Sayfa yolu
Kemal Okuyan: Kapitalizm tıkandı, yoksulların öfkesi dünya siyasetini belirleme yolunda ilerliyor
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Fotoğraf: Anadolu Ajansı
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 20.10.2026 , 00:00
soL TV'de yayınlanan "Komünist Bakış" programında bu hafta TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan ile gazeteci İrem Yıldırım Avrupa'daki eylemleri masaya yatırdı
Okuyan öncelikle, Yıldırım'ın "Avrupa'da eylemlerin temelinde ne var?" sorusunu yanıtladı.
Ülkeler arasındaki eylemlerde farklılıklar olduğunu ancak kapitalizmin yarattığı adaletsizliklere dönük tepkinin ortak olduğunu belirten Okuyan şöyle devam etti:
"Fransız Devrimi de aynı topraklardan başka ülkelere yayıldı. Bugün devrimci hareketten değil ama büyük halk hareketinden söz ediyoruz ve yine Fransa. Yine barikatlar kuruldu ve etkiliyor. Bu önemli. İdeolojilerin sonu dendi örneğin ama demek ki bazı şeyler eskisi gibi. Bu barikat kültürü hâlâ yaşıyor, başka ülkelere de ilham veriyor ve bu bir rastlantı değil. Fransa toplumsal mücadeleler açısından önemli bir ülke.
Fransa'da birden fazla talep var, zaten süreklileşmiş bir mücadele kültürü de var ama hayat pahalılığı ve yoksulluk gibi tepkilerden söz edebiliriz. Göçmen işçi vurgusu yapılıyor, bu tam olarak doğru değil. Göçmen kökenli işçiler var ama çok uzun süredir Fransa'dalar ve ülke vatandaşı bunlar. Yoksul ailelerin çocukları eylemlerde. Yaşam standartları düşüyor, bunun en temel sebebi eğitim maliyetleri. Eğitim çok kötüleşmiş durumda, öğretmenlerin koşulları da kötü. Sınıflar dökülüyor ve giderek eğitim pahalı hale getirildi. Bununla bağlantılı olarak da barınma sorunu var. Üstelik konutlar çok küçük, sağlıksız ve pahalı. Aslında hepsi yan yana geliyor.
İspanya, Portekiz, İtalya, Yunanistan... Farklı temalar öne çıksa da barınma ve eğitim ön planda. Özünde de yoksulluk var. Fransa'da büyük tekellerin altın çağını yaşadığını söyleyebiliriz. Sermaye sınıfı açısından zorlu bir dönemden geçilmiyor ama bunun topluma hiçbir yansıması yok. Bunun farkında bir yurttaşlık bilinci var Fransa'da. Hareket henüz düzen karşıtı bir noktaya evrilmese de oraya doğru gidiyor."
'Düzenin sorgulanmasından uzaklaşan solculuk anlayışı çöktü'
Adaletsizliğe ve eşitsizliğe dönük bir öfke olduğunu vurgulayan Kemal Okuyan, eylemlerin keskin programı olan düzen karşıtı bir noktaya dönüşmesinin kolay olmadığını hatırlattı. "Sağlıklı programı olan devrimci bir hareket ağırlığını koyarsa, eylemler düzen karşıtı bir yere oturabilir. Avrupa'da bu tanıma uyan tek siyasi parti Yunanistan'da" dedi. Okuyan şunları söyledi:
"En etkili siyasetçi Mélenchon. Mélenchon kim, belki de tüm sosyal demokrat akımlar içerisinde en solda tarif edebileceğimiz kişilerden ve Macron yönetimine karşı bir enerji yaratabiliyor ama bu hareketliliği bir düzen karşıtı yere evriltemiyor.
İspanya'da Sanchez iktidarı var. Bazı açılardan gösterilerden yararlanıyorlar. Çünkü barınmayla ilgili rahatlatıcı bir düzenlemeye parlamento hayır oyu verdi ve Kasım sonunda erken seçim yapılacak. Dolayısıyla farklı siyasi durumlar var.
Peki neden devrimci net programı olan bir hareket öne çıkmadı? Çünkü Avrupa solu belki 30-40 yılını kimlikçilikle geçirdi. Bunun sonuna gelindi artık. Düzenin sorgulanmasından uzaklaşılan bir solculuk hakimdi her yere. Teker teker çöktüler. İspanya'daki Podemos, Yunanistan'daki Syriza gibi... Çok değerli bir dönemi çarçur etmiş oldular. Gerçekler oraya sığmadı. Geniş halk kitleleri farkında olmadan kapitalizmi sorgulayan tepkiler veriyor. Bu enerji eninde sonunda bir yere akacak.
Dolayısıyla şu anki hareketlenmeler, Avrupa'nın siyasi dağılımını da etkileyecek. Düzenin sağı da solu da her tarafta konum alıyor. Bu tür olaylar geniş kitlelerin tercihlerinde hızlı değişimlere neden olabilir. Bu eylemlerin, Avrupa'da solun olması gereken eksene, temellerine dönmesi için büyük bir fırsat yarattığını düşünüyorum. Biraz zaman gerekecek, kolay değil. Örgütlü mücadeleye güven duymayan kesimler de var. Hem işçiler hem de liseliler arasında."
soL Haber, görünenin arkasındakilere, gerçeklere odaklanıyor. Hiçbir yerde görmediğiniz içerikler hazırlıyor. Bu haberlerin daha da artması, güçlenmesi okurumuzun verdiği destekle mümkün. Siz de abone olun, soL'un haberlerine güç verin.
