Sayfa yolu
Küba doktor gönderiyor, ABD yaptırım
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 05.06.2025 , 00:00 Güncelleme Tarihi: 05.06.2025 , 00:04
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio 25 Şubat'ta, Küba Hükümeti yetkilileri ile dünyanın herhangi bir yerinde Küba’nın yürüttüğü tıbbi yardım programlarına “suç ortaklığı” yapan kişilere yönelik vize kısıtlamaları uygulanacağını açıkladı. ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, yaptırımın “mevcut ve eski” yetkililer ile “bu kişilerin birinci derece yakınlarını” kapsadığı belirtildi.
Bir ay içinde Küba'ya karşı uygulanan yedinci yaptırım hamlesi olan bu karar uluslararası sonuçlar doğuruyor. Zira on yıllardır on binlerce Kübalı sağlık çalışanı yaklaşık altmış ülkede görevlendirilmiş ve sayıları Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) işgücünden çok daha fazla sayıda olan bu sağlıkçılar çoğunlukla da Küresel Güney’in yetersiz hizmet alan ya da hiç hizmet alamayan bölgelerinde çalışmıştır.
ABD hükümeti, vize vermeme tehdidi ile, Küba'nın yurtdışındaki bu tıbbi misyonlarını sabote etmeyi amaçlıyor. Bu yaptırımın devreye sokulması, milyonlarca insan olumsuz etkileyecektir.
Rubio, siyasi kariyerini Küba sosyalizmine karşı çizdiği sert bir hat üzerine inşa etti. Hatta ailesinin -Washington Post aslında 1956 yılında Fulgencio Batista diktatörlüğü sırasında Miami'ye göç ettiklerini ortaya çıkarana kadar- Fidel Castro'nun Küba'sından kaçtığını iddia edecek kadar ileri gitti.
Trump Hükümetinin Dışişleri Bakanı olarak Rubio, ABD’nin Küba’ya yönelik düşmanca politikalarını tırmandırma konusunda ayrıcalıklı bir yere sahip bulunuyor. Bu politikalar, ilk kez Nisan 1960'ta Dışişleri Bakan Yardımcısı Lester Mallory tarafından formüle edilmişti: Devrimci Küba’ya karşı ekonomik savaş yoluyla “açlık, çaresizlik yaratarak hükümetin devrilmesini” sağlamak.
ABD hükümeti Küba'yı insan kaçakçılığı yapmakla suçluyor, hatta yurtdışındaki Kübalı sağlık personelini kölelere benzetiyor. Rubio’nun yakın zamanda paylaştığı bir tweet bu bahaneyi yineledi. Bunda asıl amaç hem Küba'nın uluslararası prestijini hem de tıbbi hizmet ihracatından elde ettiği geliri baltalamaktır. Küba'nın tıbbi ve profesyonel hizmet ihracatından elde ettiği gelir, 2004 yılından bu yana ülkenin en büyük gelir kaynağını oluşturmaktadır.
Küba'nın “gerçek” uluslararası ticaret yapma kapasitesi, uzun süredir devam eden ABD ablukası nedeniyle sekteye uğratılmaktadır. Ancak sosyalist devlet eğitim ve sağlık alanına yaptığı yatırımlarını ulusal gelire dönüştürmeyi başarmış, enternasyonalist dayanışma ilkelerine bağlı kalarak Küresel Güney’e ücretsiz tıbbi yardım sağlamayı sürdürmüştür.
Küba’nın Sağlık Enternasyonalizmi: Küba Dış Politikasının Temel Bir Özelliği
Küba’nın sağlık enternasyonalizmi 1960’ların başında ortaya konan dört temel yaklaşımla —üstelik de 1959 Küba Devriminden sonra doktorların yarısının ülkeden ayrıldığı bir dönemde — başlatılmıştır:
1- Acil müdahale tıbbi tugayları: Mayıs 1960'ta Şili’de tarihte kaydedilen en güçlü deprem meydana geldi; binlerce kişi hayatını kaybetti. Genç Küba Hükümeti Şili’ye acil bir sağlık tugayı ile 6 kırsal sahra hastanesi gönderdi. Bu olay, Kübalı doktorların Küresel Güney'deki afet ve salgınlara hızlı müdahale için seferber oldukları bir çalışma biçimi oluşturulmasını sağladı. Bu tugaylar, 2005 yılından beri “Henry Reeve Uluslararası Tugayları” adı altında organize edilmektedir.
