Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Münih'te binler emperyalizme karşı yürüdü: 'Sermaye çıkarlarını güvenceye almak için kapalı kapılar ardındalar'

Almanya’da düzenlenen 62. Münih Güvenlik Konferansı, NATO karşıtı binlerce eylemcinin protestosuna sahne olurken, Türkiye Komünist Partisi ve Yunanistan Komünist Partisi "Emperyalist savaşa karşı umut halkların mücadelesinde" sloganıyla omuz omuza yürüdü.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 15.02.2026 , 01:00

Almanya’da bu yıl 62'ncisi düzenlenen Münih Güvenlik Konferansı, dün kent merkezinde düzenlenen kitlesel bir eylemle protesto edildi.

NATO Güvenlik Konferansı’na karşı eylem ittifakının çağrısı ile öğlen saatlerinde Münih Karlsplatz’da bir araya gelen protestocular, burada yapılan konuşmaların ardından Marienplatz’a doğru yürüyüşe geçti.

Yürüyüş boyunca NATO ve ABD karşıtı sloganlar atan protestocular, Filistin ve Küba ile dayanışma mesajlarını da öne çıkardı. ABD’nin Küba’ya yönelik yıllardır sürdürdüğü abluka ve yaptırımlar insanlık dışı bir politika olarak nitelenirken, Filistin halkıyla dayanışma da eylemin temel başlıklarından biri oldu. Ayrıca protesto boyunca silahlanmaya ve zorunlu askerliğe karşı hazırlanan pankartlar taşındı.

Türkiye Komünist Partisi (TKP) Almanya Örgütü bu yıl da eyleme Yunanistan Komünist Partisi (YKP) ile birlikte oluşturduğu ortak kortejle katıldı. TKP ve YKP, "Emperyalist savaşa karşı umut halkların mücadelesinde" sloganının yer aldığı ortak pankartın arkasında yürüdü. TKP ve YKP korteji, Alman Komünist Partisi’nin (DKP) arkasında, komünist blok içerisinde yürüyüşte yer aldı.

'Mevzi kaybettikçe, birbirlerinin ganimetlerine de göz dikiyorlar'

Türkiye Komünist Partisi (TKP) Almanya Örgütü tarafından yapılan açıklamada, konferansın emperyalist dünyanın en önde gelen resmi ve gayri resmi aktörlerini, sermaye çıkarlarını güvenceye almak için kapalı kapılar ardında bir araya getiren bir yapı olduğu vurgulandı.

Emperyalistler arası çelişkilerin keskinleştiğine ve bu durumun müttefikler arasında bile bir "ganimet savaşına" dönüştüğüne işaret eden açıklamada, Wolfgang Ischinger ve Friedrich Merz gibi isimlerin yaklaşımları üzerinden Batı'nın iki yüzlü politikaları eleştirildi. TKP, mevcut tablonun sadece bir çöküşe değil, kozların askeri güçle paylaşılacağı bir döneme işaret ettiğini belirterek; "Bütün bu olumsuzlukların kaynağı olan kapitalizmi karşımıza almadan, ona karşı mücadele etmeden, ne emperyalist savaşları, ne de faşizmi engelleyebiliriz" uyarısında bulundu.

Açıklamanın tamamı şöyle:

"NATO Konferansı olarak da bilinen, emperyalist dünyanın en önde gelen resmi ve gayri resmi aktörlerini, sermaye çıkarlarını güvenceye almak için kapalı kapılar ardında bir araya getiren Münih Güvenlik Konferansı’nın bu sene 62'ncisi yapılıyor.

Bu 60 küsur yılda dünya halklarının başlarına hangi çorapları ördüklerini, Gladyo katliamlarından, NATO üyesi ve diğer ülkelerde gerçekleştirdikleri askeri darbelerden ve ‘Demokrasi’ adına açtıkları savaşlardan, işgal ettikleri ülkelerden zaten biliyorduk. ‘Özgürlük’ adına destek verdikleri güçlerin, faşist veya dinci-gerici olması bir gerçeği değiştirmiyordu: Kazanan her seferinde uluslararası tekeller ve diğer sermaye kesimleri oldu.

