Breadcrumb
KRT TV'de pişkinliğin bu kadarı: Maaşları ödemeyen patron, hak arayan 17 işçiden şikayetçi oldu
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 16.05.2026 , 21:21 Güncelleme Tarihi: 16.05.2026 , 23:09
KRT TV’de çalışan basın emekçileri, aylarca ödenmeyen maaşları ve yemek ücretleri nedeniyle geçtiğimiz yıl İstanbul ve Ankara bürolarında işten kaçınma haklarını kullanarak direnişe geçmişti. İşçilerin mücadelesiyle birlikte kanalda canlı yayınlar dururken, yayın akışı bant kayıtlarıyla sürdürülmüştü.
KRT emekçileri direniş boyunca hem İstanbul hem Ankara büroları önünde yaptıkları açıklamalarda ödenmeyen maaşlara, yatırılmayan yemek ücretlerine ve süregelen hak gasplarına karşı mücadele ettiklerini vurgulamıştı. Polis ablukası altında süren direnişte Beşiktaş Meydanı’ndan seslenen işçiler, “Hakkımızı alana kadar mücadele edeceğiz” demişti.
Sözler tutulmadı, sıra tehdide geldi
İşçilerin kararlı direnişi karşısında patron Fırat Bozfırat geri adım atmak zorunda kalmış, direnişin 20. gününde taraflar arasında bir mutabakat imzalanmıştı. Yapılan anlaşmada ödenmeyen maaşların, yemek ücretlerinin ve tazminatların 3 ay içerisinde ödeneceği taahhüt edilmiş, söz konusu ödeme planı KRT’nin resmi hesaplarından da duyurulmuştu.
Ancak patron verdiği sözleri tutmadı. Aradan yaklaşık bir yıl geçmesine rağmen işçilerin alacakları ödenmezken, KRT patronu Fırat Bozfırat bu kez haklarını talep eden 17 işçi hakkında suç duyurusunda bulundu.
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunulan suç duyurusunda işçiler “tehdit”, “iftira”, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik”, “özel hayatın gizliliğini ihlal”, “verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme” ve “kişilerin huzur ve sükununu bozma” gibi ağır suçlamalarla hedef gösterildi.
Dayanışma da hedef gösterildi
Dosyada yalnızca işçiler değil, direnişle dayanışma gösteren gazeteler ve kurumlar da hedef alındı. KRT direnişinin ilk gününden itibaren işçilerle birlikte mücadele eden İletişim Emekçileri Dayanışma Ağı’nın sosyal medya paylaşımları ve haberleri suç duyurusuna “delil” olarak konuldu. KRT patronu, işçilerin haklı taleplerini duyuran dayanışma paylaşımlarını dahi suç unsuru gibi göstermeye çalıştı.
Dosyada ayrıca işçilerin direniş sürecinde yaptıkları açıklamalar ve sosyal medya paylaşımları da yer aldı. Patron tarafı, aylarca maaşları ve hakları gasp edilen emekçilerin kamuoyuna yaptığı açıklamaları "itibar zedeleyici" ifadeler olarak göstermeye çalıştı.
Suç duyurusu dosyası, aylardır süren hak gaspını da ortaya koydu. Dilekçede maaş ödemelerinde gecikmeler yaşandığı belirtilirken, bunun "ekonomik sıkıntılardan" kaynaklandığı savunuldu.
'Maaş istemek suç değil, alın terini gasp etmek utançtır'
soL’a konuşan bir KRT direnişçisi patronun sorunları çözmek yerine işçileri hedef gösterdiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
Aradan yaklaşık bir yıl geçti ama verilen sözlerin büyük kısmı tutulmadı. O dönem bize alacaklarımızın 3 ay içinde ödeneceği söylenmişti. Biz de buna güvenerek problemlerin çözülmesini bekledik. Ancak bugün hâlâ haklarını tam olarak alamayan arkadaşlarımız var. Ben iki aylık maaşımı ve dört aylık yemek ücretimi alamadım. Arkadaşlarım da tazminatlarını ya da diğer alacaklarını alamadı. KRT’den tüm haklarını eksiksiz alan bir kişiyi duymadım.
Haklarını isteyen 17 arkadaşımızın bugün suç duyurusuyla karşı karşıya bırakılması çok vahim bir tablo. İnsanların maaşını ve tazminatını istemesi suç değil. Asıl utanılması gereken şey, işçilerin alın terinin gasp edilmesi. Sorunları çözmek yerine işçileri hedef göstermeye çalışıyorlar.
Bir başka KRT emekçisi ise patronun amacının işçilerin örgütlü mücadelesini dağıtmak olduğunu söyledi. İşverenin intikam amacı güttüğünü kaydeden KRT emekçisi şöyle konuştu:
“Haklarımı alabilmek için hâlâ ilk derece iş mahkemesinin sonuçlanmasını bekliyorum. Sadece iki aylık maaş alacağım ödendi, verilen sözler tutulmadı. Karşımızda örgütlülüğün çözülmesini, konunun gündemden düşmesini fırsat bilen, hak aramayı kriminalize eden, buna suç vasfı kazandırmaya çalışan bir patron var. Amacı net: İntikam almak ve insanları hakkını aradığına pişman etmek.”
'Tehditlerinize boyun eğmeyeceğiz'
İletişim Emekçileri Dayanışma Ağı da suç duyurusuna tepki gösterdi. Yapılan açıklamada KRT direnişi boyunca dile getirilen “Bir televizyonu ekranlar değil, emekçiler ayakta tutar” sözleri hatırlatılarak medya sektöründeki ağır çalışma koşullarına ve hak gasplarına dikkat çekildi:
Medya sektöründe ağır çalışma koşulları ve hak gaspları her geçen gün artıyor. Emekçiler yoksulluk sınırının altındaki ücretlere, güvencesizliğe ve patron baskısına mahkûm edilmeye çalışılıyor. Maaşların geciktirilmesi, verilen ödeme sözlerinin tutulmaması ve en ufak hak arama talebinde işçilerin işten atılma tehdidiyle karşı karşıya bırakılması medya patronları açısından artık sıradan bir uygulama haline geldi.
Buradan hem KRT patronuna hem de tüm medya patronlarına bir kez daha hatırlatıyoruz: Bir televizyonu ekranlar değil, emekçiler ayakta tutar.
İşçilerin haklı mücadelesini suç duyurularıyla bastırmaya çalışmanız da, direnişi ve dayanışmayı hedef almanız da sonuç vermeyecek. Tehditlerinize ve hukuksuz girişimlerinize boyun eğmeyeceğiz. KRT emekçilerinin tüm hakları derhal ödensin, işçiler hakkında yapılan suç duyuruları geri çekilsin.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.