Sayfa yolu
Kılıçdaroğlu kendisini silah zoruyla kaçırıp darp eden ülkücüyle bir araya geldi
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 23.10.2022 , 12:51 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
CHP'nin yürüttüğü "helalleşme" politikası kapsamında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun üniversite yıllarında kendisini silah zoruyla kaçırıp darp eden 'Koçero' lakaplı ülkücü Muammer Sözügüzel ile bir araya geldiği ortaya çıktı.
Sözcü yazarı Saygı Öztürk, Kılıçdaroğlu'nun, Belediye Şirketinde Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapan Alpaslan Yılmaz'a, “Koçero diye birisi vardı. Onu bulabilir misiniz?” diye sorduğunu belirtti.
Öztürk, "Kılıçdaroğlu, kendisini silah zoruyla kaçıran 'Koçero'yla buluştu" başlıklı yazısında buluşmayı şöyle aktardı:
"Ülkücü kökenli Alpaslan Yılmaz, 'Koçero'yu tanıyordu. Buldu, 'Kılıçdaroğlu seninle helalleşmek istiyor' dediğinde, 'Koçero' şaşırdı. Artık düşünceleri, dünyaya bakışı da değişmişti. O da, 'Barış, kardeşlik' diyordu. Yanlarında meslektaşım Yavuz Selim Demirağ, Ankara Milletvekili Nihat Yeşil ile birlikte CHP Genel Merkezi'ne gittiler.
'Tabancamı Kılıçdaroğlu'nun böğrüne dayadım'
Sonrasını 'Koçero'dan dinliyorum: 'Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi'nde bizim arkadaşlara saldırı olmuştu. Onlara destek için Abdullah Çatlı, Mehmet Nacar ve bazı arkadaşlarla birlikte gittik. Sol grubun önde gelen isimlerinden birisi de Kemal Kılıçdaroğlu'ydu. Bu kişiyi takibe aldık. Fakültenin önünden ayrılıp Ankara Radyosu ve Türk Hava Kurumu'nun olduğu tarafa doğru yürüyordu. Mehmet Nacar'la birlikte yetiştik. Tabancamı belimden çıkarıp Kılıçdaroğlu'nun birden koluna girip böğrüne dayadım. ‘Sesini çıkartma ve bizimle gel' dedim. Kendisi son derece soğuk kanlıydı. Sağcıların kontrolü altında olan Ticaret Turizm Okulu'nun bahçesine götürdük. Amacımız sorgulamak ve biraz bilgi almaktı.
'Birkaç vuruştan sonra bıraktım ama Nacar epey dövdü'
Ancak Kılıçdaroğlu, pek bilgi vermiyordu. Bunun üzerine kendisini dövmeye başladık. Ben boks başta olmak üzere dövüş tekniklerini biliyordum. Kılıçdaroğlu, karşı koymadığı için ben birkaç sert vuruştan sonra bıraktım. Mehmet Nacar ama epey dövdü. Kılıçdaroğlu'nu götürmemiz, sorgulamamızı, dövmemiz yarım saat kadar sürdü. Sonra bıraktık.'
Kılıçdaroğlu: Yumruğun eskisi gibi sağlam
Kılıçdaroğlu, Koçero'yu Alpaslan Yılmaz, Yavuz Selim Demirağ ve Nihat Yeşil'i odasının kapısında karşıladı. Pandemi nedeniyle yumruklu olarak selamlaştılar. Kılıçdaroğlu, 'Koçero, yumruğun eskisi gibi sağlam' dedi. Gülüştüler. Ziyaretçilere ne içecekleri sorulduğunda, 'Koçero' da, 'Çay' dedi. Buna Kılıçdaroğlu itiraz etti, 'Bu çok önemli bir buluşma. Kahvenin 40 yıl hatırı var. Kahve içelim' diye itiraz etti. Kahveler içildi, hatıra fotoğrafları çekildi.
'Kendimi Kılıçdaroğlu'nun dostu olarak görüyorum'
'Koçero' bu unutulmaz ziyaretiyle ilgili olarak bana şunları söyledi:
'Hepimiz birbirimize tanımadan kurşun sıkıyorduk. Birbirimize hakkımızı helal edelim. Kaynaşmayı, birleşmeyi yaşayabilmek için bu hareketi yaptık. Hoşgörülü olmak gerekiyor. Kılıçdaroğlu, kendisine tabanca dayamış, yumruk vurmuş birisi olmama rağmen bana çok candan davrandı. Keşke, üzücü olaylar yaşanmasaydı. Peygamberimiz de düşmanının yanına gidip, ‘Kimin dişini kırdımsa o da gelip benim dişimi kırsın. Kimi incittimse gelip beni incitsin' demişti. Bu ziyaretten ben gerekli dersi aldım, torunlarıma da bunu anlatacağım. Büyük dostluklar, büyük kavgalarla başlar. Ben, kendimi Kılıçdaroğlu'nun dostu olarak görüyorum."
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
