Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Kobani Davası'nda gerekçeli karar 13 ay sonra açıklandı: Kandil'le görüşmeye ceza, Yasin Börü’den beraat

Kobani Davası'nda gerekçeli karar açıklandı. Karar, 32 bin sayfa. Demirtaş 42 yıl hapse mahkum olmuştu, kararın açıklanmasıyla istinaf süreci başladı.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 26.06.2025 , 10:00 Güncelleme Tarihi: 26.06.2025 , 14:00

Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi, 16 Mayıs 2024’te karara bağlanan Kobani Davası’nda gerekçeli kararını, 13 aylık bir aradan sonra tamamladı. 32 bin 630 sayfadan oluşan karar, Ulusal Yargı Ağı Projesi’ne (UYAP) yüklenerek taraflara tebliğ edildi ve istinaf süreci resmen başladı. 

Eski HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda siyasetçiye ağır cezalar verilen dava başladığı ilk günden bu yana tartışma konusuydu. Gerekçeli kararın açıklamasındaki gecikme ve 32 bin 600 sayfalık metne itiraz süresinin 1 hafta olması başka tartışmaları da beraberinde getirdi.

Kobani Davası neydi?

Kamuoyuna Kobani Davası olarak geçen dava, 6-8 Ekim 2014 tarihlerinde, Suriye’deki iç savaş sırasında IŞİD’in Suriye'nin Kürt yoğunluklu kentlerinden Kobani'ye yönelik saldırıları üzerine HDP Genel Merkezi’nin sosyal medyadan yaptığı protesto çağrısı sonrası, Türkiye genelinde yaşanan olaylarla ilgili açıldı. 

Resmi kaynaklara göre, bu olaylarda 37 kişi hayatını kaybetti, 326’sı kolluk kuvveti olmak üzere toplam 761 kişi yaralandı. 

HDP’nin 6 Ekim 2014’te attığı “Halklarımızı sokağa çıkmaya ve sokağa çıkmış olanlara destek vermeye çağırıyoruz” tweeti, dava sürecinde önemli bir suçlama unsuru oldu. Çoğu zaman tartışmalar, Demirtaş'ın bu sosyal medya paylaşımına sıkıştı. Aynı zamanda Selahattin Demirtaş, 9 Ekim 2014’te Diyarbakır’da yaptığı basın açıklamasında şiddet olaylarını eleştirerek sükûnet çağrısı yapmış, devamında olaylar sona ermişti.

Soruşturma 2014’te başladı. 20 Mayıs 2016’da milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılmasıyla hız kazandı.

Demirtaş, Yüksekdağ ve yedi HDP milletvekili 4 Kasım 2016’da gözaltına alınarak tutuklanmış, 2 Ekim 2020’de 17 HDP’li siyasetçi daha tutuklanmıştı. 2 bin 676 kişinin mağdur veya müşteki sıfatıyla yer aldığı davada Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı 3 bin 530 sayfalık iddianame, 7 Ocak 2021’de mahkemece kabul edilmişti.

Gerekçeli kararda neler var?

Gerekçeli karar, sanıkların “terör örgütü kurma veya yönetme”, “devletin birliğini ve bütünlüğünü bozmaya yardım” ve “suç işlemeye tahrik” gibi suçlamalarla yargılandığını ifade ediyor. Mahkeme, 36 sanıktan 12’sinin beraatine hükmetmiş, 72 firari sanığın dosyalarını ayırmıştı. Verilen cezalar şu şekilde:

Selahattin Demirtaş: 42 yıl hapis (20 yıl “devletin birliğini ve bütünlüğünü bozmaya yardım”, 4 yıl 6 ay “suç işlemeye tahrik”, 2 yıl 6 ay “terör örgütü propagandası”, 1 yıl 6 ay “halkı kanunlara uymamaya tahrik” ve diğer suçlamalar)
Figen Yüksekdağ: 32 yıl 9 ay (dosya 2), 30 yıl 3 ay (dosya 4)
Bülent Parmaksız: 23 yıl
Nazmi Gür, Pervin Oduncu, Zeki Çelik, Zeynep Karaman: 22 yıl 6 ay
Günay Kubilay, İsmail Şengül: 20 yıl 6 ay
Alp Altınörs: 18 yıl
Cihan Erdal, Dilek Yağlı: 16 yıl
Ali Ürküt: 13 yıl 4 ay
Gültan Kışanak, Sebahat Tuncel, Emine Ayna: 12 yıl
Ahmet Türk: 10 yıl
Ayla Akat Ata, Aynur Aşan, Mesut Bağcık, Nezir Çakar, Ayşe Yağcı, Meryem Adıbelli: 9 yıl (veya 9 yıl 9 ay, dosya 1’e göre)

Kandil'le görüşmek suç sayıldı

Gerekçeli kararda, Selahattin Demirtaş’a yönelik suçlamalar 560 sayfada detaylandırıldı. Mahkeme, Demirtaş’ın, bugünlerde iktidarın müttefiki haline gelen PKK'yi kastederek “Kobani olayları sürecinde örgütün talep ve talimatlarına uyduğu, kendi iradesini örgütün iradesine teslim ettiği” değerlendirmesini yaptı. Öcalan ile yeni barış sürecinde görüşen devlet yetkililerinin ve siyasilerin olduğu bir dönemde Kandil'le görüşmenin suç sayılması dikkat çekti.

