Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

'Mühendislerin işçi sınıfının asli bir unsuru olduğu artık yüksek sesle ifade edilmeli'

TMMOB Kocaeli İKK Sekreteri Murat Kürekçi, 'Artık konut sahibi olmayı bırakalım, gıdaya bile erişimde ciddi sorunlar yaşadığımız bu süreçte sorunların daha da derinleşeceğini görüyoruz' dedi.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 21.06.2022 , 13:24 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Hayat pahalılığı her geçen gün artarken, gıda krizinin de kapıda olduğu söyleniyor. Reel ücretler düşüyor, işçiler her gün biraz daha yoksullaşmaya devam ediyor. 

Geçtiğimiz haftalarda TMMOB Makine Mühendisleri Odası Kocaeli Şubesi Gebze Temsilciliği'nde "Emeğin değeri ve yoksullaşma" başlıklı bir panel düzenledi. Panelde TMMOB Kocaeli İKK Sekreteri Murat Kürekçi, mühendis emeği üzerine konuştu. Kürekçi'den yaşanan krizi, soL'a değerlendirmesini istedik.

'İş-ücret ilişkisi içinde bulunan herkes işçidir'

"Tarihin her döneminde insanların ve içinde bulundukları toplulukların gıda, barınma ve diğer yaşamsal en temel gereksinimleri başta olmak üzere sosyal, güvenlik, ait olma vs diğer gereksinimleri ekonominin belirleyenleri olarak karşımıza çıkagelmiştir" diyen Kürekçi şöyle konuştu:

"İnsanlığın ve gereksinimleri üretimi, üretim içerisinde kişilerin ve sosyal katmanların rolleriyle ortaya çıkan ürünlerin tüketilmesi, mülkiyetin ve kârın paylaşılması sonuçlarını doğurur. Değişik üretim ilişkilerinin tümünün özneleri ve belirleyenleri kabaca, üretim sonucu olan birikimler, üretimi sağlayan araçların sahipliği ve üretimin sonuçlarının kime/kimlere yarar sağladığıdır. Ortak olan bu durum günümüzde ülkemizin de aralarında olduğu çok sayıda ülkede, kapitalist üretim ilişkilerinin süreçlerini yaşamaktayız. Kapitalizmin açık çelişkisini toplumların her ferdi, gerek ekonomik alt yapıda, gerekse toplulukları/kamuyu/toplumu yönetmek için gerekli tüm sosyal üstyapıda yaşamak. Sistemin özünde, sermayenin sahipliğindeki üretim araçlarıyla sürecin öznesi işçilerin yaptıkları üretim sonucu değer (meta) yaratılmıştır. Metaların başında ise işçi emeği (artı değer) gelmektedir. Bir yandan sermayenin birikimi, diğer taraftan sermayenin birikim yapmasını sağlayan emeğe (artı değer, -kapitalistlere göre kısmen katma değer) ücretler biçilmektedir. Üreten, kol ya da zihin emeği koyan yani iş-ücret ilişkisi içinde bulunan herkes işçi tanımındadır." 

'Ekonomik koşullar emekçi kesimleri olağanüstü olumsuz etkiliyor'

Mühendislerin de işçi tanımının içerisinde yer aldığı belirten Kürekçi, "Biz mühendislerin de çoğunluğu işçi tanımının tam olarak kapsamındayız. Niteliksizleşme, güvencesizlik, emeğin değersizleşmesi (düşük ücretler, yüksek sürelerle ve bedeli olmayan fazla mesai çalışmaları vs.), işsizlik gibi durumların işçileşme sürecini yaşadığımızı açıkça göstermektedir. Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik koşulların (döviz kurlarında, faizlerde ve enflasyondaki yüksek artışlar vb.) kötüye gidişi, mühendisleri de kapsayan emekçi kesimleri olağanüstü olumsuz etkilemiştir. Mühendislik mesleği de, emek süreçlerindeki değişimlere bağlı olarak, gerek çalışma koşullarında gerekse toplumsal kimliklerinde dönüşümlerden geçmiştir" ifadelerini kullandı. 

