Sayfa yolu
Kemal Okuyan: İncirlik ABD üssü değilse ne işe yarıyor?
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 14.03.2026 , 10:32 Güncelleme Tarihi: 14.03.2026 , 11:43
Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan, ABD'nin ablukasına direnen Küba'ya yaptığı ziyaret sonrası gazeteci Hilmi Hacaloğlu'nun Youtube kanalına konuk oldu.
Küba'nın ABD ablukası nedeniyle yaşadığı zorlukları aktaran Kemal Okuyan, “Zaten yıllardır süren bir abluka vardı ama son dönemde Trump yönetiminin kararnamesiyle Küba’ya petrol sevkiyatı fiilen durdu. Birkaç aydır tek varil petrol gelmemiş durumda. Küba’nın enerji sorunu katlanarak derinleşmiş. Kendi ürettiği petrol yüzde 20 civarında ama elektrik için yeterli değil” dedi.
'Toplumda panik ya da teslimiyet yok'
“Küba çok ağır koşullarla karşı karşıya” diyen Okuyan, “Elektrik sürekli kesiliyor. Ben gittiğimde büyük bir kesinti vardı, onardılar ama onarılmış hali bile 10 dakika gelip gitmesi şeklinde. Ulaşım tamamen durmuş değil; gıda transferi yapan araçlar çalışıyor. Güneş enerjisiyle çalışan üç tekerlekli araçlarla çözüm üretiyorlar. Hastanelerde durum kötü, çünkü elektrik kesintileri hastaları tehdit ediyor. Çünkü Küba'da abluka yüzünden sadece yakıt değil, barajların ve nakil hatlarının onarılması için gerekli malzeme de gelmiyor. ABD, Küba'nın boğazını sıkıp sonra ‘başarısız ülke’ diyor. Ama toplumda panik veya teslimiyet yok, protestolar yok. En çok etkilenen bölgelere gittik. Protesto yok aksine çözüm üreten çalışkan bir hava var” ifadelerini kullandı.
‘Çin ve Rusya, ABD ile karşı karşıya gelmek istemiyor’
Rusya'nın söz vermesine rağmen Küba'ya petrol göndermediğini kaydeden Okuyan, “Rusya en yetkili ağızdan söz verdi ama petrol ulaşmadı. Bir tanker yola çıktı ama geri döndü. Çin ise zaten petrol üreticisi değil. Çin ve Rusya, Küba için önemli ama ellerinden geleni yapıyorlar gibi bir durum yok. Çin ve Rusya ABD ile doğrudan karşı karşıya gelmek istemiyor. Küba kendi kaynaklarıyla ayakta kalmaya çalışıyor” dedi.
‘THY hava seferleri durdurdu’
Türk Hava Yolları'nın (THY) Havana seferlerini durdurduğunu belirten Okuyan, “THY uçuşları seyreltmişti. Venezuela ayağı koptuktan sonra Meksika’dan yakıt alıp dönüyordu. Ancak 29 Mart’tan itibaren, şimdilik 2 aylığına Havana seferlerinin durdurulduğunu duyduk. Türkiye'den uçuşların iptal edilmesi Küba için büyük sorun, çünkü düzenli sefer yapan çok az havayolundan biriydi” sözlerini sarf etti.
‘Küba dünyaya umut oldu’
Hacaloğlu'nun “TKP Küba hassasiyetinin nedeni nedir?” sorusuna da TKP Genel Sekreteri şöyle yanıt verdi:
ABD bir kez daha dünyayı yeniden dizayn etmeye çalışıyor. Ortadoğu'da ciddi bir başarı elde ettiler. Suriye’yi düşürdüler, Lübnan’ı teslim almaya çalışıyorlar, Filistin direnişini bastırdılar. Şimdi İran’a saldırılıyor. Küba’nın bizim için ek önemi, savunduğumuz toplumsal sistemi yaşatmaya çalışması. Küba bizim savunduğumuz insani değerleri savunan bir ülke ve uzun süredir yalnız başına. Küba birçok insana umut verdi. ABD'nin yanı başında bağımsız olunabiliyormuş, eşitlikçi bir sistem kurulabiliyormuş. Bunlar umut verdi. İnsanlığın Küba’ya bir borcu var. Sadece TKP'nin meselesi değil. Dayanışma açısından dünyada en çok dayanışılan konulardan biri Küba. 'Çok beğeniyorsanız gidin orada yaşayın' diyenlere de cevabımız: Biz buradayız ve burayı değiştireceğiz.
