Sayfa yolu
Kılıçdaroğlu 'mutlak butlan' sonrası ilk kez canlı yayında: 'Kabul etmeseydim CHP’ye kayyum atanırdı'
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 19.06.2026 , 20:39 Güncelleme Tarihi: 19.06.2026 , 22:56
Algoritmaya müdahale edin: Tek bir işlemle soL Haber’i Google’da "tercih edilen kaynak" olarak seçin, aramalarınızda soL öne çıksın.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin 38. Kurultayı’na ilişkin “mutlak butlan” kararının ardından yeniden CHP Genel Başkanlığı görevine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, yıllar sonra ilk kez bir televizyon programına çıktı.
Sözcü TV’de Senem Toluay Ilgaz’ın moderatörlüğünde, Sözcü TV Ankara Temsilcisi Aslı Kurtuluş Mutlu ve gazeteci Barış Terkoğlu’nun sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu, hakkındaki iddialara ve parti içinde süren tartışmalara ilişkin açıklamalarda bulundu.
Program öncesinde soruların kendisinden talep edildiği iddialarına da yanıt veren Kılıçdaroğlu, “Öyle bir şey yok, talep etmedim” dedi.
‘Ben olmasam valilik bir kaymakamı kayyum atardı’
Kılıçdaroğlu, “mutlak butlan” kararını neden kabul ettiği yönündeki soruya, kararın kabul edilmemesi halinde CHP’ye kayyum atanacağını savunarak yanıt verdi.
“Mutlak butlan kararını kabul etmeseydim ne olurdu? Buraya valilik bir kaymakamı kayyum olarak atardı. Siz bunu ister miydiniz?” diyen Kılıçdaroğlu, kararın yalnızca kendisini değil, eski yönetimi de göreve çağırdığını belirtti.
Kılıçdaroğlu, “Üstelik mutlak butlan kararında sadece ben gelmiyorum. Eski yönetim olduğu gibi geliyor. Benden neden korkuyorlar? Hangi gerekçeyle korkuyorlar? Çünkü ben arınmayı yapacağım diye korkuyorlar” ifadelerini kullandı.
CHP’de “kirli ilişkilere” yer olmadığını söyleyen Kılıçdaroğlu, “Bu partide her türlü eleştiri yapılır. Bu partinin kültüründe ciddi bir itiraz vardır. İnsanlar itirazlarını yaparlar ancak hiçbir zaman bu partide kirli ilişkilere yer verilmemiştir. Kirli ilişkilere bulaşanları da bu parti bağrında barındırmamıştır” dedi.
Kılıçdaroğlu, kararın kendisine “şaibe iddia edilemeyecek bir kurultay yapma” görevi verdiğini savunarak, “Partiyi alın, hiç kimsenin şaibe iddia edemeyeceği bir kurultay yapın deniliyor. Olay bu kadar basit” diye konuştu.
‘Karardan önceden haberim yoktu’
Kılıçdaroğlu, butlan kararından önce yayımladığı videonun hatırlatılması üzerine, karardan önceden haberdar olduğu iddialarını reddetti.
“Ben kararın çıkacağını bilseydim bir gün önceden böyle video yayınlar mıyım?” diyen Kılıçdaroğlu, videoları belli dönemlerde zaten yayımladığını söyledi.
Kılıçdaroğlu, yargıyla herhangi bir temasının kanıtlanması halinde görevden ayrılacağını belirterek şunları söyledi:
Eğer bir gün benim mahkemeye gittiğimi, bir gün bir yargıçla konuştuğumu ya da herhangi bir ilişkide bulunduğumu kanıtlarsanız ben yarın sabah CHP Genel Başkanlığını bırakıyorum. Böyle olaylar doğrudan doğruya yıpratma amacıyla ortaya atılıyor.
Videoda “arınma” vurgusu yaptığını hatırlatan Kılıçdaroğlu, “Partinin kirlilikten arınması lazım. Bugün de aynı şeyi söylüyorum. Bu parti kirliliği kabul etmez” dedi.
