Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Kemal Okuyan: Bir kırılma dönemindeyiz, NATO'yu ve NATO'culuğu ülkeden çıkarmalıyız

TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, Ankara’daki NATO Zirvesi’ni ve iktidarın zirve gölgesinde derinleştirdiği baskı politikalarını değerlendirdi. Okuyan, iktidarın bu zirveyi 1923’ün tasfiyesi üzerine "yeni bir AKP Türkiyesi" inşa etmek için dış destekli bir fırsat olarak gördüğünü belirtirken, bu kuşatmaya karşı örgütlü mücadelenin ve direncin hayati önemine vurgu yaptı.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 07.07.2026 , 00:01

soL TV'de yayınlanan Komünist Bakış programında bu hafta Ankara'daki NATO Zirvesi'nin anlamı, iktidarın yeni bir sistem arayışı, NATO'ya karşı yükseltilen ses ve zirve nedeniyle oluşturulan AKP zorbalığı masaya yatırıldı.

Nevzat Evrim Önal'ın ilk sorusu, başta Ankara olmak üzere ülke genelinde NATO bahanesiyle gerçekleştirilen baskılara yönelikti. Türkiye Komünist Partisi Genel Sekreteri Kemal Okuyan bu konuyla ilgili şunları söyledi:

Bu kadar abartılı baskı yapmaksızın da NATO'culuk yapabilirlerdi. Gelen konuklar güvenlik talep ediyor zaten. Bu tür zirvelerin ne yazık ki doğasında var. Ama öte yandan bununla ilgili olmadığını gösteren başka şeyler de var. Pek çok ilde gösteriler yasaklandı. Haydi Antalya'daki eylemler Adana'daki İncirlik Üssü nedeniyle yasaklandı diyelim. Bir de Elazığ ile Ankara arasındaki mesafeyi hesaplayalım. Ama tabii ülkede NATO bağlantısı olmayan bir kent yok."

Ortadaki baskının konukların güvenliğini aşan bir durumu gösterdiğini vurgulayan Kemal Okuyan şöyle devam etti:

"Bizim iktidarın 'Çıt çıkmıyor bu ülkede' düşüncesini kanıtlama iddiası da var. Ancak bu da yetmez.

AKP'nin 2002'nin sonundan itibaren başlayan bir 'Türkiye projesi' var. Bazı şeylerden kurtuldular, bir şeyi yıktılar ama yerine yenisini koyamıyorlardı. Şimdi anlaşılıyor ki, bu NATO Zirvesi biraz da dış yardımla, yıktıkları şeyin yerine yenisini, AKP Türkiyesi'ni koymak için bir fırsat olarak görülüyor.

Kurtuluş Savaşı ile Milli Mücadele kavramlarını karşı karşıya kullanıyorlar. Milli Mücadele kavramını biz de kullanıyorduk ama artık kullanmayız. Çünkü (Yusuf Tekin) öyle bir laf etti ki, 'Neden kurtulduk?' dedi. Böyle bir soru olabilir mi? Emperyalist işgalden ve monarşiden kurtulduk. Çürümüş bir imparatorluğun yönetiminden kurtulduk.

Dolayısıyla dış destekli bir tasarım geliştirmeye çalışıyorlar. Bazıları buradaki dış desteğin ne olduğunu anlamıyor. Dar anlamıyla bu siyasi iktidarın yeniden seçimi kazanması ya da seçimi kazanmadan iktidarını sürdürmek için yardım almaya çalışıyor. Mesele şu, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşu bir meydan okumaydı. O meydan okumanın ana muhatapları İngiltere ve Fransa'ydı. Bir de doğrudan olmamakla beraber ABD. Almanya yenilen taraftaydı zaten.

İngiltere ve Fransa, NATO'nun çekirdek ülkelerinden. Hiçbir zaman Batılı emperyalist Türkiye'yi benimsemedi, içlerine sinmedi. Gayet doğal. Anadolu'daki mücadele, çok önemli bir tasarımı sabote etti. Nasıl biz AKP'nin bir tasarımından bahsediyorsak, 1919'dan 1923'e kadarki dönemde de başka bir tasarım girişimi fiyasko ile sonuçlandı ve Ankara ile anlaşmak zorunda kaldılar. Ancak istekli değillerdi. Bir emperyalist ülke asla unutmaz. Nasıl biz unutmuyorsak. Onlar da başka nedenlerle unutmaz.

'Bir direnç var ülkede, bunu unutuyorlar'

Ülkemizdeki ekonomik bunalım, sıkıntılar ve sermayenin yayılma isteği... Peki ne veriyorlar Batı'ya, 1923'ten kurtulmayı veriyorlar daha ne kadar açık olabilir bu? 1919 ile beraber bir Kurtuluş Savaşı mücadelesi var. Sonra yıllar geçiyor, 1952'de önemli dönemeç yaşandı. NATO'ya girmemiz önemli bir kırılmadır. Şu anda benzer bir kırılmayı yaşıyoruz. Ve toplumun çok büyük bir kesimi unutulmuş durumda. Böyle bir kesitte alınan önlemlerin sebebi tartışılmasın diye.