Küba yönetimi ABD ile görüşüyor mu?
Okuyan ayrıca Küba Devlet Miguel Díaz-Canel’in ABD ile görüşmelere ilişkin açıklamasına da değinerek şöyle konuştu: “ABD yönetimi 'Kübalılar ile görüşüyoruz' demişti. Orada herkesin aklına Venezuela'da Maduro kaçırıldı, şimdi Küba'da da aynısı mı olacak geldi. Biz o sırada 'Buna yanıt verecek misin?' dedik. ‘Gerektiğinde veririz ama biz başka ülkelere benzemeyiz. Bizde kim yetkiliyse onlar görüşür.’ Anladık ki en üst düzeyde görüşmeler sürüyor. ABD ile görüşmeler kaçınılmaz. Bugün açıklama yapmış oldu Küba Devlet Başkanı. 'Biz benim şahsımda ve Raul Castro'nun inisiyatifi ile başka ülkelerin moderasyonuyla ABD ile doğrudan görüşmeler yaptık, yapmaya devam ediyoruz. Bunu önemsiyoruz. Burada bizim iç işlerimize karışılmayacak, eşitlik ilkesine uyulacak ilkelerle hareket ediyoruz. Karışılırsa sonuna kadar direniriz' dedi.”
‘Doğrudan saldırı beklememek zayıflık olur’
“Küba'ya ABD müdahalesi bekleniyor mu?” sorusuna da yanıt veren Okuyan, "Doğrudan bir saldırı beklememek büyük bir zayıflık olur. Bir saldırı bekliyorlar. 'İstemeyiz' diyorlar ama 'ABD Küba'yı başka ülkelerle karıştırıp saldırırsa yanıtı çok sert olur' diyorlar. Küba halkı gayet moralliler. Gittiğimde insanların en çok üzüldüğü şey beyzbolda Kanada'ya yenilmeleri oldu” dedi.
‘İran beklenmedik bir direnç gösteriyor’
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla başlayan savaşla ilgili konuşan TKP Genel Sekreteri, “Savaşı şu ana kadar kısmını ABD ve İsrail psikolojik olarak kaybetmiştir. Trump savaşı ‘İran’daki bazı çılgınlarla kendi savaşı’ gibi sunuyor ama öyle olmadığı, dünya ekonomisini sarstığı görüldü. Amerikan toplumu buna hazır değil. İran hazırdı. ABD büyük asker kaybına uğramıyor. Fransa ilk kaybını verdi. Avrupa'daki toplumlar ‘Bu savaş İran'daki kötü adamlara karşı’ algısını yitirdi. Hedeflerde karmaşa var; nükleer mi, füzeler mi, rejim değişikliği mi? Burada bir başarı yok. İran ise beklenmedik bir direnç gösteriyor. Saldırı arttıkça İran'ın yanıtları sertleşiyor. ABD'nin karşısında ezik durmuyor. Bir de İran'da halk kenetlendi. ABD bu coğrafyayı tanımıyor. Trump hiç tanımıyor. Trump cahil ve kuralsız hareket etsin diye göreve getirilmiş bir adam” dedi.