TMMOB Kocaeli İKK Sekreteri Murat Kürekçi

'Her yıl işsiz ya da düşük ücretlerle çalışan mühendis sayısı artıyor'

"Devlet ve vakıf üniversitelerinin artması, bunların bir kısmının tabela üniversitesi olması, ikinci öğretimler ve yanı sıra birincil öğrenme ve meslek edindirme yöntemi olarak kabul edilemeyecek olan karma/uzaktan öğretimler sonucu ihtiyaçtan ve çok sayıda mezun oluşmasına neden olmakta" diyen TMMOB Kocaeli İKK Sekreteri şunları söyledi: 

"Bu durum sadece plansızlığın bir sonucu değildir. Vakıf üniversiteleri için sadece ve sadece para kazanma amacıyla kurulan maliyeti düşük mühendislik disiplinleri başta olmak üzere bir çok mühendislik alanına dair yüksek kontenjanlı bölümlerin açılması vs. her yıl işsiz ya da düşük ücretlerle çalışan mühendis sayısını yığınsallaştırıyor. Tüm araştırmalar, işsizlik artışının net bir biçimde görüldüğünü, özellikle genç mühendislerin bu sorundan daha çok etkilendiğini ortaya koymaktadır. 

'Çalışabilecek her dört gençten biri işsiz'

TÜİK tarafından yayımlanan 2021 verilerine göre ülkemizde 7 milyon 900 bin kişi işsizdir. 2021 yılında ülkemizdeki genç işsizliği yüzde 23,2 olarak açıklanmıştır. Yani çalışabilecek her dört gençten biri işsizdir! 

Mühendis, mimar ve şehir plancısının iş bulamaması, ülkemizin üretimden, kalkınmadan, gelişmeden koptuğunun göstergelerinden birisidir. Binlerce genç, binlerce meslektaşımız iş bulmaya dair umutlarını kaybetmiştir.

'Lisans mezunu olan işsiz sayısı 1 milyon 13 bin'

2021 yılı resmi verilerine göre 8 milyon 938 bin yüksekokul mezunu işgücünün 1 milyon 162 bini mühendis, mimar ve şehir plancısıdır. Lisans mezunu olan işsiz sayısı 1 milyon 13 bindir ve bunun 230 bini yani yüzde 22,7’si mühendis, mimar ve şehir plancısıdır. Gerçek durum ise bu verilerin çok üstündedir.

TMMOB üye sayısına göre hesaplandığında, 2021 yılı mühendis, mimar ve şehir plancısı işsizlik oranı yüzde 38,3’tür. Resmi rakamlar her ne kadar makyajlı olsa da işsizlik sorununun ulaştığı boyutu gizlemeye yetememektedir. Her 3 mühendis, mimar ve şehir plancısından 1’i işsizdir. Meslektaşlarımız kendilerini, yarının potansiyel işsizi olarak görmektedir. Mezun olmayı bekleyen öğrenci arkadaşlarımızın, eğitimini aldıkları meslekleri yapabilme umutları iyice tükenmektedir. 

Giderek zorlaşan yaşam koşulları altında işsizlik, güvencesizlik, hayat pahalılığı, düşük ücretlere karşı direnemeyen meslektaşlarımız çaresizlikle meslekleri dışında işlere, kayıt dışı çalışmaya yönelmektedirler.

'Mühendislerin çoğu yoksulluk sınırının altında çalışıyor'

Kürekçi ayrıca mühendislerin çoğunluğunun yoksulluk sınırının altında çalıştığını belirterek şöyle konuştu:

"Çalışma koşullarının kötüleştiğini gösteren bir diğer unsur ücret konusudur. Mühendislerinin çoğunluğu yoksulluk sınırının altında (4 kişilik aile için TÜRK-İŞ Mayıs 2022 Raporu'na göre 19 bin 602 TL), açlık sınırının (4 kişilik aile için TÜRK-İŞ Mayıs 2022 Raporu'na göre 6 bin 7 TL) altında çalışan mühendislerin sayısı azımsanmayacak kadardır.

Koronavirüs etkisiyle oluşan yeni mezun mühendis, mimar, şehir plancıları arasında yapılan araştırmada yüzde 62 oranında meslektaşımız 6 bin 100 TL altında ücret alıyor. Asgari ücret ve yakını ücret alan çalışanlar toplam çalışanların yaklaşık yüzde 55-60’ı arasındadır. Meslektaşlarımız da neredeyse ülkemizde ortalama ücret halini alan asgari ücretin az üstünde çalıştırılmakta, bazen de asgari ücretin bile altında ücretler teklif edilmekte ve çalıştırılmaktadır.

