Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Yükleniyor...

Kontak kapatan Yemeksepeti kuryeleri: 'Bu zam değil sefalet ücretine makyaj'

Yemeksepeti kuryeleri, yüzde 30 olarak duyurulan artışın prim oyunlarıyla eridiğini söylüyor. Bir kurye, platform ekonomisinde “zam” söylemiyle dayatılan yoksulluğu anlattı.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 27.01.2026 , 13:12

Artan yaşam maliyetleri ve yetersiz ücret artışlarına tepki gösteren Yemeksepeti kuryeleri, geçtiğimiz hafta ülke genelinde iş bıraktı.

Güvencesiz ve ağır koşullar altında çalışan kuryeler, açıklanan yüzde 30’luk zammın gerçekte bir karşılığı olmadığını vurguluyor.

Emekçiler, kâğıt üzerinde yüzde 30 olarak duyurulan artışın, “bonus primleri”ne bağlanması nedeniyle maaşlara yalnızca yüzde 10–14 aralığında yansıdığını ifade ediyor.

Yakıt, bakım ve ekipman giderleri karşısında geçim güçlerinin hızla eridiğini belirten kuryeler, talepleri karşılanana kadar mücadeleyi sürdüreceklerini kaydediyor.

Eylemlerin ardından Patronların Ensesindeyiz Ağı’na konuşan bir Yemeksepeti kuryesi, patronların “zam” adı altında sunduğu düzenlemenin içyüzünü ve sahadaki gerçek tabloyu anlattı.

Öncelikle son dönemde yaşanan eylemlerin ve taleplerin kısa bir özetini yapabilir misiniz? Neden kontak kapattınız?

Yeni yıl ile birlikte Yemeksepeti Express bünyesinde bize yüzde 32 oranında bir zam yapıldığı duyuruldu. Ancak bu zam, sahada fiilen bir gelir artışı olarak cebimize yansımadı. Mevcut ücretlendirme sistemindeki oynamalarla reel kazancımız neredeyse önceki seviyede kaldı. Bu nedenle şehirler genelinde 18–20 Ocak tarihleri arasında üç günlük kontak kapatma eylemi gerçekleştirdik ve dün birçok ilde taleplerimizi dile getirmek için eylem yaptık.

Bu eylemlerin arkasında sadece zam oranının yetersizliği mi var, yoksa başka nedenler de söz konusu mu?

Zam elbette tetikleyici oldu; fakat esas sorun şeffaf olmayan ücretlendirme politikaları, keyfi bonus sistemleri, uzayan mesafelere rağmen düşük tutulan kilometre ücretleri ve güvencesiz çalışma koşullarıdır.

Açıklanan zam rakamı kağıt üzerinde yüksek gözükse de, gerçek hayatta bonusları ulaşılmaz kılan kriterler nedeniyle fiilen düşük bir artışa denk geliyor. Ayrıca yakıt, bakım ve diğer giderler hızla yükselirken, elimize geçen ücretler bu maliyet artışlarına paralel artmıyor.

Bunu biraz daha açar mısınız? Patronun açıkladığı zam neden reel gelir artışına dönüşmüyor?

Yemeksepeti, yeni sistemle bonus ve kilometre ücretlendirmelerini birleştirdi. Bu durum dışarıya “zam” gibi lanse edilse de, bonusları işçiler için erişilebilir hale getirmediği için net kazancımızda kayda değer bir değişim yaratmıyor. Bugün birçok kurye arkadaşımız için hayatta kalabilmek adına günlük 12–15 saat çalışmak hâlâ “norm” dayatılıyor. Bu da giderlerimizi karşılamakta zorluk yaratıyor.

Ücretler ve mesafe ilişkisi de sıkça konuşuluyor. Bu konu hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Evet, özellikle uzayan mesafeler karşılığında emeğimizin karşılığının verilmemesi ciddi bir sorun. Bir siparişin 7–8 km’ye kadar olan mesafeleri kapsaması gerekiyor fakat mesafe arttıkça ücretler aynı oranda artmıyor ya da makul bir denge kurulmuyor. Bu durum bizim için hem maliyet hem de zaman kaybına dönüşüyor. Bu nedenle adil mesafe–ücret dengesinin kurulması en temel taleplerimiz arasında.

Eylemlere siyasi partilerden ve isimlerden destek geldi mi?

Evet, sesimiz mecliste ve sokakta yankı buldu. Siyasi partiler eylemlerimize destek verdiklerini açıkladılar. Bu destekler, taleplerimizin yalnızca biz kuryeler tarafından değil, toplumsal bir gündem olarak algılandığını gösteriyor.

Yemeksepeti yönetimi, bu eylemler ve talepler karşısında nasıl bir tutum sergiliyor?

Yönetim tarafından şu ana kadar resmi ve tatmin edici bir açıklama yapılmadı. Saha yöneticileri, “düzenlemeler üzerinde çalışıldığı” yönünde sözlü ifadeler kullandı ama ortada somut, yazılı ve şeffaf bir teklif yok. Bu belirsizlik, işçilerin güven eksikliğini daha da derinleştiriyor.

Peki olayların bu kadar büyümesinin ve yayılmasının temelindeki sebepler nelerdir?

Bu, yalnızca Yemeksepeti’nin ya da tek bir şirketin sorunu değil; platform ekonomisinde çalışan tüm kuryelerin ortak sorunu haline geldi. Düşük ücret, güvencesizlik, esnek ama kontrolsüz çalışma modelleri ve şeffaf olmayan ödeme sistemleri, büyük bir memnuniyetsizliği tetikliyor. Kuryeler artık sadece kendi gelirlerini değil, insanca çalışma koşullarını talep ediyorlar. Bu nedenle eylemler daha büyük ve organize bir hâl aldı.

Bu süreçte medya ve kamuoyu desteği nasıl oldu?

Medya eylemlere geniş yer verdi. Eylemler Türkiye’nin farklı şehirlerine yayıldı ve haberlerde görüldü. Kamuoyu artık kuryelerin sadece servis elemanı değil, ciddi bir emekçi kitlesi olduğunu anlamaya başladı. Artan enflasyon ve yaşam maliyetleri hakkında toplumda güçlü bir duyarlılık söz konusu, bu da bizim mücadelemizin daha fazla görünmesini sağladı.

Son olarak talepleriniz nelerdir?

Taleplerimiz açık ve nettir:

  • Şeffaf ücretlendirme ve ulaşılabilir bonus sistemleri,
  • Adil bir mesafe–ücret dengesi,
  • Güvenli çalışma koşulları ve sosyal güvenceler,
  • Karar süreçlerine kurye temsilcilerinin dahil edilmesi,
  • Gerçek enflasyon oranlarına göre adil zam.
  • Bu taleplerimiz karşılanana kadar, haklarımızı alana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.