Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

MEB'den yeni bir akıl ve bilim dışı uygulama: Mesleki ve Teknik Ortaokul

Mesleki ve teknik ortaokulların açılmasıyla, bu alanların seçimi ve eğitime başlama yaşı 10’a çekiliyor. MEB, bu uygulamadan derhal vazgeçmeli, tüm MTE süreçlerini 18 yaş sonrasına aktarmalıdır.

Haluk İşler* 

Yayın Tarihi: 19.08.2024 , 19:04 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Milli Eğitim Bakanlığı son yıllarda giderek artan akıl ve bilim dışı uygulamalarına bir yenisini daha ekliyor.

MEB, “2024-2025 Eğitim ve Öğretim Yılına İlişkin İş ve İşlemleri” konu alan, 14.08.2024 tarih ve 111911202 (2024/53) sayılı bir genelge yayımladı (https://mevzuat... 2229.pdf). MEB yayımladığı bu genelgeyle birçok maddenin arasında “mesleki ve teknik Anadolu liseleri bünyesinde ilk defa açılacak ortaokullar” konusunu gündeme getiriyor. Genelgenin 4. Maddesi bu konuyu şöyle açıklamış:

2024-2025 eğitim ve öğretim yılında mesleki ve teknik Anadolu liseleri bünyesinde ilk defa açılacak ortaokullar, okulun fiziki şartları ile bölgenin ortaokul ihtiyacı doğrultusunda planlanacak, eğitim ortamlarının ve fiziki koşulların belirlenmesinde pedagojik ilkeler gözetilerek ilgili Genel Müdürlüğün koordinasyonu ve onayı ile çalışmalar yürütülecektir.

Demirören Haber Ajansının (DHA) 28 Temmuz 2024 tarihli haberinde, “Türkiye’nin ilk meslek ortaokulu Sivas’ta açılacak” başlığıyla ilk mesleki ve teknik ortaokulun 2024-2025 eğitim-öğretim yılında eğitime başlayacağı duyurulmakta (https://www.dha... 2481904/1). Haberde konu şu şekilde duyuruluyor:

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Türkiye’nin ilk meslek ortaokulu Sivas’ta açılıyor. Sivas Bilişim Teknolojileri Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi bünyesinde açılacak ortaokulda, ilk öğrenciler 2024-2025 eğitim-öğretim yılında eğitime başlayacak…Milli Eğitim Bakanlığı okullarda mesleki eğitimde yeni bir döneme giriyor. Sadece liselerde olan mesleki eğitim, artık ortaokuldan itibaren başlayacak.

Bu noktada DHA’nın 28 Temmuz 2024 tarihli bu haberinin, 14.08.2024 tarihli Genelgeden 17 gün önce yayımlanması dikkate değer. Genelgede belirtilen söz konusu okulların açılmasıyla birlikte mesleki ve teknik eğitim (MTE) süreçleri 2024-2025 eğitim-öğretim yılından itibaren 10-14 yaş aralığındaki öğrencilerin eğitim gördüğü ortaokul düzeyine indirilmiş olacak. 

