Sayfa yolu
Musa Anter davası 'zaman aşımına uğradığı' gerekçesiyle düşürüldü
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 21.09.2022 , 19:18 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Diyarbakır’da 20 Eylül 1992 tarihinde katledilen Kürt yazar ve gazeteci Musa Anter’in ölümüne ilişkin açılan davanın 37’nci duruşması Ankara 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti Musa Anter cinayeti davası için 30 yıllık zaman aşımının uygulanması ve davanın düşürülmesine karar verdi.
Anter Ailesi'nin avukatlarının 30 yıl dolduğu gerekçesiyle dosyanın zaman aşımına uğramamasını ve davanın “insanlığa karşı suç” kapsamında ele alınmasını talep etti.
Bakanlığa gönderilen yazıya yanıt yok
Gazete Duvar'dan Serkan Alan'ın haberine göre, JİTEM ana davası ve 1993 yılında ‘Yeşil’ kod adlı Mahmut Yıldırım tarafından öldürülen Ayten Öztürk cinayetiyle birleştirilen Musa Anter davası zaman aşımı riskinden bir gün sonraya, 21 Eylül tarihine ertelenmişti.
Mahkeme başkanı yakalama kararı bulunan sanıklara dair yazılan yazılara cevap verilmediğini söyledi. Heyet, İsveç’te bulunduğu ifade edilen Abdullah Aygan (Aziz Turan) için Adalet Bakanlığı’na yazılan yazılara yanıt verilmediği belirtildi.
Anter ailesi ve avukatları davada zaman aşımı sürelerinin işletilmemesini, “insanlığa karşı suç” başlığıyla dosyanın ele alınmasını talep ederek mahkemeye dilekçe sundu.
'İnsanlığa karşı suç kapsamında yargılama yapılmalı'
Duruşmada ilk olarak İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Başkanı Avukat Öztürk Türkdoğan konuştu. Davanın zaman aşımına uğramaması gerektiğini ifade eden Türkdoğan, “Bu davada insanlığa karşı suç kapsamında yargılama yapılması gerekiyor. Anter devlet içerisindeki çete tarafından alınan siyasi kararla öldürüldü. Faili meçhul olarak adlandırılan devlet içindeki çete yapılar tarafından sadece Anter değil çok sayıda insan öldürülmüştür” dedi.
Meclis çatısı altında faili meçhul cinayetlere ilişkin çok sayıda komisyonun kurulduğunu hatırlatan Türkdoğan, “Musa Anter’in öldürülmesi insanlığa karşı bir suçtur, mahkemenin davayı bu kapsamda ele alması gerekir. Hepimizin bildiği bir gerçek var. Bizim çete dediğimiz kontrgerilla yapıların işlediği cinayetler hiç bitmedi. Tekil bir suç bazında sürenin hesaplanmayacağından davanın sürekli işlenen suçlar bakımından ele alınması gerekir” diye konuştu.
Sanık Abdullah Aygan’ın ifadesinin alınamamasına da değinen Türkdoğan, Adalet Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı personelleriyle ilgili mahkemenin suç duyurusunda bulunmasını talep etti.
'Zaman aşımına uğramış gibi bir havayla duruşmaya geldik'
Avukat Oya Aydın, “Dava zaman aşımına uğramış gibi bir havayla duruşmaya geldik” dedi ve mahkemenin bu durumu ortadan kaldıracak karar alması gerektiğini söyledi.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin onlarca karar vererek yaşam hakkı ihlali ve işkence dosyalarında zaman aşımının uygulanmaması gerektiğini belirttiğini aktaran Aydın, Anter davasında da zaman aşımının uygulanmamasını talep etti.
'İnsan hakları ihlallerinde uygulanamaz'
Türkiye’de insanlığa karşı suç kavramının savaş suçlarıyla karıştırıldığını ve mesafeli yaklaşıldığını ifade eden Aydın, "Bugüne kadar AİHM onlarca kararında sözleşmenin yaşam hakkı ihlali ve işkence gibi dosyalarda zamanaşımının kati bir biçimde uygulanmayacağını altını çizmiştir" diye konuştu.
‘İnsanlığa karşı suç’ suçlamasının 2003 yılında 2005 sayılı kanunla Türk Ceza Kanunu’na girdiğini ifade eden Aydın, “Zaman aşımı ağır insan hakları ihlallerinde uygulanamaz. Devlet görevlilerinin ağır insan hakları ihlalleri kapsamında zamanaşımı uygulanamaz. İnsanlığa karşı suçun, bir halkın önde gelen bir kişisine yönelik ağır bir yaşam hakkı yapılan dosyada uygulanması gerektiği kanaatindeyiz" dedi.
AKP'li Miroğlu'nun mesajı okundu
Çok sayıda delile rağmen dosyanın sonuçlandırılmadığını, dosyanın sonuçlandırılma taleplerinin görmezden gelindiğini belirten Avukat Aydın, "Musa Anter’i öldüren kişiler bellidir. Biz katilimizi her zaman biliyoruz. Devlet de biliyor" diye konuştu.
Davanın ‘mağdurlarından’ AKP'li Orhan Miroğlu’nun Avukatı Serhat Menzilcioğlu, "Sanık Abdülkadir Aygan’ın mahkeme huzurunda dinlenmeden davanın zaman aşımına uğraması kararı verilmesi adil yargılanma hakkını ihlal edecektir” dedi ve davanın zaman aşımına uğramamasını, insanlığa karşı suç olarak yargılamanın devam etmesini talep etti.
