Sayfa yolu
Kuyu tipi hapishanelere karşı açlık grevi yapan Gürkan Türkoğlu yaşamını yitirdi
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 06.07.2026 , 08:35
Kuyu tipi hapishanelerin kapatılması ve kuyu tipi dışında bir hapishaneye sevk talebiyle 266 gün açlık grevi yapan ve yaklaşık üç aydır yoğun bakımda olan Gürkan Türkoğlu hayatını kaybetti.
Halkın Hukuk Bürosu’ndan yapılan açıklamada "Kuyu tipi hapishaneler bu ülkede can aldı. Zorla müdahale ile gelen bu süreçte Gürkan’ın katilleri Adalet Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığıdır, kuyu tipi hapishaneleri inşa eden siyasal iktidardır. Gürkan Türkoğlu ölümsüzdür!” denildi.
Çağdaş Hukukçular Derneği Hapishane Komisyonu da sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Kuyu tipi hapishanelerin kapatılması talebiyle 266 gün açlık grevi yapan ve sonrasında hastaneye kaldırılıp zorla müdahale edilmesiyle 3 aydır yoğun bakımda olan siyasi tutsak Gürkan Türkoğlu’nu kaybettik. Kuyu tipi hapishanelerin kapatılması için mücadeleyi sürdüreceğiz” dedi.
Açlık grevini 266 gün sürdürdü
Türkoğlu, kuyu tipi olmayan bir hapishaneye sevk edilme talebiyle 266 gün boyunca açlık grevi yapmıştı.
Açlık grevi sürerken 13 Nisan’da Antalya Şehir Hastanesi’ne sevk edilen Türkoğlu’na, avukatlarının aktarımına göre zorla müdahale edildi, ardından yoğun bakım servisine alındı.
Talebinin kabul edilmesi üzerine 21 Nisan’da açlık grevini sonlandıran Türkoğlu’nun tedavisi o tarihten bu yana yoğun bakımda sürüyordu.
Kuyu tipi hapishanelerde yaşam her dakika işkence
Türkiye genelinde 11 yüksek güvenlikli, 6 Y tipi ve 7 S tipi cezaevi bulunuyor. Bu cezaevleri, F tipi ve T tipi cezaevlerine kıyasla çok daha ağır izolasyon koşullarına sahip. Mahpuslar, “güneşin, havanın, yağmurun, rüzgarın olmadığı yerler” diyerek bu hapishaneleri “kuyu”ya benzetiyor.
Bu cezaevlerinde hücreler 5 ila 10 metrekare arasında değişiyor. Havalandırma alanları son derece dar, pencerelerdeki tel örgüler ışık ve havayı engelliyor. Hücrelerde temiz hava akışı neredeyse yok.
F ve T tipi cezaevlerinde mahpusların en azından volta atma, spor yapma, gökyüzünü görme imkanı bulunurken; kuyu tipi hapishanelerde bunların hiçbiri yok. Mahpuslar, günün büyük kısmını tek başlarına, gökyüzünü görmeden geçiriyor.
Bu cezaevlerinin ortak özelliklerinden biri de hücrelerin içine yerleştirilen kameralar. Üç kişilik hücrelerde dahi tuvalet kapısı ve yatakları gören kameralar bulunuyor. Mahpusların yemek yeme, kitap okuma ya da tuvalete gitme gibi tüm gündelik faaliyetleri 24 saat izleniyor. Anayasa Mahkemesi, bu uygulamanın özel hayatın gizliliğini ihlal ettiğine dair kararlar vermiş olsa da hapishanelerde izleme uygulaması sürdürülüyor.
Kuyu tipi hapishanelerde sadece fiziki koşullar kısıtlanmıyor, mahpusların sosyal ilişki kurmaları da istenmiyor. Bu cezaevleri genellikle şehir merkezlerinden uzakta inşa ediliyor ve ailelerin görüşe gelmesi zorlaştırılıyor. Kanunen tutuklu ve hükümlülerin üç görüşçü hakkı olmasına rağmen, “güvenlik soruşturması” gibi gerekçelerle birçok kişinin görüşme hakkı engelleniyor. Bu nedenle mahpusların aile ve arkadaşlarıyla temasları en aza indiriliyor.
Deniz Göktaş da kuyu tipinde
Komedyen Deniz Göktaş, “halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama” ve “Cumhurbaşkanı’na hakaret” suçlamalarıyla tutuklanmasının ardından önce İstanbul’daki Metris Cezaevi’ne, birkaç saat sonra da Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde bulunan Karatepe Y Tipi Cezaevi’ne nakledildi.
Karatepe Y Tipi Cezaevi, kamuoyunda “Kuyu tipi” olarak bilinen yüksek güvenlikli cezaevlerinden biri.
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan, İmamoğlu’nun danışmanı Murat Ongun, avukat Rezan Epözdemir, Leman dergisi çizeri Doğan Pehlevan ve YouTube’daki Soğuk Savaş programının sunucusu Boğaç Soydemir ile program konuğu rapçi Enes Akgündüz de bu cezaevinde kaldı.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.