Kılıçdaroğlu, “Tarihte bize komünist dendi, faşist dendi, dinsiz parti dendi. Ancak hiçbir zaman, hiçbir dönemde partinin ahlaki üstünlüğüne yönelik hiçbir söz söylenmedi” ifadelerini kullandı.
Özel’e Erdoğan görüşmesi tepkisi: CHP’nin nelerini görüştün?
Gazeteci Barış Terkoğlu’nun “Erdoğan ile işbirliği yaptınız mı?” sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, kendisinin Erdoğan’ı her zaman eleştirdiğini söyledi. Ardından Özgür Özel’in Erdoğan’la görüşmesini hedef aldı.
“Özgür Bey dedi ki Erdoğan ile müzakere edeceğiz. Neyi müzakere edeceksiniz?” diyen Kılıçdaroğlu, Özel’in AKP’li isimlerle yaptığı görüşmeleri de eleştirdi.
Kılıçdaroğlu şu ifadeleri kullandı:
Erdoğan ile bir kişi iki saat ne görüşür? Çıktıktan sonra da partinin sorunlarını görüştük deniliyor. CHP Genel Başkanı, AKP’nin önemli bir aktörüyle partinin sorunlarını nasıl görüşüyor? Ey Özgür Özel sen ne görüştün, CHP’nin nelerini görüştün sen?
“Arka kapı diplomasisi” ifadesine de tepki gösteren Kılıçdaroğlu, “Memleketi bu hale kim getirdi? Ülkenin içinde bulunduğu sorunları aşmak, Türkiye’yi darbe yasalarından kurtarmak için hangi öneri geldi? Olmaz. Siyaset üretmeniz lazım” dedi.
‘Belediye başkanları her kuruşun hesabını vermeli’
Kurultaydan hemen sonra Özgür Özel’e partinin bazı temel sorunlarını aktardığını söyleyen Kılıçdaroğlu, CHP’li belediye başkanlarına yönelik geçmişte yapılan toplantıları hatırlattı.
Kılıçdaroğlu, her yerel seçimden sonra belediye başkanlarının toplandığını, Sayıştay denetçisi, İçişleri Bakanlığı yetkilisi ve yeminli müşavirlerin belediye yönetimine ilişkin uyarılarda bulunduğunu anlattı.
Kendi döneminde belediye başkanlarına “Koltuğa oturdunuz diye artık ben belediye başkanıyım, kimse bana dokunmaz demeyin. Her kuruşun hesabını vereceksiniz. Harcadığınız para sizin değil halkın parasıdır” dediğini aktaran Kılıçdaroğlu, “Yedi maddelik bir bildiri yayımladık. Neden bunlar yapılmadı son zamanlarda?” diye sordu.
CHP’nin birinci parti olmasından memnun olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, buna karşın çok sayıda belediye başkanının istifa ettiğini veya AKP’ye geçtiğini söyledi.
“Kaç belediye başkanı istifa etti, kaç belediye başkanı AKP’ye geçti? 40’ın üzerinde” diyen Kılıçdaroğlu, belediye başkanlarının soruşturma tehdidini dikkate alarak hareket etmesi gerektiğini belirtti.
Kılıçdaroğlu, “Bir belediye başkanı halka hesap verir konumdaysa kimse o belediye başkanına bir şey yapamaz” dedi.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın “belediyeler kreş açamaz” açıklamasını da hatırlatan Kılıçdaroğlu, CHP’li belediyelerin buna rağmen kreş açtığını belirterek “Kimse bu kreşleri kapattı mı, kapatabildi mi?” ifadelerini kullandı.
‘İBB iddianamesinin tamamını okudum diyemem’
Kılıçdaroğlu, Ekrem İmamoğlu’na ilişkin sorular üzerine, İmamoğlu’nun içinde bulunduğu psikolojik durumu bildiğini ve ona yanıt verme niyetinde olmadığını söyledi.
“Arınma kavramı önemlidir. Temizlik kavramı önemlidir” diyen Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ı siyasi parti genel başkanları içerisinde en sert eleştiren kişinin kendisi olduğunu savundu.
