Sayfa yolu
Dünyanın dört bir yanında halklar sokakta: Öfke büyüyor, mücadele yayılıyor
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Yayın Tarihi: 19.10.2026 , 13:48 Güncelleme Tarihi: 19.10.2026 , 15:55
Avrupa'dan Latin Amerika'ya, Asya'dan Afrika'ya farklı ülkelerde protestolar, grevler ve yeni eylem hazırlıkları sürüyor. İşçiler ücret artışı ve insanca yaşam, öğrenciler daha iyi eğitim ve yurttaşlık hakları, muhalif hareketler siyasi hesap verebilirlik talep ediyor. Hayat pahalılığı, kamu hizmetlerindeki gerileme ve hükümetlerin politikalarına yönelik tepki birçok ülkede sokaklara taşınıyor.
Dünyanın farklı bölgelerinde son günlerde büyüyen protestoların ortak başlıkları arasında geçim sıkıntısı, siyasi özgürlükler, yolsuzluk iddiaları ve çalışma koşulları bulunuyor. Avrupa'da öğrenciler ve sendikalar hükümetlerin ekonomi ve kamu hizmetleri politikalarına karşı çıkarken Latin Amerika'da üniversite bütçeleri, seçim güvenilirliği ve kültür politikaları etrafında hareketlilik yaşanıyor. Asya'da yurttaşlık hakları ve seçim süreçleri, Afrika'da ise siyasi özgürlükler ve emek mücadelesi gündemde.
19 Ekim Pazartesi itibarıyla bazı ülkelerde yeni eylemler düzenlenirken bazı ülkelerde hafta sonundaki kitlesel gösterilerin etkisi sürüyor. Ülkelerdeki hareketlerin ölçeği ve talepleri farklılaşsa da hükümetlerin politikalarına karşı toplumsal hoşnutsuzluk birçok bölgede kendini gösteriyor.
Desteklemek, güç vermek için tüm okurlarımızı soL Haber'e abone olmaya davet ediyoruz.
Fransa: Öğrencilerin talepleri hayat pahalılığı protestolarına dönüştü
Fransa'da 17 Ekim Cumartesi günü ülke genelinde düzenlenen gösteriler, son yılların en büyük toplumsal hareketliliklerinden birine dönüştü. İçişleri Bakanlığı'nın verilerine göre yaklaşık 550 bin kişi gösterilere katıldı.
Öğrencilerin hareketi; öğretmen açığı, kalabalık sınıflar, yetersiz okul koşulları ve eğitim sistemindeki sorunlarla büyüdü. Daha sonra hayat pahalılığı, akaryakıt fiyatları, ücretler, emeklilikler ve kamu hizmetlerindeki gerilemeye yönelik tepkilerle genişledi.
Gösterilerin bir bölümüne polis saldırırken Paris, Marsilya ve Limoges gibi kentlerde polisle çatışmalar yaşandı. Limoges'daki belediye binası ateşe verildi. Yetkililer ülke genelinde binlerce kişinin gözaltına alındığını bildirdi.
Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, protestocuların dile getirdiği sorunların meşruiyetini kabul etmekle birlikte "şiddet" diye adlandırdığı eylemleri kınadı. Hükümet, bir düzen klasiği haline gelmiş şekilde olayların sorumluluğunu kendi üzerinden atıp "aşırı sol gruplara ve yağmacılara" yüklerken polis saldırılarına tepki büyük. Eğitim alanında daha fazla öğretmen ve kaynak talep eden öğrenciler ile sendikaların taleplerinin karşılanıp karşılanmayacağını ise mücadelenin seyriyle belirlenecek.

