Milli Eğitim Bakanı Özer: Meslek liselerine ekmek fabrikası kuracağız

Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer '50 bin ekmek üretim protokolünü imzaladık. Biz 1,5 TL’ye vereceğiz, belediyemiz de 2 TL civarında satacak' dedi.

Haber Merkezi

Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, 15 okulda ekmek fabrikası kurduklarını ve günlük 250 bin ekmek kapasitesine ulaştıklarını belirterek, “81 ilde 100 noktaya ekmek fabrikası kuracağız ve günlük 1 milyon ekmek üretim kapasitesiyle liselerin çıkışındaki satış büfelerinde vatandaşımızın düşük fiyatla ekmekle buluşmasını sağlayacağız” dedi.

Konya'da düzenlenen Eğitimden Üretime Tarım Çalıştayı'nda konuşan Özer, okullarda kağıt havlu üretilmeye de başlandığını, bu üretimin artıp 2022-2023 eğitim dönemine tüm okullarda öğrencilerin lavabolarda kağıt havlu kullanabileceğini kaydetti. Liselerdeki ekmek fabrikalarına ilişkin de konuşan Bakan Özer, ''Şu anda günlük 250 bin ekmek üretim kapasitesine ulaştık. Geçen hafta Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanımızla ekmek satış reyonlarında günlük 50 bin ekmek üretim protokolünü imzaladık. Biz 1,5 TL’ye vereceğiz, belediyemiz de 2 TL civarında satacak. Türkiye’de 81 ilde 100 noktaya, Meslek Lisemize ekmek fabrikası kuracağız ve günlük 1 milyon ekmek üretim kapasitesiyle o liselerin çıkışındaki satış büfelerinde vatandaşımızın düşük fiyatla ekmekle buluşmasını sağlayacağız” şeklinde konuştu.

Özer özel sektörün meslek liselerine yönelik çalışmalar yapmadığını söyleyerek, şunları ifade etti:

''Nasıl tüm dünyada devlet üretim ve hizmet sektöründen tedrici bir şekilde çekilmişse, Türkiye'de de devlet üretim ve hizmet sektöründen tedrici bir şekilde çekildi. Ama dünyada olup da Türkiye'de olmayan bir süreç yaşandı. Mesela Kıta Avrupa'sına bakın, Uzak Doğu'ya bakın, bu süreçte mesleki eğitim de, özel sektör tarafından devralınmaya, omuzların üzerine yüklenilmeye başlandı. Ama Türkiye'de özel sektör maalesef meslek eğitimi üzerine almak, ona katkıda bulunmak istemedi. Kıta Avrupa'sına bakın, özel sektörün mesleki eğitimdeki payı yüzde 50'lilerin üzerindedir. O kadar anlamlı bir hareket ki bu, biz mesleki eğitimde kime insan kaynağı yetiştiriyoruz?

Özel sektöre, iş gücü piyasasının temsilcilerine. Ama eğitimi ben yapıyorum, devlet olarak. Bir şekilde arz talep dengesini kurmakta dengeyi tutturamıyorum. Öğrenci sayısını artırıyorum ama sahada o elemana ihtiyaç yok, fazlalık veriyorum veya entegrasyonu sağlayamıyorum. Gerçekten iş gücü piyasasını talep etmiş olduğu beceride insan kaynağını yetiştirmekte güçlük çekiyorum. İşte bunun asıl başlangıç noktası dünyanın takip etmiş olduğu modeli Türkiye'nin takip etmemiş olması. Bunu telafi etmek için hükümetlerimiz 2012 yılında bir teşvik yasası çıkarttı. Organize sanayi bölgelerinde mesleki eğitim kuran özel sektörün, eğitim sürecinde öğrenci başına belli miktarda sübvansiyonuyla ilgili bir çalışma yaptı. 2012 yılına kadar Türkiye'deki mesleki eğitimdeki özel sektörün payı yüzde 0,79'du, yüzde 1'di. 2016 ya kadar OSB içerisindeki yapılan teşviklere daha sonra OSB dışına da yaygınlaştırdık ve hala özel sektörün meslek eğitimindeki payı yüzde 10 altında. Bu dünyadaki eğilimlerden, Türkiye'deki mesleki eğitim eğiliminin saptığı ilk başlangıç noktalarından bir tanesi."