Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Melek Uysal davasında savcılık mütalaasını sundu: KDK ‘Failin en ağır cezayı alması için mücadele edeceğiz’ dedi

Koruma kararına rağmen boşandığı M.O. tarafından ağır yaralanan Melek Uysal davasında savcılık sanığın haksız tahrik indirimi uygulanmadan cezalandırılmasını talep etti. Duruşmanın ardından davayı üstlenen KDK tarafından “Koruma kararı alındıktan sonra Melek'i koruması gerekenler neredeydi?” açıklaması yapıldı.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 13.05.2026 , 23:34

İzmir'de yaşayan Melek Uysal, boşandığı eşi tarafından koruma kararı olmasına rağmen bıçaklanarak ağır yaralandı. Sanık M.O. hakkında 2025 yılında, 18 Ekim'i 19 Ekim'e bağlayan gece Melek Uysal’a yönelik fiziksel şiddet uygulayarak ölüm tehdidinde bulunmasının ardından Uysal’ın şikayeti üzerine uzaklaştırma kararı verildi. Ancak birkaç gün sonra sanığın, çocuğu okula götürme gerekçesiyle eve gelerek Melek Uysal’ı bir süre alıkoydu.

Melek, kaçmaya çalıştığı sırada bina girişinde sanık M.O tarafından hayati bölgelerinden saldırıya uğradı ve ağır yaralandı.

Olaya ilişkin davanın İzmir Adliyesi 18. Ağır Ceza Mahkemesinde ikinci duruşması görüldü.

İz Gazete’den Büşra Çetinkaya’nın haberine göre sanık M.O., "tasarlayarak, canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürmeye teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından tutuklu yargılanıyor.

Bugün görülen duruşma; avukatlar, davayı üstlenen Kadın Dayanışma Komiteleri ve Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu tarafından takip edildi.

Müşteki Melek Uysal, ikinci duruşmaya katılmazken mahkemede tanık ifadeleri dinlendi.

Tanık: ‘İmdat, yardım edin, öldürüyorlar’ sesleri duydum

Olaya şahit olduğunu ifade eden ve sanığın komşusu olduğu ileri sürülen bir tanık, "İmdat, yardım edin, öldürüyorlar" sesleri duyduğunu belirterek, sanığın yalınayak koştuğunu gördüğünü ifade etti. Tanık, "Dışarı çıktığımda kadın kapının önünde kanlar içinde yatıyordu. İlk müdahalesini ben yaptım. Vücudun ön kısmındaki bıçaklanma emarelerini gördüm" diye konuştu.

Sanık avukatının akraba bağı olan tanıkların dinlenmesi talebi mahkeme tarafından reddedildi.

Sanık avukatı, haksız tahrik olduğunu öne sürerek “Kimse tavuk keser gibi eline bıçak alıp adam öldürmeye gitmez” dedi.

Savcılıktan kasten öldürmeye teşebbüsten cezalandırma talebi

Öte yandan İzmir Barosu'nun davaya katılma talebi mahkeme tarafından reddedildi.

Savcılık mütalaasında sanık M.O.'nun takdiri indirim olmaksızın kasten öldürmeye teşebbüsten cezalandırılmasını, haksız tahrik indiriminden yararlandırılmamasını, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, yaralama suçlarından cezalandırılmasını talep etti.

Mahkeme, sanık M.O.'nun tutukluluk halinin devamına karar verdi. Bir sonraki duruşma 8 eylül’e ertelendi, karar duruşması olması bekleniyor.

KDK: Sanık tahrik savunmasına sığınıyor

Davayı üstlenen Kadın Dayanışma Komiteleri avukatlarından Dicle Demirel duruşmadan sonra adliye önünde şu açıklamayı yaptı:

“Melek, boşandığı erkek tarafından canice bir saldırıya uğradı. Vücuduna aldığı 11 bıçak darbesi, sadece Melek'in değil, tüm ülkede özgürce yaşamak isteyen tüm kadınların iradesini hedef alıyordu. Çünkü sanık bu suçu işleme cesaretini cezasızlık zırhını ona sağlayan düzenin mekanizmalarından alıyor. Melek'in vücudundaki her bir iz, bu bozuk düzenin eseridir aynı zamanda. 

Bir kez daha ilan ediyoruz: Failin en ağır cezayı alabilmesi için, adaleti sağlamak için, şiddeti üreten bu düzeni yıkmak için duruşma salonlarında, sokaklarda mücadele etmeye devam edeceğiz. İlk celseden beri sanık şaşırtmayarak haksız tahrik savunmasına sığınsa da sanığın Melek'i öldürmeyi bir süredir planladığı, öldürmek için uygun anı kolladığı dosyada açıkça anlaşılmış durumda. Hayati bölgelere isabet eden 11 bıçak darbesi, failin öldürme kastını açıkça ortaya koymaktadır. Üstelik davaya konu olaydan önce Melek'e faile yönelik şikayetleri mevcuttur. 

Uzaklaştırma kararı, Melek'in bıçaklanarak ağır yaralanmasından birkaç gün önce alınmıştır. Melek, yakın bir tehlike içinde olduğunu daha nasıl ifade edebilirdi? Koruma kararı alındıktan sonra Melek'i koruması gerekenler neredeydi? Bunun da hesabının sorulması gerekiyor! Bu hesabı, suç ortaklarından soracağımız ilan ediyoruz. 

İkinci duruşmada, savcılık mütalaası açıklandı. Savcı, sanığın kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması talep etti. Ayrıca haksız tahrik indirimlerinden ve takdiri indirimlerden yararlanmamasını istedi. Bu anlamda olumlu bir mütalaa verildi. Ayrıca sanığın tutukluluk hâlinin devamına karar verildi. Karar duruşmasına herkesi davet ediyoruz.”

KCDP: Haftanın en az üç günü buradayız, tesadüf değil

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'ndan Tülin Osmanoğulları “Haftanın en az üç günü buradayız. Bu bir tesadüf değil! Özgür, eşit yaşamamız gerekirken, koruma kararına rağmen öldürülen, öldürmeye teşebbüs edilen kız kardeşlerimizin mücadelesini veriyoruz. Melek de koruma kararı olmasına rağmen, uzaklaştırma kararı bulunan şahıs tarafından öldürülmeye çalışıldı. Buradan soralım: Melek’i koruyamadınız. Melek, tesadüfen hayatta ama hâlâ bu sokaklarda özgürce dolaşamıyor. Kadınları koruması gerekenler, aileyi güçlendireceğim diye kutsal aile diyorlar. Kutsal aile diyerek kadınları evlere hapis edip şiddete boyun eğin diyorlar. Kadın boşanmak isterse, şiddette hayır derse ‘öldürebilirsin, mahkemede pişmanım dersen de etkinlik pişmanlık uygularız’ diyorlar. Ama biz buna izin vermeyeceğiz.” dedi.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.