Sayfa yolu
Masquerade gece kulübü yangını: 29 işçi öldü, bilirkişi raporu 4 aydır ‘gelmedi'
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 03.03.2026 , 11:28
Beşiktaş’ta "apartman altı" bir eğlence mekanında, tadilat sırasında çıkan yangında boğularak can veren 29 işçinin davası, Çağlayan Adliyesi 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam ediyor. Ancak 29 canın hesabı, bürokratik engeller ve "siyasi denge" hesapları arasında bir kez daha sonuca bağlanamadı.
T24’ten Candan Yıldız’ın haberine göre davanın en kritik ayağını oluşturan bilirkişi raporu, tam dört aydır mahkemeye ulaşmadı. Müşteki avukatları, mevcut heyette kamu görevlilerinin kusurlarını tespit edebilecek bir idare hukukçusunun bulunması gerektiğini vurgularken, raporun gecikmesi "sorumlular mı korunuyor?" sorusunu akıllarda.
‘Dava iki parti arasına sıkışmış durumda’
Duruşmada söz alan avukat Ahmet Avcı, davanın neden "sahipsiz" bırakıldığını çarpıcı bir tespitle dile getirdi. Avcı, katliamın hem AKP hem de CHP dönemindeki yerel yönetimlerin ihmaller zinciriyle örüldüğünü belirterek şunları söyledi:
"Bu dava iki parti arasına sıkışmış bir dava, AKP ve CHP’nin arasına. AKP’li İBB o dönemki yangın raporunu düzenleyen belediye. O rapordan sonra başka rapor alınmıyor. Mekanın kullanım amacı değişse de ne AK Partili belediye (İBB), ne valilik, ne kaymakamlık ne de Beşiktaş Belediyesi bu işe müdahale ediyor. Kendi dönemlerine sirayet eden bir kusur olduğu için ne AKP’li ne CHP’li siyasetçi var. Bu nedenle bu davanın yetim ve öksüz olduğunu söylüyorum. Kartalkaya’da 8 ayda karar çıktı. Burada bir bilirkişi raporunun alınmasını dört aydır bekliyoruz. 29 aile kendi başına. Hepsi yoksul insanlar. Siyasi bir baskı olmadığı için toplum da basın da bu davayı takip etmiyor.”"
Rıza Akpolat’ın tanıklığı istendi
Mağdur ailelerin avukatları, ihmaller zincirinin en tepesindeki isimlerin yargı önüne çıkarılmasını talep ediyor.
Bu kapsamda, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’ın tanık olarak dinlenmesi talebi mahkemeye iletildi. Ayrıca, ruhsatta imzası bulunan ancak duruşmalara katılmayan dönemin belediye başkan yardımcısı Yasemin Saral’ın durumu da tepki topladı.
‘Anneyim ben, onlar nefes alıyor bizimkiler çürüyor’
Duruşma salonunda yükselen feryatlar, sermayenin kâr hırsı uğruna göz yumulan "iş cinayetlerinin" yarattığı yıkımı bir kez daha yüzlere vurdu. Hayatını kaybeden 19 yaşındaki Onur Aladağ’ın annesi Gülşen Aladağ’ın sözleri adliye koridorlarında yankılandı:
"Onur soğuğu sevmezdi, üstüne kar yağdı. Uyuyamıyorum, ilaç kullanıyorum. Adalet diye bir şey kalmamış. Ne olur bir şey yapın!"
Bir başka aile yakını ise sanıkların tutukluluk hallerine değinerek, "Anneyim ben, bunlar nefes alıyor; bizim çocuklarımız ise toprağın altında çürüyor" diyerek isyan etti.
Bir sonraki duruşma 18 Mayıs’ta
Tutuklu işletme sahipleri Şehzade Şekergümüş, Mehmet Memduh Ceylan, işletmedeki tadilatları yapan taşeron firma sahipleri Çağatay Altunel ve Kahraman Erdem tahliye talebinde bulundu. Mahkeme tutukluluğun devamına karar verdi. Aileler, sanıkların "bilinçli taksirle" değil, "olası kastla" yargılanması gerektiğini savunuyor. 29 işçinin katledildiği bu iş cinayetinin hesabı, 18 Mayıs’taki bir sonraki duruşmaya kaldı.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.