Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Yükleniyor...

'Kürtçe müzik dinleyen aileye polis şiddeti' iddiası: Darp edilen kadın ve bebeğinin hayati tehlikesi devam ediyor

İstanbul'da aralarında hamile ve çocukların da olduğu bir ailenin araçlarında Kürtçe müzik dinledikleri gerekçesiyle polis tarafından darp edildiği belirtildi. Olayda 13 kişi gözaltına alındı, 3 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 15.07.2025 , 00:17 Güncelleme Tarihi: 15.07.2025 , 00:36

İstanbul Bayrampaşa’da 13 Temmuz Pazar günü piknikten dönen aynı aileden 10 kişinin, araçlarında Kürtçe müzik dinledikleri gerekçesiyle polis tarafından darp edilerek gözaltına alındığı belirtildi. 

Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) olay anına ait görüntüleri sosyal medyada paylaşarak, gözaltında bir çocuk ve hamile bir kadının da bulunduğunu açıkladı. Hamile kadının, karnına aldığı tekme nedeniyle acil sezaryenle doğum yaptığı ve bebeğin kafasında darbe izi tespit edildiği bildirildi. Hem anne hem bebek yoğun bakıma kaldırılırken, yakınlarından edinilen bilgiye göre annenin de bebeğin de hayati tehlikesi devam ediyor.

Olayda toplam 13 kişi gözaltına alındı; aileyle bağlantısı olmayan üç kişi ile aileden 14 yaşındaki çocuk, hamile kadın ve annesi serbest bırakıldı. Diğer 7 kişi ise adliyeye sevk edildi.

DEM Parti ve ÖHD'den açıklama

ÖHD avukatı Berivan Bekçi, polisin aileyi araçta cep telefonuyla kayıt altına almasıyla başlayan tartışmanın ardından, polislerin hakaret, silah teşhiri ve fiziksel müdahalede bulunduğunu belirtti. Gözaltı sürecinde darp edilenlerin kıyafetlerinin yırtıldığı, vücutlarında morluklar, kırık ve şişlikler bulunduğu, polislerin havaya ateş açtığı iddiaları da yer aldı. ÖHD, suç işleyen polisler hakkında derhal soruşturma açılması ve açığa alınmalarını talep ederken, sürecin takipçisi olacaklarını duyurdu.

DEM Parti'den yapılan açıklamada, piknikten dönen ailenin Kürtçe müzik dinlediği için darp edildikleri ifade edildi. Olayın takipçisi olacağını bildiren DEM Parti, olaya karışan polislerin derhal açığa alınması için de çağrıda bulunuldu:

"Piknikten dönen bir ailenin Kürtçe müzik dinlemesini hazmedemeyen ve polis olduğunu iddia eden bir şahsın, ardından çağırdığı polislerle birlikte aralarında çocuklar ve hamile bir kadının da bulunduğu aile fertlerini darp etmesi kabul edilemez. Bu insanlık dışı saldırının karşısında susmayacak, olayın takipçisi olacak ve gerekli tüm girişimlerde bulunacağız. Bu saldırıyı gerçekleştiren tüm polislerin derhal açığa alınmasını ve hukuki sürecin hızlı, etkin ve şeffaf bir şekilde işletilmesi gerektiğinin çağrısını yapıyoruz."

Adli kontrol şartıyla serbest bırakıldılar

Geceyi nezarethanede geçiren 7 kişi ise Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne sevk edildi. 

Savcılıkta işlemleri tamamlanan 7 kişiden Ahmet Kaya, Umut Kaya ve Yakup Kaya tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. 

3 kişi, haftada 2 gün imza ve araç kullanma yasağını kapsayan adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Adliye önünde basın açıklaması

Serbest bırakılmalarının ardından DEM Parti yöneticileri ve aile, basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada serbest bırakılan kişiler de söz alarak vücutlarındaki darp izlerini gösterdi.

DEM Parti açıklamasında, “Yargılamanın sonucunda beraat ettirmiş olsanız bile biz bunu kabul etmeyeceğimizi duyuruyoruz” ifadeleri kullanıldı.