Arnavutluk: Öğrenciler hükümetin istifasını istiyor
Arnavutluk'ta Başbakan Edi Rama hükümetine karşı öğrenci öncülüğündeki gösteriler Tiran'da ve diğer kentlerde sürüyor. Eylemciler yolsuzluk iddialarına, işsizliğe, eğitim sistemindeki sorunlara ve hükümetin siyasi sorumluluk almamasına tepki gösteriyor; Rama'nın istifasını talep ediyor.
Tepkinin bir diğer odağında, Jared Kushner ile bağlantılı olduğu belirtilen tartışmalı bir kıyı turizmi projesi ve kıyı arazilerinin kullanımı bulunuyor. Göstericiler, kamu kaynaklarının ve arazilerinin hangi çıkarlar doğrultusunda kullanıldığının açıklanmasını istiyor.
Protestolar sırasında kamu binalarına yönelik saldırılar ve polisle çatışmalar yaşandı. Polis göz yaşartıcı gaz ve tazyikli su kullanırken güvenlik güçlerinin sert saldırısı da tepki topladı.
Rama istifa çağrılarını reddediyor. Başbakan, protestoların hükümetini değil, "ülkenin Avrupa Birliği üyeliği hedefini tehdit ettiğini" savunuyor.

Portekiz: Ücretler, emeklilikler ve konut krizi
Portekiz'de ülkenin önde gelen sendikal konfederasyonlarından CGTP-IN'in çağrısıyla 17 Ekim'de Lizbon, Porto, Coimbra ve Funchal'da on binlerce kişinin katıldığı gösteriler düzenlendi. İşçiler, gençler ve emekliler daha yüksek ücretler, insanca emeklilik koşulları ve nitelikli kamu hizmetleri talep etti.
Gösterilerin merkezinde ücretlerin temel ihtiyaçların maliyetini karşılayamaması ve konut krizinin derinleşmesi bulunuyor. Kiralar ve mortgage ödemeleri altında ezilen emekçiler, ekonomik büyümenin ve şirket kârlarının toplumun geniş kesimlerinin yaşam koşullarına yansımadığını vurguluyor.
CGTP-IN, mücadelenin devam edeceğini duyurarak 24 Kasım'da, devlet bütçesinin son oylamasının yapılacağı gün yeni bir gösteri çağrısı yaptı.
Portekiz'de ayrıca 19-28 Ekim tarihleri arasında Güney Tejo bölgesindeki hafif raylı ulaşım işletmesinde çalışanlar için grev ilan edildi. Demiryolu makinistleri sendikasının duyurduğu grev, ücret ve çalışma koşulları eksenindeki mücadelenin toplu taşımaya da yansıdığını gösteriyor.

İtalya ve Belçika: Geçim sıkıntısı ve kamu hizmetlerine tepki
İtalya'da Milano başta olmak üzere kuzey kentlerinde 17-18 Ekim'de düzenlenen gösterilerde hayat pahalılığı, savaşlar ve kötüleşen kamu hizmetleri protesto edildi. Milano'da barışçıl başlayan gösteriler, polis saldırılarıyla çatışmaya dönüştü.
Başbakan Giorgia Meloni eylemleri "şiddet olaylarına" indirgeyip kınarken Milano Belediye Başkanı Giuseppe Sala protestoların arkasındaki sorunların meşru olduğunu, ancak kentteki yıkımın kabul edilemeyeceğini öne sürdü. Gösterilerin ardından hükümetin nasıl bir adım atacağı ve ekonomik taleplere yanıt verip vermeyeceği belirsizliğini koruyor.
Belçika'da ise Brüksel'de öğrenciler eğitim reformlarına ve bütçe kesintilerine karşı sokağa çıktı. Polis tarafından saldırılan gösterilerde 195 kişinin gözaltına alındığı bildirildi. Eylemlerin odağında eğitim koşulları ve kamu hizmetlerinin geleceği bulunuyor.
Her iki ülkede de hafta sonundaki gösteriler ve bunların siyasi sonuçları gündemde.
soL Haber başka hiçbir yerde bulamayacağınız haberlerle karşınızda. Bu haberleri güçlendirmek isteyen, destek vermek isteyen okurlara çağrımız, soL'a abone olmaları.
Kolombiya: Müze önünde sansüre karşı protesto
Kolombiya'nın başkenti Bogotá'da Ulusal Müze önünde düzenlenen gösteriler, hükümetin sergilerdeki bazı eser ve içerikleri kaldırma kararına karşı büyüyor. Feminist hareketler, LGBT hakları ve ülkenin yakın siyasi tarihiyle bağlantılı içeriklerin kaldırılması, protestocular tarafından kültür kurumlarına siyasi müdahale olarak değerlendiriliyor.
Gösterilerde kültürel kurumların bağımsızlığı ve geçmişle yüzleşme hakkı öne çıkıyor. Protestocular, müze sergilerinin hükümetin ideolojik tercihleri doğrultusunda değiştirilmesine karşı çıkıyor. 18 Ekim'de ikinci gününe giren gösteriler sırasında polis tazyikli su ve zırhlı araçlarla müdahale etti; bazı göstericilerle polis arasında çatışmalar yaşandı.
Hükümetin sergi değişikliklerine ilişkin gerekçeleri ve müze yönetiminin tutumu tartışmanın merkezinde bulunuyor.
Kolombiya'da 14 Ekim'de de muhalefet partileri, sendikalar, yerli halk örgütleri ve kitle hareketleri ekonomi ve güvenlik politikalarına karşı ülke çapında gösteriler düzenlemişti. Bu nedenle müze önündeki protestolar, daha geniş bir siyasi gerilim ortamında yaşanıyor.