DSÖ 2017’de Henry Reeve Tugayları'nı halk sağlığı ödülüyle onurlandırdığında, tugaylar 21 ülkede 3,5 milyon insana yardım etmişlerdi. En iyi bilinen örnekler arasında, 2014’te Batı Afrika’daki Ebola salgınına ve 2020’de COVID-19 pandemisine karşı kurulan tugaylar yer almaktadır. Henry Reeve Tugayları bir yıl içinde, Batı Avrupa da dahil olmak üzere 40 ülkede 1,26 milyon COVID-19 hastasını tedavi etti.
2- Yurtdışında halk sağlığı sistemlerinin kurulması: Kübalı doktorlar, 1963 yılından itibaren, bağımsızlığını yeni kazanan Cezayir'de bir halk sağlığı sistemi kurulmasına yardımcı oldular. 1970'lere gelindiğinde, Afrika’nın dört bir yanında Entegre Sağlık Programları oluşturulmuş ve bu programlarda görev alınmıştı. 2014 yılına kadar, 76.000 Kübalı sağlık çalışanı 39 Afrika ülkesinde görev yaptı. 1998 yılında Küba'nın Haiti ile yaptığı bir işbirliği anlaşması, Haitili doktorları Küba'da eğitirken 300-500 Kübalı sağlık çalışanını da oraya göndermeyi taahhüt etti. Aralık 2021 itibarıyle, 6.000'den fazla Kübalı sağlıkçı, Batı yarımkürenin en yoksul ülkesi olan Haiti’de 429.000 hayat kurtarmış ve 36 milyon muayene gerçekleştirmişti. Küba ayrıca, 20 yılı aşkın bir süredir Venezuela'da 20.000'den fazla doktor bulunduruyor; bu sayı bir dönem 29.000'e ulaşmıştır. 2013 yılında Pan Amerikan Sağlık Örgütü (PAHO), Brezilya'nın yetersiz hizmet alan, ihmal edilmiş bölgelerinde çalışmak üzere 11.400 Kübalı doktorla sözleşme yaptı. 2015 yılında Küba’nın Entegre Sağlık Hizmetleri Programları 43 ülkede faaliyet göstermekteydi.
3- Yabancı hastaların Küba’da tedavi edilmesi: 1961 yılında Cezayir'in Fransa'ya karşı verdiği bağımsızlık savaşında yaralanan çocuklar ve askerler Küba'da tedavi edildi. Bundan sonra dünyanın dört bir yanından binlerce kişi tedavi için Küba’ya geldi. Bu kapsamda iki büyük program geliştirildi: Birincisi 1990'da başlayan ve 21 yıl süren “Çernobil Çocukları” programıdır; bu süre zarfında Çernobil nükleer felaketinden etkilenen 26.000 kişiye -bunların neredeyse 22.000'i çocuktu- adada ücretsiz tıbbi tedavi ve rehabilitasyon hizmeti sunuldu. Bu programın maliyeti Küba tarafından üstlenildi, üstelik de sosyalist bloğun çöküşünü takiben Küba'nın Özel Dönem olarak bilinen ağır ekonomik krizine denk gelmesine rağmen. İkinci büyük program ise 2004 yılında tedavi edilebilir körlüğü olan Venezuelalıların Küba'da ücretsiz göz ameliyatı ile görme yetilerini yeniden kazanabilmeleri için oluşturulan Mucize Operasyonu'ydu. Program daha sonra bölgesel olarak genişletildi. 2017 yılına gelindiğinde, Küba Mucize Operasyonu kapsamında 15 ülkede 69 oftalmoloji kliniği işletiyordu. 2019'un başlarında, 34 ülkede 4 milyondan fazla insan bu programdan faydalanmıştı.
4- Hem Küba'da hem de yurtdışında yabancılar için tıp eğitimi: Küba devleti, hiçbir zaman bağımlılık yaratmayı amaçlamadı. 1960’larda yabancı öğrenciler, uygun olan ülkelerde kendi ülkelerinde, olanakların yetersiz olduğu yerlerde ise Küba’da eğitildi. 2016’ya kadar 85 ülkeden 73.848 yabancı öğrenci Küba’da mezun oldu. Aynı zamanda Afrika’da kurulan 12 yurtdışı tıp okulunda 54.000’den fazla öğrenci eğitim görüyordu. 1999’da Havana’da kurulan Latin Amerika Tıp Okulu (ELAM), dünyanın en büyük tıp okuludur. ELAM 2019 yılına kadar 100 etnik grubu temsil eden 105 ülkeden (ABD dahil) 29.000 doktor mezun etti. Bunların yarısı kadındı ve yüzde 75'i işçi ya da çiftçi ailelerden geliyordu.