'Avrupa'daki eylemler sola kaçmaya başladı'
"Kendiliğindenlik" ve "örgütlülük" kavramlarının göreli olduğunun altını çizen Kemal Okuyan, "Her kendiliğinden hareketin içerisinde de örgütlülük vardır" dedi. Avrupa'da öğrenciler arasında da örgütlü toplamların varlığına dikkat çeken Okuyan, "Sarı Yelekliler"in içerisinde de siyasi görüşleri birbirine uzak olsa da örgütlü bireyler olduğunu belirtti.
"Gözüken o ki, Avrupa'daki eylemler sola kaçmaya başladı. Değişik örgütler var. Hepsinin ortak özelliği kapitalizm karşıtı tutum alınması" diye konuştu.
TKP Genel Sekreteri Okuyan, İrem Yıldırım'ın "Avrupa'da uzun süredir yükselen sağ tartışma konusu. Sol da artık bir yükseliş ivmesi kazanabilir mi?" sorusunu ise şöyle yanıtladı:
"Fransa'da artık tüm aktörler sağın gücünü hesaba katmak zorunda. Seçimlere katılmasına engel çıkarılmazsa Le Pen'in ikinci tura kalacağı kesin. O noktada da kazanmaya yakın gözüküyor. Ama Le Pen kazansa dahi, bugünkü enerji Le Pen iktidarında artar. O nedenle Fransa, aslında bütün Avrupa belirsiz bir sürece doğru gidiyor.
Buradan istikrarlı bir çıkış yok. Aslında kapitalizm tıkanmış durumda. Sağ yükseliyor ama onlar da iktidara gelmeden patlıyor. Sol ise kendi özelliğini reddettiği için bugün zorlanıyor. Ama aslında solun önü açık. Fransa'daki eylemler için yıkıcı deniyor ama daha göçmenleri görmedik. Henüz güvencesiz göçmen toplulukları sokağa çıkmadı. Burası sokağa çıkmasalar da başka bir unsur.
'Kapitalizm açısından artık emeği bastırmadan kâr oranlarını artırmak mümkün değil'
Bütün bunlar nereden kaynaklandı? Kapitalizm açısından artık emeği ve kamusal alanı bastırmadan kâr oranlarını korumak ya da artırmak mümkün değil. Bu genel bir eğilim. Aslında ellerinde yapay zeka ve otomasyon kozu var. Yani sınıfa ayrılan kaynak azalıyor. Bir diğer başlık savaş hazırlığı. Tüm Avrupa hızla silahlanıyor. Silah maliyetinin karşılığını yoksul mahalleler ödüyor. Buraya karar verilmiş durumda. Bu sermayenin tercihi. Şu anda hangi kapitalist hükümet bunu değiştirip, durdurabilir? Sistem çözümü burada görüyor.
Daha önce iki dünya savaşında yaşadıklarımızı yaşıyoruz. Bir iyileşme söz konusu olmayacak. Bu hareketler somut karşılığı olduğunda doğal olarak savaş karşıtı olacak. Daha güçlü bir NATO protestosuna da dönüşebilir. Ve bütün bunlar birleşecek. O zaman Avrupa çok zorlanacak. Tüm Avrupa için çok öğretici. Kimlik siyaseti, yerelleşme vs. ile on yıllarca kafamız ütülendi, şimdi gerçek meselelerle uğraşacağız. Buradan faşizm de sınıf hareketi de çıkabilir, göreceğiz.
'Yurttaşların en temel sorumluluğu bu düzenin kaynağı olan adaletsizliğe, eşitsizliğe tepki vermektir'
Yoksulların öfkesinin dünya siyasetini belirleme yolunda ilerlediğini vurgulayan Okuyan, bu durumun yalnızca Avrupa'yla sınırlı olmadığını da söyledi. Latin Amerika'dan, Hindistan'dan örnek verdi. "Tüm dünyada kapitalizm ettiğini bulacak. Bu nasıl sonuçlanır, mücadeleye bağlı" ifadelerini kullandı.
İrem Yıldırım, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin grup toplantısından gençleri uyarıp "Fransa'ya özenmeyin" içerikli sözlerini de hatırlattı. Okuyan, "Konut sorunu, yoksulluk, yolsuzluk Türkiye'de yok mu? Neyi tartışıyorlar? Bu olayları başka ülkeler kışkırtamaz. Bu olayları kışkırtan başka bir faktör var ki, kimse eline su dökemez. O da kapitalizmin kendisi" şeklinde konuştu.
'Avrupa sınıf mücadelelerinin merkezidir, 2027 dünya ve Avrupa için ilginç geçecek'
Eylemlerde yakıp yıkma görüntülerinin bir bölümünün devlet provokasyonu olduğuna dikkat çeken Okuyan şöyle devam etti:
Bir de insanların taşan öfkesi var. Kırmızı çizgi nedir? Devletlerin, iktidarların protesto ve örgütlenme, mücadele hakkına getirdiği kısıtlamalar Anayasalara aykırı. Türkiye dahil. Devletler de her türlü yöntemi kaşıyor. 'Dış mihrak' söylemi de dahil.
Bugün yurttaşların en temel sorumluluğu bu düzenin kaynağı olan adaletsizliğe, eşitsizliğe tepki vermektir. Yurtseverliğin kriteri budur. Bu tür eylemlere sınır çekme yeteneği, hakkı sadece iktidarlarda yok. Bu sorunlardan muzdarip milyonlarca kişinin de çünkü kendi kırmızı çizgisi oluşuyor. Çok yoğun bir döneme giriliyor. Hep söylediğimiz bir şey var; Avrupa sınıf mücadelelerinin merkezidir. Daha Almanya'yı, İngiltere'yi göreceğiz. 2027 yılı tüm dünya için olduğu gibi Avrupa için de ilginç geçecek.
soL'un dört kez sansürlenen X hesabını takip ederek yaygınlaştırabilirsiniz.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.