Sayfa yolu
Kuzey İrlanda’da yerel seçimleri Sinn Féin kazandı: 'Sandıktan çıkan sonuçlar düzeni zorluyor'
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 21.05.2023 , 00:58 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Kuzey İrlanda'da halk belediye meclis üyelerini belirlemek için sandık başına gitti. Ülkedeki mevcut 11 yerel yönetimin tamamında düzenlenen seçimde birlik yanlısı Demokratik Birlik Partisi (DUP) çoğunluğu kaybederken İrlanda Cumhuriyet Ordusunun (IRA) siyasi kanadı cumhuriyetçi Sinn Féin ise 140 sandalye ile yerel meclislerde birinci parti konumuna yükseldi.
Kuzey İrlanda'nın yapısı gereği yerel hükümet başbakanının DUP ve Sinn Féin arasındaki anlaşmayla belirlenmesi gerekiyor. Ancak son genel seçimlerde tarihinde ilk kez Kuzey İrlanda'da birinci olan Sinn Féin'in yerel hükümet başbakanını belirlemesine DUP karşı çıkıyor.
'İrlanda'da sandıklı demokrasinin sonuna gelinmiş olabilir'
Sinn Féin'in zaferle çıktığı seçimlerin değersizleştirildiğine dikkat çeken soL yazarı Çağdaş Gökbel, sandıktan çıkan sonuçların Britanya adası için ne anlama geldiğini şu sözlerle değerlendirdi:
"Sinn Féin İrlanda adasındaki etkisini tarihe etki edecek düzeyde artırıyor. Burada sandıklı demokrasiden bahsediyoruz elbette. Bu sandıklı demokrasi hikayesinden Türkiye'deki okurlara da ciddi mesajlar çıkacaktır. Bir şekilde düzenin çerçevesine alınan ve yasal yoldan mücadele etmesi gerektiği söylenen Sinn Féin hareketi şimdi yasal mücadelenin sınırlarını zorlayacak duruma gelmiş durumda. Kuzey'de ve Güney'de artık birinci parti. Kuzey İrlanda Genel Seçimlerinde Michelle O'Neill liderliğinde Kuzey İrlanda'nın tarihinde ilk kez mecliste üstünlüğü elde etti. Westminster'ın kontrolündeki DUP hükümetin kurulmasını engelledi ve siyaseti kilitledi. Tüm çağrılara rağmen DUP koalisyonda yer almayı reddetti. Tüm bunlar yaşanırken işgalci İngiltere kontrolündeki birlik yanlıları İrlanda Cumhuriyeti bakanlarını örneğin Simon Coveney'i Kuzey İrlanda'ya yapacağı ziyaret konusunda bir tehdit mektubu yayınladı. Cumhuriyetçilerin mezarlarına bombalar yerleştirildi. Özgür Derry'de askeri helikopterler görülmeye başladı. Özetle İrlanda arasında iki cephede sandıklı demokrasinin sonuna gelinmiş olabilir.
