Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Muğla Büyükşehir Belediyesi'nin 'ulaşım müjdesi' kısa sürdü: KYK yurtlarında kalan öğrenciler kapsam dışı kaldı

Şehir içi ulaşımda öğrencilere 1 TL ücret uygulanacağını duyuran Muğla Büyükşehir Belediyesi, kısa süre içinde uygulamayı ikamet koşuluna bağladı. Böylece KYK yurtlarında kalan binlerce öğrenci uygulama kapsamında çıkartıldı.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 18.10.2025 , 23:14 Güncelleme Tarihi: 19.10.2025 , 06:59

Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından geçen yıl başlatılan öğrencilere yönelik indirimli ulaşım düzenlemesinin kapsamı daraltıldı. 

2024 yılında “Müjde”, “Öğrenciye büyük destek” gibi başlıklarla birçok medya organında haberleştirilen düzenleme kapsamında, şehir içi ulaşımda öğrencilere 1 TL ücret uygulanacağı duyurulmuştu.

Ulaşımda indirim uygulaması geçen sene birçok medya organında yer bulup bol bol duyuru ve tanıtım çalışmasına konu olurken, eylül ayından bu yana uygulanan kapsam daralmasına ilişkin ne bir haber ne de doğru düzgün bir açıklamaya rastlamak pek mümkün olmadı. 

Öğrenim döneminin başladığı eylül ayı itibarıyla, öğrencilere dönük 1 TL ulaşım uygulamasının ikamet koşuluna bağlandı.

Uygulamanın ikamet koşuluna, üstelik birinci adres olarak nitelenen “yerleşim yeri” adresine bağlanması nedeniyle KYK yurtlarında kalanlar da dâhil olmak üzere yerleşim yerine yönelik adres kaydı Muğla’da olmayan ancak Muğla’da öğrenim gören binlerce öğrenci uygulama kapsamından çıkartıldı.

Muğla’da ikamet zorunluluğu nedeniyle birçok öğrenci için "yalancı bahara" dönen ulaşım müjdesinin nereye bağlanacağı ve belediyenin tutumunun ne olacağını zaman gösterecek. 

KYK yurtlarında kalan öğrenciler ilk adresini Muğla'da gösteremiyor

Muhalif belediyeleri mali kıskaca almaya ant içmiş bir siyasi iktidarın payı yabana atılamasa da piyasacılıktan nemalanan bir zihniyetin hâkim olduğu belediyelerde durum hiç de iç açıcı değil. 

Eğitim, sağlık, barınma, ısınma gibi ulaşım da tamamen ücretsiz olması gereken temel bir hak iken tüm bunların hak olmaktan çıkarılıp piyasa konusu edildiği bir düzende, kuşa döndürülmüş bir hakkın lütufmuş gibi sunulması da ayrı bir başarı olsa gerek.

Konu sadece belediye ile ilgili bir sorunmuş gibi görünse de sadece belediyeden ibaret de değil. Zira uygulamadan yararlanmak için yerleşim yeri adresi yani birinci adres olarak Muğla’yı göstermek isteyen ancak KYK yurtlarında kalan öğrencilerin adres beyanları ildeki Nüfus Müdürlükleri tarafından sadece “diğer adres” olarak kaydediliyor. Dolayısıyla belediyenin karar değişikliği ile öğrenciler mağdur oluyor.

İlgili kanun ve mevzuatta bu yönde bir hüküm bulunmamasına karşılık KYK yurtlarında kalan öğrencilerin adres beyanlarını sadece diğer adres olarak kabul eden Nüfus Müdürlüğü ve KYK’nın bu uygulamasının dayanağı ise belirsiz. Yurtlarda kalan ve ülkedeki ekonomik tablo nedeniyle zaten zorluk yaşayan öğrencilerin adres beyanlarının, sadece “diğer adres” olarak kabul ediliyor olması da indirimli ulaşımdan yararlanmak isteyen öğrencilerin elini kolunu bağlıyor. 

Mesele başka mı? Ya da işin içinde bir çapanoğlu mu var?

Yürürlükteki mevzuat göz önüne alındığında konu ile ilgili olarak 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu ile bu kanunda atıf yapılan Medeni Kanun ve Adres Kayıt Yönetmeliğinin ilgili hükümleri dışında bir yasal düzenleme yok. 

Mevzuatta ise yerleşim yeri adresi ve bunun dışında diğer adres olarak kabul edilecek ikincil adreslerin kişi beyanı esas olmak üzere alınacağı dışında bir düzenleme yok. Yani mevzuatta hangi adresin birinci adres olarak kabul edileceğine dönük “zorunlu” seçenek gibi bir hüküm bulunmamasına, aksine kişi beyanının esas alınacağı yönünde açık hükme rağmen Nüfus Müdürlüklerinin yurtlarda kalan öğrencilere dönük “diğer adres” kaydı zorunluluğu ya da zorlamasının arka planında ne olduğu bilinmiyor. 

