Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Mesele mescitten ibaret değil: Okullar ibadethaneye dönüşüyor, imam atamanın önü açılıyor

İstanbul’da valiliğin okullarda cuma namazı gibi toplu ibadetlere uygun alanların oluşturulması yönündeki talimatı temizlik gibi işler için kadro ayrılmayan okullarda dini personel görevlendirmesinin önünün açılacağına işaret ediyor. THTM İstanbul Öğretmen İnisiyatifleri de yaptığı açıklamayla devlet okullarının dinselleştirilmesindeki bu yeni aşamaya dikkat çekti.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 29.07.2026 , 17:02 Güncelleme Tarihi: 29.07.2026 , 17:09

İstanbul Valiliği’nin 39 ilçe kaymakamlığına yazı göndererek mescit olmayan okullarda mescitlerin açılması, mevcut mescitlerin de cuma namazı gibi toplu ibadetlere uygun şekilde dönüştürülmesini istemesi devlet okullarının ibadethanelere dönüştürüleceği yeni uygulamanın en son somut adımı oldu.

Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi (THTM) İstanbul Öğretmen İnisiyatifleri’nden yapılan açıklamada “Devlet okulları ibadethane değil, bilimsel ve laik eğitim kurumları olmalıdır” denildi.

Kamu okullarının ibadet merkezine dönüştürülmesi

THTM İstanbul Öğretmen İnisiyatifleri tarafından yapılan açıklamada, valiliğin 22 Nisan 2026 tarihli "Okullarda İbadet Alanı Planlaması" konulu yazısıyla, yeni yapılacak okullarda mescit alanlarının planlanması, mevcut okullarda ise mescidi bulunmayan eğitim kurumlarında uygun alanların mescide dönüştürülmesi yönünde bir süreç başlattığı belirtildi.

Geçtiğimiz gün İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından gönderilen yeni yazıyla ise bu uygulamanın bir adım daha ileri taşındığı belirtilen açıklamada “Önceki talimat yinelenerek mevcut mescitlerin ‘cuma mescidi’ olarak düzenlenmesi ve ilgili çalışmaların ilçe milli eğitim müdürlüklerince yerine getirilmesi istenmiştir” denildi.

Böylece nisan ayında başlatılan dinselleştirme politikasının yeni bir yazıyla pekiştirildiği ve okullarda fiilen hayata geçirilmesinin önü açıldığına dikkat çekilen açıklamada şöyle denildi:

“Söz konusu yazıda kullanılan ‘manevi değerler’, ‘temel hak ve özgürlükler’ ve ‘ibadet ihtiyacı’ gibi ifadelerle kamu okullarının dinselleştirilmesi meşrulaştırılmaya çalışılmaktadır. Oysa kamu okullarını ibadet merkezlerine dönüştürmeye yönelik bu yaklaşım, Anayasa'da güvence altına alınan laiklik ilkesinin bir kez daha ihlal edilmesi anlamına gelmektedir.”

Yalnızca fiziksel bir mescit düzenlemesinden ibaret değil

Okulların tüm öğrencilerin eşit yurttaşlık temelinde eğitim aldığı, hiçbir inancın ya da inançsızlığın devlet eliyle ayrıcalıklı hale getirilmediği kamusal alanlar olduğu vurgulanan açıklamada devletin görevinin herhangi bir dini pratiği kurumsallaştırmak değil, tüm öğrencilerin eğitim hakkını bilimsel, laik ve kamusal eğitim anlayışı doğrultusunda güvence altına almak olduğu vurgulandı.

THTM İstanbul Öğretmen İnisiyatifleri, söz konusu yazıda geçen "cuma namazı gibi toplu ibadetler" ve "eğitim saatlerinin verimli kullanılması" ifadelerinin yalnızca fiziksel bir mescit düzenlemesinden ibaret olmadığını altını çizdi.

Açıklamada “Bu yaklaşım; okul programlarının cuma namazına göre yeniden düzenlenmesi, ders saatlerinin değiştirilmesi, öğrencilerin toplu ibadete yönlendirilmesi ve gelecekte okullarda dini hizmet sunacak personelin görevlendirilmesi gibi uygulamaların da önünü açabilecek niteliktedir. Eğitim sistemi pedagojik ihtiyaçlara göre değil, dini referanslara göre şekillendirilmeye çalışılmaktadır” denildi.

Okulların fiziki yapısı dini ihtiyaçlara göre düzenleniyor

Bugün okulların gerçek sorunlarının ortada olduğu kaydedilen açıklamada “Yetersiz bütçeler, kalabalık sınıflar, güvenlik sorunları, nitelikli kamusal eğitimin gerilemesi, çocuk işçiliğinin yaygınlaşması, MESEM uygulamalarıyla öğrencilerin ucuz iş gücü haline getirilmesi ve gençlerin geleceğe dair derin umutsuzluğu çözüm beklemektedir” ifadelerine yer verildi.

Siyasi iktidarın bu sorunlara çözüm üretmek yerine eğitim sistemini adım adım dinselleştirmeyi tercih ettiği vurgulanan açıklamada ÇEDES projeleriyle imamların okullara girmesinin önünün açıldığı, vakıf ve cemaatlerle yapılan protokollerin yaygınlaştırıldığı, şimdi ise okulların fiziki yapısının da dini ihtiyaçlara göre yeniden düzenlenmek istendiği ifade edildi.

''Yeni Parti' kuruluşlarının cami çıkışlarında ilan edilmesi dinle siyasetin iç içe geçmesini sıradanlaştırıyor'

Bütün bu adımların birbirinden bağımsız olmadığı, laik ve bilimsel eğitimin sistemli biçimde tasfiye edilmesinin parçaları olduğu vurgulanan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Toplum uzun yıllardır siyasal iktidarın gerici politikaları doğrultusunda dönüştürülmeye çalışılmaktadır. Bugün gelinen noktada yalnızca iktidar değil, muhalefetin bir bölümünün de siyasetini dini semboller ve mekânlar üzerinden kurmayı tercih ettiği görülmektedir. ‘Yeni parti’ kuruluşlarının dahi camiler önünde ya da cami çıkışlarında ilan edilmesi, din ile siyasetin iç içe geçirilmesini sıradanlaştırmaktadır. Siyasetin bu ortaklaşan dili ve tutumu, kamusal alanın laik niteliğini aşındırmış; bugün okulların da aynı anlayış doğrultusunda yeniden şekillendirilmesine zemin hazırlamıştır.

'Devlet okulları hiçbir inancın örgütlenme alanı değildir'

İstanbul THM Öğretmen İnisiyatifi olarak bir kez daha hatırlatıyoruz:

Devlet okulları hiçbir inancın örgütlenme alanı değildir. Okulların ihtiyacı daha fazla mescit değil; daha fazla öğretmen, daha fazla kütüphane, laboratuvar, sanat ve spor alanı, güvenli eğitim ortamları ve bilimsel eğitimdir.

Laiklik yalnızca bir anayasal ilke değil, farklı inançlara sahip ya da hiçbir inanca sahip olmayan tüm yurttaşların eşitliğinin ve özgürlüğünün güvencesidir.

Çocuklarımızın geleceğini gericiliğe teslim etmeyeceğiz. Bilimsel, laik, kamusal ve nitelikli eğitim mücadelesini büyütmeye devam edeceğiz.”


soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.