Avukat Menzilcioğlu, Miroğlu’nun mektubunu da duruşmada okudu. Miroğlu mesajında, Anter davasının "İnsanlığa karşı suçlarla dolu olduğunu" söyledi. 30 yıl boyunca adalet aradığını ifade eden Miroğlu, Anter cinayetine ilişkin PKK’yi suçladı.
Mahkeme başkanında tepki: 'Tadında bırak'
Miroğlu’nun avukatının mektubu okuduğu sırada avukat Nuray Özdoğan araya girdi, "Tanıklık içeren bir beyanı usule uygun değildir. Bir tanıklığı bir şey varsa gelip burada bu kişinin konuşması lazım. Miroğlu bize göre sanık sıfatında olması gereken kişi" dedi.
Yaşanan tartışma sırasında araya giren mahkeme başkanı, Miroğlu’nun avukatı Menzilcioğlu’na tepki gösterdi, "Mektup dinleyecek makam değiliz. Dilin kemiği yok söyleyen söyler. Mektubu tadında bırakın. Siz kaç sayfa okumayı planlıyorsunuz" dedi.
Anter ailesinin avukatları Miroğlu’nun mektubunun okunmasına devam edildiği sırada duruşma salonunu terk etti. Davayı izleyenler arasında da salondan ayrılanlar oldu.
Dicle Anter: Hakikat ve adalet mücadelemiz devam edecek
AKP'li Miroğlu’nun avukatı Menzilcioğlu, Anter tarafının davanın zaman aşımına uğramasını istediğini öne sürdü. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini belirten Menzilcioğlu’na Anter ailesinin avukatları tepki gösterdi.
Avukat Oya Aydın, "Katılan vekili bugün kendi beyanından sonra asilin siyasi amaçla yazılmış metnini okumuştur. Biz zaman aşımını konuşmamız gerekirken Orhan Miroğlu’nun siyasi propagandasını dinliyoruz" dedi.
Miroğlu’nun avukatına tepki gösteren avukat Murat Yılmaz, “Orhan Miroğlu’nun siyasi deklarasyonunu okuduğu için tepki gösteriyoruz. Bizi hedef göstermeye çalışıyor" ifadelerini kullandı.
Yaşanan tartışmaların ardından konuşan Musa Anter’in oğlu Dicle Anter, "Babam devlet içinde örgütlenmiş çete tarafından katledildi" dedi. Devlet içerisinde tetikçilerin olduğunu ve bunların korunduğunu belirten Anter, "Mahkeme tarihi bir karar alacaktır. Ya hakikat ve adalet için insanlığa karşı suç kapsamında davayı ele alacak ya da davayı düşüreceksiniz. Hakikat ve adalet mücadelemiz devam edecek" diye konuştu.
Anter’in ifadelerinin ardından Miroğlu’nun avukatının sözleri nedeniyle tartışma sürdü. Avukat Alişan Şahin, "Miroğlu mektup göndereceğine gelsin bunları burada söylesin" dedi.
'O büyük devlet, cinayeti engelleyemedi'
Avukat Nuray Özdoğan, üç ayrı davanın birleştirilme kararı verilmesini eleştirerek beyanlarda bulundu. Özdoğan, sanık Aygan için Adalet Bakanlığı’nın İsveç nezdinde atmadığı adımlar karşısında mahkeme heyetinin suç duyurusunda bulunmamasına tepki gösterdi.
Aydoğanların beyanları sırasında mahkeme başkanının araya girmesine tepki gösteren ve mahkeme başkanının “Türkiye büyük devlet” imasında bulunduğunu belirten avukat Oya Aydın, “O büyük devlet 30 yıl boyunca Diyarbakır’da ölüm tehdidi altında olan bir insanı koruyamadı, cinayeti engelleyemedi. 2021 yılında dosyaya İsveç’in bir yazısı girdi. Davayı oraya sıkıştırdınız. Türkiye devleti büyüktür elbette. Sedat Peker’in danışmanını şak diye buluyor ama bunu (sanık Aygan’ı) getirmezler" dedi.
Dava zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle düşürüldü
Avukatların beyanlarının ardından savcılık ara karar için mütalaa verdi. Savcılık, Musa Anter’in öldürülmesiyle ilgili davada 30 yıllık sürenin dolduğu gerekçesiyle zaman aşımı kararı verilmesini talep etti.
Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti Musa Anter Davası için 30 yıllık zaman aşımının uygulanması ve davanın düşürülmesine karar verdi.
'5 dakika ara verdiniz, 15 dakika kararı okudunuz'
Mahkeme heyeti 1993 yılında ‘Yeşil’ kod adlı Mahmut Yıldırım tarafından öldürülen Ayten Öztürk cinayeti yönünden devam eden dosyanın da zaman aşımı gerekçesiyle düşmesine hükmetti.
Suç tarihi 1996 olan JİTEM ana davasının ayrılmasına ve yargılamasının sürdürülmesine karar verdi.
Avukat Oya Aydın, "Beş dakika ara verdiniz on beş dakikalık kararı okudunuz. Bizim yaptığımız savunma dikkate alınmamıştır. Adil yargılanma hakkının ihlal ettiniz" diyerek mahkemenin kararına tepki gösterdi.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