Türkiye'deki egemen zihniyete itirazları yok ama kuruluş felsefesine itirazları var. Şimdi ellerine bir fırsat geçiyor. Barrack denilen adamın fantezileri değil Osmanlı güzellemesi. Bir imparatorluğun daha tercih edilebilir olduğunu söyledi, iktidar çevrelerinden de itiraz gelmedi. Şu anda bu zihniyetin Türkiye'yi yönettiğini biliyorlar. Bunu istiyorlar. Bunu valilik, bakanlık açıklamaları, müfredat değişikliğiyle hayata geçiremezler. Bir direnç var ülkede. Şimdilik daha azız ama 1919'da da, 1920'de de öyleydi, bunu unutuyorlar."

NATO eylemleri: 'Çıkan her ses değerlidir, örgütlü mücadelenin karşılığı da görülmelidir'

Nevzat Evrim Önal'ın "TKP'nin dün düzenlediği eylemler amacına ulaştı mı" sorusuna da yanıt veren Kemal Okuyan, dün yapılan eylemlerin ülkenin ayaklar altına alınan istenen onurunu korumaya yönelik olması bakımından önemli olduğunu vurguladı. Yalnızca TKP'nin eylem yapmadığını da hatırlatan Okuyan, büyük küçük tüm tepkilerin önem taşıdığını söyledi. "Burada yaklaşım farklılıkları belki var ama NATO'ya karşı çıkan her ses değerlidir" dedi. Okuyan şunları kaydetti:

İnsanların örgütlü mücadeleyi görmesi gerekir. Her şeyi susturmaya çalışıyorlar. Türkiye o noktaya gelmedi. Ama eylem eninde sonunda araçtır. Bu ülkede her şeyi değiştirmeye çalışıyoruz, bunun olması için ülkedekilerin NATO'ya bakışı değişmeli. Çoğaltmak gerekiyor. Biz TKP olarak küçük başarılarla avunmayız, işimiz çok. Ama bu kadar kolay NATO'culuk yapılamamalıydı. Tabii şimdi işleri biraz daha zor. Çünkü bir ses çıktı, utanacaklar. Bu iyi bir şeydir ama yetmez. Ülkeden NATO'yu ve NATO'culuğu çıkarmamız lazım. 

NATO elbette sistemin, çok uluslu tekellerin egemenliğinin uzantısı. Nerede eksik bıraktığımızı bulmalıyız. Hedefimiz sonuç almak olmalı. Halkın beyninin, yıkanmasına engel olamamışız, bu ülkenin yurtsever birikiminin tümü elinden geleni yapmaya çalışsa da.

6. Filo iz bıraktı ama sonrası demek ki eksik kalmış. Zor olsa da devam edeceğiz. Haklıyız ve sanıldığı kadar güçsüz değiliz. Dahası sanıldığı kadar güçlü değiller."

soL'un hesabının kapatılması: 'Aslında kendilerinden korkuyorlar'

soL Haber Portalı'nın X hesabının kapatılması kararını da değerlendiren Kemal Okuyan, "Aslında kendilerinden korkuyorlar. Kendilerinin yarattığı gerçeklikle dertleri var. Onlara ayna tutmamız dehşete düşürüyor. Kararlılar ama biz de kararlıyız. Bu ülkeyi kaybetmeyi göze alamayız" diye konuştu.

Okuyan, izleyicilere soL'un yeni X hesabını takip etmeleri çağrısı yaptı.

Türkiye'de yükselen silah sanayii, Ukrayna ve NATO...

TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, egemenlerin Türkiye'de bundan sonra nasıl adım atacağına ilişkin de konuştu.

"Bir kol silah harcamaları. Burada işimiz zor olacak" diyen Okuyan, silah şirketlerinin diğer ülkelerle yaptığı anlaşmalara dikkat çekti. "Bunun sonucu olur. Bu kadar silahlanma daha fazla savaştır" ifadelerini kullanan Okuyan, Ukrayna ile ilişkilere de dikkat çekti.

Açıktan Ukrayna safına geçilmesini "tehlikeli" olarak nitelendiren Okuyan, NATO'nun önümüzdeki döneminde Rusya ile ilişkileri germek var. Buna yönelik bir sürü anlaşma yapacakalar. Zelenskiy boşuna gelmiyor. Ana gündem maddesi Ukrayna" dedi ve ekledi:

Bunun karşılığında siyasi, ekonomik ve hukuki destek alınacağı belli. Her açıdan önemli sonuçları olacak. İktidar zirveyi kullanacak, biz de bunun arka planını aydınlatmaya çalışacağız. NATO'nun en önemli zirvelerinden biri olacağı kesin. NATO bir dönüm noktasında. Bu Türkiye'nin arayışta olduğu dönemle kesişti.

'Deniz Göktaş iktidara kendi zayıflıklarını hatırlattı'

Kemal Okuyan, komedyen Deniz Göktaş'a yönelik hedef gösterme ve baskıya ilişkin de yorum yaptı.

Göktaş'ın programını izleyip çok beğendiğini söyleyen Okuyan, "Eleştiriye tahammülsüzlük bu yaşanılanı tanımlamaz. Kendi zayıflıklarını onlara hatırlatanlara karşı hoplayıp zıplayan bir iktidar var. Bu gösterinin önemli bir bölümü Türkiye'deki egemen sistemin altının boşluğuyla uğraşıyor, mizah olarak" dedi.

Örgütlü siyasi mücadele ve direncin de gelişmesi gerektiğinin altını çizen Okuyan siyasi nedenlerle cezaevinde olan herkesin özgürlüğüne kavuşması dileğini dile getirdi.


soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.