Kılıçdaroğlu, “Bu konuda mahkûm olan kişi de benim. Tazminata mahkûm edilen kişi de benim. Bugün de eleştiriyorum. Memleketi bu hale getiren kim? Beşli çeteleri bu milletin başına getiren Erdoğan değil mi?” dedi.
İBB iddianamesine ilişkin de konuşan Kılıçdaroğlu, iddianamenin tamamını okumadığını belirtti.
“Ben hukukçu değilim, İBB iddianamesinin tamamını okudum diyemem. Ancak hukukçu arkadaşlarla ilgili bir komisyon kurduk ve onlar inceliyor. Bana bir özet de getiriyorlar. Benim tüm iddianameleri okumak gibi bir durumum yok” ifadelerini kullandı.
‘Tutuklandığında evini ziyaret ettim’
Kılıçdaroğlu, İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından ailesini ziyaret ettiğini ve evinin önünde basın açıklaması yaptığını hatırlattı.
“O gün ne söylediysem bugün de aynı şeyi söylüyorum” diyen Kılıçdaroğlu, belediye başkanlarının tutuksuz yargılanması gerektiğini savundu.
Programda Kılıçdaroğlu’nun o gün yaptığı açıklamayı okuyan Barış Terkoğlu, Kılıçdaroğlu’nun “Tek adam döneminde bir kişinin gelip yasamayı, yargıyı, yürütmeyi kontrol ettiği bir süreç yaşıyoruz. Ekrem Bey’e ve ailesine sahip çıkmak hepimizin ortak görevidir” sözlerini hatırlattı.
Kılıçdaroğlu, yolsuzluk iddialarında çifte standart uygulanmaması gerektiğini belirterek “Sanki sadece CHP’li belediyelerde yolsuzluk var. Öteki tarafta da malı götürenler yok mu? Herkes biliyor. Yolsuzluğu kim yaparsa biz karşısındayız. Yolsuzluğun partisi olmaz” dedi.
Kılıçdaroğlu, “Ben hâlâ belediye başkanlarının tutuksuz yargılanması gerektiğini söylüyorum. Sonuna kadar incelenmeli ancak kararlar kesinleşmeden belediye başkanları tutuksuz yargılanmalı” ifadelerini kullandı.
Demirtaş çıkışı: Pişman değilim
Kılıçdaroğlu, Selahattin Demirtaş’ın dokunulmazlığının kaldırılmasına ilişkin geçmişteki tutumundan pişman olmadığını söyledi.
“Ben davaların tarafı değilim” diyen Kılıçdaroğlu, milletvekili fezlekeleri Meclis’e geldiğinde dokunulmazlıkların kaldırılmasını istediğini belirtti.
Kılıçdaroğlu, “Benim ilkem budur. Dokunulmazlıklar kaldırılsın, kişi aklansın. Selahattin Bey’de biz verdiğimiz dokunulmazlık kararının arkasındayım. Pişman değilim” dedi.
‘Demirtaş, Atalay, Kavala davaları siyasi; CHP davaları siyasi değil’
Kılıçdaroğlu, Selahattin Demirtaş, Can Atalay ve Osman Kavala davalarıyla CHP’ye ilişkin davalar arasında fark olduğunu savundu.
“Can Atalay’ın, Selahattin Demirtaş’ın, Osman Kavala’nın tutuklu olması yargı bağımsızlığından mı? Onlar siyasi dava ancak CHP davası siyasi bir dava değil. İkisinin arasında çok büyük farklar var” diyen Kılıçdaroğlu, CHP’ye yönelik soruşturmalarda iddianamelerin içeriğine bakılması gerektiğini söyledi.
Kılıçdaroğlu, “Savcının iddianamesine bakmak lazım. Neler var? İtirafçılar var. Adam diyor ki ‘verdim’. İtirafçılar kim? İş yaptıkları adamlar. Ne kadar verdin diyor, açıklıyor” ifadelerini kullandı.
