Sayfa yolu
MHP’nin sağlam ayağı olmak: Altan Tan’ın Alevi düşmanlığı neden hortladı?
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 29.08.2026 , 10:08
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin sürecin ana yürütücülerinden biri olması, Abdullah Öcalan’ın “MHP kadar bu devletin sağlam ayaklarından biri olacağız” çıkışı şimdilerde yoluna bir düşman cephesi tarifiyle devam ediyor.
Cumhuriyet düşmanlığı zaten ana zemin.
Buna ek olarak ümmetçi ve Yeni Osmanlıcı çözüm sürecinin sürekli olarak “Çaldıran” kardeşliği hatırlatması yapması da boşuna değil.
Tam da bu noktada Öcalan’ın dile getirdiği “Şimdi devlet bize terörist gözüyle baksa da yarın en az MHP kadar bu devletin sağlam bir ayağı olacağız. 3 ay tartışalım, göreceksin devlet kapısı ardına kadar açılacak. Çünkü en stratejik bir halkı devletin müttefiki haline getiriyoruz. Yavuz, İdris-i Bitlisi'ye beyaz bir kağıt verir, ne istersen yaz der. Sonuç Ortadoğu kapısını aralar” sözleri de son derece planlı.
Tıpkı AKP’liler gibi Anadolu’daki Türk-Kürt ittifakını Sünni İslam ve ümmetçilik temelinde tarif eden bu çıkışın tarihsel kodlarında Alevi düşmanlığı bulunuyor.
İdris-i Bitlisi’nin kim olduğunu ve Anadolu’daki Alevi katliamlarındaki rolünü kısa süre önce soL’da ayrıntılı şekilde işlemiştik.
İşte başlıkta sorduğumuz sorunun yanıtı tam da bu zeminde verilmiş oldu.
Altan Tan mesajı aldı
“İlk aşama (yasa geçer ve yürürlüğe girerse) başarılı geçerse zorunlu olarak devasa bir görev bizi bekliyor. Çok sayıda kişi ile görüşeceğiz. Metiner de Altan Tan da gelsin. Ahmet Davutoğlu ile görüşeceğim. Laik aydınlar da gelsin.”
Öcalan’ın son tutanaktan süzülen bu sözleri sonrası ilk sahne alan isim Altan Tan oldu.
Gerici bir saldırı gündeme gelince aksi de düşünülemezdi zaten.
“Bir; eski, hâlâ 1930'ların, 40'ların zihniyetinde olan Kemalistler, Kemalist ulusalcılar ve bir de işte bunları sayarken, yani güç güçleri de sayarken, içeride bir de Türk solu ile, Türk, yani Marksist sol çevreleri ile Ali'siz Alevilik diye bir şey icat eden, Marksist, yani dinle, diyanetle alakası olmayan, ne Alevilikle, ne Sünnilikle, ne Hristiyanlıkla bir alakası olmayan, yine çoğunluğu kendilerine sol diyen bu ateist Ali'siz Alevi çevreleri…”
Altan Tan bunları söylüyor.
Yani diyor ki, “Alisiz Aleviler, Kemalistler ve solcular sürece karşı”, düşman cephesi burası.
“Çünkü şu ana kadar, son 7-8 senedir, hatta hatta biraz daha geriye giderseniz 9 senedir kurulan bu çevrelerle PKK, DEM, işte ondan önce HDP, Kandil, neyse ittifakı bozuldu.”
Sonra da bunu söylüyor.
Yani yukarıda saydığı kesimlerin DEM ve Kandil ile ittifakının bozulduğunu söylüyor.
Türkiye’de kendini “sol” olarak tarif edip uzun süredir HDP gölgesinde siyaset yapan bazı kesimler olduğu doğru.
Ancak Tan açıkça yalan söylüyor, bu kesimler “sürece karşı” değil, DEM ve İmralı hangi pozisyondaysa, bu kesimler zaten peşinden sürüklenmeye devam ediyor.
Yani ümmetçi, Yeni Osmanlıcı, sermaye sınıfı projesiyle “DEM solu” bir uyumsuzluk içinde değil.
Bu sürecin çerçevesine karşı olan devrimcilerinse zaten DEM ile -koltuk pazarlığı üzerinden yürüyen- ittifak ilişkisi bulunmuyor.
Ancak Tan belli ki koltuk pazarlığı hatırına bu ittifak ilişkisini sürdüren soldan dahi rahatsız, muhtemelen onların tamamen kapı dışarı edilmesini istiyor.
Buna ek olarak da madem merkezde “Yeni Osmanlıcılık”, “Çaldıran” ve “İdris-i Bitlisi” var, Alevileri de fırsat bu fırsat düşman ilan ediyor Tan.
Tam da AKP’lilerin kullandığı dille:
“Ali'siz ve Marksist Alevilerden, kardeşim, sen eğer Hz. Muhammed'e inanmıyorsan, Allah'a inanmıyorsam, Hz. Ali'ye inanmıyorsak, On İki İmam'a inanmıyorsan, dedeleri gerici, yobaz, feodal unsurlar olarak görüyorsan, senin anne babanın, dedenin Alevi olmasının haricinde Alevilikle hiçbir bağın yok.
Şu an Sünnilerin içerisinde de onlarca, yüzlerce, binlerce bu noktada insan var ama bu insanlar çok daha namuslu, Sünnilik üzerinden bir solculuk veya bir Marksistlik yürütmüyorlar.
Anlatmak istediğim bu.”
Anlatmak istediği buymuş Altan Tan’ın…
Yani Tan’a göre bu sürece karşı çıkan Marksist Aleviler var ve onun derdi Alevilikle bağı kalmamış bu Alevilermiş, diğerleri onun başının tacıymış.
AKP gericiliğinin en tipik saldırı taktiklerinden birini kullanan Tan’ın bu kadar kıvranmasına gerek yok.
Ümmetçi, Yeni Osmanlıcı çözüm sürecine karşı çıkan Aleviler, Altan Tan için “Alisiz Aleviler”, yani düşmanlar.
Bu sürece boyun eğenlerse onun “baş tacı”, tüm kıvranmanın ardından ortaya koyduğu gerçek budur Tan’ın.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.