2000 yılında, MEB’in program geliştirme çalışmaları kapsamında finansmanı büyük ölçüde Avrupa Birliği fonları tarafından sağlanan “MEGEP-Türkiye’de Mesleki Eğitim ve Öğretim Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi” hayata geçirilmişti. MEGEP ile MTE ortaöğretim kurumları öğretim programları “alan” ve “dallar” şeklinde modüler yapıda tasarlanmış, 2005-2006 eğitim-öğretim yılında uygulamaya koyulan bu öğretim programlarıyla, “alan” eğitiminin 10. Sınıfta (lise 2), “dal” eğitiminin ise 11. Sınıfta (lise 3) başlatılması uygulamasına geçilmişti. MEGEP program geliştirme çalışmaları sırasında eğitim bilimleri uzmanı olan bazı Üniversite temsilcileri, “alan” eğitiminin 11. Sınıfta, “dal” eğitiminin ise 12. Sınıfta başlatılmasını önermiş ancak MEB temsilcileri, bu önerinin uygulanması halinde mesleki ve teknik liselere öğrenci akışının 2 yıl kesintiye uğramasının birçok soruna yol açacağı gerekçesiyle bu öneriyi kabul etmemişti. MEGEP öğretim programlarının uygulanmasıyla, o dönemde ilkokula başlama yaşının 7 olması nedeniyle öğrencilerin “alan” eğitimine 16, “dal” eğitimine ise 17 yaşında başlamaları sağlanmıştı. Bu uygulama MTE’ye başlama yaşının nispeten yukarıya çekilmesi açısından olumlu bir uygulamaydı. MEGEP öğretim programlarında liselerin tamamında 9. Sınıflarda ortak genel akademik eğitim veriliyordu. Ancak 2020 yılında yapılan değişiklikle meslek alanları eğitiminin MEGEP öncesinde olduğu gibi tekrar 9. Sınıfta (lise 1) ve 15 yaşında başlatılması uygulamasına geri dönüldü. 2012-2013 eğitim-öğretim yılında, 4+4+4 olarak da bilinen ve birçok bilim insanının itiraz ve uyarılarına rağmen bir gecede devreye sokulan üç kademeli temel eğitim uygulamasıyla ilkokula başlama yaşı 7’den 6’ya çekildiği için, MTE ortaöğretim kurumlarındaki alan seçimi ve alan eğitimine başlama yaşı da 14’e inmiş oldu. Şimdi bu belirtilen mesleki ve teknik ortaokulların açılmasıyla, mesleki ve teknik alanların seçimi ve eğitime başlama yaşı 10’a çekilmiş olacak.

Genelgenin mesleki ve teknik ortaokulların açılmasıyla ilgili 4. Maddesinin bir önceki maddesinde, 10 Ağustos 2024 tarih ve 32628 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesiyle yürürlüğe giren Mesleki ve Teknik Eğitim Politika Belgesiyle (https://mtegm...belgesi.pdf) ilgili Valiliklerce gerekli tedbirlerin alınması ve bu kapsamdaki iş ve işlemlerin  hassasiyetle yürütülmesi istenmektedir. Söz konusu politika belgesi Genelgede, yapılacak iş ve işlemler için referans metin olarak gösterilmektedir. Ancak “Mesleki ve Teknik Eğitim Politika Belgesi”nin hiçbir yerinde mesleki ve teknik ortaokulların açılmasıyla ilgili herhangi bir tanım, bilgi, öneri, şema ya da açıklama bulunmamaktadır. Tam tersine bu politika belgesinde, aşağıda verilen maddelerde ve eğitim sisteminin genel yapısını gösteren şemada da görüldüğü gibi, MTE’nin ortaöğretim ve sonrası okul düzeylerinde yapılacağı açık ifadelerle belirtilmektedir (https://mtegm...belgesi.pdf):

4. Türk Millî Eğitim Sistemi, 4.1. Eğitim Sisteminin Genel Yapısı

10. …İlköğretim kademesi dört yıl süreli zorunlu ilkokul ve dört yıl süreli zorunlu ortaokulları ile imam-hatip ortaokulları, ortaöğretim ise ilköğretim sonrası dört yıllık zorunlu eğitim veren farklı türdeki ortaöğretim kurumlarını içerir. Ortaöğretim kademesi genel, mesleki ve teknik eğitim ile din öğretimine yönelik programlarından oluşur.”

4. Türk Millî Eğitim Sistemi, 4.4. Mesleki ve Teknik Eğitim
16. Türkiye’de mesleki ve teknik eğitim, örgün eğitim kapsamındaki resmî ve özel ortaöğretim kurumları ile yükseköğretim düzeyinde üniversiteler bünyesindeki meslek yüksekokulları, yüksekokullar, fakülteler ve enstitülerde verilmektedir.

