Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Yükleniyor...

Kolombiya, Küba, Venezuela, Meksika, İran ve Grönland'a tehditler savurdu: Trump’ın eşkıyalığının ardında ne yatıyor?

Uçağında gazetecilere konuşan Trump sosyalist Küba’ya tehditler savurdu ve Kolombiya’ya operasyon imasında bulundu. Trump'ın Venezuela, Meksika, İran ve Grönland'a da tehditler savurduğu konuşmasının ardında bir korkaklık yatıyor.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 05.01.2026 , 14:22 Güncelleme Tarihi: 05.01.2026 , 16:41

ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela lideri Nicolás Maduro’yu kaçırılıp ABD’ye götürülmesinin ardından tehditlerine devam etti. Trump, Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro’yu açık sözlerle tehdit etti, sosyalist Küba’nın yakında çökeceğine inandığını söyledi.

Air Force One uçağında gazetecilere konuşan Trump, Kolombiya ve Venezuela’nın “çok hasta” olduğunu savundu ve Bogota’daki hükümetin 'kokain üretmeyi ve ABD’ye satmayı seven hasta bir adam' tarafından yönetildiğini ileri sürdü. Trump, bu sözlerle Petro’yu hedef aldı.

Air Force One’ın konforlu koltuğunda, dünyaya parmak sallayan Donald Trump, aslında emperyalizmin tarihsel sıkışmışlığının ve çürümesinin tezahürü.

Kişilik bozukluğu değil, sermayenin en çıplak ve vahşi hali

Venezuela’nın Devlet Başkanı Maduro ve eşini kaçıran Trump, zorbalığın boyutunu büyüteceğinin sinyalini Washington’a dönüş yolunda verdi.

Hedefinde pek çok ülke vardı. Küba, Venezuela, Kolombiya, Meksika, İran ve Grönland'a tehditler savuran Trump rejim değişikliğini açıkça ima eden ifadeler kullandı.

20 Ocak 2025’te koltuğa ikinci defa oturan Donald Trump’ın başkanlık dönemi, tam olarak Amerikan filmlerindeki o meşhur zorba çocukların karikatürize edilmiş bir versiyonu gibi başladı. Ancak bu tablo bir "kişilik bozukluğu" değil, sermayenin en çıplak ve vahşi haliyle yürüttüğü bir sınıf savaşının yansıması. Bunu her geçen gün daha sert gelişmelerle görüyor ve yaşıyoruz. Dünyanın bu eşkıyalık karşısında hizaya girmesi, “Ama Maduro da…” cümleleri ve ABD’nin “demokrasi-barış” yalanında saf tutulması Trump zorbalığının gücünü aldığı yerlerden biri.

ABD emperyalizmi, Trump’ın ikinci başkanlık döneminde tarihin en kirli ve zorba yöntemlerini devreye sokuyor. Ancak bu kabadayı tavrın arkasında, doğrudan bir savaşın maliyetinden kaçan, işi içerideki işbirlikçilerle ve suikastvari operasyonlarla bitirmeye çalışan bir korkaklık yatıyor.

Sosyalist Küba’yı hedef gösterdi

Trump, Küba yönetiminin sona yaklaştığını savunarak, “Küba düşmeye hazır görünüyor. Ne kadar dayanırlar bilmiyorum” dedi. 

Doğrudan askeri müdahaleyi şimdilik dışlamasına karşın, Havana’nın ayakta kalmasını Venezuela’ya bağladı: 

“Küba sadece Venezuela sayesinde hayatta kalıyor.”

Trump'ın bu sözleri aslında halkların dayanışmasını bir "ticari bağımlılık" olarak kodlayıp bu bağı koparma niyetini ortaya koyuyor.

Venezuela’ya parmak sallamaya devam etti

Karakas baskınının ardından Venezuela’yı kimin yöneteceği sorusuna Trump, “Venezuela’da kimin sorumlu olduğunu sormayın; bu tartışmalı olur. Sorumluluk bizde” yanıtını verdi.

Önce ülkenin, özellikle de petrol altyapısının yeniden inşa edilmesini, ardından seçim yapılmasını istediğini belirten Trump, “Halkın kendi liderini seçeceği bir seçim olacak ama şu an buna hazır değiller” dedi.