Başlıca suçlamalar şöyle:

Kobani Eylemleri ve Twitter Çağrısı: Demirtaş’ın 9-12 Eylül 2014’te KCK ve PYD yetkilileriyle görüşmeler yaptığı, 19 Eylül’de çatışma çağrısı yaptığı, 30 Eylül ve 5 Ekim’de Suruç sınırında basın açıklamaları yaparak PKK talimatlarına uyduğu iddia edildi. HDP MYK’nın 6 Ekim 2014’te attığı tweet, gizli tanık Mahir’in beyanları ve HTS verileriyle desteklenerek suç unsuru sayıldı. Mahkeme, Demirtaş’ın MYK toplantısında örgüt talimatlarına paralel çağrılar yapılmasını organize ettiğini savundu.

Hendek Operasyonları: 2015-2016’daki Hendek Operasyonları sırasında Demirtaş’ın “güvenlik güçlerinin huzur ortamını tesis etmesini engelleyici” açıklamalar yaptığı belirtildi. 8 Ağustos 2015-2016’da başlayan ve 9 Mart 2016’da sona eren Hendek Operasyonları’na dair suçlamalar da gerekçeli kararda yer aldı. Mahkeme, Demirtaş’ın bu operasyonlar sırasında “PKK/KCK’nın silahlı mensuplarının eylemlerine katkı sağlama ve kolaylaştırma” anlamında faaliyetlerde bulunduğunu iddia etti.  

DTK Faaliyetleri: Demirtaş’ın 2015’te Diyarbakır’daki Demokratik Toplum Kongresi (DTK) faaliyetlerine katılması ve 26 Mart 2016’daki DTK Olağanüstü Kongresi’nde konuşma yapması, “şiddet eylemlerini meşrulaştırma” ve “örgütle bağ” olarak değerlendirildi. DTK’nın “PKK’nın yasal seksiyonu” olduğu öne sürüldü.  

Cenaze ve Kutlama Törenleri: Demirtaş’ın "bazı terör örgütü üyelerinin cenazelerine" katılması, “örgüte motivasyon sağlama” ve “şiddeti meşrulaştırma” olarak nitelendirildi. 27 Kasım 2010’da Lice’deki PKK kuruluş kutlamalarına katılması da “örgüte bağlılık” delili sayıldı.  

Kandil Görüşmeleri: Demirtaş’ın Kandil’deki görüşmelere katılması, “PKK/KCK’nın Kobani bahanesiyle serhildan eylemleri düzenleme amacı taşıdığı” ve “örgütün hedefleri doğrultusunda hareket ettiği” şeklinde yorumlandı.

Ancak mahkeme, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sık sık Demirtaş’ı suçladığı Yasin Börü ve diğer öldürme olaylarıyla ilgili Demirtaş’ı beraat ettirdi. Gerekçede, bu suçların “PKK/KCK’nın faaliyetleri kapsamında işlenmediği” ve bazılarının başka kişilerce gerçekleştirildiği belirtildi.  

Tutukluluğun devamı

4 Kasım 2016’dan beri Edirne Cezaevi’nde tutuklu olan Selahattin Demirtaş’ın tutukluluğunun devamına karar verildi. Mahkeme, “verilen ceza miktarı, tutuklu geçirilen süre, adli kontrolün yetersizliği ve tutuklamanın orantılılığı” gerekçelerini sundu. Demirtaş, geçtiğimiz hafta yaptığı paylaşımda, “siyasi görünümlü yargı tacizlerine son verilmeli” diyerek kararın siyasi etkilerine dikkat çekti.  

32 bin 600 sayfalık metne itiraz süresi 1 hafta

Gerekçeli kararın açıklanmasıyla savunma avukatları, Yargıtay’a başvurarak kararların bozulması ve müvekkillerinin tahliyesi için itiraz hazırlıklarına başladı. Avukatlar, 32 bin 630 sayfalık metni AİHM ve Anayasa Mahkemesi içtihatları doğrultusunda inceleyecek. 

Bu hacimdeki bir metin için itiraz süresinin 1 hafta olması yine sürecin öne çıkan tartışma başlıklarından biri olarak görülüyor.

DEM Parti'den açıklama: 'Karar hukuki değil siyasi'

Gerekçeli kararın ardından bir açıklama yayınlayan DEM Parti kararın hukuki değil siyasi saiklerle alındığını ifade etti.

Gerekçeli karar ile birlikte davanın "tam anlamıyla çöktüğünü" ifade eden DEM Parti açıklamasında "Bu dava demokratik siyaseti cezalandırma amacı taşıyordu, adalet değil siyaset hedeflendi. Arkadaşlarımız suç işledikleri için değil, demokratik siyaset hakkına sahip çıktıkları için cezalandırıldı. Kumpas Davasının siyasi iktidar ve yandaş medya tarafından ilk günden beri dayandırılan tüm gerekçeleri boşa çıkmıştır. Barışın ve demokratik toplumun inşasını konuştuğumuz bu süreçte Kobani Kumpas Davası gibi siyasi nitelikli davalar tarihe karışmalıdır” ifadelerine yer verildi. 

Açıklamada aynı zamanda ceza verilen sosyal medya paylaşımları hakkında AİHM'nin paylaşımların fikir özgürlüğü kapsamında olduğu ve yaşanan şiddet olayları ile hiçbir bağının olmadığı kararı da hatırlatıldı. 

ANALİZ | Demirtaş’ın yeni çizgisi: Kürt-İslam sentezi

 

Kobane davası: Arka planı neydi, olaylar nasıl gelişti, taraflar ne diyor?

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.