Seferihisar Belediyesi’ne ilişkin iddiaları da örnek gösteren Kılıçdaroğlu, “Olay çıkıyor, itiraf ediyor, banka havalesi geliyor. Seferihisar Belediyesi’ndeki olayda tüm para transferleri tespit edilmiş. Ne diyeceğiz buna? Siyasi mi diyeceğiz? Belediye başkanı siyasi bir söylemden ötürü tutuklansa kıyameti koparırız elbette” dedi.
Genel Merkez’i savunanları suçladı
CHP Genel Merkezi’nde yaşananlara ilişkin de konuşan Kılıçdaroğlu, polisin parti binasına girmesini savunmadığını söyledi ancak Genel Merkez yönetimini de suçladı.
“Ben polisin girmesini asla savunmadım. Polisin girmesini ben istemedim” diyen Kılıçdaroğlu, kararın icra memuru tarafından tebliğ edilmesi gerektiğini belirtti.
Kılıçdaroğlu, “İcra memurunun gelip kararı tebliğ etmesi lazım değil mi? Polis mi gelsin diyor o yazıda? İcra memurunun oraya girmesi lazım. Polisin girmesini, şiddet uygulamasını, Genel Merkez’den dışarı taş atılmasını asla doğru bulmam” dedi.
Genel Merkez’de bulunan bazı isimleri de hedef alan Kılıçdaroğlu, “Adnan Beker’in orada ne işi var? Otobüsüyle gelmiş. O adam cumhurbaşkanlığı seçiminde bana oy vermediğini açıklayan kişi. Orada ne işi var?” ifadelerini kullandı.
Kılıçdaroğlu, binanın içinin videoya aldırıldığını belirterek “Partili olmayan, partiyle ilgisi olmayan insanlar bunlar. Siz partinin kapısına nasıl baraj kurarsınız? Polisin içeri girmesi için her şeyi yapan Genel Merkez’dekilerdi” dedi.
Yanındaki ismin eski MHP’li olduğu iddiasına yanıt
Kılıçdaroğlu, yanında bulunan bir ismin geçmişte MHP’li olduğuna dair eleştirilere de yanıt verdi.
“Eskiden MHP’liydi, geldiler CHP’li oldular. Biz eski MHP’liye gelip CHP’li olma mı diyelim?” dedi.
‘Kayyum ile mutlak butlan aynı değil’
Kılıçdaroğlu, kayyum atanması ile mutlak butlan kararı arasında fark olduğunu savundu.
“Kayyum ile mutlak butlan kararının ne farkı var? Kayyum kaymakam gelince istediğini yapar. Mutlak butlan ayrı; parti meclisi var, merkez yönetim kurulu oluşturuyoruz, disiplin kurulu var” diyen Kılıçdaroğlu, kendisinin kayyum değil genel başkan olduğunu söyledi.
Kılıçdaroğlu, “Siyasi partilerde bütün yetkiler genel başkana bırakılmıştır. Benim bunların hepsini kullanma gibi bir niyetim yok. Kayyum gelse bunların hiçbirisi olmayacaktı” ifadelerini kullandı.
‘Mahkemeye gidip aklanıp gelecek’
Kılıçdaroğlu, partide uygulanacak disiplin sürecine ilişkin de açıklamalarda bulundu. Kimseye “ceza kesmediklerini” söyleyen Kılıçdaroğlu, tüzükte tedbiren uzaklaştırma hükmü bulunduğunu belirtti.
“Biz ceza kesmiyoruz. Gidecek yargıya başvuracak, aklanacak, yargı ‘burada bir şey yok’ diyecek. Geri gelecek. Tüzüğümüzde tedbiren uzaklaştırma var. Hukuk normunu işletiyoruz. Gider mahkemeye aklanır gelir” dedi.
‘Butlan siyasi, verilen karar siyasi değil’
Kılıçdaroğlu, mutlak butlan kararına ilişkin sorular üzerine kararla herhangi bir ilgisinin olmadığını savundu.