Arjantin: Üniversiteler ve kamu çalışanları kemer sıkma politikalarına karşı
Arjantin'de 15 Ekim'de Buenos Aires'te düzenlenen beşinci Federal Üniversite Yürüyüşü, ülkenin farklı kentlerinde yapılan gösterilerle birleşti. Öğrenciler, akademisyenler, üniversite çalışanları, sendikalar ve kitle örgütleri kamu üniversitelerine daha fazla kaynak ayrılmasını, maaşların güncellenmesini ve üniversite finansman yasasının uygulanmasını istedi.
Javier Milei hükümetinin kemer sıkma politikalarına karşı düzenlenen eylemlerde polis göz yaşartıcı gaz ve tazyikli su kullandı. Göstericiler, kamu hizmetlerinin ve sosyal hakların gerilemesinden hükümeti sorumlu tutuyor. Hükümet ise bütçe açığını kapatmayı ve kamu harcamalarını sınırlamayı ekonomik programının temel unsurları olarak savunuyor.
Üniversite protestoları, emekliler ve engellilerin sosyal hakları için yürüttüğü mücadelelerle de kesişiyor. Üniversitelerin bütçesi ve çalışanların ücretleri, ülkede kamu hizmetlerinin geleceğine ilişkin tartışmanın merkezinde bulunuyor.
Rosario'da Nación Servicios şirketinde işten çıkarılan 21 çalışanın geri alınması için sendikanın başvurusu üzerine çalışma makamlarının tarafları görüşmeye çağırması da emek mücadelesinin üniversite protestolarıyla sınırlı olmadığını gösteriyor.

Şili: 2019 toplumsal ayaklanmasının yıldönümünde sokaklar
Şili'nin başkenti Santiago'da 18 Ekim Pazar günü, 2019'daki toplumsal ayaklanmanın yedinci yıldönümü dolayısıyla sosyal hareketler, öğrenci örgütleri ve işçi grupları yürüyüş düzenledi. Göstericiler, o dönemde gündeme gelen eşitsizlik, yaşam maliyeti, sosyal haklar ve demokratik reform taleplerini yeniden dile getirdi.
Gösteri, José Antonio Kast'ın cumhurbaşkanlığı dönemindeki ilk 18 Ekim yıldönümü olması nedeniyle siyasi önem taşıyor. Polis, Alameda ve Plaza Baquedano çevresinde tazyikli su ve göz yaşartıcı gaz kullandı; bazı göstericilerle güvenlik güçleri arasında çatışmalar yaşandı. Metro istasyonlarının girişleri de geçici olarak kapatıldı.
Eylemciler, 2019'dan bu yana eşitsizlik ve sosyal haklar konusunda durumun daha da kötüye gittiğini belirterek düzenin doğasına işaret ediyor. Hükümet ve güvenlik yetkilileri ise düzenin klasik "izinsiz yürüyüşlere müdahale" tehdidini sürdürüyor.