“4. Türk Millî Eğitim Sistemi, 4.1. Eğitim Sisteminin Genel Yapısı,

11. Şekil 1. Eğitim Sisteminin Genel Yapısı

Görüldüğü gibi bir politika rehberi niteliği taşıyan “Mesleki ve Teknik Eğitim Politika Belgesinde” mesleki ve teknik ortaokullar yer almamaktadır. Ayrıca MEB web sitesinde MTE Genel Müdürlüğünün “alan” ve “dallara” ilişkin öğretim programlarını gösteren belgelerin hiç birinde mesleki ve teknik ortaokul öğretim programları yer almamaktadır. MTE’ye başlama yaşının 4 yıl geriye çekilmesi gibi son derece önemli bir uygulama değişikliğinin, bir üst referans metni niteliğinde olan ve 10 Ağustos 2024 tarihinde yayımlanan “Mesleki ve Teknik Eğitim Politika Belgesinde” yer almamasına rağmen, sadece 4 gün sonra yani 14.08.2024 tarihinde yayımlanan ve daha alt düzeyde bir idari metin olan Genelgeyle gündeme getirilmesi, üstelik okulların açılmasına sadece 3 hafta kalmışken MTE Genel Müdürlüğünün bu konuda henüz hiçbir hazırlığının bulunmaması MEB’in ne kadar kötü yönetildiğinin açık bir kanıtıdır. Mesleki ve Teknik Eğitim Politika Belgesini hazırlayan Bakanlık birimleriyle Genelgeyi hazırlayan birimler arasında bir koordinasyonun olmaması; önemli politika değişikliklerine gidilirken gerekli akademik hazırlık ve şura çalışmalarının yapılmaması; çok önemli konularda bile günlük ve keyfi kararların kamu yönetimi ilkelerine aykırı şekilde genelge, yönetmelik gibi alt metinlerle uygulamaya sokulması, daha önceki “4+4+4”, MESEM ve ÇEDES gibi örneklerde olduğu gibi MEB’in, akıl, bilim ve kamu yönetimi ciddiyetinden ne denli uzak olduğunu açıkça göstermektedir. Buradan, bilimsel açıdan son derece sakıncalı olan “mesleki ve teknik ortaokulların” açılmasıyla ilgili bu kararın kamuoyunun dikkatinden kaçırılarak alelacele devreye sokulmak istendiği anlaşılmaktadır.

Toplumsal, ekonomik, bilimsel ve teknolojik gelişmelerin son derece hızlı ve geometrik olarak (katlanarak) arttığı günümüzde, bilimsel ve çağdaş yaklaşımlar doğrultusunda, zorunlu, kesintisiz, temel/genel/akademik eğitim süresinin giderek arttırılması (okul öncesi eğitim hariç 12 yıla çıkarılması) gerekirken, imam hatip ortaokulu uygulamasında olduğu gibi, MTE’nin de 10 yaşındaki çocukların eğitim gördüğü ortaokul düzeyine indirilmesi, akla, bilime ve evrensel insani değerlere aykırı bir uygulamadır.

Bireyleri yaşamın tüm alanlarına hazırlama işlevi olan ve içeriği itibariyle politeknik/polikültür** niteliğe kavuşturulması gereken, zorunlu, kesintisiz, temel/genel/akademik eğitim süresinin en az 12 yıla çıkarılması ve dolayısıyla MTE süreçlerinin 18 yaş ve sonrasına yani reşit döneme kaydırılması zorunluluğunun gerekçeleri şöyle özetlenebilir:

1. Günümüzde çok hızlı gerçekleşen toplumsal, ekonomik, bilimsel ve teknolojik ilerlemeler sonucunda bireylerin içinde bulundukları tüm yaşam alanları hem nicelik hem de nitelik açışından hızla gelişmektedir. Bireylerin mevcut gelişmeler karşısında yetkin ve insanca bir yaşam sürebilmesinin temel koşulu, herkesin ayrım gözetilmeksizin temel/genel eğitim aracılığıyla asgari yaşam becerileriyle donatılmasıdır. Günümüzde tüm yönleriyle gelişmiş bir toplumun yaratılabilmesi için bu temel/genel eğitimin süresinin bilimsel açıdan en az 12 yıl olması genel kabul görmektedir. Ayrıca eğitim yaşam boyu devam etmesi gereken bir süreç olarak görülmektedir.