Küba, 1960'tan bu yana yaklaşık 600.000 Kübalı sağlık profesyoneli ile 180'den fazla ülkede ücretsiz sağlık hizmeti sundu ve Küba hükümeti tıbbi enternasyonalizmin mali yükünün büyük bölümünü üstlendi. Ülkenin kalkınmada yaşadığı zorluklara ve ABD ablukasına rağmen Küba’nın sunduğu tüm bu sağlık hizmetlerinin Küresel Güney için önemi gerçekten de çok büyüktür.
Sağlık enternasyonalizmin Küba’ya maaliyeti
2008 yılında Fidel “Bazıları, sınırlı kaynaklara sahip küçük bir ülkenin eğitim ve sağlık gibi hayati alanlarda bu denli büyük bir görevi nasıl yürütebildiğini merak edecektir” demişti. Ancak bu sorunun yanıtını vermedi. Aslında Küba bu programların maliyeti hakkında çok az şey söyledi.
Guatemalalı araştırmacı Henry Morales, Küba'nın uluslararası dayanışmasın“Resmi Kalkınma Yardımı (RKY) tanımlamasıyla yeniden formüle etti. Morales, Küba’nın küresel kalkınmaya katkısını hesaplamak ve diğer bağışçılarla bunu karşılaştırmayı kolaylaştırmak amacıyla, bu yaklaşımda uluslararası piyasa ortalama oranlarını ve Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) metodolojisini kullandı.
Morales'e göre, yalnızca 1999 ile 2015 yılları arasında, Küba'nın tıbbi ve teknik profesyonel hizmetlerinin parasal değeri, yani RKY’si, 71,5 milyar dolardan fazlaydı. Yıllık 4,87 milyar dolara denk düşen bu değer, Küba'nın her yıl gayri safi yurt içi hasılasının (GSYH) % 6,6'sını RKY'ye ayırdığı anlamına gelmektedir. Bu oran dünyadaki en yüksek orandır; Avrupa ortalaması için RKY GSYH'nin % 0,39'u düzeyine denk düşerken ABD için bu oran sadece % 0,17’dir. Aynı yıllar arasında ABD ablukasının Küba’ya yıllık mali yükü 4 ila 5 milyar dolar arasındadır. Bu göz önüne alındığında, ABD ablukasının yükü olmasaydı, Küba potansiyel olarak RKY’ye yaptığı katkıyı iki katına çıkarabilirdi. Bu hesaplamalara, Küba devletinin ülke içinde eğitim, tıp eğitimi ve altyapıya yaptığı yatırımlar dahil değildir. Ayrıca Küba, tüm bu hizmetleri uluslararası piyasa oranlarının çok altında ücretlere ya da çoğu durumda tamamen ücretsiz olarak sunduğundan mali olarak önemli kayıplar szö konusudur.
İhracat kalemi olarak tıbbi hizmetler
1990'lı yıllardaki “Özel Dönem” sırasında Küba, maliyetleri karşılayabilecek durumda olan sağlık hizmeti alıcısı ülkelerle maliyet paylaşmına dayalı karşılıklı anlaşmalar uygulamaya koydu. 2004 yılından itibaren Venezuela ile yapılan meşhur “Petrol karşılığı doktor” programıyla birlikte, tıbbi profesyonel hizmetlerin ihracatı Küba'nın başlıca döviz kaynağı haline geldi. Elde edilen bu gelirler ülkenin sağlık hizmetlerine yağılan yatırımlar için kullanılmaktadır. Bununla birlikte Küba, ihtiyacı olan ülkelere ücretsiz tıbbi yardım sağlamaya devam etmektedir.
Bugün Küba'nın farklı işbirliği sözleşmeleri bulunmaktadır: Küba’nın tüm maliyetleri üstlendiği modeller (bağışlar ve ücretsiz teknik hizmetler), maliyetlerin alıcı ülke ile paylaşldığı ikili anlaşmalar, üçüncü taraflarla yapılan “üçgen işbirliği” modelleri ve doğrudan ticari anlaşmalar. ABD’li senatör Marco Rubio tarafından açıklanan yeni yaptırımlar bunların hepsini etkileyecektir.