Hindistan: Seçim kurulu başkanının istifası isteniyor
Hindistan'da Hindistan Komünist Partisi (Marksist) öncülüğünde büyüyen, sonrasında gençlik hareketi Hamamböceği Halk Partisi'nin dahil olduğu protestolar, seçim güvenilirliği tartışmalarını büyütüyor. Yeni Delhi başta olmak üzere çeşitli kentlerde düzenlenen gösterilerde Seçim Kurulu Başkanı Gyanesh Kumar'ın istifası talep ediliyor.
Tepkinin merkezinde seçmen listelerinin gözden geçirilmesi bulunuyor. Muhalefet partileri ve protestocular, 130 milyondan fazla ismin seçmen kayıtlarından çıkarılmasının milyonlarca kişinin oy kullanma hakkını tehlikeye attığını ve iktidardaki Hindistan Halk Partisi'ne (BJP) yarar sağlayabileceğini savunuyor. Sürecin özellikle azınlıkları orantısız biçimde etkileyebileceği de vurgulanıyor.
Seçim Komisyonu ve iktidardaki BJP ise suçlamaları reddediyor; kayıtların gözden geçirilmesinin geçersiz ve mükerrer kayıtları ayıklamak için gerekli olduğunu savunuyor.
Protestoların önünü kesmek için gözaltılar yapılırken Yeni Delhi'deki Jantar Mantar meydanının resmi gösteri alanı statüsünün kaldırılması da tartışma yarattı. Hindistan Yüksek Mahkemesi, bu karara karşı yapılan başvurular üzerine yetkililerden yanıt istedi.

Tunus: Sendikalar ve muhalefet siyasi özgürlük talebiyle sokakta
Tunus'ta 17 Ekim Cumartesi günü Cumhurbaşkanı Kays Said'e karşı son yılların en büyük gösterilerinden biri düzenlendi. Ülkenin etkili sendikalarından UGTT'nin ve sivil toplum kuruluşlarının öncülük ettiği eyleme muhalefet partileri, meslek örgütleri, gazeteciler ve yurttaşlar katıldı.
Göstericiler siyasi özgürlüklerin daraltılmasına, yaşam koşullarının kötüleşmesine ve kamu hizmetlerindeki aksaklıklara tepki gösterdi. Elektrik ve su kesintileri, ilaç ve temel ihtiyaç maddelerindeki eksiklikler ve yüksek işsizlik, ekonomik hoşnutsuzluğu büyüten başlıklar arasında.
Muhalefet, Said'in 2021'den itibaren parlamentoyu feshetmesi, yargı üzerinde güç toplaması ve kararnameyle yönetmesi nedeniyle demokratik kurumları zayıflattığını savunuyor. Eylemciler siyasi tutukluların serbest bırakılmasını ve siyasi sistemde değişiklik yapılmasını da istiyor.
Said ise otoriter yönetim eleştirilerini reddediyor ve ekonomik krizin siyasi rakipleri tarafından istismar edildiğini savunuyor.

Sırbistan: Öğrenci hareketi yeni mitinge hazırlanıyor
Sırbistan'da yolsuzluk ve düzen temsilcilerinin hesap vermesi talepleriyle başlayan öğrenci hareketi, hükümet karşıtı muhalefetin en önemli odaklarından biri olmayı sürdürüyor. Novi Sad'da 2024 yılında tren istasyonunun çatısının çökmesi ve 16 kişinin yaşamını yitirmesinin ardından büyüyen protestoların temel taleplerinden biri, felaketteki sorumluların hesap vermesi.
Öğrenciler ve hükümet karşıtları, yolsuzluk iddialarının soruşturulmasını, siyasi sorumluların hesap vermesini ve kamu kurumlarının güçlendirilmesini istiyor. İstifa eden eski Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić ve iktidardaki Sırp İlerleme Partisi ise protestoların yabancı güçler tarafından kışkırtıldığını öne sürüyordu.
Vučić'in başbakanlık için 17 Ekim'de Novi Sad'da düzenlediği seçim mitingi, öğrencilerin hareketinin karşısında iktidarın da kendi tabanını seferber etmeye çalıştığını gösterdi. Öğrenci hareketinin 22 Ekim için Belgrad'da büyük bir mitinge hazırlandığı bildiriliyor.
Brezilya: Seçim öncesi yüzlerce kentte gösteri
Brezilya’da 18 Ekim Pazar günü, 25 Ekim’de yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turu öncesinde çok sayıda kentte mitingler düzenlendi. Öğrencilerin, emekçilerin, toplumsal hareketlerin ve sanatçıların katıldığı eylemlerde Cumhurbaşkanı Luiz Inácio Lula da Silva’ya destek verilirken aşırı sağın yükselişine karşı demokrasi ve ülkenin egemenliği vurgusu öne çıktı. Brezilya kamu yayıncısı Kampanya koordinasyonu ülke genelinde yaklaşık 500 kentte eylem düzenlendiğini bildirdi.
Rio de Janeiro’da Copacabana sahilinde düzenlenen Demokrasi için Müzik Eylemine Caetano Veloso, Chico Buarque ve başka sanatçılar katıldı. Öğrenciler ve toplumsal hareketler de kent merkezindeki Candelária Meydanı’nda bir araya geldi. Başkent Brasília’da ise Lula destekçileri, Bakanlıklar Esplanadı’ndan Kongre’ye yürüdü. Eylemlerde kamusal eğitim, toplumsal haklar, demokrasi ve ulusal egemenlik talepleri öne çıktı.
Mitingler, Lula ile aşırı sağcı aday Flávio Bolsonaro arasındaki seçim yarışının giderek sertleştiği bir dönemde gerçekleşti. Aynı gün Bolsonaro destekçileri de São Paulo’da büyük bir miting düzenledi. Böylece seçimlerin son haftasında sokaklar, yalnızca adaylar arasındaki rekabetin değil, ülkenin siyasi yönelimi ve toplumsal hakların geleceği üzerine mücadelenin de alanına dönüştü.

