Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Kurultay, yeni parti, operasyonlar, 'kritik salı' ve 'FETÖ': CHP’de son durum ne?

Mutlak butlan kararı sonrası CHP’de “şimdi ne olacak?” sorusu herkesin dilinde. "FETÖ" çıkışı, operasyonlar, yeni parti ve kurultay tartışmaları önümüzdeki günlerin ana konusu olacak gibi görünüyor. Bu tabloda en kritik sınamalardan birine yarın tanıklık edeceğiz.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 01.06.2026 , 10:40

Algoritmaya müdahale edin: Tek bir işlemle soL Haber’i Google’da ‘tercih edilen kaynak’ olarak seçin, aramalarınızda soL öne çıksın.


AKP uzun süredir CHP’nin tepesinde dolaştırdığı mutlak butlan sopasını mart ayı sonu itibariyle uygulamaya koyma kararı almış, uygun anı beklemeye başlamıştı.

O uygun anın Kurban Bayramı öncesi geldiği kanaatiyle de düğmeye basılıp karar açıklanmıştı.

Karar sonrası CHP Genel Merkezi’nin polis eşliğinde basıldığı ana kadar başka bir tartışma, o günden sonra ise başka bir tartışma öne çıktı.

İlk günlerde tarafların ortak bir nokta bulabileceğine dönük beklenti, polis eşliğindeki operasyonla farklı bir noktaya taşındı.

Kılıçdaroğlu’nun “hesaplaşacağız” çıkışı, “arınacağız” ifadeleri ve “FETÖ” suçlaması sonrası CHP artık geri dönülür bir noktada değil gibi görünüyor, şimdilik…

Peki, bundan sonra ne olacak?

Kurultay ve yeni parti

Kılıçdaroğlu cephesinden gelen açıklamalar hızlı bir kurultay süreci işletilmeyeceğinin kanıtı niteliğinde.

Uzun süre bekleneceği kesin gibi. 

Bu süreçte parti içinde tasfiye adımlarına girişeceği de “hesaplaşacağız” ve “arınacağız” sözleriyle açıkça ilan edilmiş durumda.

Buna karşın Özgür Özel cephesinin temel planı, hiçbir meşruiyeti bulunmayan Kılıçdaroğlu’nu her alandan sıkıştırıp partiyi kurultaya götürmek.

Bu kapsamda hem Parti Meclisi’nin toplanması için bastırılacak hem de kurultay için delegelerden imza toplanacak.

Ancak bu iki hamlenin de sonuç vermesi, Kılıçdaroğlu’na bağlı.

İki adımı da geciktirmek için elinden geleni yapacağı anlaşılan Kılıçdaroğlu, olası bir pazarlık masasına “güçlü” girmek niyetinde.

Ancak sürecin bir pazarlıkla ve uzlaşmayla sonuçlanması olasılığı şu anda zayıf görünüyor.

Böylesi bir tabloda CHP’de ciddi bir erime ihtimali ortadayken, Özel’in İmamoğlu destekli yeni parti arayışı da masada.

Salı kapışması kritik

Böylesi bir tabloda en kritik günlerden biri yarın olacak.

Mutlak butlan kararı sonrası 95 milletvekilinin oyuyla partinin Meclis Grup Başkanı seçilen Özel, yarın son üç yıldır olduğu gibi partinin “olağan” grup toplantısını yapma niyetinde.

Ancak Kılıçdaroğlu cephesi, yapılan bu seçimi geçersiz ilan edip, Meclis’e bir başvuru yaptı.

Bu başvurunun sonucu olarak Kılıçdaroğlu’nun yarın Meclis’e giderek grup konuşması yapması beklenmiyor ancak Özel’in Grup Başkanı sıfatıyla konuşmasının, resmi Genel Başkan sıfatını kullanan Kılıçdaroğlu’nun başvurusuyla engellenebileceği ifade ediliyor.

Bu CHP’de Genel Merkez baskını ve iki ayrı bayramlaşma buluşması sonrası yeni bir kriz anlamına gelecek.

Böylesi bir tabloda “disiplin” adımlarının Kılıçdaroğlu tarafından süratle masaya getirileceği ifade ediliyor.

Özel, daha önce olası ihraç adımlarını, “Bu şu demek oluyor, bizi partiden atarak ondan sonra kendince bir şey yapmaya çalışırlarsa bu bize adeta 'Gidin başka yerde bir parti kurun' demek olur” şeklinde değerlendirmişti.

Yani bu yönde bir adım, CHP’deki fiili bölünmeyi, resmi bölünmeye de taşıyabilir.

Operasyonlar ve 'FETÖ' parantezi

AKP, mutlak butlan kararı sonrası CHP’ye yönelik operasyonlara ara vermeyecek, tam tersi gaza basacak gibi görünüyor.

Buna son derece uygun bir CHP içi atmosfer varken, İzmir’de iki ayrı ilçe belediyesine yapılan operasyon da bunun teyidi niteliğinde.

Ancak operasyonun sadece bu kanaldan yürümeyeceği de açık.

Kurultayda hile iddiasıyla dokuz partilinin tutuklandığı operasyonun çok daha geniş operasyonlarla devam edeceğine yönelik haberler bizzat yandaş medya tarafından servis ediliyor.

Ancak burada asıl dikkat çekici çıkışlardan biri Kılıçdaroğlu’nun “FETÖ” sözleri. Yandaş basın bir süredir Özel’i "Cemaat bağlantısı" iddiasıyla hedef alıyor. Yıllarca Cemaat’in ortağı ve sözcüsü olan yandaşların, Özel’i "FETÖ’cülükle" suçlaması ve soruşturma gelecek tehditleri sonrası Kılıçdaroğlu’nun da “partiye sızan FETÖ ajanları” sözleri, bir doğrultu ortaklığı kanısı uyandırmış durumda.

Yandaş medyanın hızlıca kurultay ceza davasından çıkacak karar ve "FETÖ" dosyası üzerinden dokunulmazlıkların kaldırılması ve siyaset yasağı iddiasını da gündeme getirmesi, sürecin bir diğer ilginç gelişmesi olarak kayıtlara geçmiş durumda. 

Bu sopa da doğrudan Özgür Özel'in tepesinde sallanıyor. 

Neden önemli?

Kılıçdaroğlu şu anda AKP atamasıyla CHP'nin başına geçmiş durumda ve parti içinde kendisine bağlı kimi kadrolar dışında hiçbir meşruiyete sahip değil.

Özgür Özel cephesi ise şu anda AKP'nin hukuksuz adımı karşısında büyük oranda paralize olmuş durumda. Anıtkabir yürüyüşü, sınırlı genel merkez direnişi dışında, halkın siyasete, sokağa taşınacağı etkili bir direniş örgütlenmiş değil, örgütlenecek gibi de görünmüyor. Grup Başkanlığı adımı, kurultay talebi, imza toplanacağı ve mahkeme sürecinin izleneceğine yönelik sözler de bunun ispatı. Bu yolun doğal sonucu İmamoğlu'nun isteği olduğu belirtilen yeni parti yoluna girilmesi.

Bu tablonun nedeni açık şekilde CHP'nin tarafı olduğu düzen ve ismi geçen aktörlerin tamamının bu düzenin öyle ya da böyle parçası olmasıyla ilgili. "Kahramanlara" bağlı ve sandık endeksli kurtuluş umutlarının içinin nasıl boş olduğu her tarihsel uğrakta tekrar tekrar yeniden görülüyor.


soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.