“Akın Gürlek ile arka kapı diplomasisi yürütmedik. Mutlak butlan kararıyla hiçbir alakam yok” diyen Kılıçdaroğlu, kararın iktidarın yargıya müdahalesiyle alınıp alınmadığını bilmediğini söyledi.
Kılıçdaroğlu, “Erdoğan’ın izniyle Akın Gürlek’in karara etki edip etmediğini mahkemede yargıçlara sormak lazım. Butlan siyasidir, karar siyasi değildir. Adlidir. Bu karar iktidarın yargıya müdahalesiyle alınan bir karar mı değil mi bilmiyorum” ifadelerini kullandı.
‘Veysi Uyanık’ı ihraç etmedik’
Partide “arınma” vurgusunu yineleyen Kılıçdaroğlu, CHP’nin tarihinin kendisine bu görevi verdiğini söyledi.
“CHP’nin tarihi bana arındırma görevini verdi. Partiyi arındıracağım, kararlıyım. Başlangıcındaki ahlaki kodlara dönmek zorundayız” diyen Kılıçdaroğlu, Veysi Uyanık’ın ihraç edilmediğini belirtti.
Kılıçdaroğlu, “Veysi Uyanık’ı ihraç etmedik. Çünkü itirafçı oldu. Doğruları söyledi. Ondan ihraç etmedik. Para pul işlerine girenleri partide tutmayacağız. İhraç edeceğiz” dedi.
‘Televizyonlar tek taraflı’
Kılıçdaroğlu, CHP tabanının kendisine dönük eleştirilerinde televizyon yayınlarının etkili olduğunu savundu.
“Televizyonlar tek taraflı yayın yapıyor, halk ondan benim dediklerime inanmıyor” diyen Kılıçdaroğlu, CHP seçmeninin izlediği televizyon kanallarının da kendisinin sözlerini doğru aktarmadığını ileri sürdü.
Kılıçdaroğlu, “Özel döneminde dağıtılan paralarda televizyon kanallarına ne kadar verildi bilmiyorum. Benim dönemimde de böyle sözleşmeler oldu; Sayıştay gelir denetlerdi, AYM denetlerdi. Sosyal medyaya büyük paralar ödenmiş, niye ödendi diyemeyiz” ifadelerini kullandı.
‘Kurultay neden yapılamıyor, onu hukukçular değerlendirsin’
Kılıçdaroğlu, partiyi en kısa zamanda kurultaya götüreceklerini söyledi ancak mevcut koşullarda kurultay yapılamamasını hukukçuların değerlendirmesi gerektiğini belirtti.
“Mutlak butlan kararıyla her şeyi yapabiliyoruz ama kurultay yapamıyoruz, onu hukukçular otursun değerlendirsinler” diyen Kılıçdaroğlu, mahkeme sürecinin Yargıtay aşaması olduğunu hatırlattı.
Kılıçdaroğlu, “Ben bilmiyorum, hukukçular tedbir kararı var, kurultay yapamayız diyor. Mahkeme kararı var. Diyelim kurultayı yaptık mevcut delegeyle, mahkeme bunu iptal etmeyecek mi? Yeniden mahalleden başlayarak seçimimizi yaparız, oturur adam gibi kurultay yaparız” dedi.
FETÖ iddiası: ‘MİT’ten parti üyeleri için bilgi istenmez’
Kılıçdaroğlu, daha önce gündeme getirdiği FETÖ iddiasına ilişkin de konuştu. Özgür Özel’in CHP’nin yurt dışı ofislerine yönelik başvurular konusunda MİT’ten destek istendiğini söylediğini belirten Kılıçdaroğlu, buna itiraz etti.
Kılıçdaroğlu, “Ben diyorum ki kim partiye sızan FETÖ’cüler? Geçmişte milletvekili, Parti Meclisi üyesi yaptıklarım sonradan FETÖ’cü çıktı, özür diliyorum. İnsani bir durum bu. Kimse gidip MİT’ten parti üyeleri için bilgi alamaz. MİT’ten bilgi istenmez” ifadelerini kullandı.