DEM Parti İstanbul İl Eşbaşkanı Vedat Çınar Altan, konuşmasında bu olayın adli bir mesele değil, “Tepeden tırnağa politik bir mesele” olduğunu belirtti ve “Kürtçe müziğe tahammülsüzlüğün bu saldırının altında yatan temel motivasyon olduğunu biliyoruz” dedi.

Valilik: 100 kişilik grup taşkınlık çıkarttı

Açıklamada bulunan İstanbul Valiliği ise sosyal medya mecralarında "Kürtçe müzik dinleyen gençler kötü muameleye tabi tutuldu" şeklinde yapılan paylaşımların gerçeği yansıtmadığını öne sürdü.

Açıklamada, "Şahısların emniyetteki işlemleri devam ederken, yakınları olduğu tespit edilen 100 kişilik grup, emniyet önünde toplanmış ve taşkınlık çıkarmıştır. Emniyet ekiplerinin uyarılarına rağmen taşkınlık yapmaya devam eden gruba, emniyet ekipleri havaya uyarı ateşi açmak zorunda kalmıştır" ifadelerine yer verildi.

Toplam 6 kişinin Bayrampaşa Polis Merkezi Amirliği'ne götürüldüğü aktarılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Olayda gözaltına alınan Ü.K. (25), Y.K. (21), Y.E.Y. (40), İ.K. (19), A.K. (30), B.K. (22), D.K. (28) isimli şahıslar hakkında 'görevli memura mukavemet', 'tehdit', 'hakaret' ve 'kasten yaralama' suçlarından sevk edildikleri adli makamlarca adli kontrol hükümleri uygulanmıştır. Olayın incelenmesi için İçişleri Bakanlığından müfettiş talebinde bulunulmuş olup, başlatılan idari ve adli süreç devam etmektedir."

DMM: İki polis memuruna hakaret ederek fiziki saldırıda bulunmuşlardır

Dezenformasyonla Mücadele Merkezi'den (DMM) yapılan açıklamada da "Çeşitli sosyal medya mecralarında 'Kürtçe müzik dinleyen gençler kötü muameleye tabi tutuldu' şeklinde yapılan paylaşımlar gerçeği yansıtmamaktadır" denildi.

Açıklamada şunlar kaydedildi:

"Olayla ilgili yapılan inceleme sonucunda; 13.07.2025 Pazar günü saat 21.42’de Bayrampaşa İlçesi’nde yüksek sesle müzik dinlendiği tespit edilen araçta bulunan şahıslara emniyet ekiplerimiz sözlü uyarıda bulunmuştur. Uyarının ardından araçta bulunan 6 şahıs müziğin sesini daha yükseltmiş, sonrasında ise araçtan inerek kendilerini uyaran iki polis memuruna hakaret ederek fiziki saldırıda bulunmuşlardır.

Saldırının ardından bölgeye takviye polis ekipleri sevk edilmiş ve 6 şahıs Bayrampaşa Polis Merkezi Amirliğine götürülmüştür. Şahısların emniyetteki işlemleri devam ederken, yakınları olduğu tespit edilen 100 kişilik grup, emniyet önünde toplanmış ve taşkınlık çıkarmıştır. Olayın incelenmesi için İçişleri Bakanlığı’ndan müfettiş talebinde bulunulmuş olup, başlatılan idari ve adli süreç devam etmektedir."

'Muhtemelen darbe aldığı için plasenta ayrılmış'

Öte yandan olayın ardından İlke TV’den Zilan Azad'a konuşan anne Yıldız Kaya ve abla Zuhal Kaya, yaşananları anlattı.

32 yaşındaki abla Zuhal Kaya, olay anında arkada başka bir araçta olduğunu, yaşananların başında orada bulunamadığını söyledi. Hamile olan kardeşi Zeynep Yaman’ın yaşadıklarını şöyle aktardı:

“Kız kardeşimin bana söylediğine göre polis onu itmiş, karnının üzerine yere düşmüş. ‘Ben hamileyim’ diye bağırmış. Ona rağmen iki yumrukla karnına vurmuşlar. Zaten darbe aldığı için plasenta bebekten ayrılmış. Bu nedenle, yedi aylık olmasına daha bir hafta varken hemen ameliyata almışlar. Entübe ediliyorlar oksijensiz kaldıkları için. Şu anda ikisi de yoğun bakımda. Bilgi de vermiyorlar. Doktor bana dedi ki, ‘Muhtemelen darbe aldığı için plasenta ayrılmış.’ Bebekte de annede de hayati risk olduğunu söylediler.”