2. Günümüzde yaşamın her alanında görülen hızlı gelişmelere bağlı olarak, mesleki ve teknik alanların bilimsel ve teknolojik bileşimi çok yükselmiş ve karmaşıklaşmıştır. Bilimsel ve teknolojik bileşimi çok yükselmiş olan, bilişim, elektrik, elektronik, mekatronik, otomotiv, kimya, biyomedikal, havacılık ve uzay teknolojisi, sağlık hizmetleri, çocuk gelişimi, gıda, adalet, muhasebe ve finansman gibi birçok meslek alanının eğitimine başlayabilmek ve eğitimleri başarıyla sürdürebilmek için gerekli olan hazır bulunuşluk düzeyi 4 ya da 8 yıllık temel/genel/akademik eğitim ile sağlanamaz. Örneğin fizik, kimya, matematik gibi temel bilimlerde yeterli eğitim almayan bireylere elektronik, mekatronik, havacılık ve uzay teknolojisi gibi alanların teknolojisi öğretilemez. Aynı durum, felsefe, sosyoloji, tarih, gibi sosyal bilimler tabanlı meslek alanları için de geçerlidir. Bilimsel ve teknolojik bileşimi düşük olduğu düşünülen mesleki ve teknik alanların eğitimi ve icrası için de 12 yıllık temel/genel/akademik eğitimden kesintiye gidilemez. Zira 12 yıllık temel/genel/akademik eğitim daha önce belirtildiği gibi bireyin, genel yaşam becerilerini kazanması için zorunlu olduğu gibi, yaşamı boyunca düşük nitelikli meslek alanlarına mahkûmiyetini ortadan kaldıran bir kazanımdır.

3. MTE’ye başlama yaşı aynı zamanda bireylerin tüm yaşantısını etkileyen ve bu yüzden çok önemli bir karar olan meslek seçiminin de yapılmasını gerektiren bir aşamadır. Mevcut durumda ortaöğretim düzeyindeki MTE alanlarına başlama ve dolayısıyla alanlara bağlı meslek seçiminin yapıldığı yaş, 9. Sınıfa başlama yaşı olan 14’tür. Mesleki ve teknik ortaokulların açılmasıyla bu yaş 10’a indirilmektedir. Değil henüz 10 yaşındaki bir çocuğun, 14 yaşındaki bir çocuğun bile sahip olduğu bilgi ve deneyimiyle MTE alanını ve dolayısıyla meslek seçimini isabetli yapabilme olasılığı oldukça düşüktür. Bu yaşlardaki çocuklar söz konusu seçimlerini genellikle ebeveynlerinin ya da diğer kişilerin etkisiyle yapmakta ve bu tür seçimler de uzun yıllara dayalı deneyimlerle görüldüğü gibi çoğunlukla hatalı olmaktadır. Ayrıca bireylerin henüz çocuk oldukları bir dönemde, herhangi bir kurum, eğitimci, uzman gibi kişilerce de bir MTE alanına yönlendirilmesi doğru değildir. Çünkü hiçbir test sonucu ya da uzman çalışması bireylerin hangi alanda başarı potansiyeline sahip olduğunu tam olarak ölçemez. Bunun da ötesinde bireylerin mutlu olacaklarını düşündükleri meslek alanlarını seçerken o meslekler için yetenekli olmaları şart değildir. Meslek seçimi yetenek koşulundan bağımsız bir öznel tercih konusudur. Bireyler hiç de yetenekli olmadıkları meslek alanlarında çalışmayı arzu edebilir ve yetenekli oldukları düşünülen alanlara göre çok daha fazla mutlu olabilirler. Henüz çocuk yaşta olan bireylerin MTE’ye ve dolayısıyla meslek seçimine zorunlu bırakılması, çoğunlukla da yetişkinlerin iradesine tabi kılınması insan haklarına aykırıdır. Bu nedenle bireylerin MTE alanlarını ve meslek seçimlerini, hem bu kararlardaki isabet oranının arttırılması hem de bireyin böylesine önemli kararlarda sorumluluğu üstlenmesi açısından 18 yaş ve sonrasında yani reşit dönemde yapabilmelerin sağlanması gerekir.

