallaştırmayı ve vergi geliri toplamayı anlayan maliyeci politikalar çoktan iflas etmiş olmakla birlikte halen yürürlükte. Ayrıca, ulusötesi sigara şirketlerinin piyasaya ürün pompalamasına izin veren ve esnaf ile küçük girişimcilerle ilişkileri siyasi rant alanı olarak gören siyasetçi mantığı günümüzün hakim politikasını biçimleniyor.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.