2017 yılında Kübalı doktorlar 62 ülkede görev yapıyordu; bunların 27’sinde (%44) ev sahibi hükümet hiçbir ödeme yapmazken, geri kalan 35 ülke maliyetleri Küba ile değişken ölçeklerde paylaşıyor ya da ödüyordu. Ev sahibi ülkenin tüm maliyetleri karşıladığı durumlarda bile, söz konusu ücretler uluslararası düzeyde talep edilen ücretlerin çok altındadır. Ödemelerdeki bu farklılıklar, Küba bütçesini dengelemek amacıyla kullanılmaktadır. Böylece, örneğin Katar gibi zengin petrol devletlerine verilen hizmetlerden elde edilen gelir, daha yoksul ülkelere sunulan ücretsiz tıbbi yardımları sübvanse etmeye yardımcı olmaktadır. Sağlık hizmeti ihracatından elde edilen gelirler, Küba Devletine gitmekte ve devlet bu gelirin küçük bir oranını doktorlara aktarmaktadır. Bu ödeme genellikle doktorların Küba'daki maaşlarına ek olarak yapılmaktadır.
Küba Ulusal İstatistik Ofisi, ilk kez 2018'de “sağlık hizmetleri ihracatı”na dair ayrı veriler yayınladı ve bu hizmetlerden ülkenin 6,4 milyar dolar gelir elde ettiği belirtildi. Ancak o tarihten sonra bu gelirde düşüş yaşandı çünkü ABD'nin Küba'nın sağlık enternasyonalizmini sabote etme çabaları -örneğin Brezilya'da- başarıya ulaştı ve bu da adanın milyarlarca dolar kaybetmesine neden oldu.
Küba sağlık enternasyonalizminin ABD tarafından kriminalize edilmesi
2006 yılında, George W. Bush yönetimi, Kübalı doktorları ABD vatandaşlığı karşılığında, görev yaptıkları ülkelerden ayrılmaya teşvik etmek amacıyla Tıbbi Şartlı Serbestlik Programı’nı başlattı. Barack Obama, Ocak 2017'de görevdeki son günlerine kadar bu programı sürdürdü. 2019'da Trump bu saldırıyı yeniden başlattı ve Küba'yı sağlık enternasyonalizmi temelinde, “insan kaçakçılığı” ile mücadele etmeyen üçüncü kademe ülkeler listesine ekledi.
ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı (USAID) Küba'nın sağlık programlarını itibarsızlaştırmak ve sabote etmek için özel bir proje bile başlattı. 2024’te ABD Temsilciler Meclisi Tahsisatlar Komitesi’nin yasa tasarısı; “Küba'dan doktor kaçakçılığının” ifşa edilmesini, bu “modern kölelik biçimine” katılan ülkelere yapılan yardımların kesilmesini ve Küba laboratuvarlarına fon verilmesinin yasaklanmasını içeriyordu. Bu arada, Mallory'nin 1960 yılında Küba'ya yönelik “demokrasi programları” adı altında tasarladığı rejim değiştirme politikası için 30 milyon dolar tahsis edildi.
Kübalı doktorların yurtdışına çıkmadan önce imzaladıkları hizmet sözleşmeleri aslında gönüllülük esasına dayanmaktadır; doktorlar Küba'daki güncel maaşlarına ek olarak ev sahibi ülkenin ödediği ücreti de alırlar. Gönüllülere yıllık izin ve aileleriyle iletişim garantisi de verilmektedir.
Katılım motivasyonları ne olursa olsun, Kübalı sağlıkçılar yurtdışında gönüllü görev alarak çok büyük kişisel fedakârlıklarda bulunuyorlar. Ailelerini, evlerini, kültürlerini ve toplumlarını geride bırakarak aylar, hatta yıllar boyunca zor ve genellikle riskli koşullarda çalışıyorlar.
Yazar: Helen Yaffe
Yayınlandığı yer: Cubaenresumen
Yayın tarihi: 28 Mart 2025
Çeviri: Didem Kul
"Küba Gerçeği", 2023 Şubat ayında Türkiye Komünist Partisi'nin (TKP) girişimiyle başlatılan bir yayın. Küba'da siyaset, ekonomi, yaşam, kültür gibi konularda Kübalı yazarların ürettiği makalelerin çevirilerini yayımlayan Küba Gerçeği'nde çıkan makaleler, soL'da da paylaşılıyor.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
