Sayfa yolu
Kemal Okuyan: Tüh! Dünyaya rezil olduk
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 15.12.2023 , 11:28 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan, bugün TKP'nin Sesi'nde yayınlanan "Haftaya Bakış" programında, hakeme saldırıyla başlayan ve Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Mehmet Büyükekşi'nin "Faruk başkanımız böyle değildir" sözleriyle alevlenen tartışmayı masaya yatırdı.
Okuyan, "Dünyaya rezil olduk" diyenlere "Dünyaya rezil olmasak sorun yok mu?" diye sorarak "Yumrukçu adam da siyasetçi, eski AKP milletvekili. Milletvekili olmasa da siyaseti yaşamın bütün alanlarında izlemek zorundayız, gerçeği söylemek zorundayız. Biz devrimci siyaset yapıyorsak yani bu rezilliği gerçekten de kapitalizme bağlamak zorundayız" dedi.
Okuyan'ın programdaki konuşması şöyle:
Malumunuz bir kulüp başkanı bir futbol maçının bitiminde sahaya girdi ve bir hakeme yumruk atıp kemiğini kırdı hakem yere düştü, tekmeler savruldu başkaları da katıldı bu suça. Sonra büyük bir tepki infial, görseniz sanki ülkede ya da spor karşılaşmalarında zorbalıkla ilk kez karşılaşıyor. Tepki çok iyi tabii ki ama iki yüzlülük fena, her neyse… Bakanlar, yetkililer çıktılar çok sert bir biçimde kınadılar hatta futbol federasyonu başkanı “rezalet” dedi “kabul edilemez” dedi hatta “cani” dedi. Birkaç gün sonra aynı federasyon başkanı, yumruğu atan kulüp başkanı için “Faruk başkanımız böyle biri değildir” diyerek aslında hepimizin beklediği, hepimizin ne yazık ki önceden bildiği şeyi gerçekleştirdi. Bu arada yumruk olayını takip eden günlerde bu ülkede işçilere saldırıldı, kadınlar öldürüldü, az önce bir kadının daha eski kocası tarafından öldürüldüğünü okudum haberlerde, bir diğeri de ağır yaralanmıştı. Dediğim gibi işçilere saldırılıyor, öğrencilere saldırılıyor. Polis, jandarma insanlar hakkı arıyor diye şiddet uyguluyorlar. Anlayacağınız bütün bu günlerde zorbalık sürüyordu ve biz de biliyorduk ki futbol federasyonu ilk alıp gazı bu olayı sonradan unutturmaya geçiştirmeye çalışacağını.
'Dünyaya rezil olmasak sorun yok!'
Aynen böyle oldu neymiş “Faruk başkanımız böyle biri değilmiş” bunu öğrendik. İşin gerçeği Türkiye’de bütün kurumları içine alan bir rezillik var. Ben “kapitalizm zaten böyledir” diyeceğim “her şeyi buraya bağlamasanız olmaz mı” diyerek bizi kızacaksınız. Her şeye siyaset bulaştırmayın ee ama yumrukçu adam da siyasetçi, eski AKP milletvekili. Milletvekili olmasa da siyaseti yaşamın bütün alanlarında izlemek zorundayız, gerçeği söylemek zorundayız. Biz devrimci siyaset yapıyorsak yani bu rezilliği gerçekten de kapitalizme bağlamak zorundayız. Yoksa insanların spor karşılaşmalarında neden birbirine gırtlağına sıktığını, birbirini boğazlamaya çalıştığını, birbirini öldürdüğünü anlayamayız. Ama ben önce başka bir konuya değinmek istiyorum.
Nedir bu konu?
“Dünyaya rezil olduk” konusu. Yani dünyaya rezil olmasak sorun yok! Ülkesini seven biri için ülkesinin adının sürekli olarak kötülüklerle, olumsuzluklarla anılması gerçekten fena, yaralayıcı bir tarafı var. Ama bundan kurtulmak için dünyaya rezil olduk demekten önce yapılacak şeyler var. Adaleti, vicdani, insanlık değerlerini başkaları ne der kaygısına düşmeden geliştirmek zorundayız. Bu değerleri savunmak zorundayız, öncelik bu olmalı. Yoksa ne demek “dünyaya rezil olduk!” yerli ve milli iktidar mı rezil oldu ne oldu. Önce kendine rezil olmamalı bir halk.
