Breadcrumb
Kızanlık’ta taş ocağı mücadelesi: Belediye Başkanı ’17 kurum onayladı’, halk ‘bize sorulmadı’ diyor
Tuncay Köklü
Yayın Tarihi: 20.05.2026 , 22:08
Sakarya’nın Hendek ilçesinde yer alan Kızanlık Mahallesi, son günlerde yeniden alevlenen taş ocağı tartışmalarıyla gündemde. Bölge halkı, yıllardır faaliyet gösteren işletmenin doğaya, su kaynaklarına ve tarım alanlarına geri dönülmez zararlar verdiğini belirtiyor. Şimdiyse kapasite artırımı ve yeni orman kesimi girişimleri nedeniyle derin bir endişe başladı.
Bölgede yapılan güncel incelemelerde, dinamit patlatmaları, ağır tonajlı kamyonların yarattığı yoğun toz bulutu ve ormanlık alanlardaki yeni kesim hazırlıkları, tepkilerin ana odaklarını oluşturuyor. Köylüler ise mevcut tabloyu tek ve net bir cümleyle özetliyor:
"Biz burada taşın değil, yaşamın tarafındayız."
2017 tarihli iptal belgesi yeniden gündemde
Tartışmaları farklı bir boyuta taşıyan en önemli gelişmelerden biri, geçmişe dönük resmi bir yazışmanın ortaya çıkması oldu. Sakarya Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün 3 Kasım 2017 tarihli yazısında, Kızanlık bölgesinde planlanan "II-A Grubu Kalker Ocağı" projesine ilişkin kritik ifadeler yer alıyor.
Belgede, İnci Grup tarafından planlanan proje için hazırlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) dosyasının incelendiği ve süreçte Sakarya Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) Genel Müdürlüğü projeyi uygun bulmadığı ve dosyanın iade edildiği bilgisi var. Söz konusu resmi belgede projenin inceleme sürecinin sonlandırıldığı şu ifadelerle vurgulanıyor:
"II-A Grubu Kalker Ocağı projesinin SASKİ Genel Müdürlüğü tarafından uygun görülmediği belirtilmiştir."
Bugün ise köylüler, yaklaşık 300 metre mesafede faaliyet gösteren mevcut taş ocağı için söz konusu risklerin çok daha büyük bir ölçekte devam ettiğini savunuyor.
Meclis gündeminde ‘heyelan' uyarısı
Büyüyen kriz, Hendek Belediyesi'nin Mayıs ayı olağan meclis toplantısının da ana gündem maddelerinden biri oldu. Toplantıda söz alan CHP Grup Sözcüsü Av. Setenay Halis, bölgedeki çevre tahribatına ve artan heyelan riskine dikkat çekti.
"Şimdi yüz binlerce maden ruhsatı verilen bir ülkedeyiz. Bunlar kağıt üzerinde hukuka uygun olabilir ama bu, doğanın kanunlarına uygun olduğu anlamına gelmez," diyen Halis, Kızanlık ile Bakacak Mahallesi arasındaki bağlantı yollarında ciddi zemin sorunları yaşandığını aktardı.
Yolların sürekli çöktüğünü, bir değil birçok yeni yol açılmasına rağmen alttan gelen bir heyelan kayması olduğunu belirten Halis, işletmelerin doğaya karşı sorumluluk taşıması gerektiğinin altını çizdi.
Hendek Belediye Başkanı İrfan Püsküllü ise, faaliyetlerin yıllardır sürdüğünü ve sürecin yaklaşık 17 kurumun onayıyla ilerlediğini ifade etti. Püsküllü, "Türkiye’nin en değerli taşlarından biri bazalt. Hızlı trenlerde, asfalt çalışmalarında kullanılan önemli bir malzeme ve ilçemizde bulunuyor" diyerek belediyenin doğrudan ruhsat verici kurum olmadığını savundu. Ayrıca, ÇED süreçlerinde bazı bölge sakinlerinin imzalarının da bulunduğunu ekledi.
Toplantıda söz alan Kızanlık Mahalle Muhtarı ise "Yol istemiyoruz" şeklindeki ifadelere itiraz ederek, halkın yalnızca mevcut riskli güzergaha karşı çıktığını ve alternatif yollar talep ettiğini vurguladı.
‘Ormanlık alanda ağaçlar işaretlendi’
Mahalle Muhtarı, işletmenin genişleme planlarına dair sahadaki somut adımları da kamuoyuyla paylaştı. Yaklaşık 40 dönümlük yeni bir ormanlık alan için girişim başlatıldığını aktaran Muhtar, sahada yaşananları şu sözlerle dile getirdi:
"İşletme gelip ağaçları işaretledi. Biz de bunu görünce köylü olarak tepki gösterdik. Köyümüzde tekrar taş ocağı büyütülmesini istemiyoruz."
Aktif fay hattı ve tarımsal tahribat endişesi
Bölge halkını korkutan bir diğer önemli unsur ise dinamit patlatmalı üretim modeli. Kızanlık'ın iki aktif fay hattı arasında yer aldığını ve 1999 depreminde en ağır hasarı alan köylerden biri olduğunu hatırlatan Muhtar, patlatmaların bölgede sarsıntı yarattığını, camların titrediğini ve zemin kaymalarına yol açtığını ifade etti.

Öte yandan, köyün en önemli geçim kaynağı olan fındık üretimi de ciddi bir tehdit altında. Ağır tonajlı araçların geçiş güzergâhında oluşan "kükürtlü toz", tarım alanlarına çöküyor.
Muhtar, "Şu an karşıda görünen yolda bütün ağır tonajlı araçlar geçiyor. O güzergâhtaki bütün fındıklık arazilerine toz ve araçlardan dolayı ciddi zarar veriliyor" diyerek yıllardır süren faaliyetlerin ürün verimini düşürdüğüne ve yaşam kalitesini bozduğuna dikkat çekti.
‘Halka sorulmadan karar veriliyor’
Tüm bu sürecin kendilerine danışılmadan yürütüldüğünü savunan köylüler, "17 kurumdan izin alındı" argümanına tek bir soruyla yanıt veriyor:
"Peki burada yaşayan insanlara soruldu mu?"
Siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve çevre platformlarının bölgeye ziyaretleri sıklaşırken, konu Hendek ve Sakarya kamuoyunda giderek daha geniş bir yankı buluyor.
Kızanlık sakinleri su kaynakları, tarım arazileri, ormanlık alanlar, yol güvenliği ve patlatmalı üretim faaliyetlerine dair bağımsız ve kapsamlı bir inceleme yapılmasını acilen talep ediyor.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.