Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

MHP'li Semih Yalçın: NATO güvenlik mimarisi çöktü, Türkiye kendi nükleer programını başlatmalı

"NATO güvenlik mimarisi dağılmıştır" diyen MHP'li Semih Yalçın, "Topyekûn savaş tehlikesi hiç olmadığı kadar yakındır. Türkiye’nin kendi nükleer programını başlatması elzemdir" diye konuştu.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 10.01.2026 , 11:00

MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Semih Yalçın, Türkiye ve dünya gündemine ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. 

MHP'ye yakın Türkgün gazetesinin haberine göre Yalçın, uluslararası hukukun fiilen ortadan kalktığını söyledi, ABD Başkanı Donald Trump için "çağdaş korsan", ABD için ise "en büyük korsan devlet" ifadelerini kullandı. 

Semih Yalçın "Türkiye’nin kendi nükleer programını başlatması elzemdir" dedi. Yalçın şunları söyledi:

"Trump; devlet başkanı sıfatıyla adım attığı korsanlık ummanında, yeni bir furya başlatmıştır. Donald Trump; Henry Morgan’dan devraldığı misyonu, sadece Karayipler’de değil, bütün denizlerde Amerikan hâkimiyetini sağlamak için kullanmaktadır. Bağımsız ve kişisel korsanlık, Trump trendinde devletlerarası korsanlığa evrilmiştir. ABD bundan böyle en büyük korsan devlettir. Korsan devlet eylemlerinin bölgesel örneklerinden birini de ABD’nin Ortadoğu tayfası İsrail vermektedir.

Artık uluslararası hukuk normları fiilen ortadan kalkmış, dünya çok tehlikeli bir sürece girmiştir. Bundan sonra hiçbir ülkenin bir başka ülkeye hak ihlali, egemenlik, insan hakları dayatması söz konusu olamayacaktır. Diplomasinin yerini, Trumplomasi almıştır. Uluslararası arenada geçerli motto, kadim halk tabiriyle 'gücü gücü yetene'dir. Artık hukuk dışı hâkimiyet iddiaları artacak, güvenlik ve hak ihlalleri yaygınlaşacaktır. Uluslararası ilişkilerde artık beşerî hukuk ve adalet değil, eşkıyalık ve harami kanunları egemen olacaktır."

Maduro'nun "Trump’ın emriyle esir alınarak ABD’ye götürüldüğünü" söyleyen Yalçın, "Bağımsız bir ülkenin güvenlik ve esenliği açısından iç barış ve bütünlüğün önemi bir kez daha açık seçik ortaya çıkmıştır" dedi.

'NATO konsepti çökmüştür'

Yaşananları "çözüm süreci"ne bağlayan Yalçın, "ABD Başkanı Trump’ın korsanlık son hamleleri, Terörsüz Türkiye’nin ne kadar büyük ve isabetli bir karar olduğunu gözler önüne sermiştir" ifadelerini kullandı. Semih Yalçın şöyle devam etti:

"ABD için sıradaki çökülecek ülkeler arasında, kendi çöplüğündeki Küba ve öteki Güney Amerika ülkelerinden sonra Grönland vardır.  Grönland’ın bağlı bulunduğu Danimarka bir NATO üyesidir ve bizzat ABD Başkanı Trump tarafından tehdit edilmektedir. ABD’nin gözüne kestirdiği yerlere çökme planları yüzünden, NATO konsepti çökmüştür. NATO güvenlik mimarisi dağılmıştır. Anlı şanlı NATO’nun müessiriyeti, caydırıcılığı ve dayanışması, askerî masallarda kalmıştır."

'Topyekûn savaş tehlikesi hiç olmadığı kadar yakın'

Trump’ın savaş gemilerinin, başka ülkelerin gemilerine de el koyarak uluslararası ticareti doğrudan tehdit ettiğini kaydeden Yalçın, "Topyekûn savaş tehlikesi, hiç olmadığı kadar yakındır" dedi ve ekledi:

"Bütün bu gelişmeler, ister istemez, 1962 yılında yaşanan Küba Füze Krizi sırasındaki nükleer savaş riskini hatırlatmaktadır. O dönemde, ABD Başkanı Kennedy ile Sovyetler Birliği Devlet Başkanı Kruşçev tarafından karşılıklı atılan geri adımlarla beşeriyetin emniyet ve esenliği topun ağzından alınmıştır. Sovyet Rusya Küba’daki, ABD de İtalya ve Türkiye’deki füzelerini sökmüştür. Bugünse nükleer silahlar, caydırıcı birer güç unsuru ve askerî koz oldukları kadar, insanlığın varlığına dönük tehdit olarak dünya gündeminin merkezindedir."

'Türkiye’nin kendi nükleer programını başlatması elzemdir'

Nükleer silaha sahip olmak, bir ülke için varlık ve güvenlik garantisi hâline geldiğini belirten Yalçın, "Türkiye’nin de kendi nükleer programını başlatması elzemdir. Esasen, bugüne kadar tabi olduğumuzu düşündüğümüz ya da peşinden koştuğumuz bütün uluslararası kural ve normlar, Batı dünyası tarafından oluşturulmuştur. BM de, NATO da ABD’nin kucağında doğmuştur" diye konuştu.  

'Türkiye’nin de kendisine yeni bir denge sistemi kurması, üçüncü bir yol bulması lazım'

"Batı’nın yıllarca, hatta asırlarca insanlığa dayattığı insan hakları, din ve vicdan hürriyeti, bağımsızlık ve egemenlik, uluslararası hukuk, diplomasi gibi beşerî unsurların birer yutturmaca olduğu ortaya çıkmıştır" diyen Yalçın, şöyle devam etti:

"Merkezkaç kuvvetle merkezcil kuvvet arasındaki denge ortadan kalkmıştır. Bundan böyle gücü olan konuşacaktır. Dolayısıyla hür dünyanın, kendisini Batı’nın askerî hegemonyasından ve siyasi prangasından kurtarması elzemdir. Türkiye’nin de kendisine yeni bir denge sistemi kurması, üçüncü bir yol bulması lazımdır. Türkiye; küresel ortamı kasıp kavuran eşkıya kanununa, harami düzenine karşı kendi kendine yetebilen, kendi güvenliğini sağlayabilen bir ülke olmak zorundadır. Bunun yolu; öncelikle iç barışın tesisinden, sonra da savunma sanayiinden genel ekonomiye kadar her alanda bağımsız ve güçlü bir konuma erişmekten geçmektedir."

Yalçın çözüm olarak da "Diğer yandan Türkiye, Türk ve İslam dünyasından başlayarak hür dünyayı ihata eden ve ana teması barış olan yeni bir savunma ve güvenlik doktrini belirlemelidir" fikrini savundu. "Türk milliyetçileri, fitne ve tefrikadan bir an önce uzaklaşarak MHP’de toplanmalıdır. MHP, Türk milliyetçilerinin kürkçü dükkânıdır. MHP; milliyetçi camianın yuvası, vatan ve millet sevdalılarının otağıdır" dedi.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.