'Kapitalizm hüküm sürdüğü her yerde gerçekten de ortalığı kirletiyor'
Tam olarak tarihini bilmiyorum, gelecekte İtalya ile ortak düzenlenecek bir Dünya Kupası acaba elden gider mi, ya onu kaybedersek Dünya Kupası Türkiye’de oynanmazsa korkusu var. Onun dışında hayat normal devam ediyor, zaten “Faruk başkan da öyle biri değilmiş” merak edecek bir şey yok. Şimdi bu dünya rezil olma meselesinin bir başka boyutu daha var. Bu “tencere dibin kara seninki benden kara meselesi” dünyada futbol ya da genel olarak sporda ben daha temizim diyebilecek bir ülke ben bilmiyorum. Çünkü kapitalizm hüküm sürdüğü her yerde gerçekten de ortalığı kirletiyor. Futbolda bu işlerin başı FİFA. Zamanında çok kitap da çıktı bu konuda iyi gazetecilerin yaptığı hazırladığı araştırma kitapları yayınlandı. FIFA‘nın rezaletleri ortaya döküldü, yolsuzluk, rüşvet, sahtecilik her şey var. Benim hatırladığım önemli isimler vardı Blatter, Platini gibi isimler ve diğerleri yalnızca bunlardan ibaret değil tabi. Bunlar canlı yayın ihaleleri ile sponsorlarla ilgili şampiyon ya da finallerin nerede oynanacağı, takımlara verilecek cezalarla ilgili yolsuzluklara imza attılar. 2022 Dünya Kupası’nın Katar’da oynanması için ne dolaplar çevrildi herkes biliyor ama neymiş “fair play”miş.
Diyeceksiniz ki bunlar yolsuzluk, kimse kimseyi yumruklamıyor ama öyle değil işte yumrukluyorlar da. Dünyanın her yerinde bıçaklıyorlar, öldürüyorlar. Taraftarlar birbirlerini linç etmeye çalışıyorlar, sporculara saldırıyorlar. İngiltere’den Fransa’ya Sırbistan’dan Arjantin’e bütün ülkeler bu anlamda dünyaya rezil oluyorlar, mesele dünyaya rezil olmaksa. Geçenlerde Yunanistan’da “dünyaya rezil oldu” voleybol maçlarında üst üste bir takım olaylar çıktı. Karşılaşmalar bir süre seyircisiz oynanacak. Bu arada voleybol demişken bir şeyden daha söz etmek istiyorum. Pek ilgi çekmedi ama tam da hakeme yumruk olayı sırasında Türkiye’de bir kadın voleybolcu seyircilerin saldırısı sonucu yaralandı cam kırıklarıyla.
'Fanatizm daha çok kâr anlamına geliyor'
O zaman şimdi sormamız gerekiyor spor ya da futbol bu kadar rezaleti nasıl üretiyor? Bir kere futbol olağanüstü güzel bir oyun, bu benim görüşüm. Kolektivizme açık bir oyun, oynaması güzel, seyri güzel, gerçekten iyi oynandığında seyretmesi güzel büyük keyif veriyor. Ama yine kişisel bir şey söyleyeceğim, benim futbol karşıtı bir konumlanışım var, bugünle ilgili bu. Çünkü kapitalizmin bayağı bir sektör durumuna gelmiş durumda. Para işin içeri girdiğinde kâr işin içerisine girdiğinde zaten çürüyor ve çirkinleşiyor. Futbol da bundan nasibini alıyor, taraftarlık da. Okulumuzun, iş yerimizin, mahallemizin, kentimizin, ülkemizin takımına destek olma duygusu son derece doğaldır, keyiflidir ama fanatizmden uzak durursanız. Ama kapitalizm taraftarı fanatikleştirmek zorunda bugün baktığınız zaman taraftarlık dediğimizde gerçekten de artık akıl dışı bir şey haline geliyor.
Fanatizm daha çok kâr anlamına geliyor, daha büyük ilgi ya da reyting anlamına geliyor daha fazla gündem anlamına geliyor. Dolayısıyla ben şöyle bakıyorum, siyasette, dünya görüşünde ve insani değerler sisteminde savunduğumuz değerler sistemine ilişkin döneklik çok kötü bir şey. Hayatım boyunca bu dediğim konularda yani siyasi görüşüm, dünya görüşüm, savunduğum değerler itibariyle dönek olmamaya çalıştım ve bu saatten sonra da olacağımı zannetmiyorum.