Güney Afrika: Kamu çalışanlarının grevi gündemde
Güney Afrika'da Legal Aid SA çalışanlarının bağlı olduğu sendikanın 19 Ekim Pazartesi günü grevi yeniden başlatacağını duyurduğu bildirildi. Eylem, çalışma koşulları ve çalışanların talepleri konusunda çözüme ulaşılamamasından kaynaklanıyor.
Grev, kamu hizmetlerinde çalışanların ücret ve çalışma koşullarının yanı sıra kamu kurumlarının kaynakları ve işleyişine ilişkin tartışmaların da parçası. Grevin ülke çapında ne ölçüde katılımla süreceği bugün görülecek.

Ortak başlık: Düzenin saldırılarına yanıt
Farklı ülkelerdeki protestolarda üç ortak eksen öne çıkıyor.
İlk olarak, hayat pahalılığı ve kamu hizmetlerindeki gerileme, özellikle Avrupa'da öğrencileri, sendikaları, emeklileri ve işçileri aynı gösterilerde buluşturuyor. Ücretlerin ve sosyal hakların korunması, eğitim hizmetlerinin iyileştirilmesi ve konut krizine müdahale edilmesi talepleri öne çıkıyor.
İkinci eksen, düzen temsilcilerinin hesap vermesi ve yurttaşlık hakları. Arnavutluk'ta hükümetin istifası, Hindistan'da seçim güvenilirliği, Tunus'ta siyasi özgürlükler, Sırbistan'da yolsuzluk iddialarının soruşturulması ve Kolombiya'da kültür kurumlarının bağımsızlığı protestoların temel başlıkları arasında.
Üçüncü olarak, Latin Amerika'daki hareketler, kamu kaynaklarının ve devlet kurumlarının hangi toplumsal kesimlerin çıkarları doğrultusunda kullanıldığı sorusunu öne çıkarıyor. Arjantin'de üniversitelerin finansmanı, Şili'de sosyal haklar ve eşitsizlik, Kolombiya'da kültürel hafızaya müdahale tartışmaları bu çerçeveye oturuyor.
Hükümetlerin söz konusu taleplere yanıtı ise polis saldırılarına, "siyasi rakiplerin veya dış güçlerin kışkırtması" iddialarına ve kamu harcamalarını sınırlamaya kadar uzanıyor.
Hafta sonundaki protestoların etkisi, devam eden grevler ve yeni eylem çağrıları, toplumsal hoşnutsuzluğun birçok bölgede gündemde kalmayı sürdürdüğünü gösteriyor.
Tüm bu tablonun bize anlattığı temel gerçek ise düzenin tüm dünyada çatırdamaya devam etmesi oluyor.
soL'un dört kez sansürlenen X hesabını takip ederek yaygınlaştırabilirsiniz.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
İLGİLİ HABER
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.