‘Dış müdahale karşıtlarımıza yönelse bile itiraz ederiz’
Dini yönetimine rağmen İran'a ABD ve İsrail saldırılarının karşısında neden destek olduklarına ilişkin soruya ise Okuyan, “Türkiye için de benzer bir şeyi ilan ettik. Değişim iç dinamiklerle olur. Dış müdahale geldiğinde, bu bizim karşıtlarımıza yönelse bile itiraz ederiz. İran halkı örgütlenir, ayağa kalkar ülkesini değiştirme iradesi ortaya koyar bunun yanında dururuz. Ama dış destekle ABD'nin kuklası olmuş Şah bozuntusuyla bir çözümün arkasında durarak İran'ı özgürleştirmek saçma. Biz dış gücüz İran'a göre. Bu yüzden İran'a yönelik bütün müdahalelere karşı çıkarız. İran'ın iç işlerine müdahale var, müdahale eden de ABD ve İsrail. Biz Irak'ta da benzer bir tavrı aldık. ABD’nin girdiği yere iyilik götürme olasılığı yoktur. Bizim önceliğimiz bu saldırının durdurulmasıdır, rejime sempatiyle ilgisi yok” diyerek yanıt verdi.
‘İncirlik ABD üssündeki nükleer silahlar üzerinde Türkiye’nin hiçbir yetkisi yok’
İran'dan atıldığı öne sürülen füzelerle ilgiliyse Okuyan şunları söyledi:
İran’ın Türkiye’ye doğrudan, merkezi bir kararla saldıracağını düşünmüyorum. Bu mantıksız. Hatta Türk tankerlerine Hürmüz’den geçiş izni vererek jest yaptılar.
İncirlik Üssü'nün Türk üssü olduğunu sıkışınca söylüyorlar ama ABD üslerinin sıralandığı listelerde Türkiye'de bulunan kaç tane üs var baksınlar. O zaman onları yalanlasınlar, bizi değil. Oradaki nükleer silahlar üzerinde Türkiye’nin hiçbir yetkisi yok. ‘Buralar Türk üssü diyorlar’ o zaman soruyoruz ne işe yarıyorlar? ABD askerleri var orada.
Trump şu anda çok zor durumda. Bir de kara cephesine ABD askerlerini yollayamaz. Bölgede ciddi kara gücüne sahip tek ordu Türk ordusu. Kürt güçleri kabul etmediler bunu. Burada Türkiye'ye ihtiyaçları var. İran neden Türkiye'yi bir kara savaşına çeksin? Türkiye'nin de gündeminde bunun olduğunu düşünmüyorum.
‘İktidar çevrelerinde İran’a dostluğa sığmayacak tavırlar alınmasını isteyenler var’
İsrail'in Türkiye’yi tehdit olarak görmesiyle ilgili soruya da yanıt veren TKP Genel Sekreteri, “Bölgede Türkiye, İran, İsrail, Suudi Arabistan arasında sürekli rekabet var. Hepsi ABD müttefiki İran hariç ama ABD bu rekabetten yararlanıyor. Çünkü birbirine karşı kullandırıyor. Türkiye'de iktidar çevrelerinde ‘İran yenilecekse biz de sofraya oturabilmek için oraya katkı vermeliyiz’ diyenler var. İran'a yönelik dostluğa sığmayacak tavırlar alınmasını isteyenler var. Türkiye'de ‘İsrail tehdidi’ canlı tutuluyor çünkü bu durum Türkiye'yi ABD ve İsrail ile daha fazla işbirliğine itiyor. ABD'de bu mekanizmayı iyi tuttuğu için İsrail sopasını gösteriyor arada Türkiye'ye.
Trump Kasım ayını çıkarır mı, bilmiyorum. Trump Çin'den Rusya'ya kendi ülkesine bütün dünyayı etkileyen bir hamle yaptı. İran da ‘bunun sonuçları olur’u gösterdi.”
‘ABD’de sosyalizme yönelik ilgi artmış durumda’
Okuyan ABD iç siyasetine dönük de şunları kaydetti:
ABD dünyada komünist hareketin çok geriye çekildiği bir ülkeydi. 1920'lerde ABD Komünist Partisi, hayatın her alanında güçlüydü. Şimdi öyle değil. Şimdi sosyalizme yönelik ilgi artmış durumda. Filistin mücadelesinin ön saflarına sol, devrimci, komünistler geçmiş durumda. Bu ülkenin gittiği yeri şu an değiştirmez.