Kamuda çalışanların ücretleri, ek göstergelerle ilgili yeni düzenlemeyle, diğer meslek gruplarıyla (imam, hemşire, polis gibi) neredeyse eşitlenmiştir. Mühendislerin çoğunluğu fazla mesai ücreti alamamaktadırlar ve bu durum mühendisler için çok yaygın bir sorun haline gelmiştir. Mühendislerin büyük bir kesiminin yasal çalışma süresi olan 45 saatin üzerinde çalışması bugün artık normalleşmiş bir durum halini almıştır. 

Düşük ücretler, kötü çalışma koşulları, kiralık işçilik...

İşi gereği akıllı telefon ve bilgisayar kullanan mühendisler artık işyerinin dışında evde, yolda, kafede hatta gittiği ziyaretlerde bile çalışmaktadır ve bu durumda olağanlaşmıştır. Mühendisler arasında 'şirketini benimseme' kültürünün yaygınlaşması, yüksek statülü bir mesleğin sorumluluğu gereği sayılarak normalleşmiştir.

Taşeron şirketlerde düşük ücretler ve kötü koşullarla çalışmakta 'kiralık işçiler' olarak ve proje bazlı istihdam edilmektedir. Bu dönemde mühendisin kendisi için yeni bir olgu olan 'güvencesizleşme' ile kitlesel ölçekte tanıştığı söylenebilir.

Mühendisler arasında eşit işe eşit ücret ilkesi neredeyse hiç uygulanmamaktadır. Aynı yerde, aynı birimde çalışan meslektaşlarımız bile birbirlerinin ücretlerini bilmemektedirler ve hatta soramamaktadırlar."

'Mühendislerin ezici çoğunluğu artık bir orta sınıf üyesi değil'

Kürekçi son olarak orta sınıf tartışmalarına da değindi. "Mühendislerin ezici büyüklüğü artık bir orta sınıf üyesi değildir. Artık konut sahibi olmayı bırakalım, gıdaya bile erişimde ciddi sorunlar yaşadığımız bu süreçte sorunların daha da derinleşeceğini görüyoruz" diyen Kürekçi sözlerini şöyle sonlandırdı: 

"Tam bu aşamada Mühendislerin sınıfsal konumlarına değinmekte yarar vardır: Mühendisler orta sınıf mı? Orta sınıf kavramının kapsamında bulunan toplumsal gruplar ve meslek sahipleri sermaye ve emek kutuplaşmanın nesnesi konumundadırlar. Hangi tarafa yönleneceği üretim araçlarına olan sahipliği ve yanaşıklığı, bilinç seviyesiyle duruma göre değişebilmektedir.

Özellikle son dönemlerde, bütünlüğünde değerlendirildiğinde mühendisler arasında, ücretli mühendislerle sermaye sahibi mühendisler arasındaki sahiplik durumlarındaki çelişki (varsıllık/yoksulluk) derinleşmektedir. 

Mühendislik emek gücü, diğer emek güçlerini etkileyen işsizleşme, değersizleşme süreçlerinden de artık aynı oranda etkilenmektedir. Artık mühendisler de bunun farkında olduklarını ortaya koyarak mesleki ayrıcalıkların korunması yönünde taleplerde bulunmaktadırlar. Tüm bu etmenlerden mühendislerin büyük bir bölümünün giderek iş-ücret ilişkisine girmekte olduğu anlaşılmaktadır. Mühendislerin ezici büyüklüğü artık bir orta sınıf üyesi değildirler. Mühendislerin işçi sınıfının asli bir unsuru olduğu yüksek sesle ifade edilmesi gerektiği, net olarak söylenmelidir. Artık konut sahibi olmayı bırakalım, gıdaya bile erişimde ciddi sorunlar yaşadığımız bu süreçte sorunların daha da derinleşeceğini görüyoruz.

'Mücadele ederek ve örgütlenerek sorunlarımızı çözebiliriz'

İşsizliğe, güvencesizliğe, mesleğimizin ve meslektaşlarımızın değersizleşmesine, düşük ücretlere dair ortak sorunlar yaşadığımız tüm (ücretli) kesimlerle sınıfsal temelde birlikte olmalıyız. Yaşamın her alanında mücadele ederek ve örgütlenerek sorunlarımızı çözebiliriz ve taleplerimizi gerçekleştirebiliriz."

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.