'Londra ve Dublin'in yüz yıllar süren alışkanlıkları sarsılıyor'
Seçimleri tek kurtuluş yolu olarak gösteren düzen, Sinn Féin alabildiğine sistemle adapte olmasına rağmen hem Londra hem de Dublin tarafından kabullenilemiyor. Neden? Çünkü, örneğin Dublin'de 100 yıldır devam eden bir ikili iktidar modeli var. Nedir bu ikili iktidar modeli? Fianna Fáil ve Fine Gael iktidarı. Düşünün İrlanda Cumhuriyeti'nde bu iki parti yüz yıldır siyaseti domine ediyor. Bu yüzden 2019 yılında gerçekleştirilen İrlanda erken genel seçimlerinde Sinn Féin'in sandıktan birinci çıkması sandıklı demokraside bir devrim olarak algılandı ve İrlanda'da bir hükümet krizi doğmasına neden oldu. Fianna Fáil lideri Micheál Martin, hükümet görüşmeleri sırasında yaptığı açıklamayla sandıklı demokrasinin sınırlarını çizdi. Sinn Fein sistemle uyumlu bir biçimde çalışmaya hazır olduğu mesajını vermesine rağmen Martin, Sinn Féin'i terörle ilişkilendirerek terörle bağı olan bir partinin İrlanda'da hükümet kuramayacağını söyledi. Bu arada düzen partileri gerekirse yeniden genel seçim yapılması gerektiğini söyledi. Hükümet krizini sonlandıran The Green Party (Yeşiller) oldu. Yeşiller eğer bu iki düzen partisine destek vermeseydi yüz yıllık ikili parti iktidarının ömrü belki de son bulacaktı. Kısacası yeşiller can simidi oldu diyebiliriz. Şimdi, Kuzey İrlanda'da yerel seçimleri Sinn Féin'in domine etmiş olması Londra ve Dublin'in yüz yıllar süren alışkanlıklarını sarsıyor. Joe Biden'ın İrlanda gezisinde Sinn Féin liderliğiyle verdiği pozlarla partinin artık düzenle uyumlu çalışacağını ve korkuların yersiz olduğunu gösteriyor. Buna rağmen dengeler çok hassas ve hem Londra hem de Dublin bunak Joe'nun garantörlüğüne ne kadar güvenebilir bilmiyorum.
'Sandıktan çıkan sonuçlar düzeni zorluyor'
Düşünün bu sorunun temelleri 1921 Anglo-İrlanda anlaşmasına kadar dayanıyor. Bu yüzden Londra ve Dublin rahatlıkla Sinn Féin sandıktan çıktı buyursun hükümet kursun diyemiyor. Çünkü, partinin ilk amacı İrlanda adasını birleştirmek. Bu arada yaşam maliyetleri kriziyle birlikte sosyalist partilerin özellikle People Before Profit'in oyları hızla yükseliyor ve bu parti de İrlanda Cumhuriyeti'nin birleşmesinden yana. Özetle karşımızda bir sistem krizi var ve sandıktan çıkan sonuçlar düzeni zorluyor. Bu yüzden sonuçlar demokrasinin sözde mabedi sayılan Britanya adasında kabul edilmekte zorlanılıyor. Çözüm net. İşgalci İngiltere derhal Kuzey İrlanda'dan çekilmeli ve kontrolü Cumhuriyete bırakmalı. Protestanlar artık azınlık ve durumu eskisi gibi terörize ederek işin içinden çıkabileceklermiş gibi görünmüyor. Provokasyonlara rağmen Sinn Féin soğukkanlı görünüyor ama ateş ve barut durumuna doğru hızla ilerliyor olabiliriz. Zira, Londra'daki 'çok akıllı adamlar' askeri seçenekleri ve komandoların yeniden sahada görünmesini önerebiliyorlar. Okuyucular bunu çok radikal ya uçuk olarak görebilir ama yakın geçmişe bakarsak işler hiç de öyle değil. Kuzey'deki seçim sonuçlarının tanınmasının tek yolu düzen için Sinn Féin'in temel hedeflerinden vazgeçmesi. Bu da defalarca bölünmüş bir hareketin intiharı anlamına gelir. İrlanda'da gerçekleşecek gelecek genel seçimlerde de bir sürpriz ya da seçimlere ciddi bir müdahale olmazsa Sinn Féin ipi göğüsleyecek gibi görünüyor. Görüldüğü gibi sandıktan birinci çıksanız bile hükümet kurmanıza izin verilmeyebiliyor. O yüzden sandıklı demokrasiyi bir fetiş haline getirenlerin adanın bu kısa politik öyküsünden çıkarması gereken önemli dersler var. Dublin ve Londra artık bir yol ayrımında sandıktan çıkan sonuçlar tanınmalı mı yoksa tanınmamalı mı?"
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.