‘Bölgede yaşananlar devam ettikçe süreçte ilerleme alınamaz’
Çözüm sürecine ilişkin soruya da yanıt veren TKP Genel Sekreteri, “Bölgede yaşananlar devam ettikçe ilerleme alınamaz. Ortada nereye gittiği bilinmeyen bir süreç var. Baktığımız zaman elde hiçbir şey yok. İnfaz düzenlemesi hazırlanıyor ama bu düzenleme sürecin merkezinde mi olacak, nihayeti mi olacak belli değil. Anayasa konuşuluyordu o yok ortada. Çok belirsizliklerle dolu bir süreçten bahsediyoruz. Buraya bir de İran'a yönelik saldırganlık eklendi. İran'a saldırılar Suriye'yi de etkiler. Bölgede yeni gelişmeler bekliyor herkes” dedi.
’Sokaktaki kimse artık İmamoğlu’nun aday olabileceğine inanmıyor’
İmamoğlu'nun yargılandığı davaya ilişkin ise Okuyan, “Kamuoyunda etki yaratacak bir savunmayı engellemeye çalışıyorlar. AKP iktidarı döneminde savunmanın işi tersine çevirdiği durumlar hep engellendi. CHP'yi de yordular. Bir yandan da yeni gelişmeler oluyor. Derseniz ki benim gündemimde merkezi gündem 'Cumhurbaşkanı adayımızın tutuklanmasıdır', hayatın gerçekleri bunun dışına çıkar. Dolayısıyla CHP'nin tabanı da yönetimi de yoruldular. AKP de herhalde bunu istiyordu.
Sokaktaki kimse artık İmamoğlu'nun aday olabileceğine inanmıyor. Fiili bir durumdan bahsediyorum. Bu bir siyasi operasyondur. AKP, savunmanın etkisini kırmak için süreci bölüyor ve erteliyor. CHP tabanı ve yönetimi bu meseleyle yoruldu. Sokaktaki insan artık ‘İmamoğlu aday olabilir mi?’ diye değil, "Aday kim olacak?" diye soruyor. AKP de bu yorgunluğu ve belirsizliği istiyor” ifadeleriyle yanıt verdi.
‘AKP’nin CHP’nin 10 puan ilerisinde olması bilimsel disiplinlere aykırı’
Okuyan açıklamalarını şöyle sonlandırdı:
AKP'nin CHP'nin 10 puanın önünde olma ihtimali bu ekonomide sıfırdır. Aç insanlar. 16 milyon emekli ile dalga geçiyorlar. Gerçeklikten kopma bu. AKP'nin 10 puan ileride olması bütün bilimsel disiplinlere aykırı.
Trump maskeyi çıkardı, diyor ki biz buyuz. Trump'ın dayattığı düzen tek tek ülkelerde yaşanıyor. Zengin ve yoksul arasındaki uçurum o kadar açılmış durumdaki; bunun üzerine kurulu toplumsal sistemler devam ediyor. Trump, bu eşitsizlik üzerine kurulu düzende en büyük benim ve kimseyi tanımıyorum dedi. Trump'ın aldığı güç sadece ABD'den değil, dünyadaki bu eşitsizlikten alıyor gücünü. O yüzden tehlikeli. ABD kaynaklı bir saldırganlıkla karşı karşıya kalsaydı sadece İran ABD imparatorluğunu parça parça ederdi.
Büyük insanlık bu düzeni değiştirecek. Eninde sonunda insanlar bu eşitsizliğe karşı ayağa kalkacaklar. Şu an doğrultusu olmayan direnişler ortaya çıkıyor ama bu saçmalık sürmez. İster Trump gibi olsun, ister Trump'ın biraz daha yontulmuşu insanlık bunları çekmek zorunda değil. Eşitlik olmadan asla ve asla özgür olunamaz.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.