Konuyla ilgili bilgi sorulduğunda ise “mevzuat bu yönde” ya da “sistem kabul etmiyor” gibi gerçeği yansıtmayan bir açıkllama ile karşılaşılıyor. Aynı şekilde birinci adres kaydı yani yerleşim yeri adresi olmayan bir kişinin ikinci adres kaydının da alınamayacağı belirtilmesine karşın kişinin kaldığı yurt dışında bir adres kaydı olmaması durumunda nasıl kayıt yapıldığı sorusunun da mantıklı bir cevabı bulunmuyor. 

Diğer adres zorlamasının kaynağı seçim hesapları mı?

Adres kayıtlarının seçmen kütüklerinde de esas alınıyor olması konunun bir başka yönüne işaret ediyor. Hiçbir dayanağı bulunmayan bu uygulama nedeniyle KYK yurtlarında kalan öğrencilerin, öğrenim gördükleri kentlerde oy kullanma seçenekleri de haliyle sakatlanmış oluyor. Zira Yüksek Seçim Kurulunun konuya dair kararları gereği seçmen kütüklerinin oluşturulmasında “diğer adres” kaydı değil, “yerleşim yeri adresi” kayıtları esas alınıyor. 

Seçim kanunu hükümleri açısından yerleşim yeri adresinin esas alınmasında bir isabetsizlik ya da uygunsuzluktan söz edilememekle birlikte, konu 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu ve Medeni Kanuna gelince bir elle verilen hak diğer elle geri alınıyor. Fakat verilen hakkın mevzuatta yeri varken, geri alınan hakkın mevzuatta karşılığı yok. 

Mevzuat ne diyor?

5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinin "ı" bendinde diğer adres için “Yerleşim yeri dışında kalan yerleri”, "e" bendinde de yerleşim yeri adresi için “Sürekli kalma niyetiyle oturulan yeri” ifade edeceği belirtiliyor. Yine aynı kanunun “Bildirim yükümlülüğü ve süresi başlıklı” 50’nci maddesinin 1. fıkrasında adres bildiriminde kişilerin yazılı beyanının esas alınacağı, 3. fıkrasında ise adres bildiriminin yirmi iş günü içerisinde yapılmasının zorunlu olduğu ifade ediliyor. 48’inci maddenin 4. fıkrasında ise kamu hizmetleriyle ilgili olarak faydalanılan kamu hizmetiyle sınırlı olmak üzere adrese dayalı iş ve işlemlerde yerleşim yeri adresi gibi diğer adresinde aynı hukuki değere sahip olduğu, kurumların yürütecekleri iş ve işlemlerde diğer adresin de yerleşim yeri adresi gibi esas alınacağı hükmü getiriliyor.

Yine bu kanuna dayanılarak hazırlanan Adres Kayıt Sistemi yönetmeliğinin “Tanımlar” başlıklı 4’üncü maddesi, “Yerleşim yeri ve diğer adres” başlıklı 9’uncu maddesi ve “Adres bildirim yükümlülüğü ve şekli” başlıklı 13’üncü maddesi ile diğer ilgili maddeler incelendiğinde de farklı bir hüküm bulunmadığı görülüyor.

Kişinin yerleşim yeri adresinin neresi olduğu, varsa diğer adresinin neresi olacağı konusunda kişilerin beyanının esas olacağı hükmü tartışmaya yer bırakmayacak şekilde açıkken ve aksi yönde bir düzenleme bulunmazken, gerek yurt idarelerinin gerek nüfus müdürlüklerinin ikinci adres dayatmasının da bir dayanağı ya da bir açıklaması bulunmuyor. 

Konuya ilişkin eldeki tek veri İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü'nün internet sitesinde adresinde bulunan “Adres hizmetleri hakkında sıkça sorulan sorular” sayfasında “Yerleşim yeri nedir? Diğer adres nedir? Adres bildirimi nedir?” sorusuna verilen cevap metni. 
Söz konusu cevap metninde, “Yerleşim Yeri' tanımı dışında kalan yazlık, kışlık, öğrenci yurdu, cezaevi, askerlik hizmetinin yapıldığı yer gibi geçici süreyle kalınan yerler ise 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nda, 'Diğer Adres' olarak tanımlanmaktadır...” denilse de atıf yapılan 5490 sayılı kanunda bu şekilde bir tanım yok.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.