Sayfa yolu
Milas Yurttaş İnisiyatifi suya erişim hakkı için buluştu
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 14.11.2023 , 17:57 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Muğla'da Milas Yurttaşlar İnisiyatifi, suya erişim hakları için bugün Çınaraltı, Hacıilyas Meydanı'nda buluştu.
"Havanda su dövmüyoruz! Susuzluk kapıda..." başlıklı çağrıyla bir araya gelen Milas Yurttaşlar İnisiyatifi, burada bir basın açıklaması gerçekleştirdi.
Hızla büyüyen nüfus, değişen yaşam tarzları, kentleşme ve endüstrileşmeyle birlikte iklim değişikliğinin neden olduğu tahmin edilmesi zor etkilerin, su kaynaklarının mevcudiyeti konusunda vatandaşları endişelendirdiği vurgulanan açıklamada, hem ulusal hem de yerel düzeyde yöneticiler bu konuda önlemler almaya çağırıldı.
Suyun, “yerine bir başka şeyin ikame edilemeyeceği bir doğal kaynak” olduğuna dikkat çekilen açıklamada, doğal kaynakların “toplumların ortak varlıkları” olduğu ve bu kaynakların tasarruf hakkının, topluma ait olduğu hatırlatıldı.
Yaşanan susuzluğun doğal olmadığına işaret edilen açıklamada, günlük hayatları sürdürülmez hale getiren susuzluğun, yetkililerin on yıllardır adaleti geciktirmesi sonucu yurttaşlara ödetilen ağır bedellerin sadece bir boyutu olduğu kaydedildi.
Doğal yaşam kaynaklarının enerji ve maden şirketleri tarafından hunharca sömürülmesinin devam etmesi durumunda susuzluğun kaçınılmaz olduğu bilim insanları tarafından sürekli söylendiği anımsatılan açıklamada, ne bakanlıkların, ne valilerin, ne halkın seçtiği yerel yöneticilerin ne de milletvekillerinin bu devasa yaşamsal sorunu dert etmediği vurgulanarak, "Zira onların derdi müştereklerimiz olan bu zenginliklere, yani sömürülen toprağa, suya, yaşam alanlarına ‘yerli ve milli servet’ diyerek bir avuç sermaye sahibine peşkeş çekmekti" denildi.
'Su meta olarak düşünülemez ve kullanılamaz'
Açıklamada, ilçedeki su krizine dair şunlar ifade edildi:
"İlçemizde bulunan 2 termik santral, soğutma suyu olarak içme suyu kullanmaktadır. Standart bir linyit kömürlü termik santral, her 3,5 dakikada bir, bir olimpik yüzme havuzunu dolduracak kadar su çeker. Su Tahsisleri Hakkındaki Yönetmeliğin 7. Maddesi suyun kullanımında öncelik sıralaması yapmakta ve halkın içme ve kullanma suyu ihtiyacını birinci, enerji üretimi ve sınai su ihtiyaçlarını ise dördüncü sıraya koymaktadır. Yani yasa açık bir şekilde yurttaşların su ihtiyacının öncelikle karşılanması gerektiğini söylerken termik santrallere su tahsisi yapan DSİ uymak zorunda olduğu kendi yönetmeliğini hiçe saymaktadır.
Geyik Barajı Milas ilçesinde Sarıçay üzerinde, Yeniköy Termik Santrali’ne soğutma ve kül suyu temin etmek amacı ile inşa edilmiştir. Yeniköy Termik Santralinin Kullandığı su miktarı 14,5 milyon metreküptür. Santrale tahsis edilen suyun 9,5 milyon m3’ü Geyik Barajı’ndan, geri kalan 5 milyon m3’ü ise Milas Dereköy yeraltı suyu varlıklarından alınmaktadır. Bu kullanım Milas’ın yıllık kentsel su kullanımının neredeyse 2,5 katıdır.
Yerine bir başka şeyin ikame edilememesi nedeniyle su meta olarak düşünülemez ve kullanılamaz. Hiç kimsenin, hiçbir kuruluşun, topluluğun, sınıfın ya da devletin; suyu kirletme ve sudan kar elde etme hakkı yoktur. Örneğin Türkiye'de başka hiçbir yerde örneği olmadığı şekilde su hizmetleri Güllük’te imtiyaz sözleşmesiyle özel bir şirkete devredilmiştir. Suyun bu şekilde bir meta haline getirilmesine hepimizin, birlikte bugün karşı çıkmalıyız.
'Küresel su krizinin asıl nedeni suyun plansız kullanılmasıdır'
Küresel su krizinin asıl nedeni, suyumuzun az olması değil, nüfus artışı, hızlı endüstrileşme, çarpık kentleşme ve suyun plansız kullanılmasıdır. Vatandaş su tasarrufu yapsın diye ortada dolaşanlar bilsinler ki, vatandaşın kullandığı su toplam su tüketiminin sadece %15’idir. Bodrum’da, Milas’ta su krizine çözüm arayışında olanlar, önce %30-40 aralığında olan su kayıp ve kaçaklarını Avrupa ve Amerika ortalamasına, yüzde 10’ a çekmeye çalışmalıdırlar. Tarımda vahşi sulamadan vazgeçilmelidir. Sonra zaten 1996’da kapatılmalarına karar verilmiş olan termik santrallerin bir an önce kapatılması ve bu termik santraller için verilen teşviklerin bu santrallerde ve santrallere kömür sağlayan madenlerde çalışan emekçilere daha iyi yaşam koşulları sağlanması için kullanılmasına başlanmalıdır."
Yurttaşların ilkeleri açıklandı
Yurttaşların bu konuda ilkelerinden asla vazgeçmeyeceği belirtilen açıklamada, yurttaşların ilkeleri şöyle sıralandı:
- Su hayatın vazgeçilmez unsuru olarak önemli bir toplumsal değer olarak ele alınmalıdır.
- Herkes sağlıklı bir yaşam sürdürebilmek için gerekli sağlıklı, güvenli suya ulaşabilmelidir.
- Temel insan hakkı olan suya erişim hakkı ile ilgili bağlayıcı yasalar anayasa metinlerine girmelidir.
- Su hizmetinde ve yönetiminde, hizmetin kamusal özü korunmalı, yönetiminde katılımcı modeller geliştirilmelidir.
- Yaşam hakkımız olan suyumuz, su şirketlerinin insafına bırakılmamalıdır.
- Su kamu malı olarak tanımlanmalı ve toplumsal bir değer olarak kabul edilmelidir.
- Su kaynaklarının kullanımında öncelik tüm canlılara, insanlara ve ekolojinin korunmasına verilmelidir.
'Gün, suya erişim hakkımızı talep etme, alma zamanıdır'
Açıklama şöyle sonlandırıldı:
"Gün, suya erişim hakkımızı talep etme, alma zamanıdır. Bizler kamuya ait olan suyun kamu eliyle yönetilmesini istiyoruz. Kamu yönetiminden kastımız, parçalanmış, hantal olan devlet kurumlarının yönetimi değildir. Kamu yönetiminden kastımız, toplumun ortak çıkarları için çalışan, bilim ve teknolojiyi en verimli biçimde kamu yararına kullanmayı hedefleyen bir kamu yönetimi tarzıdır."
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