‘İmamoğlu aday adayı mı bilmiyorum’
Ekrem İmamoğlu’nun cumhurbaşkanı adaylığına ilişkin soruya da yanıt veren Kılıçdaroğlu, İmamoğlu’na verilen oylara saygı duyduğunu söyledi ancak adaylık konusunda kesin konuşmadı.
“Ekrem İmamoğlu’na 15,5 milyon kişinin oy vermesine saygı duyuyorum. Ama CHP’nin cumhurbaşkanı adayı mı, aday adayı mı diye bir şey diyemem. Bilmiyorum” diyen Kılıçdaroğlu, “Mahkemeden bir şey çıkmazsa, anayasal bir engel olmazsa birçok aday adayımızdan birisi olabilir” dedi.
‘Niye sokağa çıkamayayım, adam mı öldürdüm?’
Kılıçdaroğlu, kamuoyu tepkileri nedeniyle sokağa çıkıp çıkamayacağına ilişkin eleştirilere de yanıt verdi.
“Sokağa da çıkarım, her yere de çıkarım. Adam mı öldürdüm? Adam mı kestim? Niye sokağa çıkamayayım?” ifadelerini kullandı.
‘Bana niye CHP Genel Başkanı yazmıyorsunuz?’
Kılıçdaroğlu, kendisine yönelik “Erdoğan mı sizi destekliyor?” sorusuna tepki gösterdi.
“Ben hiçbir zaman bir şeye aday olmadım. Hep aday olmadım, aday yaptılar” diyen Kılıçdaroğlu, partideki arınma tamamlandıktan sonra görevi bırakmak istediğini söyledi.
Kılıçdaroğlu, “Siz mesela Erdoğan’a bu soruları soramazsınız. Bana diyorsunuz ki ‘Erdoğan mı sizi destekliyor?’ Ayıp. Siz niye bana CHP Genel Başkanı diye yazmıyorsunuz? Neden yazmıyorsunuz?” dedi.
‘Neden olağanüstü kurultay yapayım?’
Kılıçdaroğlu, olağanüstü kurultay çağrılarına da karşı çıktı. 38. Kurultay delegeleriyle yeniden kurultay yapılmasının yeni bir mutlak butlan kararına yol açabileceğini savundu.
“Neden olağanüstü kurultay yapayım? 38. Kurultay’a katılan delegelerle kurultayı nasıl yapalım? Yapsak tekrar mutlak butlan kararı çıkar” diyen Kılıçdaroğlu, YSK’nin parti içindeki para hareketlerine karışmayacağını söylediğini belirtti.
‘Ben 13 seçim kaybetmedim’
Kılıçdaroğlu, kendisine yöneltilen “13 seçim kaybetti” eleştirisini de reddetti.
“Ben 13 seçim kaybetmedim. Onlar referandum, seçim değil” diyen Kılıçdaroğlu, CHP’nin kendi döneminde oylarını artırdığını savundu.
Kılıçdaroğlu, “Her seçimde olağanüstü başarılar elde etmedim ama oyumuzu artırdık. Bombalar patlamasaydı başka bir tablo ortaya çıkardı” dedi.
Osmanlı söylemi hakkında: ‘Gidip işgal edelim değil’
Kılıçdaroğlu, dış politika ve Osmanlı coğrafyasına ilişkin sözlerinin iktidara destek anlamına gelmediğini savundu.
“Dışişleri üzerinden iktidara yeşil ışık yakmıyorum. İktidarın dünyası benim dünyamla kıyaslanamaz” diyen Kılıçdaroğlu, sözlerinin İsmail Cem ve Ayşe Zarakolu’nun kitaplarında yer alan yaklaşımlarla uyumlu olduğunu söyledi.
Kılıçdaroğlu, “Dünya sadece kendi kültürü ve kendi yaşamıyla kendi bölgesine hapsedilirse oyun kurucu olamaz. Türkiye’nin oyun kurucu olması için Osmanlı coğrafyası ve Türk coğrafyasına girmesi lazım. Gidelim işgal edelim değil, gidelim oralarda gücümüzü gösterelim” ifadelerini kullandı.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.