Futbol söz konusu olduğunda iyi oynayan, göze hoş gelen bir futbol oynayan, kolektif takım oyunu oynamaya çalışan takımlara ilgi duymaya çalışıyorum onları seyrediyorum. Futbolcularına eşya muamelesi yapmayan, futbolcularına karşı adil olan, onları barbarlaştırmamak için çaba harcayan, mütevazi teknik direktörlerin takımlarını izlemeye çalışıyorum. İyi bir film, iyi bir konser, iyi bir tiyatro oyunu izlemek gibi bir şey benim için. Yoksa bugünkü dünyada Fenerli olacağım Ali Koç’un afra tafrasını sineye çekeceğim, Galatasaraylı olacağım Fatih Terim’e tapacağım, Beşiktaşlı olacağım eskilerden rakip oyuncuları tekmelediği için Alpay’ı alkışlayacağım söz gelimi, yok artık!
'Fanatizm, faşizmin enerjisidir'
Unutmayalım fanatizm, faşizmin enerjisidir. Faşizmin temelinde fanatizm yok ama fanatizmden enerji alır faşizm. Arada solcu taraftar grupları çıkıyor dünyada ve Türkiye’de bunlar iyi hoş evet gerçekten ortada bir mücadele var ama taraftarlık genel olarak fanatizm üretir bu günün dünyasında ve bu farklı örneklerin sayısı azdır. İşin içine akıl dışılık girdiğinde zaten faşizm güçleniyor. Birçok ülkede taraftar grupları devlet tarafından halk hareketlerine karşı, emekçi hareketine karşı neredeyse yarı resmi bir vurucu güce dönüştürüldü.
Bunun tarihte de örnekleri var bugün özellikle Balkanlar’da birçok taraftar grubu bayağı militan faşist örgütlenmelere dönüşmüş durumda. Ama gerçekten bu çok güzel oyun kirletiliyor çünkü her tarafından para fışkırıyor ya da her tarafından para çıkması için uğraşıyorlar, canlı yayında büyük paralar dönüyor, reklam gelirleri, sponsorluk hakları, menajerlik sistemi, bahis şirketleri, medya, dijital oyun piyasası, dolaylı ya da doğrudan sektörde çok fazla para dönüyor. Burada fanatizmi ve şiddeti körüklemediğinizde bu gelirler azalıyor ve her zaman ne diyorduk para girdiği her yeri kirletir.
Para ve bir de işte çıkar arayışı adalet duygusu falan bırakmıyor ortada, herkes etkileniyor bundan. Marksistleri, solcuları bile etkiliyor bu konu futbol konuşurken başka bir dünyaya başka bir evrene geçiveriyorlar, ben çevremde de görüyorum. Orada da işte adalet duygusu bitmeye başlıyor bu taraftarlık üzerinden, fanatizm üzerinden. Sonra çıkıyoruz işte FairPlaymiş falan…
'Hakeme atılan yumruğun arkasında çok büyük bir endüstri var'
Takımların paranın gücüne göre sıralandığı, belli bir hiyerarşinin olduğu bir dünyada ne FairPlayinden söz ediyoruz. Futbol güzel bir oyun, kapitalizmden kurtulduğumuzda da umuyorum ki oynanmaya devam edecektir. Ama bilmeliyiz ki hakeme atılan yumruğun arkasında çok büyük bir endüstri var az sayıda düzgün sporcu, teknik direktör var.
Spor yazarlarını okudum bugünlerde gerçekten çok sağlıklı değerlendirmeler yapanlar var bunların sayısı gerçekten de çok az. Genel olarak o atılan yumrukta ya da dünyanın her yanında ortaya çıkan şiddette çoook fazla suç ortağı var.
Futbolu seviyorsak futbolu da kapitalizmden kurtarmamız gerekiyor. Nasıl ülkemizi seviyorsak, ülkemizi kapitalizmden kurtarmak iddiasıyla hareket ediyorsak futbolu da diğer bütün spor dalları gibi kapitalizmden uzaklaştırmalı, özgürleştirilmeli. Yoksa daha çok yumruk atılır sonra da federasyon başkanları çıkar derler ki “Faruk başkan öyle biri değildi”
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