Son dönemde ortaya saçılan Epstein belgeleri de, kendilerini dünyanın efendisi gören sağdan sola bu ‘saygın’ burjuva seçkinlerinin, kendi çürümüş düzenleriyle birlikte, yaşamın her alanında kâr ve sınıfsal hale gelmiş hedonist zevkleri için, ellerinin bulaştığı her şeyi nasıl çürüttüklerini bir kez daha ortaya serdi.
Düzenin bütün pisliklerinin ortaya saçılması, sürdürülemez hale gelen bir yozlaşmayı sınırlama çabasından kaynaklanmıyor. Uluslararası düzende ortaya çıkan yeni emperyalist güçlere karşı mevzi kaybettikçe, ortaklar birbirlerinin elindeki ganimetlere de göz dikiyorlar!

'Onlar savaş diyorlarsa, biz de eşitlik ve barış için sosyalizm diyoruz'

Güvenlik Konferansı’nın şefi Wolfgang Ischinger’in ‘Uluslararası düzenin tehlikede olduğunu’ ifade ederken, halkların yağmalanan zenginliklerinin NATO içindeki hiyerarşiye uygun paylaşım kuralına ABD’nin artık uymadığını ima ediyordu. ‘ABD ile Avrupa arasında ilkelere dayalı işbirliğinin bozulduğunu ve ‘Özel çıkarların’ öne çıktığını vurgularken, elbette Venezuela Devlet Başkanı ve eşinin kaçırılarak rehin alınmasını veya Küba halkının ablukaya alınarak açlıkla tehdit edilmesini kastetmiyor. Merz’in açık yüreklilikle söylediği gibi ‘Bizim pis işlerimizi yapıyorlar’ dediği İsrail devletinin Filistinlilere uyguladığı soykırıma varan katliamları hatırlatmadığı da açık.

Vurgulanan, Trump dönemiyle birlikte zirveye ulaşan, emperyalistler arası çelişkilerin keskinleşmesi, özellikle de Kanada ve Grönland örneklerinde görüldüğü gibi, ABD’nin, talepleri yerine getirilmezse müttefiklerini bile işgal etmekten çekinmeyeceğini ilan etmesi.

Kapitalizmin en yüksek aşaması olan emperyalizm, düzenin en çürümüş halini de tanımlıyor. Ama bu durum, kendi kendine bir çöküşe değil, kozların askeri güç rolüyle paylaşılacağı bir döneme, belki de son bir dünya savaşına işaret ediyor. Bu düzende, kapitalizmde, zenginler daha zengin olurken, artık hiçbir ülkede emekçilere vereceği bir kırıntı bile kalmadı. Dışarıda savaş, içeride emekçilerin ellerinde kalan son sosyal haklarına yönelik saldırıyla ve faşist hareketlere verilen destekle baş başa gidiyor.

Bütün bu olumsuzlukların kaynağı olan kapitalizmi karşımıza almadan, ona karşı mücadele etmeden, ne emperyalist savaşları, ne de faşizmi engelleyebiliriz.
Burada, Münih’te savaş lordlarının toplantısından çıkartabileceğimiz bir tek ders var: Nasıl ki bu bir avuç zengin, sömürü için, sapkınlıkları için bile örgütleniyorsa, bizim de her ülkede çoğunluğu oluşturan emekçilerin eşitliği, kardeşliği için; barış ve özgürlük için örgütlenmemiz, sadece gerekli değil, zorunludur da.
Onlar nasıl, kendi zenginliklerini artırmak, bu düzeni korumak için savaş diyorlarsa, biz de eşitlik ve barış için sosyalizm diyoruz.

Emperyalizme ve savaşa karşı, yaşasın sosyalizm!"

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.