‘Tek suçları Kürtçe müzik dinlemek’

Polisin ırkçı küfürlerle darp etmeye başladığını aktaran Zuhal Kaya, şunları söyledi:

“Bütün kardeşlerim içeride. Tek suçları Kürtçe müzik dinlemek. Başka hiçbir şey yok. Biz terörist değiliz. Devletle hiçbir problemimiz yok. Müziğimizi dinleyerek eve gidiyorduk. Başımıza gelen bu. 

Polis direkt kardeşime, ‘**** koyduğum Kürt’ü’ diyerek yakasından tutuyor, yumruklamaya başlıyor. Kardeşim önce tepki veriyor, ‘Cezam ne ki? Eğer ehliyetsizsem al cezamı. On kişilik arabaya yirmi kişi bindirdiysem kes cezamı. Ehliyetim yoksa, kes cezamı. Ama her şeyim tam.’ Ama polis doğrudan ırkçı hakaretle saldırıyor. Zaten olay orada başlıyor. İlk onlar küfrediyor. Küfürleri de Kürtlük üzerinden ediyorlardı. Yani bir Laz şarkısı olsaydı böyle yapmazlardı. Tek dertleri bizim Kürt olmamız. Başka hiçbir dertleri yoktu. Oradakiler de görmüşler. Onlar da bu saldırının Kürt’ün üzerine olduğunu hepsi de biliyorlar.”

‘Doktor muayenesine polis de girdi’

Darp edildikten sonra gözaltına alınan ancak sağlık sorunları nedeniyle serbest bırakılan 51 yaşındaki anne Yıldız Kaya yaşadıklarını anlattı:

“Benim dört tane çocuğum içeride. Bir damadım ve bir de yeğenim içeride. Darp edildik, sonra bizi doktora götürdüler. Ama doktor bizimle hiç ilgilenmedi. Polisle birlikte girdik doktora. Baktım doktor diyor, neyiniz vardı? Gelinimin parmaklarına bastılar, parmakları hep patlamıştı. Gelinimi görseniz, vücudunun hepsi kan. Kocasının kafasına vuruyorlardı, bu da elini koydu, dedi 'kafasına vurmayın'. Orada da onun eline bastılar. Bunun parmakları patladı. Götürdüler doktoru, hiçbir şey yapamadı bir pansuman bile etmediler.”

'On dört yaşında çocuk bu, ona nasıl vurursunuz?'

"Tutuklanacakları" bilgisiyle karakola götürüldüklerini aktaran Yıldız Kaya, şöyle konuştu:

“Oradan sonra bizi karakola götürdüler. ‘Niye bizi buraya getirdiniz’ dedim. ‘Size de tutuklama çıkmış’ dediler. Niye tutuklama? Biz ne yaptık? Benim yanımda çocuklarıma vurdular. Ben kendimi çocuğumun üstüne attım, biber gazı sıktılar. Ben daha hiçbir şey görmedim. Nefesim kesildi. Hamile kızım bayıldı. Ben kızımı kaldıramadım. Polis vurmuş da ben görmedim ama düştüğünü gördüm. Oğluma vuruyorlardı. Diğer oğlum bağırıyordu,  ‘Ablam gitti’ diye, onu kaldırdı.

Ben de fenalaştım. Astım hastasıyım, şekerim var. Beni bıraktılar, çocuklarımı tuttular. Eve geldim, kollarım mosmordu. Meğer oğlumun üstüne kendimi atmışım, beni çekiştirmişler, kollarım mosmor oldu. Bu adalet mi? Bir polis nasıl kadına vurur? Bakın benim 14 yaşındaki kızımın çenesi dünden beri ağrıyor, ‘Anne, çenem çok ağrıyor’ diyor. On dört yaşında çocuk bu. Ona nasıl vurursunuz? Böyle bir devlet olabilir mi? Bir de çocuklarımı tutukluyorlar. Nasıl bir çağda yaşıyoruz? Bu nasıl bir devlet?”

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.