4. Bireylerin 18 yaşına kadar olan çocukluk döneminde, “özgül (spesifik) bir mesleğin” eğitimini alabilmesi ve staj, işletmelerde meslek eğitimi, çıraklık, kalfalık gibi adlar altında gerçek iş ortamlarında çalışabilmesi için gerekli olan, bilgi (bilişsel), beceri (psikomotor) ve tutum (duyuşsal) yeterliliklerini henüz yeterince kazanamadıkları bilimsel bir gerçektir. Bu nedenle zihinsel ve bedensel gelişimini henüz tamamlamamış çocuk yaştaki öğrencilerin, bilgi eksikliği, psikomotor becerilerde zayıflık, dikkatsizlik, konsantrasyon güçlüğü, güvenlik ve disiplin algısında eksiklik gibi nedenlerle okullardaki MTE atölyelerinde ve işletmelerde iş kazası geçirme riskleri çok yüksektir. Bu konuda, yaralanan, sakat kalan ve yaşamını yitiren öğrencilerle ilgili sayısız örnek vardır. Ayrıca nispeten kontrol dışı kalan işletmelerde henüz çocuk durumunda olan öğrencilerin olumsuz ilişkilere maruz kalma olasılıkları da yüksektir. Gerçek makine, alet ve avadanlıklarla eğitim yapılan okul atölyelerinde ve işletmelerdeki üretim ortamlarında fiili olarak çalışan öğrencilerin, bazı ağır ve sağlığa zararlı olabilecek işler nedeniyle bedensel ve zihinsel gelişimleri açısından olumsuz etkilenmeleri de söz konusudur.

O zaman MEB ve AKP iktidarı, yukarıda özetle belirtilen gerekçeler ve çağdaş bilimsel yaklaşımlar gereği yapılması gerekenlerin neden tam tersini yapıyor? 

Tüm diğer alanlardaki politikalar gibi MTE politikaları da mevcut üretim ilişkileri üzerinde biçimlenen toplumsal, ekonomik ve siyasal düzenden bağımsız olamaz. Türkiye kapitalizmi, büyük kapitalist ülkelerin ve çokuluslu şirketlerin egemen olduğu emperyalist düzene, bağımlılık ve taşeron ilişkisiyle eklemlenmiş, çoğunlukla, Fordist***, katma değeri düşük, emek yoğun, fason ve montaja dayalı üretim alanlarında faaliyet gösteren sermaye yapısı üzerinde şekillenmiştir. Her ne kadar bu tabloda değişimler yaşansa da, Türkiye’de hâlâ işletmelerin çok büyük bölümünü küçük ve orta boy işletmeler oluşturmaktadır. Bu işletmeler, sahip oldukları düşük nitelikli üretim dokusuyla büyük ölçüde niteliksiz işgücüne ihtiyaç duymaktadır. Basit, rutin, beden gücüne dayalı, yüksek bilgi ve beceri gerektirmeyen işlerde istihdam edilecek işgücünün birkaç günlük alıştırma döneminden sonra iş başına geçirilmesi mümkün olabilmektedir. Bu nedenle çoğu işletme tarafından işgücü yığınlarının mümkün olduğunca çabuk hatta çocuk yaşta üretime sokulması talep edilmektedir. Türkiye’de göçmenler için uygulanan “açık kapı” politikasının bir nedeni de budur. Özellikle az gelişmiş kapitalist ülkelerde uzun süreli temel/genel/akademik eğitim, sermayenin çok büyük bir bölümü için gereksiz, sermayeyi temsil eden iktidarlar için ise mali ve sosyal yük olarak görülmektedir. Hatta kurumsallık düzeyi nispeten düşük işletme ve esnaf dükkânlarının çoğu açısından mesleki ve teknik liselerdeki 4 yıllık eğitim süresi bile fazla görülmektedir. Küçük ve orta boy işletme sahiplerinin ve esnafların yıllarca büyük desteğini alan AKP iktidarının son yıllarda MESEM öğrencilerinin sayısını arttırmak için uyguladığı politikalar bu yaklaşımın uzantısıdır.