Geçici olarak Delcy Rodríguez ile çalışabileceğini söyleyen Trump, “Amerikan güçlerinin ülkeye girip yeniden inşa etmesine izin vereceklerini düşünüyorum. Ama uslu durmazlarsa ikinci bir darbe yaparız" diyerek tehditte bulundu.

Açık açık Kolombiya’ya saldırı iması: ‘Bunu çok uzun süre yapamayacak’

ABD operasyonunu eleştiren Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro’yu hedef alan Trump, Kolombiya’nın “çok hasta” olduğunu öne sürerek, ülkenin “kokain üretip ABD’ye göndermeyi seven hasta bir adam tarafından yönetildiğini” iddia etti. Trump, “Bunu çok uzun süre yapamayacak” diye konuştu.

ABD’nin Kolombiya’ya karşı askeri bir operasyon başlatıp başlatmayacağı doğrudan sorulduğunda ise Trump, “Bana kulağa iyi geliyor” yanıtını verdi.

Gözünü dikmediği yer yok: Grönland

Grönland’ın ABD kontrolüne girmesi gerektiğini daha önce de savunan Trump, en son bölgeye "özel temsilci" atamıştı. 

Danimarka’dan gelen tepkileri umursamayan Trump, Grönland konusunu yeniden gündeme taşıdı: 

“Ulusal güvenlik açısından Grönland’a ihtiyacımız var. Avrupa Birliği’nin de bizim Grönland’a sahip olmamıza ihtiyacı var.”

Diğer yandan ABD lideri, adanın Rus ve Çin gemileriyle çevrili olduğunu belirtti. Trump daha önce de birçok kez adayı kontrol etmek istediklerini belirtmişti. Adada bir ABD üssü de bulunuyor.

Meksika’ya askeri gönderme

Meksika’ya ilişkin konuşan Trump, Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum ile temaslarını aktarırken, “Meksika kendini toparlamak zorunda” ifadelerini kullandı. Sheinbaum’u 'harika bir insan' olarak tanımlayan Trump, onunla her konuşmasında Meksika’ya ABD askerleri göndermeyi teklif ettiğini söyledi.

Trump, Meksika hükümetinin sorunu çözebilecek kapasiteye sahip olduğunu ancak 'kartellerin çok güçlü' olduğunu ifade etti.

Ocak ayında göreve geldiğinden beri Trump, uyuşturucu kaçakçılığı konusunda Meksika ve ABD'nin diğer komşusu Kanada'ya defalarca yüklendi. ABD Başkanı, iki ülkeyi, özellikle fentanil olmak üzere, yasadışı uyuşturucuların sınırlarından ABD'ye akmasına izin vermekle suçluyor. ABD, ülkeye girmeye çalışan göçmenlerin daha sert cezalar alması için sınırda askeri bölge kurmuştu. Son olarak NBC News, Trump yönetiminin, Meksika'da uyuşturucu kartellerini hedef alan ve kara operasyonlarını da içeren saldırı planladığını öne sürmüştü. Meksika Devlet Başkanı Sheinbaum, 2025 yılının Kasım ayında Trump yönetiminin ülkedeki kartellerle mücadele kapsamında asker ve istihbarat personeli gönderme planları olduğuna dair iddiaları reddederek, "herhangi bir müdahaleye karşı olduklarını" belirtmişti.

Ve tabii ki İran: ‘ABD tarafından sert bir şekilde vurulacaklarını düşünüyorum’

Trump, açıklamalarında İran’ı da hedef aldı:

“Eğer (İran) geçmişte yaptıkları gibi insanları öldürmeye başlarsa, Amerika Birleşik Devletleri tarafından çok sert bir şekilde vurulacaklarını düşünüyorum.”

Büyük çaplı bir savaşın yükünü omuzlamak yerine, “ticari” bir mantıkla ülkelere “çökmeyi” tercih eden bir stratejiyle ilerleyen bir ABD var. 

Trump'ın Venezuela’nın petrolüne “çökme” niyetini açıkça ifade etmesi, Grönland’ı satın alamayınca askeri güç kullanabileceğini söylemesi ve Panama Kanalı’nı “geri alacağız” tehditleri, bu mafyatik yöntemin dışavurumu.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.