Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Güneşsiz, havasız ve insansız: Kuyu tipi hapishanelerde yaşam her dakika işkence

Güneşten, temiz havadan, her türlü insani ilişkiden yoksun kuyu tipi hapishanelere karşı açlık grevleri ve ölüm oruçları sürüyor. Grup Yorum üyesi Merve Kurt hapishanelerdeki koşulları soL'a anlattı.

Emre Alım

Yayın Tarihi: 21.08.2025 , 19:16 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:10

Türkiye genelinde 11 yüksek güvenlikli, 6 Y tipi ve 7 S tipi cezaevi bulunuyor. Bu cezaevleri, F tipi ve T tipi cezaevlerine kıyasla çok daha ağır izolasyon koşullarına sahip. Mahpuslar, “güneşin, havanın, yağmurun, rüzgarın olmadığı yerler” diyerek bu hapishaneleri “kuyu”ya benzetiyor.

Bu cezaevlerinde hücreler 5 ila 10 metrekare arasında değişiyor. Havalandırma alanları son derece dar, pencerelerdeki tel örgüler ışık ve havayı engelliyor. Hücrelerde temiz hava akışı neredeyse yok.

F, T tipi cezaevlerinde mahpusların en azından volta atma, spor yapma, gökyüzünü görme imkanı bulunurken; kuyu tipi hapishanelerde bunların hiçbiri yok. Mahpuslar, günün büyük kısmını tek başlarına, gökyüzünü görmeden geçiriyor.

Her adım kamerada: Hücrede alınan nefes bile izleniyor

Bu cezaevlerinin ortak özelliklerinden biri de hücrelerin içine yerleştirilen kameralar. Üç kişilik hücrelerde dahi tuvalet kapısı ve yatakları gören kameralar bulunuyor. Mahpusların yemek yeme, kitap okuma ya da tuvalete gitme gibi tüm gündelik faaliyetleri 24 saat izleniyor. Anayasa Mahkemesi, bu uygulamanın özel hayatın gizliliğini ihlal ettiğine dair kararlar vermiş olsa da hapishanelerde izleme uygulaması sürdürülüyor.

Kuyu tipi hapishanelerde kısıtlanan sadece fiziki koşullar değil, mahpusların sosyal ilişki kurmaları da istenmiyor. Bu cezaevleri genellikle şehir merkezlerinden uzakta inşa ediliyor ve ailelerin görüşe gelmesi zorlaştırılıyor. Kanunen tutuklu ve hükümlülerin üç görüşçü hakkı olmasına rağmen, “güvenlik soruşturması” gibi gerekçelerle birçok kişinin görüşme hakkı engelleniyor. Bu nedenle mahpusların aile ve arkadaşlarıyla temasları en aza indiriliyor.

Tecritin hedefi: Yaşarken ölü kılmak

Şubat ayından bu yana Silivri'de tutuklu bulunan Grup Yorum üyesi Merve Kurt, kuyu tipi hapishanelerdeki koşulları soL'a anlattı. Ağır tecrit altında "yaşayan ölüler" haline getirilmek istendiklerini vurgulayan Kurt, insanlık dışı koşulları şu sözlerle aktardı:

"Kuyu tipi hapishaneler tek katlı, 6x4 adımdan oluşuyor. Havalandırması yok. Sadece günde günün 1 saatini başka bir yerde kullanıyorlar. Belirli bir saati var. Yağmur çamur olsa da orada olmak zorundasınız. Çamaşırlarınızı asamazsınız. Bu nedenle içerideki nem hastalıkları artırıyor. Çöpü içeri atmak zorundasın. Mikroplar hastalık üretiyor. İçeride bir buton var. Her şeyi oradan halletmeni bekliyorlar. İnsanlık dışı bir şey. Elektrik gittiğinde buton çalışmaz. Hastalanır kalırsan, başına bir şey gelirse sesini duyuramazsın."

'Bugün bize, yarın herkese yaşatılır'

Kuyu tipi cezaevlerinin kapatılması, koşulların iyileştirilmesi talebiyle çok sayıda mahpus açlık grevi eylemi sürdürüyor. Bunlardan ikisi Sincan Yüksek Güvenlikli Cezaevinde tutulan Grup Yorum üyesi Ali Aracı ve Antalya Yüksek Güvenlikli Cezaevinden Bolu F Tipi Cezaevine sevk edilen Serkan Onur Yılmaz. 11 Kasım 2024’te süresiz açlık grevine başlayan daha sonra eylemini ölüm orucuna çeviren Serkan Onur Yılmaz’ın eylemi 283'üncü gününde. Vücudunda ağır tahribat oluşan Yılmaz'ın hayatı tehlikede.

Arkadaşlarının insanca yaşayabilmek için direnişe geçtiğini vurgulayan Merve Kurt, taleplerini şöyle sıraladı:

"Kuyu tipi olmayan, arkadaşlarımın bulunduğu hapishanelere sevk olmak. En nihayetinde de kuyu tipi hapishanelerin kapatılması. Kuyu tipi hapishaneleri her geçen gün artırıyorlar. Bugün bize, yarın herkese yaşatılır. Bu hapishaneleri ancak hep birlikte açlığa ses çıkaranların sesine ses olarak kapatabiliriz."

Ağır hasta ve ileri yaştaki mahpuslar da gönderiliyor 

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 9. maddesi, hapishane idaresine mahpusları “tehlikeli mahkum” olarak tanımlama yetkisi veriyor. Uygulamada bu madde, siyasi mahpusların yıllarca tek kişilik hücrelerde tutulmasının gerekçesi haline geliyor. Oysa yönetmeliğe göre tek kişilik hücrede kalma cezası ancak disiplin suçu sonrası ve en fazla 20 gün için uygulanabilir.

Bununla birlikte, birçok mahpus hiçbir disiplin cezası olmaksızın “tehlikeli” ilan edilerek yıllarca kuyu tipi hapishanelere sürgün ediliyor. Ağır hasta ve ileri yaşlı mahpuslar dahi bu uygulamadan muaf tutulmuyor.

İşkence cezaevinde sürüyor: Tek öğün yemek, 57 kişilik koğuş, engellenen kitaplar...
1

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.