Türkiye’de öğrenci sayıları bakımından mesleki ve teknik ortaöğretimin genel ortaöğretim içindeki payı 2022-2023 eğitim-öğretim yılında %36,92’dir (https://mtegm...belgesi.pdf). Bu oran Türkiye’de son 50 yılda neredeyse hiç değişmeden kalmıştır. Türkiye’de MTE okullarının cazibesi bir türlü artırılamamış, sermaye çok arzu etse de bazı ekonomik ve sosyal nedenler yüzünden öğrenciler bu okullara istenilen oranda yönlendirilememiştir. Bu okullar aracılığıyla işletme önlerindeki ucuz işgücü yığınlarını “yeterince” büyütemeyen sermaye, mesleki ve teknik okullardaki öğrenci sayısının azlığından hep şikâyet etmiştir. Sadece küçük ve orta boy sermayenin değil, büyük sermayenin de temsilcisi olan AKP iktidarı, çeşitli nedenlerle MESEM öğrencilerine mesafeli duran ve istihdam politikaları açısından MTE lisesi mezunlarını tercih eden sermaye gruplarının taleplerini de karşılamak için büyük çaba harcamaktadır. Bu doğrultuda AKP iktidarı MTE liselerine giden öğrenci sayılarını arttırmak amacıyla çeşitli düzenlemeler getirmiştir. Bunların başında, genel liselere giden öğrencilerin MTE liselerinde meslek edinme olanaklarının arttırılması; MTE lise öğrencilerine başarı bursu veren kurum ve kuruluşların yatırım teşvikleri ve devlet desteklerine erişiminin kolaylaştırılması; organize sanayi bölgesi yönetimlerinin ve özel girişimcilerin MTE lisesi açmalarının teşvik edilmesi; MESEM öğrencilerinin fark derslerini vererek lise diploması alabilmelerinin sağlanması gibi düzenlemeler gelmektedir. Bu yazının konusu olan mesleki ve teknik ortaokul hamlesi de çocukları 10 yaşında MTE kulvarına sokup sonrasında MTE liselerine yönlendirmeyi kolaylaştırma amacını gütmektedir. Zaten DHA’nın sözü edilen haberinde de il milli eğitim müdürü düzeyindeki bir yetkili tarafından bu amaç açıkça şöyle dile getirilmektedir: “Amacımız burada çocuklarımızın yetenekleri doğrultusunda meslek liselerine yönlendirilmeleridir" (https://www.dha... 2481904/1).

Görüldüğü gibi AKP iktidarı ve MEB, MTE politikalarının belirlenmesinde, sermayenin talep ve ihtiyaçlarını ön planda tutmakta, insan odaklı, akıl ve bilime dayalı eğitim yaklaşımlarını ise doğal olarak göz ardı etmektedir. 

Sonuç olarak MEB, gelecek nesiller açısından telafisi mümkün olmayan olumsuz sonuçlar doğuracak olan bu vahim “mesleki ve teknik eğitim ortaokulları uygulamasından” derhal vazgeçmeli, bunun da ötesinde tüm MTE süreçlerini 18 yaş ve sonrasına aktarmalıdır. Aklı ve bilimi hiçe sayan MEB bunu yapar mı? Hiç kuşkusuz yapmaz! Ama yapacak iktidar er ya da geç mutlaka gelecektir.

* Dr., Em. Öğretim Üyesi
**Politeknik/Polikültür eğitim, bireylerin tüm yaşam alanlarında, bilgi (bilişsel), beceri (psikomotor) ve tutum (duyuşsal) yeterliliklerini çok yönlü geliştirmek amacıyla, akademik eğitimler yanında, laboratuvar çalışması, iş ve teknik, sanat, spor, gezi, gözlem, oyun, proje gibi tüm eğitim ve emek süreçlerini içerir.
***Fordist üretim, üretimdeki emek süreçlerinin, genellikle bir hat ya da bant üzerindeki istasyonlarda olabildiğince küçük parçalara bölünerek rutin ve basit hale getirildiği ve bu yüzden de niteliksiz işgücünün çalıştırılabildiği kitlesel üretimdir.

Kaynaklar
https://mevzuat.meb.gov.tr/dosyalar/2229.pdf
https://www.dha.com.tr/foto-galeri/turkiyenin-ilk-meslek-ortaokulu-siva…
https://mtegm.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/2024_08/12093255_meslekivetek…

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.